Hamd insanı en güzel biçimde yaratan ve insana onur veren, kâinatı hizmetine sunan âlemlerin Rabbi Allah’adır. Salat ve selam siretiyle insanlığa ve âlemlerin tümüne rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ‘in ve pak ailesine, ashabına ve kıyamete kadar onun yolunda giden muvahhit Mü’minlerin üzerine olsun.

Kuşkusuz ki ibadetler insan ile Rabbi arasında ki manevi bağdır. İnsan ibadetlere ne kadar önem gösterirse Rabbi katında ki fazileti de o nispette artar. Yüce Rabbimiz bizlere farz ibadetleri emir buyurduğu gibi, nafile ibadetleri yapmayı da bizleri teşvik etmiştir.

Abdullah bin Selam der ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hicret edip Medine’ye vardığında Medineliler seslerini yükselterek üç defa Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geldi dediler. İnsanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in etrafına toplandılar, bende onların arasında idim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yüzünü görür görmez yalancı biri olmadığı belli idi ve kendisinden ilk dinlediğim sözleri: “Ey insanlar, aranızda selamı yayınız, birbirinize ikramda bulunun, akrabalık bağınızı gözetiniz, insanlar uyurken gece ibadet ediniz, Rabbinizin cennetine selametle girersiniz.” (1)

İmam Şatibi der ki: “Nafile ibadetlerin hayatımızda ki yerini hikmetle düşündüğümüzde, farz ibadetlerin bir ön hazırlığı ve insanı (ruhen ve manen) farzları gereği gibi eda etmeye hazırladığını görürüz.

Tesbih namazı ve fazileti

Tesbih, lügat manası uzaklaştırmak, beri tutmak anlamına gelir. Istılah manası ise Allah’u Teâlâ’yı bütün eksik, noksan sıfatlardan münezzeh (beri) olduğunu dile getirmek anlamına gelir.

Tesbih namazında kul Rabbini hem bedeni ile hem de diliyle Allah’u Teâlâ’yı tenzih ederek bu ulvi hakikati belirtmiş oluyor. Tesbih namazı zahitlerin, abidlerin manevi yol azığıdır. Abdullah bin Mübarek tesbih namazını kılmakla bilinen âlim zahitlerdendi.

 Ebu Râfi radıyallahu anh anlatıyor: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Abbâs İbnu Abdilmuttalib radıyallahu anh’e dediler ki:

“Ey Abbâs, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapmayayım mı? Sana bağışta bulunmayayım mı? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatırlatmasını) yapmayayım mı? Eğer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarını önceki -sonraki, eskisi yenisi, hatâen yapılanı kasten yapılanı, küçüğünü büyüğünü, gizlisini alenîsini- yâni hepsini affeder. Bu on haslet şunlardır: Dört rek’at namaz kılarsın, her bir rek’atte Fâtiha sûresi ve bir sûre okursun. Birinci rek’atte kıraati tamamladın mı, ayakta olduğun halde onbeş kere “Subhanallahi velhamdülillahi ve lâilahe illallah vallahu ekber” diyeceksin. Sonra rükû yapıp, rükûda iken aynı kelimeleri on kere söyleyeceksin, sonra başını rükûdan kaldıracaksın, aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onları onar kere söyleyeceksin. Sonra başını secdeden kaldıracaksın, onları onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra başını kaldırır, bunları on kere daha söylersin. Böylece her bir rek’atte bunları yetmiş beş defa söylemiş olursun.”

“Aynı şeyleri dört rekâtta yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada bir kere yap, haftada yapamazsan her ayda bir kere yap. Ayda olmazsa yılda bir kere yap. Yılda da yapamazsan ömründe bir kere yap.” (2)

Teberani’nin rivayetinde ise şu ziyade yer almakta: “Denizköpüğü ve biriken kum kadar günahların olsa bile Allah bu günahlarını bağışlar.”

Hadisin sıhhat derecesi

İmam Keşmiri, Tirmizi’nin sünenine yazmış olduğu şerhinde bu hadisle alakalı der ki: “Muhaddislerin bir kısmı hadisi zayıf sayarken diğer bir kısmı hasen olarak kabul etmişler. Cumhuru-l muhaddisin tercihi de bu yöndedir.” İbni Hacer der ki: “İbni Cevzi’nin bu hadisi mevzu hadisler arasında zikretmesi kendisinden kaynaklanan bir yanılgıdır.”

Tesbih namazının hükmü ve kılınışı:

Hanefi ve Şafii mezhebine göre tesbih namazının hükmü sünnettir. Hanefi muhakkiklerinden İbni Abidin tesbih namazının sünnet olduğunu belirterek nafile sünnet namazlar arasında zikreder. (3)

Şafii fukaha’larından İmam Şirbini El Muğni’l Muhtac adlı eserinde tesbih namazının sünnet olduğunu belirtir. (4)

Hanbeli mezhebine göre ise tesbih namazını kılmakta bir beis yoktur. Kılınabilir.

Tesbih namazının kılınışı hadisi şerifte belirtildiği şekilde kılınır. Tesbih namazının kılma vakti, kerahat vakitleri hariç gece gündüz kılınabilir. Ara vermeden tek selamla dört rekât olarak kılınacağı gibi ikişer rekât olarak da kılınabilir.

Sözümüzün başında ifade ettiğimiz gibi tesbih namazı salih kulların hayatında yer alması gereken nafile ibadetlerdendir. Mü’minler her daim rablerini zikir ve tesbih eden kimselerdir.

“Onlar ki, ayakta iken otururken, yanları üstünde (yatar) iken daima Allah’ı anar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler.(ve şöyle derler) ‘Rabbimiz sen bunları boşuna yaratmadın. Sen (her türlü kusurlardan) münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru.’ “(5) Rabbim bizleri de nafile ibadetleri hayatımızda yaşamaya muvaffak kılsın.

“Âmin vesselâm”    

 

————————-

 

  1. Hadis, sahihtir. Tirmizi2485 İbni Mace3251
  2. Hadis, hasendir. [Ebu Dâvud, Salât 303, (1297, 1299); Tirmizî, Salât 350, (482); İbnu Mâce, İkamet 190, (1386, 1387).]
  3. Haşiyetu İbni Abidin c.1 s.571
  4. El Muğnil Muhtac c.1 s.617
  5. Âl-i İmran: 191