İsraf, her türlü malı, imkânı gereksiz ve ölçüsüz harcamak, saçıp savurmaktır.

Türkiye’de yılda 214 milyar liralık gıda israfı yapılıyor. İsraf sonucunda yaşanan bu ekonomik kayıp ile Türkiye yılda; toplam 2 milyon 739 bin derslikli 171 bin okulu, toplam 3 milyon 379 bin yataklı 11 bin 263 hastaneyi yapacak kadar kaynağı israf ettiği kaydedilmiştir.

Bu rakamlar Türkiye’de yapılan israfın sadece bir kısmını gösteriyor. Gıda israfının yanında enerjide ve geri dönüşüm ürünlerinde de israf ileri boyutlara ulaşmış durumdadır. Elektrik ve kâğıt israfı bunlara örnek verilebilir.

Marka, moda ve imaj kavramları insanları mobilya ve giyimde büyük israflara sevk etmiştir. İnsanlar modayı takip etme, imajını koruma adına hem mobilyada hem giyimde hem de teknolojik aletlerde büyük israflar yapmaktadırlar. Alınan mobilyalar bırakın eskimeden belki de doğru düzgün kullanılmadan değiştirilmektedir. Dolaplarda giyilmeyi bekleyen kıyafetleri giymeye sıra gelmeden yeni bir kıyafet daha alınmaktadır. Orta gelirliler her gün farklı bir ayakkabı giyebilirken üst gelirliler giydiği ayakkabıyı bir daha giymemektedir.

Marka, moda ve imaj kavramları artık teknolojide de yerini bulmuştur. Yeni aldığı akıllı telefonunu henüz birkaç ay kullanmadan hemen yenisi ile değiştirmekteyiz. Küçük bir özellik eklenerek çıkarılan üst model, bu şekilde israfa neden olmaktadır. Tabi üreticiler bunun farkındadırlar ve bilinçli olarak bu uygulama yapılmaktadır.

Peki, bu tüketim kültürü nasıl oluştu? Şu an yaşadığımız ülke dâhil bütün dünyada kapitalizm hâkim durumdadır. Kapitalizmdeki tüketim kültürü insanları bu hale getirmiştir. Yeni bir ürün piyasaya sürülmeden önce reklamı yapılır. Bu ürün büyük bir ihtiyaçmış gibi vurgulanır ve insanlar da alma gereği duyarlar. Bu bütün sektörler için geçerlidir.

Yine modern dünyanın insanları mahkûm ettiği başka bir tüketim kültürü de özel kabul ettikleri bazı günlerde hediye alma kültürüdür. Bu yılbaşında başlar sevgililer günü, kadınlar günü, anneler günü… Babalar günü, öğretmenler günü ve bunun gibi uydurulmuş diğer günler. İnancımıza da aykırı olan, bir insana yılda sadece bir gün önem verip diğer günler önemsememe mantığını aşılayan bu günlerde alınan hediyeler israftan başka bir şey değildir. Evet, bizim inancımız hediye almaya karşı değildir. Bilakis hediyeleşmek sünnettir. Ama kapitalist sistemin bize empoze ettiği şekilde değil. Özel günler adına ürünler pahalı satılmakta ve alınan ürünlerin de çoğu ihtiyaç olmadığı için israf olup gitmektedir.

Bütün bu israfların yanında bir de kıymeti ölçülemeyen bir israf vardır ki o da zaman israfıdır. Zaman israfı telafisi olmayan ömrümüzden tükettiğimiz bir israftır.

Unutmayın israfı önlemeye başladığımız andan itibaren tasarruf etmeye başlamış oluruz!

Türkiye’de birçok alanda israf yapılmaktadır. Biz bunlardan birkaç tanesi ile ilgili istatistikleri ve nasıl tasarruf yapabileceğimizi araştırmaya çalıştık. İlginize:

EKMEK İSRAFI ve TASARRUFU

“Türkiye’de Ekmek İsrafı Araştırması” sonuçlarına göre tüm kesimlerin ortak kanaati; temel gıda olan ekmeğin çöpe atılmasının en kötü davranışlardan biri olarak görülmesidir.

Araştırmada, ekmeğin amacı dışında kullanılması, yani insan gıdası olarak tüketilmemesi veya çöpe atılması, israf olarak tanımlanmaktadır.

Ekmeği çöpe atmanın sadece ekonomik açıdan değil her açıdan israf olduğunu toplumun tüm kesimlerince zaten bilindiği, ancak uygun saklama ve tüketme yöntemleri konusunda bir bilgilendirme ihtiyacı bulunduğu vurgulanmaktadır.

Araştırma sonuçlarına göre 250 gramlık standart ekmek üzerinden Türkiye’de;

Ekmek üretimi; günde 22.719 ton, yılda 8,29 milyon ton, günde 90,9 milyon adet, yılda 33,2 milyar adettir.

Ekmek tüketimi; günde 21.496 ton, yılda 7,85 milyon ton, günde 86 milyon adet, yılda 31,4 milyar adettir.

Ekmek israfı; günde 1.223 ton, yılda 447 bin ton, günde 4,9 milyon adet, yılda 1,79 milyar adettir.

İsraf oranı; üretilen ekmeğin % 5,4’u israf edilmektedir.

Bir günde israf edilen 4,9 milyon adet ekmeğin;

3 milyonu fırınlarda (% 62,1),

1,4 milyonu evlerde (% 27,7),

0,5 milyonu personel ve öğrenci yemekhaneleri ile lokanta ve otellerde (% 10,2) israf edilmektedir.

Araştırma kapsamında görüşülen farklı sektörlerin temsilcileri, ekmek israfının başlıca nedenleri olarak;

Ekmeğin ihtiyaçtan fazla alınmasını,

Yemekhanelerde tercih edilen rol ekmeğin üstü açık veya ambalajsız olarak sunulmasını,

Fırınlarda ihtiyaçtan fazla üretim yapılmasını,

Ekmeğin uygun olmayan şartlarda muhafaza edilmesini,

Bayat ekmeğin değerlendirilme yöntemleri hakkında bilgi sahibi olunmamasını göstermişlerdir.

2013 yılı araştırma sonuçlarına göre;

Ülke geneli günlük ekmek israf miktarı 4,9 milyon adet (250 gr standart ekmeğe göre) olduğu tespit edilmiştir.

Bu verilerden hareketle 2013 yılında;

Günlük israf edilen 4,9 milyon adet ekmek ile 4,3 milyon kişinin 1 günlük ihtiyacı,

Bir yılda israf edilen 1,79 milyar adet ekmekle ise ülkenin 21 günlük ekmek ihtiyacı karşılanabilmektedir.

100 yataklı 63 hastane,

16 derslikli 394 okul,

300 öğrenci kapasiteli 217 yurt gibi hizmetlerden herhangi biri yapılabilmektedir.

Ekmek İsrafını Önlemek İçin Evde Neler Yapılmalı?

İhtiyaçtan fazla ekmek alınmamalıdır.

Dilimlenerek tüketilmesi israfı azaltacaktır.

Bayatlamış ve kurumuş ekmekler; fırında, ekmek kızartma makinesinde veya kaynamakta olan tencerenin üzerindeki süzgece yerleştirilerek tüketime uygun hale getirilebilir.

Bayat ekmekler, galeta unu veya kurutulmuş ekmek içi şeklinde, uygun yemeklerde kullanılabilir.

SU İSRAFI ve TASARRUFU

Türkiye’de ise tatlı su kaynakları oldukça sınırlıdır ve ihtiyaca ancak cevap vermektedir. Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyeli 110 milyar m3 olup, bunun %16’sı içme ve kullanmada, %72’si tarımsal sulamada, %12’si de sanayide tüketilmektedir.

Suyu Bilinçli Kullanmak, Yaşam Kalitemizi Düşürmez!

Evlerde suyun % 35’i banyoda, % 30’u tuvalette, % 20’i çamaşır ve bulaşık yıkamada, % 10’u yemek pişirme ve içme suyu olarak, % 5’i ise temizlik maksadıyla kullanılmaktadır. Su sağlıktır ve ekonomik bir değerdir. Bu değerleri aşağıdaki pratik tasarruf yöntemlerini uygulayarak koruyabiliriz:

Duş süresini 1 dakika azalttığımızda yılda kişi başına 18 ton su,

İçme suyu dışındaki suları birkaç kez kullanmaya çalışabiliriz. Sebze ve meyveleri yıkadığımız suyla ya da çamaşır makinelerinden çıkan suyla balkonlarımızı yıkayabiliriz.

Musluklarda ve duş başlıklarında su akışını azaltan, ancak su basıncını arttıran yeni sistemleri kullanmalıyız.

Meyve ve sebzeleri suyun altında yıkamak yerine, su dolu bir kapta yıkayın. Bu yöntemle 4 kişilik bir aile yılda 18 ton su tasarrufu sağlayabilir.

Dört kişilik bir ailenin bulaşığını elde yıkarsanız 84-126 litre su kullanırsınız. Oysa aynı bulaşığı bulaşık makinesi 12 litre su ile yıkar. Bu yılda 40 ton tasarruf sağlar.

Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken, açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun (yılda 12 ton) boşa akmasına sebep oluyor. Musluklarınızı gereksiz yere açık bırakmayınız.

Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminizi arttıracaktır. Musluklarımızı, sifonlarımızı, daima bakımlı tutabiliriz. Bozuk olanları hemen onarın, saniyede bir damla akan su, yılda 1 metreküplük yani 1 tonluk bir tüketime tekabül eder.

Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde, standart modellere göre %60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.

Otomobilimizi ve balkonlarınızı hortumla yıkamak yerine, kova ve sünger kullanarak temizleyebiliriz. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.

Su basmasını engellemek için, evden uzun müddet ayrılırken ana vanayı kapatmak iyi bir tedbirdir.

Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde, hortumla su tutmak yerine, su dolu bir kova ve süpürge kullanabiliriz.

KÂĞIT İSRAFI ve TASARRUFU

Milyarlarca insan her yıl milyonlarca ton kâğıt ve karton ürünü tüketiyor. Gerek ofislerde kullanılan fotokopi kâğıtları ve temizlik kâğıtları gerekse evimize ya da iş yerimize gelen faturalar, gazeteler… Aklınıza gelen tüm kâğıt ve karton türevi ürünler için ağaç kullanılıyor ya da geri dönüşümle tekrar kullanılabiliyor.

Peki, ağaçtan toplandığı sanılırcasına kullanılan bu kâğıtların aslında ağaçların kendisi olduğunu unutuyor olabilir miyiz?

 Kâğıt ürünlerini kullanmadan önce hatırlanmasında fayda olacak istatistikler:

Türkiye genelinde kâğıt-karton tüketimi yıllık yaklaşık 6 milyon ton. Kişi başı tüketim ise 70 kg.

Geri dönüşüm oranımız % 40 seviyesinde ve hedeflenen ise 5 yıl içinde bunu % 60 seviyesine taşımak.

Her yıl kâğıt, karton ve yaşamsal ihtiyaçlarımız için kişi başı ortalama 7 adet ağaç tüketiyoruz. Bu demek oluyor ki her sene doğaya en azından 7 fidan dikebiliriz.

1 hektar alan içinde iğne yapraklı ağaçlar yılda 30 ton, geniş yapraklı ağaçlar ise 16 ton oksijen üretebiliyor.

Yetişkin bir kayın ağacı 1 günde yaklaşık 1000 kişinin çıkardığı karbondioksiti yok edebiliyor. Aynı zamanda yılda 7 kg toz ve yaklaşık 300 kg zehri süzebiliyor. Buna bağlı olarak da hava kirliliğinin yaklaşık % 50’si ormanlar sayesinde temizlenmiş oluyor.

10 malan içinde bulunan 25 metre boyunda 100 yaşında bir kayın ağacı yılda 30.000 lt. su emebiliyor bu da toprak kaymasını engelleyerek verimli toprakları korumuş olur.

1 hektar alan içinde yaklaşık 10.000 ağaç bulunabilir, 10.000 ağaç ise günlük 30.000 insanın tükettiği oksijeni üretebilir. Dünyada herkes tükettiği kağıt miktarını yarı yarıya azaltırsa yılda 8 milyon hektar orman korunabilmekte ve bu rakamlar düşünüldüğünde yapılacak tasarruf ile ciddi seviyelerde fayda sağlanabiliyor.

Geri dönüşüme kazandıracağımız 70 kg kağıt ile 1 ağaç kurtarabiliriz. Kurtardığımız 1 ağaç ise günde 3 insanın tükettiği oksijeni üretebilir.

1 ton kağıt hamuru için 2 ton ağaç gerektiği bunun için de 20 ağacın kesildiği ve kesilen 20 ağaç ile sadece 200.000 sayfa yani 80 koli A4 fotokopi kağıdı üretilebildiği bilinmelidir.

Ortalamaya göre bir ofis çalışanı yılda yaklaşık 80 kg. kağıdı çöpe atıyor. Bu rakamın 1 ağaçtan elde edilen kağıda eşit olduğu düşünülürse geri dönüşümün önemi daha da ön plana çıkıyor.

ENERJİ İSRAFI VE TASARRUFU

Evlerimizde kullandığımız 100 watt’lık (W) normal bir ampulle bir ailenin aylık tüketimi 100 kilovat saate (kWh) ulaşırken, aynı ışık akışını veren kompakt fluoresan ampul kullanıldığında aylık tüketim 20 kwh’ya kadar düşüyor. Türkiye’de tüketilen toplam elektrik enerjisi içinde aydınlatmanın payının yüzde 25 civarında olduğu düşünüldüğünde, bu, Türkiye genelinde ayda 1 milyar 120 milyon kwh’lık bir tasarruf anlamına geliyor.

Elektrik ocaklarında, kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması, % 30 oranında enerji tasarrufu sağlar.

Özellikle yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanmak, % 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlar.

Ocaklarda tabanı düz tencere ve tava kullanılması, pişirme alanı artışı ile enerji tasarrufu sağlar.
Fırınlarda pişirme işlemini seramik ve cam tencerelerle yapmak tasarruf sağlar.

Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatarak, % 60 oranında buhar enerjisinden yararlanmak mümkündür

Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencerelerin tercih edilmesi, % 50-70 oranında tasarruf sağlar.

Pişirme esnasında tencerenin kontrol amacı ile sık sık açılmaması halinde, enerji kaybı en aza iner. Pişme işlemi bitmeden önce ocağın kapatılarak, son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişme sürecini devam ettirmek mümkündür. İlk baştaki güçlü pişirme ateşi sonradan kısılarak azaltılmalıdır.

Fırınlar istisnai durumlar dışında önceden ısıtılmamalı, fırın kapağı sık sık açılmamalıdır. Küçük tepsileri büyük fırınlarda pişirmek enerji kaybını arttırır. Fırının pişme süresinden önce kapatılması halinde 5-10 dakikalık tasarruf sağlamak mümkündür.

Yumurtalar, tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalıdır.

Donmuş gıdalar oda sıcaklığında çözdürülmelidir.

Mikrodalga fırının iç yüzeyi temiz tutulmalıdır.

Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalıdır. Çok büyük kaplardaki pişirme işlemi gazlı ocaklarla, az miktar ve küçük kaplardaki pişirme işlemi de elektrikli ocaklarla yapılmalıdır.

Elektrikli fırınlarda turbo sistemliler tercih edilmelidir.

Mümkün olabildiğince israfa sebebiyet vermeden, az miktarda yemek pişirmemek gereklidir. Yemek ısıtmak, yeni yemek pişirmekten az enerji harcar.

Aşırı pişirme ve kömürleşmeyi önlemek için, fırınlarda saat (timer) ve termometre kullanılmalıdır.

Mutfağın gün ışığıyla aydınlanması, %15 oranında tasarruf demektir.

Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu olarak çalıştırılmalıdır.

Yazın aydınlanmada ısı yayma özelliği az olan flüoresan lambalar kullanılmalıdır.

Klimaların bakım ve temizliğine dikkat edilmesi, 10 yaşından sonra bu cihazın değiştirilmesi % 40 oranında tasarruf sağlar.

Gece/gündüz kullanılmayan alanlar soğutulmamalıdır.

Buzdolabı, ısı yayan aletlerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Buzdolabının duvara uzaklığı 10 cm’den az olmamalıdır. Buzdolabının kapı contası ve izolâsyonunun sağlam olmasını sağlanmalıdır. Buzdolabının arkasındaki tel paneli (radyatör) sık sık temizlenmelidir. Buzdolabının kapısı açık tutulmamalı, içindekilerin düzenli olarak yerleştirilmesiyle kullanımı kolaylaştırılmalı, buzları düzenli olarak eritilmelidir.   Buzdolabı soğuk ve havalandırılabilen alanlarda bulundurulmalıdır. Buzdolabının soğutma sıcaklığı için -7°C, derin dondurucu için -18°C tercih edilmelidir. Uzun süreli konuttan ayrılmalarda en düşük soğutma seviyesi tercih edilmelidir. Buzdolabının içine konulan tüm gıda maddeleri kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.

Banyo ve tuvaletlerin gün ışığı ile aydınlatılması tercih edilmelidir.

Merdiven otomatiklerinde sensörlu sistemler kullanılmalıdır.

Elektrikli araçlar stand-by konumunda bırakılmamalıdır.

Televizyon ve radyolar sürekli açık tutulmamalı, seyredilecek programlar dışında kapatılarak hem zaman hem de enerji israfı engellenmelidir.

Terk edilen mahallin lambası, kısa bir süre sonra dönülecek olsa dahi kapatılmalıdır.

Aydınlanmada yüksek watt’lı ampüller yerine, tasarruflu ampüller tercih edilmelidir.

Ütülenecek giyecekler enerji israfını önlemek için biriktirilerek ütülenmelidir.

Az miktar suyun ısıtılması için su ısıtıcılar tercih edilmelidir.  

 

————————-

 

Kaynakça:

* İsrafı Önleme Vakfı

* ekmekisrafetme.com

* Aski.gov.tr

* Msxlab.org