Batı Dünyasının cilalı yüzü, Avrupa’nın imaj şehri, Moda’nın ve lüksün başkenti, Kapitalizmin yavru vatanı Paris’te gerçekleşen saldırı, boyutu ve etkileri bakımından Avrupa tarihine sarsıcı bir şekilde oturmuş bulunmaktadır. Fransa önce Charlie Hebdo ile İslam Ümmetinin Peygamberini hedef tahtasına oturtup, tüm dünyanın gözlerini kendi üzerine çekerken şimdi de Paris’te gerçekleşen saldırı ile dünya gündemine oturmuş bulunmaktadır. Özellikle saldırının G-20 zirvesinin hemen öncesinde olması ve gerçekleşen G-20 zirvesinin ağırlıklı konusu sözde terör olayları olması, duruma rastlantısal-tesadüfi bir bakış açısı ile bakılmamasının önemini arttırmaktadır.

Suriye Artık Dünya Meselesi

Allah Rasûlü’nün ‘’Şam’dan çıkacak bir fitne tüm dünyayı saracak’’ hadisine iman etmiş olan bizler, Paris’te yaşanan saldırıya hiç mi hiç rastlantısal bakamayız. Suriye’de yaşanan her gelişme artık olayların bölgesel bir arenadan çıkıp küresel bir arenaya taşındığını gözlerimizin önüne sermektedir. Bu olaylar bir dünya meselesi haline gelirken; yapılan komplo teorileri, gizli veya örtülü mesajlar, intikam nidaları Paris saldırılarının tuzu biberi olmaya başladı. Özellikle artık IŞİD’in Avrupa’nın kıyılarına dayandığını ve Avrupa’da yaşayan Müslümanların potansiyel canlı bomba olabileceği algısı ise durumun en vahim sonuçlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şimdi sizleri Slovakya Başbakanın yaptığı açıklama ile karşı karşıya bırakıyor ve Paris saldırılarının etkisi ile yapılmış açıklamayı aktarıyorum. Slovakya Başbakanı Robert Fico, Slovak haber kanalı TA 3’e yaptığı değerlendirmede “Slovakya Cumhuriyeti topraklarında ikamet eden tüm Müslümanları takip altında tutuyoruz. Bunların çoğunluğu burada yasal olarak yaşıyor” diyerek durumu net bir şekilde ifade etmiş bulunuyor.

Terörü İcad Edenler Terörü Kınayamaz !

Terörü icad edenler, terörü kınayamaz. Gerçek teröristler Emperyalistlerin ta kendileridir. Batı menşeli fikir ile olaylara kavramsal nitelik kazandıran Batı Dünyası, terör olarak tanımladığı saldırıların asıl failinin kendilerinin olduklarını iyi bilmelidirler. Medya tarafından oluşturulan algı ile kitlelere taraflı bilinç ekilmesi, kendilerinin suçunu örtemez. İslam’ın yeryüzünde tahsis etmek istediği adalet ve merhamet iklimini, terör ve anarşi iklimi olarak göstermek isteyen zihinleri çok iyi bilmekteyiz. Özellikle Paris saldırılarını terörist bir eylem olarak nitelendiren Fransa, Cezayir’de çırılçıplak gezdirilen Müslüman bacıları ve kafası vücudlarından koparılmış Müslümanların fotoğraflarını pervasızca paylaşmaktan geri durmamaktadır. Kendi tarihlerine baksalar şu an nitelendirdikleri kavram (Terör) ile kendilerini karşı karşıya bulacaklardır. Bu tür eylemleri oluşturan koşulları gözden kaçırırsak, dünyanın en azılı teröristleri olan emperyalistlerin katliamlardan sonra yaptıkları demogoji rüzgarlarına da yelken açmış oluruz.

Her Yer Paris Her Yer Fransa

Dünya Paris’teki saldırılar için ayağa kalkarken yaşanan olaylara kayıtsız kalmayarak  ülkelerini Fransız bayrağı ile renklendirdi. Hatta sosyal medya hesaplarında Fransa’nın bayrak renklerini profil fotosu olarak kullanırken, Twitter’da Paris tweetleri ilk sıralarda yerini aldı. Toplu ceset fotoğaflarını görenlerin yürekleri dağlandı. Oysa ki toplu ceset deyince aklımıza Filistin, Suriye, Mısır, Arakan, Afganistan, Irak, Yemen, Cezayir, Mali gelirdi. Toplu ceset dediğin Adeviyye meydanında olurdu, Halep’te, Batı Şeria’nın karanlık sokaklarında olurdu. Ne geziyor toplu cesetler Paris’te? Doğru ya orası Avrupa’nın kalbiydi ve tüm dünya ayağa kalkmalıydı. Oysaki Paris için gözyaşı dökenler 67 yıldır İsrail zulmüne direnen Filistin’e Paris kadar değer vermedi. Hatta görmemek için elinden geleni yaptılar. Ülkelerini Filistin bayrağının renkleri ile de renklendirmedi. Adeviyye meydanı kan gölüne çevrilirken de dünya sessiz kalmıştı. Ülkelerini Mısır bayrağının rengi ile renklendirmedi. Doğru ya arada kocaman fark var. Biri Batı’da biri Doğu’da. Biri modern ve gelişmiş, biri cahil ve gerici. Avrupa vicdanı bu olsa gerek, benim ölüm sizin ölünüzden değerli. Eeee! ne diyelim o zaman ‘Her yer Paris Her Fransa’…