Her bir peygamber, Allahu Teâlâ’dan almış olduklarını gönderildikleri kavimlerine aktarmakla görevli oldukları gibi bu ilahi emirleri en güzel şekilde hayatlarında sergileyerek insanlara eşsiz örnekliği de sunmuşlardır. Vahyin taşıyıcılığını yaparken, uygulamasından uzak kalmamışlardır. Zira her bir peygamberin kendi yaşadığı toplumdan çıkarılmalarının genel hikmeti de budur. Kendileri gibi etten ve kandan yaratılan insanların önlerinden yürüyerek onları Allahu Teâlâ’nın rızasına taşımışlardır. Onlara ayetleri okumak, okudukları üzerinde düşüncelerini düzeltmek, kalplerinde taşıdıkları hastalıkları temizlemek ve arındırmak Allah’ın Peygamberlerinin değişmez özelliği olmuştur.

İşte bu peygamber ordusu içinden bize kendisine ümmet olma şerefi verilen elçi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’dir. O, kendisin ifadesine göre İbrahim’in duası, İsa’nın (Allah’ın selamı tüm peygamberlere olsun) müjdesidir.
“Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin.” (Bakara; 129)
“Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler.” (Saf; 6)

Tüm peygamberlerin gönderiliş amacını üzerinde taşıyan Allah Rasulü, Allahu Teâlâ tarafından adımları takip edilmesi gereken tek numune olarak sunulmaktadır;
“Andolsun ki, Rasulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.» (Ahzab; 21)

Günümüz dünyasında değersizleştirilmeye çalışılan İslam Nurunun temel kaynağı olan Sünneti, kaleminin gücüyle korumaya çalışan Taki Osmani’nin yazdığı “Sünnetin Bağlayıcılığı ve Değeri” isimli kitap Rağbet yayınları tarafından basılmıştır.
Sünnetin dün yaşamış Müslümanlar için önemi ne ise bugün ve yarın yaşayacak Müslümanlar içinde aynı önemi taşıdığını nakli ve akli bilgiler ile sunup hadis ve sünneti hafife alanlara gerekli reddiyeyi sunmuştur. Allahu Teâlâ’dan niyazımız, kitabı yazan, neşreden ve okunmasını sağlayanlara kesilmeyen bir ecir vermesidir.

 

 

 

Çeviren:
Doç. Dr. İbrahim Kutluay

Yayın Yılı: 2010
Kitap Kağıdı
120 sayfa
13,6×21,1 cm
Karton Kapak
ISBN: 9756373309