Mason kelimesi Fransızca “duvar ustası” anlamındaki ‘maçon’ kelimesinden gelir. Arapça da ‘bennaun hur’ şeklinde kullanılır, ‘hür bina ustaları’ anlamındadır. Bina ustalarının kurmuş oldukları bir teşkilat olmalarına nispetle bu adla anılmaktadır. Masonluk, tarifinde de görüldüğü gibi bina ustalarının kurduğu ancak giderek daha farklı alanlardan kişilerin katılımıyla genişleyen ve bugün de toplumda önemli konumlarda olan kişilerin oluşturduğu bir teşkilattır. Gizli bir yapılanmadır. Sembollere olan vurgu çok dikkat çekicidir. Gizli olmalarından dolayı da haklarında ileri sürülen onlarca malumatla masonluk, dünyanın en büyük ve kısmen gizli loca yapılanmasıdır. Son yıllarda masonların sayısında bir düşüş gözlense de şuan dünyada 11 milyon mason olduğu iddia edilmektedir. Yaklaşık olarak 5 milyon dolara hükmeden masonlar, parasal açıdan hiçbir zorluk yaşamamaktadır. Loca üyelerinden aylık belirli miktarlarda aidat alınmaktadır. Toplumda üst mevkilerde yer alan bu loca mensuplarından alınan aidatlar önemli bir gelir kaynağı olmaktadır.

Sözü daha fazla uzatmadan masonların hedefleri ve masonik faaliyetlere geçebiliriz.

1- Dünyanın her yerinde ellerinden geldiğince masonluğu yayma: Ortaya çıkışı kimi kaynaklarda mîlâdî 43 yılına götürülen masonluk için ikinci kuruluş dönemi veya kurumsallaşma dönemi olarak kabul edebileceğimiz dönem, ortaçağ İngiltere’sinde (17.yy sonları ile 18.yy başları) duvar işçilerinin örgütlenmesi olarak başlamıştır. Daha sonra tüm Avrupa’da, Amerika’da ve sömürü faaliyetleri ile birlikte sömürge ülkelerde kısacası tüm dünyada yayılmıştır. İslam ülkelerindeki yayılımı ise İngilizlerin Hindistan’ı işgaline paralel olarak Hindistan’da ve yakın Asya ülkelerinde (Endonezya ve Malezya gibi) İngiliz şirketler aracılığıyla; İran örneğinde olduğu gibi batı ülkelerine gönderilen diplomatların geri dönüşlerindeki diplomatların çabaları ile; Fransız işgali ile Mısır’da; yabancı tebaanın faaliyetleri ile de Osmanlı’da (ilk mason locası 1720) başladı. Şuan Türkiye’de mason loca üyeleri sayısı 15-20 bin arası olduğu tahmin edilmektedir.

2- Dünya üzerindeki önemli siyasi hareketlerde etkili, nüfuz sahibi olmak, bu nüfuzu ülkeler ve toplumlar üzerindeki emellerine ulaşmak için kullanma: Mason kuruluşlar ve yetkilileri kendilerine yöneltilen bu tür sorular karşısında kendilerinin ahlaklı, zeki ve insanlığa yararlı bireyler yetiştirmekten başka bir planımız yok deseler de dünya üzerinde gerçekleşen, toplumların kaderlerini değiştiren önemli olayların arkasında yer alan masonları da inkar etmemektedirler. Mesela Amerika’nın kurucu isimlerinden George Washington ile Benjamin Franklin, yine Amerika özgürlük bildirisini imzalayan yaklaşık on kişi masondur. Fransız devriminin en önemli hatibi Kont Mirabeau da bir masondur. Sultan Abdulhamit Han’ı tahtdan indiren ittihatçıların çoğu da masondu. İtalya’da gladyo davası sonucunda ortaya çıkan netice, masonların İtalya’da 14 hükümet devirdiklerini ortaya çıkardı. Ellerindeki medya gücü ile bu hükümetlerin istifasını sağladıkları tespit edildi. Ayrıca bu dava, İtalya P2 locası ile Mossad bağlantısını ortaya koyması açısından da önemlidir.

3- Vatanına bağlı, samimiyetle çalışan birlikler ve İslamî hareketlere karşı mücadele: Evrensel demokratik bir yapılanma peşinde olan mason hareketinin, dini referanslara dayalı tüm yapılanmaların karşısında durması elbette ki beklenilebilir bir durum. Her ne kadar bulundukları ülkelerin motiflerini de kullansalar, kendilerini bulundukları ülkelerin dinlerine mensup olarak da tanıtsalar, ayinlerinde üç dinin (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam) de kitaplarına yer vermeleri dinlere karşı olmadıklarını gösterse de (!) her hangi bir dinin egemenliğine müsaade etmeyecek laik bir karaktere sahip olduklarını gösterir.

4- Yasal, seçilmiş hükümetleri düşürmek, toplumsal birliği bozma ve kendi maslahatlarına boyun eğdirme: İkinci madde de açıkladığımız üzere birliğin, önemli bir güce sahip olduğu aşikâr. Medya, önemli kuruluşlar, iç ve dış etkilerle nüfuzunu kolayca gösterebilecek seviyede.

5- Bazı eserlerde de toplumda ahlaki çözülmeyi hızlandırmaya çalışmalarına, ahlaki değerlerden tecrit faaliyetlerinde bulunduklarına temas edilmektedir. Dinlere savaş açan bir takım ideolojilerin kurucularının ve fikirleriyle insanlığı etkilemiş önemli simaların da masonluğa nispet edilmesi bu tezi biraz daha kuvvetlendiriyor sanki. Bu isimlerden bazıları şunlar; Karl Marx, Engels, Troçki, Lenin gibi komünist düşüncenin babaları…
Masonlar, ülkelerin içerisinde yaptıkları bir takım organizasyonlarla da bu ahlaki çözülmeye hizmet ederler. Daha çok yeni denebilecek bir olay yaşandı Adana’da. Mason bir kuruluş olan Seyhan Lions kulübü tarafından “rakı festivali” düzenleneceği ilan edildi. Festivalin 2006 yılından beri yapılmakta olduğu bildirilmekte.

6- Dünyada birçok büyük kuruluşun ve örgütün başında yer almak: Muteber mevkilerde yer alan masonlar, diğer masonlar için birer referans kaynağı olabilmekte, mevki gücünü kullanmak suretiyle stratejik öneme sahip yerlere kendilerinden olanları getirebilmektedirler.
Buraya kadar saydığımız faaliyetler kısa süreli diyebileceğimiz hedefler olarak kabul edilebilir. Ancak bazı araştırmacılara göre tüm bunların da ötesinde iki asıl hedef var ki bunlar kimilerince komplo teorisi, ütopya veya paranoya olarak kabul edilmektedir. Hangi söylemin daha doğru olduğunu zaman gösterecektir. Ancak biz burada bunlara da değinmeden geçemeyeceğiz.

7- Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmak.
Masonlar, kendilerinin Yahudilikle ilişkilendirilmelerini “Süleyman heykeli” sembolleri ile ilişkilendirilmekten ibaret olduğu gerekçesiyle reddetmekte ve bunun bir sembolden öte anlam taşımadığını söylemektedirler. Ancak Siyonistlerin önde gelen isimleri masondur. Theodor Herzl’in masonları siyon protokolünde övdüğü bildirilmektedir. Yine bazı haber sitelerinde yer alan bilgilere göre masonların yıllık buluşmaları Kudüs’te yapılmaktadır. Yine masonlar dil (İbranice) ve semboller bakımından da Yahudilikle ilişkilendirilmektedir.

8- Dünya üzerinde evrensel laik bir cumhuriyet; bir büyük dünya devleti kurmak.
Bu da tüm dünya masonlarının en nihai noktada gerçekleştirmek istedikleri hedefleri olarak sunulmaktadır.

Sonuç olarak buraya kadar yazdığımız tüm faaliyetler hiçbir mason tarafından “bunlar masonların hedefleridir” diye duyabileceğimiz şeyler değildir. Masonluk üzerine çalışmalar yapan araştırmacıların ortaya koyduğu tezlerdir. Gizli bir yapılanma olan masonluk, kendisini çağdaş, bilimsel, ahlaklı insanlar yetiştirmeye adamış ve bu insanların bir araya geldiği bir yapı olarak tanıtır. Hâla gizli kalmaya devam etmelerini ise ‘bir takım semboller etrafında bir araya gelmiş olmaları ve bu sembollerinde işin içerisinde olmayan insanlar tarafından anlaşılamayacağı’ şeklinde izah ederler. Netice itibariyle dünyanın her yerinde milyonlarca üye, çok büyük bir mali servet ile hala kısmen gizli kalmaya devam eden bir örgüt. Hiçbir akıl sahibinin, bunca mühim yerlerdeki kişilerin bir araya gelip biraz sohbet edip ayrılıyor olmalarına inanması beklenemez herhalde. Bu düşünce ve ortaya çıkartılan bir takım faaliyetleri masonluğu dikkate değer kılmaya devam etmektedir.