Hayâ, utanma duygusudur. Esasen her insanın yaratılışında mevcuttur. Ama imanla doğru orantılı olduğundan imanın zayıflamasıyla bu duyguda kalkmaya başlayacaktır.

Tüm Müslüman ebeveynler çocuklarına hayâ duygusunu yerleştirmek isterler. Ama bunun için önce (her zaman olduğu gibi)kendileri bu duyguyla bezenmiş olmaları gerekir. Bundan sonra yapılacak iş; evlatlarına iman duygusunu vermek, Allah’ın her an görüp gözettiğini (yani el-Basir olduğunu), her şeyi işittiğini (yani es-Semî olduğunu) zihinlerine kazımaktır. Gerisi, yani; hayâ kendiliğinden gelecektir. Çünkü o pak, temiz ruhu, hayâ ile bezenmiş Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selem hayânın imandan olduğunu şöyle ifade buyurmuştur: “İman 60 küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.” (1)

Yani hayâ iman işidir. İmanı tam olarak yerleşmemiş bir nesilden hayâlı olmalarını beklemek, pişirme usulüne riayet etmeden, salt malzemeler konup kapağı kapatılarak lezzetli bir yemeğin ortaya çıkmasını beklemek gibi abestir. Güzel sonuçlar, başarılı işler, emek ister, özen ister. Hele hele çocuk ise büyük özen ister.

Geleneklerle harmanlanarak, karman-çorman hale getirilip çocuğun özüne sunulan ve sadece “ayıptır, günahtır, insanlar seni ayıplar” sözleriyle geçiştirilerek öğretilmeye çalışılan hayâ, İslam’ın öngördüğü utanma duygusuyla aynı değildir. İslam’ın öğrettiği ve yerleştirmek istediği hayâ; iman kaynaklı olup kişiyi açıkta da gizlide de toplumda da tek iken de günahtan uzak durmaya sevk etmelidir. Yoksa o, toplum baskısından dolayı ortaya çıkan, diğer vakitlerde kaybolan tuhaf, kişiyi yapmacıklığa, gösterişe ve ikiyüzlülüğe sevk eden bir duygudan başka bir şey olmaz. Bütün bu sebeplerden ötürü çocuklara öncelikle İMAN sevdirilmeli, evlerde iman rüzgarı esmelidir. Bununla beraber küçüklükten itibaren verilecek eğitimde bazı noktalara ihtimam göstermekte fayda vardır. Bunları maddeler halinde sıralayalım;

1- Çocuklar 3-4 yaşından itibaren erkek – kadın ayrımını fark etmeye başlarlar. Bundan dolayı bu yaşlardan itibaren verilecek hayâ duygusu çok önemlidir. Aslında daha doğduğu andan itibaren bebekler bir çok şeyi algıladıklarından dolayı başkalarının olmadığı yerlerde altını değiştirerek hayâ duygusunu yerleştirmeye başlayabiliriz. Günümüzde kız çocukları daha küçüklükten “daha küçük bir şey olmaz, hevesini alsın” denilerek hayâsızlığa alıştırılmakta ve belki de bilinmeden utanma duygusu kalmamış bir anne yetiştirilmeye adım atılmaktadır. Halbuki iyi bir neslin yetişmesi, iyi annelerin yetişmesine bağlıdır. Veya erkek olsun kız olsun herkesin önünde “yakın akrabasıdır” denilerek üzerini çıkartıp avret yerlerini açabilmekte ve bundan rahatsızlık duymamaktadır. Bu iyiye gitmeyen vahim bir durumdur. O yüzden kadın erkek ayrımı yapabilmeye başlanılan 3-4 yaştan itibaren çocuklar avret yerlerini herkesin önünde açmamaları gerektiğini öğrenmelidirler.

2- Çocuklar 4 yaşından itibaren evde veya herhangi bir yerde, üzerinde hiçbir şey olmadan dolaştırılmamalıdır. Bu yaşta artık yavaş yavaş üzerini giyip çıkarabileceğinden dolayı kendisinin bu işlemi kimsenin olmadığı bir odada, kapıyı örterek gerçekleştirmesi sağlanmalıdır.

3- Yine 4 yaşından itibaren çocuk, tuvaletin özel bir mekan olduğunu öğrenmeli, kapısını kapatarak içeriye girmeli ve başkaları tarafından avret yerlerinin görülmesinin uygun olmayacağını benimsemeye başlamalıdır.

4- Çocuğun, anne babanın özel ilişkilerine şahit olmaması çok önemlidir. Özellikle günümüzde buna pek ehemmiyet verilmemektedir. Ama bu, çocuğun utanma duygusu açısından ve vereceği başka zararlardan ötürü çok sakıncalıdır.

5- Televizyondaki ve internetteki uygunsuz programlardan kesinlikle uzak tutulmalıdır. Seyredeceği gayr-i ahlaki bir program onun hayâ perdesini yırtabilir. Önemsemeden devamlı izletilen bu tür görüntüler zamanla normalleşmeye ve hayatının bir parçası olmaya başlayabilir. (Allah çocuklarımızı korusun)

6- 4 yaşından sonra çocuklar diğer kardeşleriyle ayrı ayrı banyo yaptırılmalıdır ki birbirlerini çıplak görmeye alışmasınlar.

7- Bir çok şeyi ayırt edip anlamaya başladıkları 5-6 yaşından itibaren anne babalarının odasına izinsiz girmemeyi öğretmek gerekir. Bir adam Huzeyfe (r.a)’ye : “Annemin odasına girmek için izin almam gerekir mi?” dedi. Huzeyfe: “Şayet izinsiz girersen, hoşuna gitmeyen bir şey görebilirsin” dedi. Nur Suresi 58. ayeti inceleyin.

  • Sabah namazından önce,
  • Öğlenleyin elbiselerinizi çıkardığınızda
  • Yatsı namazından sonra izin isteyerek anne babalarının yanına girmeleri emredilmiştir.

O yaşa geldiğinde bunu yapabilmesi için küçüklükten alışması gerekmektedir. Ayetin sonunda Allah, âlimdir. Hakimdir buyuruyor. Yani Allah eğer bu 3 vakitte ebeveynlerin odasına izin almadan giren çocuklar yetiştirirseniz bunun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini hepimizden iyi bilir ve (el-Hakim) hikmet sahibi olduğu için bunu bize emreder. Bize düşen isyan etmeden itaat etmektir.

8- 9-10 yaşından itibaren çocukların yatakları ayrılmalıdır. Bu Peygamberin tavsiyesidir.

9- 10 yaşından sonra erkekler çocuklar kadınlar topluluğundan, kız çocukları da erkek topluluğundan yavaş yavaş ayrı odalarda oturmaya teşvik edilmelidir. Çünkü özellikle erkek çocukları bu yaşlardan sonra kadınların hallerinden anlamaya başlar. Ergen olmasa bile bu yaşlardan itibaren alıştırılmaya başlanması faydalı olacaktır.

10- 3-4 yaşındaki bir çocuk henüz anlatılanları detayıyla anlamakta zorlanabileceğinden, anlatılanları anlayabilme yaşına gelmiş mesela 7-8 yaşındaki bir çocuğa sebepleri anlatılarak hayâ öğretilmelidir. Küçük çocukların ise yaşına göre durumları göz önüne alınarak eğitim verilmelidir.

11- Hayâ sahibi örnek ve önder şahsiyetlerin hikayeleri yaşa göre anlatılmalıdır. Mesela Hz. Osman’ın hayâsı bu konuda çok faydalı olacaktır. Veya kızlara Hz. Meryem anlatılabilir.

Mahremiyete büyük önem veren hayâ sahibi tertemiz nesiller yetiştirmek duasıyla…

Velhamdulillahi Rabbil Alemin.

————————-

1. Tirmizi, Beyhaki