“De ki: İşte bu benim yolumdur. Ben bana uyanlar bir basiret üzere Allah’a davet ederiz. …” (12, Yusuf, 108)

“Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.” (Âli İmran-104)
Rabbimizin “hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun” emrine ancak donanımlı bir davetçi olduğumuz taktirde uyabilmemiz mümkün olacaktır. Günümüz İslam davetçileri kendilerini maddi ve manevi ilimlerle donatmalı ki hem kendilerine hem de çevrelerine ışık olabilsinler, çevrelerindeki insanları şirkin, günahın bataklığından kurtarıp İslam’ın nuruna ulaştırabilsinler. Bu da öncelikle sağlıklı bir “İslam Toplumu”nu oluşturmaktan geçmektedir. İslam Toplumu fertlerden oluştuğuna göre ferdin eğitim-öğretimi öncelenmeli, bunun için gerekli olan bütün plan ve programlar elden geldiğince detaylı bir şekilde hazırlanmalıdır.
Hocalarımızın “Usul olmadan, vusul olmaz” sözü, bize öncelikle hangi usulü takip etmemiz gerektiğini belirlemenin önemini ifade etmesi bakımından dikkat çekicidir. Günümüzde birçok eğitim programları düzenlenmekle beraber, insan yetiştirme ve liderlik eğitimi alanına gereken ilginin gösterildiği söylenemez; gerçekten bu alanın daha sistematik olarak incelenmesi, ders kitabı ve müfredat şeklinde programlanması gerekmektedir.
Eğitim materyali üretme gibi bir görev, ihtiyaç duyulan meyveleri verebilmesi için, ilmi düşünen bir uzman ve profesyonel kadronun yoğun gayretlerine dayanması gerekmektedir. İslami hareket, kaynaklarının önemli bir kısmını yüksek düzeydeki bu uzmanlık alanına tahsis ederse geleceğine iyi bir yatırım yapmış olacaktır. Bu alanda ciddi çalışmalar yapılmalıdır. Yapılan bu çalışmalar tasnif edilmeli ve faaliyetler bu sistem altında yürütülmeye çalışılmalıdır.
Muhammed Kutub, “Nasıl Davet Edelim?” İsimli eserinde konunun önemi hakkında şunları söylemektedir: “İnsanları nasıl davet edeceğimizi bilmemiz, son derece önemli hususlardandır… Çünkü bugün İslâm dünyasının karşı karşıya kaldığı kriz, son derece keskin bir krizdir. Belki de tarih boyunca karşılaştığı en ağır krizdir… Bütün düşmanlar İslâm’a karşı savaşmak için bir araya gelmiş bulunuyor. Belki de daha önceden bu çapta ve bu ısrar ile İslâm düşmanları bir araya gelmiş değildir. Diğer taraftan bugün insanlığın İslâm’a ihtiyacı, Rasulullah (s.a.)’e indirildiği gündeki ihtiyacından daha az değildir.
Bizler basiretle ve aynı zamanda son derece sağlam adımlarla davet yolunda yürümeyecek olursak, hedefimize ulaşamayabiliriz, çabalarımızın birçoğu da gerçek bir sonuç vermeden boşa gidebilir.”

“Bir iş yapılacaksa, onu başlatacak olan benim.”

Bizler de dergimizin gelecek sayılarında konuya gücümüz yettiği ölçüde katkıda bulunmak amacıyla “Davet Okulu” adı altında seri yazılar ile katkıda bulunmaya çalışacağız. Bu bölümde genel olarak davet usulü ve davetçilerin donanımı ile ilgili konuları işlemeye çalışacağız. Bu sayımızda yöneticiler için bazı tavsiyeler ve çalışanları motive etme ile ilgili bazı nasihatleri sizlere sunacağız. İstifade etmemiz duasıyla.
Yöneticiler İçin Günlük Doğrulamalar
Çalışma sahanızın ve oradaki insanların enerji kaynağı sizsiniz. Enerji aşılayan bir yönetici olun.
Yöneticilik insanlarla yapılan bir iştir. İnsanı başa alın.
Yöneticilik insanlar üzerinde değil, insanlarla birlikte gerçekleştirilen bir iştir.
Sözünüzün eri olun, sözlerinizi eylemlerinizle destekleyin. İnsanlar duyduklarından çok, gördüklerine inanır.
“Bir iş yapılacaksa, onu başlatacak olan benim.”
Çalışanlarınızla paylaştığınızda, gücünüz artar.
En başarılı performans net amaçlarla başlar.
Ne kadar ödül verirseniz, o kadarını alırsınız.
Ne kadar çok hata yaparsanız, doğru yanıta o kadar yaklaşırsınız.
Ölçemediğiniz performansı yönetemezsiniz.
Ufak tefek meselelerle kendinizi harap etmeyin (eninde sonunda hepsi ufak tefek meseledir).
Her zaman için en iyi yaklaşım en basit yaklaşımdır.
Hizmet Ehli Kardeşleri Motive Etmenin Yolları

Kardeşleri takdir etmek, ödüllendirmek ve terfi ettirmek için performansı esas alın. Düşük ve marjinal performans gösterenleri ise ya kendilerini düzeltmeye ya da görevden ayrılmaya yönlendirin.

İyi iş başaran kardeşinize şahsen teşekkür edin; ya yüz yüze görüşerek, ya yazılı olarak, ya da her iki yöntemi birden kullanarak. Bunu zaman kaybetmeden, sık sık ve içtenlikle yapın.
Kardeşlerinize görüşmek ve düşüncelerini almak için istedikleri ya da gerek duydukları kadar zaman ayırmaya istekli olun.
Kardeşlerinize, biriminiz ve cemiyetin performansı hakkında sık aralıklarla somut geribildirim verin.
Açık, güven verici ve keyifli bir çalışma ortamı oluşturmaya çalışın. Yeni fikirleri ve inisiyatifi cesaretlendirin.
Kardeşlere stratejiler hakkında bilgi verin ve genel plan kapsamında tek tek çalışanlara düşen rolleri açıklayın.
Kardeşleri özellikle kendilerini ilgilendiren karar süreçlerine katın.
Kardeşlere yeni beceriler geliştirme ve ilerletme olanağı sağlayın; en iyi düzeyi hedef almaya özendirin.
Cemiyetin, bölümünüzün ve tek tek bireylerin başarılarını kutlayın. Ekibinize moral toplantıları ve çeşitli etkinlikler düzenlemek için zaman ayırın.
Kardeşleri takdir etmek, ödüllendirmek ve terfi ettirmek için performansı esas alın. Düşük ve marjinal performans gösterenleri ise ya kendilerini düzeltmeye ya da görevden ayrılmaya yönlendirin.