Dubai’de zengin bir adam yemek yedikten sonra evinden dışarı yürüyüşe çıkar. Biraz yürüdükten sonra iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer, mescidin bir köşesinde bir adamın hıçkırarak ağladığına şahit olur. Dayanamaz ve o adamın neden ağladığını sorar. 5.000 riyal (yaklaşık 2.000 TL) borcunun olduğunu ve bu sıkıntıdan kurtulmak için Allah’a yalvardığını söyler. Zengin olan iş adamı, bu rakamın kendisi için sorun teşkil etmeyeceğini bildirir. Ve cebinden 5.000 riyal çıkarıp verir. Para ile birlikte olası ikinci bir ihtiyaç durumunda kendisini araması için kartvizitini adama uzatır. Adam parayı alır ama kartı iade eder. Sebebini sorması üzerine, ömür boyu unutamayacağı şu harika sözü işitir; “İkinci kez ihtiyaç hissettiğimde yine Allah’a yalvaracağım seni aramayacağım, çünkü seni bana gönderen, senden başkasını da gönderir!” Sübhanallah!!!
O kıssayı dinledikten sonra uzun uzun düşündüm ve bazı dersler çıkardım. O adam, Allah’ı görür gibi iman etmiş ve ihsan derecesini yakalamış. O kartviziti almamakla Allah’a olan tevekkülünü ispat etmiş oldu. O kartvizitin kendisine uzatılması tam anlamıyla bir imtihandı ve o bu imtihanı başarılı bir şekilde geçti.
Allah dualara icabet edendir. “Ummadığımız yerden rızıklandırırım” ayetinin tecellisini görmüş olduk.
O kartviziti alsaydı neler olabileceğini düşündüm; “Yalancı bir ağlama olduğu kanaatine varırdı. Kartvizitini veren kişi mescid’den çıkınca düşünür ve üçkâğıtçı olduğunu zannedebilirdi. İkinci aramasına cevap vermeyebilirdi. Ya da ona neden Allah’tan istemiyorsun?” derdi. Kartvizit’i alınca o an aldatıldığını zanneder, belki de 5.000 riyali geri isterdi, ama o adam tevekkül imtihanını Allah’ın yardımıyla başarılı bir şekilde verdi…
(Fîkhul Cihad. 258)