İnsanlık, Rabbinden gafil olunca, karanlıklara gömülür, enkaz altında kalır. Kendi sözleri, kendi düşünceleri, kendi çareleri kurtarmaz insanlığı…

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömüverir. İşte bu kendi çaresidir.

“ Yoksulluk kaygısıyla evlâtlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkınızı veren biziz. Onları öldürmek ağır bir suçtur.” (İsra; 31)
İnsan, Rabbinden gafil olunca, helvadan putlar yapar, acıkınca putlarını yer. Her yıl kanun yapar, canı sıkılınca değiştirir.

“İbrahim dedi ki: Siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” (Saffat; 95)

İnsan, Rabbinden gafil olunca, “faiz de tıpkı ticaret gibidir” der. Haksız yere birbirlerinin mallarını yer, kendilerini kârda sayarlar. Oysa faiz evleri yıkar. Faizle aldığı parayı ödeyemeyenler canına kıyar, nice aileler evsiz kalır, nice evler babasız…

Yöneticiler, Rabbinden gafil olunca, faizi helal sayar.

“Eğer böyle yapmazsanız Allah ve Resulü tarafından açılmış bir savaşla karşı karşıya olduğunuzu bilin. Eğer faizciliğe tevbe ederseniz ana sermaye sizin olur. Böylece ne haksızlık etmiş ve ne de haksızlığa uğramış olursunuz.” (Bakara; 279)

İnsanlar, Rabbinden gafil olunca, Allah ve Resulüne savaş açmış, Allah’ın ayetlerini hiçe sayan, Allah’ın haramlarını helal, helallerini haram kabul edenleri kendisine yönetici, otorite bilir.

“ Yoksulluk kaygısıyla evlâtlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkınızı veren biziz. Onları öldürmek ağır bir suçtur.” (İsra; 31)

“Doğrusu biz yol gösterici ve nurlandırıcı olarak Tevrat’ı indirdik. Kendisini Allah’a teslim etmiş Peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Alimler ve fakihler de Allah’ın kitabını hıfza memur oldukları için yine hükümlerini onunla verirlerdi. Hepsi de Tevrat’a şahittiler. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiç bir değerle değiştirmeyin; Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.” (Maide; 44)

“Gerek sana ve gerekse senden öncekilere indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Bunlar karşı çıkmakla, tanımamakla emredildikleri tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar. Şeytan onları koyu bir sapıklığa düşürmek istiyor.” (Nisa; 60)

İnsan, Rabbinden gafil olunca, Allah’ın emri olan Kur’an ayetlerini, ölülerine okur.

“(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.” (Yasin; 70)

İnsan, Rabbinden gafil olunca, küfrü medeniyet sanır, batılı ise hak…

Zinayı suç olmaktan çıkarır, içkiyi ve kumarı meşrulaştırır.

“Ey müminler, içki, kumar, anıt taşları, fal okları şeytan işi iğrençliklerdendir, bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yolu ile aranıza kin ve düşmanlık tohumları ekmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlara son veriyorsunuz değil mi?” (Maide; 90-91)

İnsan, Rabbinden gafil olunca, İblisin (aleyhillane) yanında yer alır. Cimriliğin, rızık endişen, bozuk psikolojin, depresyonun, isyanın, ümitsizliğin, öfken, aceleciliğin, sabırsızlığın, açgözlülüğün, bitmek tükenmek bilmeyen isteklerin, mutsuzluğun, İblisin dostu olmandandır ey insan!

Gel, Rabbinden gafil olma!
Yunus (aleyhisselam)’ın duasıyla dön Rabbine
Lâ ilâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minez-zâlimîn.

“Doğrusu biz yol gösterici ve nurlandırıcı olarak Tevrat’ı indirdik. Kendisini Allah’a teslim etmiş Peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Alimler ve fakihler de Allah’ın kitabını hıfza memur oldukları için yine hükümlerini onunla verirlerdi. Hepsi de Tevrat’a şahittiler. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiç bir değerle değiştirmeyin; Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.” (Maide; 44)

“Ya Rabbi! Senden başka mabud yoktur. Seni noksanlıklardan tenzih ederim, ben şüphesiz zalimlerden oldum.” (Enbiya; 87)

Unutma! Hz. Adem’i cennete geri döndüren tevbesiydi.
Kureyş’in enkazını kaldıran Rabbin,
Senin içindeki enkazı da,
Evindeki, sokağındaki, mahallendeki, ülkendeki enkazı da kaldırır elbet
Ey insan! Aylardan Ramazan..!
Kainatın üzerine Rabbinin rahmeti indiği zaman
Ve işledi Peygamber’in (aleyhissalatu vesselam)
Her rahmeti, ilmek ilmek…
Hz. Hatice’nin desteğiyle,
Habeşli Bilal’in ehadı ile,
Ammar ailesinin şehadeti ile,
Musab b. Umeyr’in daveti ile
Hz. Ömer’in kuvveti, Hz. Ebubekir Es-Sıddık’ın sadakatiyle…
(Radıyallâhu anhum ve radû anh)
Aylardan Ramazan!
Önderin Hz.Muhammed (aleyhissalatu vesselam)
Günlerden hangisi desem bilmiyorum.
Kafirin, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e uzanan koparılası dili mi?
Yoksa,
Şam’da, Halep’te, İdlip’te, Hama’da yanan ateş mi?
Günlerden Afganistan mı?
Unutulmuş Çeçenistan mı?
Biraz Somali, biraz Arakan, Biraz Irak…
Günlerden Hayyel El-Cihad…
Ve gecelerden Kadir…

“Biz O’nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.” (Kadir Suresi)

Ey Müslüman!

Bütün bu yaşananlarda sen yok isen,
Senin için, günlerden gaflet uykusu..!

Selam ve dua ile…