Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasûlullah’a, onun ailesine ve ashabına olsun.

İnsan Allah Teâlâ’nın kendisine verdiği nimetleri saymaya kalksa bir ömür süresince buna muvaffak olamayacaktır. Zira bu nimetlerin bazısını gözleriyle görse de kâinat içinde kendisini kuşatan nimetlerin sayısı ve içeriği insandan gizlidir. Bu sebepten dolayı Allah, insanı güç yetiremeyeceği böyle bir amel ile mükellef tutmamıştır.

İnsan, yapısı gereği usangaçtır. Her ne kadar hayır işlemede en üstün derecelere ulaşma arzusu olsa da bu usangaçlığı insanı çoğu zaman engeller. Miraç hadisesinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ tarafından elli vakitle mükellef kılınmış, Hz. Musa aleyhi selam’a uğradığında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Rabbine dönüp bu vakitlerin düşürülmesi için niyazda bulunmasını ve son ümmetin bu ağır vazifeyi kaldıramayacağını söylemiştir. Çünkü Hz. Musa aleyhi selam’ın bizzat kendisi de bu manada bazı imtihanlar yaşamış onun da ümmeti imtihanı geçememişlerdi. Nihayet bu gece namaz beş vakit olarak belirlendi.

Abdullah bin Mes’ud radıyallahu anh insanlar usanmasın diye onlara haftada bir gün sohbet anlatırdı. Sürekli oruç tutacağını, Kur’an okuyacağını ve hiç evlenmeyerek takvaya kavuşacağını iddia eden bazı gençler Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e başvurunca efendimiz onlara vasat yolu göstermiş, çok amel yapma arzusunu kendilerini usangaçlığa sevk edeceğine işaret etmiştir.

Tabii ki insanın yapısının tek hal üzere kalması mümkün değildir. Uzun imtihan yolunda dinlenme, gücünü toplama ve eksiklilerini giderme onun en fazla üzerinde durması gereken önemli bir vazifedir. Sayamayacağımız kadar nimetlerle bizi kuşatan Rabbimiz temizlenip paklanmamız için Ramazan ayını, bu mübarek ayda kadir gecesini bizlere hediye etmiştir.

Büyük hayırları içinde ihtiva eden bu gece bin aydan yani çoğu insanın ömrünün yetmediği bir müddetten daha hayırlıdır.

Ebu Hureyre radıyallahu anh diyor ki: “Ramazan ayı gelince Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Size Ramazan ayı geldi. O mübarek bir aydır. Allah onun orucunu tutmayı size farz kıldı. O ayda cennetin kapıları açılır, Cehennemin kapıları kapanır ve onda şeytan prangalara vurulur. Onda bin aydan daha hayırlı bir gece vardır. Kim o geceden mahrum olursa gerçekten mahrum odur.” (1)

Kadir gecesi, değerinin yüceliğinden ve şerefinin üstünlüğünden dolayı bu ismi almıştır. Bu gecede yapılan ameller büyük mükâfatlara mazhar olur.

Ebu Hureyre radiyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ”Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse onun geçmiş günahları bağışlanır.” (2)

Kadir gecesinin Ramazan ayının kaçıncı gecesi olduğunda ihtilaf edilmiştir. Ancak son on günün tekli gecelerinde olduğu konusunda ittifak vardır. Özellikle yirmi yedinci gece olduğu ile ilgili rivayetler ön plana çıkmıştır. Kadir gecesinin hangi gece olduğunun tam olarak belirtilmemesi onu araştırmada daha titiz davranma ve Ramazanın son on gecesini ibadetle daha fazla ihya etme sebebiyledir.

Ubade bin Es-Samit radıyallahu anh diyor ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize kadir gecesini haber vermek için çıktı. Bu esnada Müslümanlardan iki kişi tartışıyorlardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Size kadir gecesini haber vermek için çıkmıştım. Falan, falan kişiler tartışınca onun bilgisi benden kaldırıldı. Umarım bu sizin için daha hayırlı olmuştur. Onu dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecelerde araştırın.” (3)

Hz. Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kadir gecesini Ramazan’da son on günde tekli gecelerde araştırın.” (4)

Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma ’dan rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bazılarına rüyalarında Kadir gecesinin son yedi günde olduğu gösterildi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:  “Rüyalarınızın son yedi günde uyumluluk sağladığını görüyorum. Kim onu araştıracaksa son yedi günde araştırsın.” dedi. (5)

Ubey bin Ka’b radıyallahu anh diyor ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kadir gecesi, yirmi yedinci gecedir.” (6)

Rivayetler Ramazan’ın son on günü ile alakalı olsa da tüm Ramazan gecelerini ihya etmekte fayda vardır. Her gecenin ihyası vesilesiyle Kadir gecesine isabet hâsıl olur.

Hz. Aişe radıyallahu anha diyor ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem son on gün girince geceyi ihya eder, ailesini uyandırır ve ibadete paçasını sıvardı.” (7)

Kadir gecesinin ihyası konusunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in genel olarak yaptığı ibadetlerin yapılmasında fayda vardır. Son on günü îtikafta geçirmek sünnette geldiği üzere teheccüd namazı kılmak, zikir yapmak, tefekkür etmek, nefis muhasebesi yapmak, Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunmak, tesbih ve teravih namazlarını kılmak suretiyle Rabbimize yaklaşmaya gayret etmeliyiz.

Hz. Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre şöyle diyor: “Ya Rasûlullah! Hangi gecenin kadir gecesi olduğunu bilsem ne diyeyim? dedim. Buyurdu ki: “Allah’ım! Sen affedicisin affetmeyi seversin, beni de affet.” (8)

Kadir gecesinin affımıza vesile olmasını yüce Rabbimizden diliyoruz.   

 

————————-

 

  1. Nesai 4/129, Müsned 2/230
  2. Buhari 1091, Müslim 760
    3. Buhari 2023
    4. Buhari 2020, Müslim 1169
    5. Buharı 2015, Müslim 1165
    6. Müslim 762
  3. Buhari 2025, Müslim 1174
    8. Tirmîzî 3513