Yaş              Korku
İlk altı ay      Gürültü, ani hareket eden nesneler
 7- 12 ay      Yabancı kişiler
 1- 5 yaş       Yüksek ses, karanlık, hayvanlar, aileden ayrılma
 3- 5 yaş       Hayaletler, canavarlar
 6- 12 yaş     Hırsız, cezalandırma, yaralanma


 

Korku, her insanda potansiyel olarak var olan, tehlikelere karşı duyulan doğal bir tepkidir. İstemsiz savunma davranışıdır. Korku aslında kişiyi tehlikelere karşı hazır hale getiren bir çeşit uyarı olması hasebiyle gerekli ve faydalıdır. Doğal bir duygu durumudur. Ancak normal olmayan bu doğal duygu sınırının aşılmış olmasıdır. Öyle ki korkular çocuğun günlük işlerini ve düzenini bozar. İşte o zaman fobiden bahsedilir.

Normal şartlarda kendi odasında uyuyabilecek yaşta olan bir çocuğun odasından korkması ve anne babasının yanına gelmek istemesi korkunun anormalleşmesi anlamına gelir. Ancak her davranış bozukluğunda olduğu gibi bunda da çocuğun içinde bulunduğu yaş dönemi etkilidir. Çocuklar belli yaşlarda, yaşlarının gereği olarak korkular yaşarlar.

Bu dönemlere denk gelen korkular hariç olmak üzere çocuğun normal şartlarda korkuya karşı dayanaklılığının olması gerekir.

Sık görülen yaşlara göre normal korkular:

Bebeklik çağındaki çocukların tanımadıkları seslere karşı ürkekleşmeleri durumunda ilk, anneye sığınabiliyor ve onun teselli edici davranışlarıyla karşılaşıyorsa, duygu dünyası güçlenir. Korkuya direnç kazanır.

5 yaşlarındaki çocuklarda doğal bir korku vardır. Hayal dünyalarında canlandırdıkları çizgi film karakterlerinden, ailelerinden dinledikleri ölümcül hikayelerden korkarlar. Cin,melek gibi soyut kavramları tam kavrayamadıkları için özellikle gece korkuları yaşarlar. Bunlar dönemsel korkulardır ve endişelenecek bir durum yoktur.

Çocuklarda aşırı korku oluşturan nesne ve durumlar:

– Hayvanlar (kedi, köpek, yılan)
– Kan ve yara
– Ateş
– Karanlık
– Yabancı bir insan
– Yükseklik
– Kapalı bir mekanda bulunma (asansör)
– Şimşek, gök gürültüsü

Çocuklarda görülen aşırı korkuların (fobi) çeşitli sebepleri vardır.

1- Yanlış anne-baba tutumu (mesela bebeklikten itibaren “cadı geliyor, köpek geliyor, seni yer gibi sözlerle büyüyen çocuk kısa süre sonra koridorda dahi yürüyemeyen, köpek görünce avazı çıktığı kadar bağıran yada iğne ve doktorlarla korkutulan ve doktora gittiğinde ortalığı birbirine katan çocuğun bu davranışları bizim eserimizdir.)

2- Bir takım fobileri olan anne ve babalar çocuklar için olumsuz örnektir. Mesela; köpekten veya herhangi bir hayvandan aşırı derecede korkan anne babanın çocuğunun da böyle bir fobi gelişebilir. Çünkü anne babalar çocukları için bir modeldir ve çocuklar en çok anne babayı örnek alırlar. Fobilerin oluşumunda öğrenme ve yetiştirilme biçiminin önemli bir rolü vardır.

3- Çevresel Faktörler: Anne babanın yanlış tutumu ve öğretmesi olmaksızın da çocukta korku reaksiyonu gelişebilir. Çocuk izlediği filmden, çevredeki olumsuzluklardan, deprem, yangın, anne ve babanın ayrılma ihtimali gibi somut olaylardan 5-6 yaş döneminde korkmaya başlayabilir.

Daha çok anne ve babanın elinde olmayan çevresel sebeplerden kaynaklanan bu problemlerin çözümü yine anne ve baba desteğine bağlıdır.
Çocukta ki bir fobiyi gidereyim derken başka fobi oluşturmamasına dikkat etmek gerekmektedir. Karanlıktan korkan çocuğa “bak uyumazsan köpekler seni yer” diyerek köpeklere karşı yeni korku oluşturmasına sebep olmak çözüm değil, bilakis yeni korkulara zemin hazırlamaktır. Anne babanın korkan çocuğa söyledikleri ilk söz “bebek gibi niye korkuyorsun” olmaktadır. Çocuğu aşağılayan bu yaklaşımla sorunu çözmek mümkün değildir.

Muhtelif korkuları olan çocuklara karşı yapılması gerekenler:

– “Ne hissettiğini anlıyorum” diyerek yardımcı olacağınız mesajını vermek.
– Korkusunu yenmek için ona zaman tanımak ve adım adım sorunun üzerine gitmesine yardımcı olmak.
– Korkularıyla ilgili olumlu manada attığı her adımda onun cesareti nedeniyle kutlamak ve ümit vermek. Mesela karanlıkta yalnız uyuyamayan bir çocuğun gece lambasında uyuması bir adımdır ve bu adım anne-baba tarafından olumlu karşılanmalı ve gerekirse ödüllendirilmelidir.
– Anne ve baba, korkularını yenerken çocukları karşısında SAKİN olmadır.
– Çocukların korkularıyla ilgili sordukları sorulara yaşlarına uygun cevaplar vermelidir.
– Ve bu süreçte ebeveyn soğukkanlı ve gerçekçi olmalıdır.

Gerçekçi ve soğukkanlı bir ebeveynin yanındaki çocuk korkularını daha kolay, duygusal ve kaygılı bir ebeveynin yanındaki çocuk ise bu dönemi daha zor atlatır.

Ebeveynin ve çevrenin durumuna bağlı olarak fobiler çocuklarda bazen belli bir süre sonra geçer, bazen de ömür boyu devam eder ve o kişinin hayatını etkileyip kısıtlar. Bu da başka sıkıntılar doğurabilir.

Yetişkin olduğu halde kendisindeki bir takım fobiler yüzünden ilerleyemeyen, öne atılamayan veya kendisini geliştiremeyen hatta sosyal ortamda kendisini ifade edemeyen çocukların mı, yoksa Allah’tan başka hiçbir şeyden korkusu olmayan, geleceğe korkusuzca, ümitle bakabilme ve cesaretle adım atabilme kabiliyetine sahip, Allah’ın sınırları dışında hiçbir korkunun kendisine mani olamadığı, bulunduğu çağa altın harflerle yazılan çocukların mı anne babası olmayı tercih edersiniz?

– Anne baba tutumu olarak durumu ele alırsak;

25 yaşında İstanbul’u fetheden komutan Fatih Sultan Mehmet’i, doğru bildiklerini etrafa yayması için dört duvar arasına hapsedilen, bütün olumsuzluklara rağmen tebliğinden orada da vazgeçmeyen Mevdudiyi’de yetiştiren etten ve kemikten yaratılmış anne ve baba olduklarını unutmayalım. Çocuklarına arzu ettiklerini, bir takım şeyleri yaptıramadıkları için korkutma yöntemini seçen anne babalar nasıl bir çocuk yetiştirmek istediklerini tekrar bir gözden geçirmelidirler. Elbette ki çocuk yaşına göre uygun olarak yaptığı hatanın sonucunda ne olacağını bilecektir ve zamanla öğrenecektir de…

Bunun için çocuklarda korku oluşturmanın hele hele bunu kendi ellerimizle yapmanın hiçbir mantığı yoktur.

– Çevresel faktörler olarak durumu ele alırsak;

Peygamberin amca oğlu Hz. Ali… Peygambere peygamberlik verildiğinde ona ilk iman eden çocuktu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona, anne ve babası iman etmemesine rağmen öyle bir cesaret vermiş ve ona Allah korkusundan başka hiç bir şeyden korkmamayı öyle bir yerleştirmişti ki müşrikler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i öldürmek için ellerinde mızraklarla eve girdiğinde ölümü göze alıp Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yatağında yatma cesaretinde bulunabilmişti.

Velhasıl  kelam; “bütün dünya bir kişiye zarar veya fayda vermek isterse ve bunun için bir araya gelse Allah’ın dilediği kadarından fazlasını yapamaz” İslami öğretisinde öncelikle ebeveynler zihinlerine yerleştirmeli sonra da aşırı korkulardan sıyrılarak çocuklarımıza cesaret ve güven vererek desteklemeliyiz ki çağa iz bırakan şahsiyetler olsunlar. Velhamdülillahi rabbil alemin…

————————-

Kaynaklar:
1. Çocuk Neyi Neyden Yapar? Adem Güneş-Nesil yayınları
2. Çocuk Psikiyatrisi – Mücahit Öztürk- Uçurtma yayınları