İnfak, Allah’ın bize verdiği maddi ve manevi tüm nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktır. Ancak infak ile iyiliğe ereceğinin bilincindedir Müslüman. Ama bu bilinç tohumu, küçükken anne baba tarafından ekilmelidir.

Cömert bir anne babanın evlatları cömert olacaktır. Ama bu yeteli değildir. Ayrıca buldukları boşluklarda bencilliğe kapılıp infaktan yüz çevirmemeleri için bizim onları teşvik edecek vesilelere sarılmamız gerekmektedir. Ne gibi vesilelerden bahsediyorum? Şöyle ki:

– Sadaka ve infakın gizli verilmesi makbul ise de, çocuğumuzu teşvik etmek amacıyla onun yanında infakta bulunmak daha faziletlidir.

– İnfaklarımızı düzenli ve sürekli yaparak devamlılığının önemini öğretelim.

– Evimizden infak kumbaraları hiç eksik olmasın. Kendi harçlıklarından kısarak bu kumbaralara katkıda bulunmasını sağlayalım.

– İnfakta bulunduğumuz kişiyi rencide etmeden, çocuğumuza paylaşma ve paylaşılan kişinin sevincini yaşatalım.

– En az yılda bir özellikle küçük çocukların eğitildiği İslami eğitim kurumlarında yardıma muhtaç Müslüman kardeşlerimiz için büyük kumbaralar yapıp çocuklara süre verip o kumbaraları bizzat yetkililere kendilerinin teslim etmesini sağlayalım.

– İnfakla ilgili peygamber ve benzeri kıssaları çocuklarımızın zihnine ömür boyu silinmeyecek kadar yerleştirelim. Bu onların sürekli gündeminde kalmasını sağlayacaktır.

– Tüm zamanlarda ama özellikle Ramazan ayında daha cömert olalım ve bunun sebebini çocuklarımıza anlatalım.

– Cömertliğin Allah’ın azabını savdığını çocuğumuza öğretelim. Her zaman cömertliğe teşvik edelim ama savurganlık yapmasına izin vermeyelim.

– İnfakın sadece parayla yapılmadığını, bilakis tüm azalarımızın infakının olduğunu haber verelim. Ağzın infakı, tebessüm etmek, vücudun infakı, oruç ve namaz, ayakların infakı, doğru yola gitmek, ellerin infakı, doğruları tutmak, gözün infakı, haramdan sakınmak, dilin infakı, güzel söz söylemek, kalp kırmamak gibi.

– Dünyada yapılan küçücük bir infakın bile ahirette kat kat büyük ecirlerle karşılık bulacağını, bunun tek şartının samimice yapılan infak olduğunu söyleyelim.

İnfakla ilgili Ebu Dahdah radıyallahu anh gibi öncü şahsiyetlerin kıssalarını anlatmak çok faydalı olacaktır:

Yetimin biri Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek;

– “Ey Allah’ın Rasûlü! Falancanın bahçesindeki bir hurma ağacı yere yıkıldı. Emredin de, o ağacı bana versin, ben de bahçemin duvarına koyayım” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem adamı çağırıp;

“Ağacını şu adama verirsen ben de sana cennette bir hurma ağacı verileceğine kefil olurum” buyurdu. Ama adam bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Ebu Dahdah adama;

– “Ağacını bana ver, ben de sana bahçemi vereyim” dedi. Adam bunu memnuniyetle kabul etti. Sonra Ebu Dahdah, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

– “Ey Allah’ın Rasûlü! Ben o adamın ağacını hurma bahçem karşılığında satın aldım. Sana veriyorum, sen de adamı çağırıp ona ver” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ebu Dahdah’ın bu hareketine o kadar sevindi ki, üst üste:

“Ebu Dahdah cennette nice büyük ve değerli hurma ağaçlarına sahip oldu” buyurdu. Daha sonra Ebu Dahdah bahçesine gitti ve hanımına:

– “Bahçeden çık. Ben bahçeyi cennette bir ağaç karşılığında sattım” dedi. Hanımı da:

– “Ne kadar karlı bir iş yapmışsın” dedi.

Özellikle İslam Dünyasının üzerine çöken zalimlerin zulmü neticesinde Müslüman kardeşlerimiz mağdur ve muhtaç durumda iken hem kendimizi hem de çocuklarımızı yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden korumak için “İnfak seferberliğine” girelim.