Bilim tarihi çalışmalarının kurucusu ve 20. yüzyılın önde gelen bilim tarihçilerinden George Sarton, “Bilim Tarihi” adlı eserinde İbnu’l Heysem için şunları yazar: “…İbnu’l-Heysem, tüm zamanların en büyük Müslüman fizikçisi ve optik dehâsıydı. İster İngiliz ister İranlı olsun, bilim insanlarının hepsi bu çeşmeden kana kana içmiştir. Bacon’dan Kepler’e kadar tüm Avrupa düşünce dünyasında muazzam bir etki bırakmıştır…”

Asıl adı “Ebu Ali Hasan bin el-Hasan İbn Heysem” olan İbnu’l Heysem, 965 yılında Basra’da (Irak) doğdu. Batı’da yaptığı çalışmalar ile takip edilen bir üne sahip olmuş ve “Alhazen (Batıda el-Hasan ismi böyle okunduğundan)” adıyla anılmıştır. Kendisine ayrıca “Ptolemaeus Secundus” (İkinci Batlamyus; Arapçada “Batlamyus-i Sani”) lakabı da verilmiştir. Hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur.  

İlim yolunda Bağdat ve Kahire gibi devrin ilim merkezlerine ilmi seyahatlerde bulunan İbnu’l Heysem, seyahatler dolayısıyla elde ettiği ilmi birikimi eserler yazarak kayda almıştır.

İlmi Birikimi

Fizik bilimi ve optik alanında çalışmalar yapan İbnu’l Heysem, özellikle optik alanında yaptığı çalışmalardan dolayı “optiğin ilminin öncüsü” olarak dünyada tanınmıştır.

Yaptığı çalışmalarda deney ve gözlem çalışmalarıyla bilime katkılarından dolayı dünyada büyük bir etki bırakmıştır. Yazdığı “Kitabül Menazır (Optik Kitabı)” eseri, 1500’lü yıllara dek üniversitelerde ve ilim merkezlerinde temel eser olarak okutulmuştur.

Amerikalı yazar Brandley Steffens, 2006 yılında yayımlanan ve İbnu’l Heysem’i anlatan kitabına şu ismi uygun görmüştür: “İbnu’l Heysem: İlk Bilim Adamı”

Yazar Jim Al-Khalili’ye göre, İbnü’l-Heysem’i bu kadar büyük bir bilim adamı yapan şey devrim niteliğindeki tek bir keşfi değildir… O bize ‘bilimin nasıl yapılacağını’ öğretmiştir.1

İbnu’l Heysem’in deneme yoluyla yaptığı gayretler sonucu günümüzdeki fotoğraf ve kameranın temelleri atılmıştır. O, içerisine hiç ışık sızmayan karanlık bir odadan bir delik açma yoluyla küçük bir delikten bir resmin başka bir zemine yansıtılmasının metodunu kullanarak bu işlemi yapmıştır.

Işık ışınlarının hava ve su gibi farklı yoğunluktaki ortamlardan birinden diğerine geçerken kırılmaları konusunda açıklamalarda bulunmuş, bunlara dayanarak atmosfer tabakasının kalınlığını şaşılacak denli doğru hesaplayarak 15 km olduğu sonucuna varmıştır. Yalnız içbükey aynalarda görüntüyü büyütme ve güneş ışınlarını bir noktada toplama etkilerini incelemekle kalmamış, pertavsızlarla ve merceklerle de bu tür incelemeler yapmıştır. İlk olarak okunacak yazıları büyütmede kullanılan bir yüzü düz, öteki yüzü dışbükey bir mercek “okuma taşı” betimlemiştir. Işık ışınlarının su ve hava gibi saydam ortamlar boyunca kırılmasını incelerken suya daldırılmış yuvarlak dipli cam kaplarla oluşturduğu küre kesmeleriyle yürüttüğü deneylerinin ayrıntısında, büyüteçlerin kuramsal keşfine hemen hemen yaklaşmıştır.2

Merceklerin yalnız ateş yakmaya değil, aynı zamanda büyütmeye ve görme kusurlarını düzeltmeye yaradığını vurgulamıştır.3

Güneş’in tutulma sırasındaki görüntüsünü elde etmek için duvardaki bir deliği kullanmıştır.

Dünya merkezli bir kâinat sisteminin kesin olmayacağını, uzayda daha başka sistemlerin de bulunabileceğini ve güneş sisteminin mevcut olduğunu söyledi.

Bilim tarihi çalışmalarının kurucusu ve 20. yüzyılın önde gelen bilim tarihçilerinden George Sarton, “Bilim Tarihi” adlı eserinde İbnu’l Heysem için şunları yazar: “…İbnu’l-Heysem, tüm zamanların en büyük Müslüman fizikçisi ve optik dehâsıydı. İster İngiliz ister İranlı olsun, bilim insanlarının hepsi bu çeşmeden kana kana içmiştir. Bacon’dan Kepler’e kadar tüm Avrupa düşünce dünyasında muazzam bir etki bırakmıştır…” 4

Nil Nehri Üzerine Baraj Kurma Düşüncesi

İbnu’l Heysem’in döneminde Nil Nehri kıyısına kurulan Kahire şehri, nehrin taşması sonucu her sene zarar görmektedir. Bu duruma çare olarak Nil Nehri üzerine baraj yapılması fikrini öne sürer ve dönemin Mısır Fatimi Sultanı el-Hakim tarafından Mısır’a çağrılarak, bu fikrini uygulama fırsatını ona verilir. Bir heyetle birlikte Nil Nehri’nde seyahat eder ve incelemelerde bulunur. Bu incelemeler sonucunda, bu işin üstesinden gelemeyeceğini anlar. Durum sultana bildirilince de sultan tarafından 1011 yılından, sultanın ölümüne kadar olan 10 yıl boyunca (1021 yılına kadar) bir evde göz hapsinde tutulur. Eve hapsedildiği bu süre içerisinde bilimsel çalışmalarına devam eder. Aslında bu durum onun hayatının en verimli dönemi olmuştur.

Bir görüşe göre de projeyi maliyetli bulan sultan, projeyi yaptırmamış. Başına tehlike getireceğini düşünen İbnu’l Heysem, geceleyin Şam’a kaçmıştır.

Nil Nehri üzerinde baraj projesi 1000 yıl sonra ancak gerçekleştirilebildi. Yani o, 1000 sonra olacak bir işin temellerini atmıştır.

Vefatı

Bilime büyük katkılarıyla insanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan İbnu’l Heysem’in 1038 veya 1040 yılında Mısır’da vefat ettiği söylenmiştir.

Merkezi İngiltere’de bulunan “Bilim, Teknoloji ve Medeniyet Vakfı” ile “1001 İcat Grubu”, 2011 yılını İbnü’l-Heysem yılı olarak ilan etti.5

Eserleri

Birçok farklı alanda eserler veren İbnu’l Heysem’in 100’e yakın eseri olduğu rivayet edilir. Bunlardan 55 tanesi günümüze ulaşabilmiştir. Eserleri Latince, İtalyanca, İbranice ve İngilizce’ye çevrilmiştir. Beyhakî, “Târîhu Hükemâi’l-İslâm”ında eserlerinin sayılamayacak kadar çok olduğundan ve özellikle ahlâk üzerine yazdığının bir benzerinin bulunmadığından bahseder. İbnü’l-Heysem’in eserlerinin bir listesini (doksan altı adet) veren ilk kaynak İbnü’l-Kıftî’dir.[6] 

Eserlerinden Bazıları:

Kitabu’l Menâzır: En önemli eseri fizik bilimi ile ilgili olan, ışık ve görme konularını inceleyen “Kitabu’l Menazır (Optik Kitabı)”dır. Bu kitap 7 cilt halinde olup, “fizik alanında temel kaynaklardan” kabul edilmiştir. Eserlerden yararlanan Batılı bilim adamları, eser içerisindeki bilgilerden yararlanarak teleskop ve mikroskopu icat ettiler.

Eser ayrıca kendisinin yaptığı deneyleri, kullandığı aletleri ve elde ettiği sonuçları kaydetmesi açısından önemlidir.

Makâle fi hey’et el-âlem (Evrenin Düzeni)

Makâle fi şerh musadarât kitâb-ı Öklîdes (Öklit’in Kitabının Postulatları Üzerine Şerh)

Makâle fi keyfiyet el-ersâd ( -Astronomik- Gözlemde Yöntem)

Makâle fi el-kevâkib el-hâdise fi el-cevv (Gökyüzündeki Yeni Gezegenler/Yıldızlar)

Makâle fi dav’ el-kamer (Ay Işığı)

Makâle fi semt el- kıble bi el-hisâb (Hesap ile Kıble’nin Yönünü Belirleme)

Kavl fi istihrâc e’midat el-cibâl (Dağların Yüksekliklerini Saptama)

Makale fi amel el-binkâm (Su Saati İnşaatı)

Makale fi harekat el- kamer (Ayın Hareketleri)

Makale fi el-ahlâk (Ahlak Üzerine)

 

————————–

 

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, “İbnu’l-Heysem” maddesi, Hüseyin Gazi Topdemir, yıl: 2000, cilt: 21,  sayfa: 82-87.
  2. Bütün Zamanların En Büyük Optikçisi: İbn el-Heysem, Hüseyin Gazi Topdemir, Bilim ve Teknik, Mayıs 2010.
  3. Kitâb el-menâzir’in Temel Prensiplerinin Bilim Felsefesi Açısından İncelenmesi, Zeynep Kuleli, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2015.
  4. http://gencegitim.com.tr/ibn-i-heysem/

1. https://www.jw.org/tr/yayinlar/dergiler/uyanis-no6-2017-aralik/ibnul-heysem-ilk-bilim-adami/

2. http://sifahane.org/ibni-heysem/

3. http://oguzcetin.gen.tr/wp-content/uploads/2017/01/ortacag.pdf

4. http://www.bilimvetarih.com/?page=4

5. https://www.timeturk.com/tr/makale/salim-ayduz/ilk-bilim-adami-ibnu-l-heysem.html

6. http://sifahane.org/ibni-heysem/