Suriye devriminin başlangıcından bu yana Türkiye’de muhacir olarak bulunan Suriyeli insan sayısı 3 milyon 551 bin 78 kişidir. (1)  Türkiye bu rakamlarla dünyada en çok Suriyeli muhacir ağırlayan ülkedir. Türkiye’yi, Lübnan ve Ürdün takip etmektedir. (2) Bu bağlamda dikkat çekmemiz gereken konulardan birisi Türkiye’de son dönemlerde özellikle bazı kesimin kışkırtmasıyla ‘Türkiye’de Suriyeli istemiyoruz.’ Veyahut ‘Suriyeli mülteciler evlerine gönderilsin.’ Başlıklı kışkırtıcı çalışmaları görüyoruz. Şunu söylememiz gerekir ki bizlerin Müslümanlar olarak bize sığınan hiçbir mazlum, mustazaf ve savaş mağduru kimseyi kabul etmeme, ülkelerine geri gönderme gibi bir lüksümüz yok. Ancak şunu deme hakkımız var: Suriyeli muhacirler bizim sorumluluğumuz altında, onları daha iyi nasıl yönetebiliriz, onları nasıl Türkiye kültürüne adapte edebilir gibi söylemlerde bulunabiliriz. Söylemiş olduğum bu iki durum arasında fark var. Nasıl ki bir aile reisi, aile bireylerinden birini evinden kovamazsa bizler de aynı şekilde muhacir kardeşlerimizi kovamayız fakat aile reisi aile bireylerine yön verir onlara yol gösterir. Biz Müslümanlarda aynı şekilde muhacir kardeşlerimizi korumalı, kollamalı ve yol göstermeliyiz.

Yazımın başından beri özellikle muhacir ifadesini özellikle kullandım. Bu ifade bile Suriyelileri kimlerin isteyip kimlerin istemediğini belirtiyor. Suriyelileri istemeyenler özellikle mülteci ifadesini kullanarak Suriyelileri istemediklerini belli ediyorlar. Bizler uluslararası terminolojide kullanılan mülteci kavramını kullanmaktan kaçınıyoruz. Birincisi ve en önemlisi bize bu ismi veren Allah-u Teâlâ’dır. Bir yer de muhacir varsa aynı zamanda o yerde ensar da var demektir. Allah için bu ikisi ol  maktan da şeref duymak gerekir. İkinci olarak ise muhacir kelimesi içinde iyiliği, adaleti ve merhameti barındırır. Bu sıcaklığa sahip olan insan muhacir kelimesi salt politik manada okumaz, okuyamaz.

Muhacirler Hakkında İftiralar ve Gerçekler (3)

 Zalim Esed’in zulmünden kaçıp ülkemize hicret ederek, mü’minlere Ensar olma fırsatı tanıyan Suriyeli kardeşlerimiz hakkında uzun süredir devam eden iftira kampanyası, son zamanlarda iyice ayyuka çıktı. 

“Suriyelilere Ak Kart dağıtıldı, indirimli alışveriş yapıyorlar”

Muhacirlere kart dağıtan iki kurum var: Biri Kızılay diğeri AFAD. Bu kartlar kamp içinde dağıtılan temel ihtiyaçlar için kullanılıyor. Bu sayede kart sahiplerinin hangi yardımı, ne kadar aldığı takip edilebiliyor.

 “Konya Belediyesi Suriyelilere maaş bağladı”

Konya Belediyesi, hiç kimseye maaş bağlamadı. Konya Belediyesi’nin en az 75, en fazla 150 liralık gıda yardımı alınan bir sosyal hizmet programı var. Konya’da ihtiyaç sahibi olan herkese dağıtılan bu yardım, ihtiyaç sahibi Suriyelilere de dağıtıldı.

“Suriyelilerin tüp bebek masraflarını SGK karşılıyor”

Bu yalanı söyleyen müfterilerin bilmediği şey, Suriyelilerin sağlığı ile SGK’nın ilgilenmediği. Suriyelilerin sağlık işleri, AFAD üzerinden yürütülüyor. SGK hiçbir Suriyelinin tedavisiyle ilgilenmiyor. Ayrıca, muhacirlere sağlık desteği, acil durumlar ve hayati hastalıklar için geçerli. Tüp bebek, diş, protez, gibi durumlarda şu ana kadar hiçbir Suriyeli’ye destek olunmadı.

“Suriyeliler üniversiteye sınavsız giriyor”

Yabancı uyruklu öğrenciler hangi kanuna tabiyse, Suriyeli öğrenciler de o kanuna tabi. Örneğin bir İngiliz genci Türkiye’de üniversite okumak için hangi kurallara uyuyorsa, Suriyeli gençler de aynı kurallara uyuyor. Diğer yabancı öğrenciler hangi sınavlara giriyorsa, Suriyeliler de aynı sınava giriyor. Türkiye’de sınavsız üniversite okuyan tek bir Suriyeli bile yok.

“Suriyeliler PTT’de maaş kuyruğuna girdi”

Birleşmiş Milletler Türkiye’de 250 bin Suriyeliye yardım gönderdi. BM, bu tek seferlik yardımı, PTT kart üzerinden dağıttı. Suriyeliler, 60 lira ile 90 lira arasında değişen paraları, PTT üzerinden aldılar.

“Suriyeliler vatandaşlık için kuyruğa girdi”

Gaziantep’te ilçe nüfus müdürlüğü önünde sıraya giren Suriyeliler, vatandaşlık almıyorlar. Orada olmalarının sebebi, adres bildirim mecburiyetidir. AFAD, Kızılay gibi kurumların yardımlarından faydalanmak için ve güvenlik prosedürü gereği, Türkiye’de olan ve kamplarda yaşamayan Suriyeliler adres bildirmek zorunda.

“Suriyelilerin suç işleme oranı fazla”

İçişleri Bakanlığı, ifsâd şebekesinin yaydığı “Suriyeliler geldiğinden beri suç işleme oranı arttı” iftirasına cevap verdi. Bakanlık verilerine göre, Suriyeli muhacirlerin karıştıkları olayların Türkiye’deki toplam asayiş olaylarına oranı 2014-2017 yıllarında yıllık ortalama yüzde 1,32.

“Suriyeliler dilencilikle geçiniyor”

İfsâd şebekesinin Suriyeli kardeşlerimizle ilgili yaydığı iftiralardan bir diğeri de “Dilencilikle geçiniyorlar” oldu. Yine İçişleri Bakanlığı verileri bu alçak iftirayı müfterilerin yüzüne çarpıyor. Bakanlık verilerine göre, ülke genelinde 17 ve 27 Mayıs tarihlerinde 2 defa gerçekleştirilen “Huzurlu Sokaklar” uygulamalarında dilencilik suçuyla ilgili olarak toplam 3 bin 46 kişiye işlem yapılmış. Bunlardan ilk uygulamada 149 kişinin, ikinci uygulamada ise 230 kişinin Suriyeli olduğu tespit edilmiş. Ayrıca yakalananlardan bazılarının Suriyeli kılığına girmiş şahıslar olduğu anlaşılmıştır.

“O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve ALLAH yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.”  (Enfal, 74)

 

————————-

 

  1. http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/02/15/bakan-soylu-turkiyedeki-multeci-sayisini-acikladi
  2. http://www.stratejikortak.com/2016/04/suriyeli-multecilerin-sayisi.html
  3. http://dirilispostasi.com/n-39278-muhacirler-hakkinda-iftiralar-ve-gercekler.html