• Yusuf-Yılmaz
    Permalink Gallery

    PEYGAMBERİN MİRASINI SİNESİNDE TAŞIYANLAR LATİF OLANDAN BİR LÜTUFTUR

PEYGAMBERİN MİRASINI SİNESİNDE TAŞIYANLAR LATİF OLANDAN BİR LÜTUFTUR

Allahu Teala en güzel isimleri kendinde bulundurmaktadır ki Kuran’da da bu durum böylece kayıt altına alınmıştır. “En güzel isimler Allah’ındır.” (Araf; 180) Bizler müminler olarak Allah’ımızı ya kendi kitabından yada Rasulünün sünnetinden tanımaktayız. Yine mümin olarak bu bildirilen isimleri anlamları dışında tanımlamaktan uzak durduğumuz gibi bu mübarek isimleri sonradan yaratılmış olanlara nispet etmekten de o derece imtina etmekteyizdir.
İşte Rahman olan Allah’ımızın mübarek isimlerinden biri de “latif”tir. Mevcudat bu ismin tecellisi ile bilmedikleri yerden rızıklanır, ummadıkları yerden kendilerine yardımda bulunulur, özelde insan için düşünüldüğünde hak etmediğinden fazla hayır ve bereketlerle nimetlendirilirler. Gözümüzü ve gönlümüzü nereye çevirirsek orada Latif olan Rabbimizin nimetleri ile karşılaşacağızdır. Bizler yokluk aleminde bir nokta iken babalarımızın necis bir suyunun annemizin rahmine ulaşmasıyla varlık alemine ilk adımımızı atarken Latif olan Rabbimizin isminin tecellisi ile karşılandık. Çünkü Rahman bizi dişi bir hayvanın rahmine atabileceği gibi üzerine basılan değersiz bir toprak parçası olarak da var edebilirdi. Bizi ahsenul [...]

  • Yusuf-Yılmaz
    Permalink Gallery

    MÜMİN GÜN GELİR BIÇAĞI TUTAN GÜN GELİR BIÇAĞIN ALTINA YATANDIR

MÜMİN GÜN GELİR BIÇAĞI TUTAN GÜN GELİR BIÇAĞIN ALTINA YATANDIR

İnsanoğlu kendine bağışlanan ömür sermayesinde hayata tutunma, hayata iz bırakma, hayallerine kavuşma, önem verdiği değerler adına, birçok şeyini feda eder. Gün gelir zamanını, gün gelir elinde avucunda olanları, gün gelir canını saydığımız unsurlar için harcamaktan bir an geri durmaz. Bu insanlar içerisinden değerleri için her şeylerini feda edenler kendi etraflarınca hayret verici gözlerle izlenmiştir. Kâh deli konumuna sokulmuştur, kâh mert insandır sıfatı ile ödüllendirilmişlerdir. Kimileri şahit oldukları bu fedakarlıklar karşısında etkilenip kendilerini bu yola adamanın adımlarını atarken, kimileri de kendilerinde bu cesareti gösterememeyi alay ederek bastırmaktadırlar.
“İnsanlar, aynen altın ve gümüş madenlerine benzerler. Cahiliyede hayırlı olanları, İslâm’a girip onda derinleşip, (onu hazmettiklerinde) yine en hayırlıdırlar.” (Buhari-Müslim)
İnsan yaratılış icabı selim bir fıtrata sahiptir. Kimi insanın fıtratını kalın bir toz kütlesi kaplarken kimilerinde bu bir örümcek ağı mesabesindedir. Bundan dolayıdır ki bazı kalpler değer atfettikleri şeyler için amansız bir mücadelenin içine girip yorulmaz bir kavgaya kendilerini atabiliyorlar.
Bu melekelere sahip [...]

FARKINA VARILMAYAN NİMET: KARDEŞLİK

Ebu Musa el-Eşari radıyallahu anh, Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder:
“Salih olan meclis sahibinin ve kötü olan meclis sahibinin misali, ancak, misk taşıyan kimse ile körüğe hava veren kimse gibidir. Misk taşıyan kimse ya miskinden sana verir ya da ondan misk satın alırsın veya onda bir koku hissedersin. Körüğe hava basan kimse ise ya senin elbiseni yakar ya da onun üzerinde çirkin bir koku hissedersin.” (Buhari ve Müslim)
Bugün kendilerine pek rastlayamadığımız ancak bir zamanlar camilerin köşelerinde güzel kokular satan yaşlı amcalarımıza şahit olurduk. Onlar hem cami içinin hem de dışının süsleriydi…Ak sakallı, güler yüzleriyle kalplerdeki sevgiyi üzerlerine çekerlerdi. Onların ellerinde küçük tüplere koku aktardıkları şırıngaları olurdu. Orada bulunanların dikkatlerini kendi üzerine çekmek için güzel kokuları etrafa saçarlardı. Camiden çıkan, yoldan geçenler kendi istekleriyle, kendi iradeleriyle koku satın alırlar ya da alışveriş niyeti taşımadan bu zat-ı muhteremin tezgahında ne satılıyor diye yanaşırlarda onlarda cömertliklerini gösterip ya elinize ya da [...]

RAMAZAN HEYACANINI HAYATA TAŞIMAK

Ramazan geldiği zaman hayata canlılık ve heyacan gelir. İnsanla beraber tüm eşyaya sirayet eder bu mübarek ayın rahmet esintisi. Günahlardan arınan beldelerin üzerine daha farklı doğar sabah güneşi. Bu beldelerin üzerinde uçan kuşların kanat çırpışları bile farklıdır. İçinize çektiğiniz oksijen kalbinize huzur, bedeninize dinçlik verir. Çünkü haramların kirliliğinden korunmuştur eşya geçici süreliğine de olsa.
Bu mübarek coşku çocuklarımızın yüreklerinde bile anlamlı etkiler bırakır. Dün aç kalamayan, evde atıştıracak abur cubur bulamadığında ortalığı ayağa kaldıran, cadde boyu geçilen her dükkanda ‘Hadi anne, bana ne zaman döner alacaksın?’ diyerek annesini zor durumda bırakan, televizyonda seyrettiği dondurma reklamlarının yönlendirmesiyle soluğu markette alan yavrularımız bile bu günü ihya etmenin heyecanıyla sevdiği bir çok şeyi terkedebiliyor. Kimisi tam gün, kimisi öğlene kadar, kimisi saat on da havluyu atsa da her birinin yüzünde gücünün yettiği kadar bir şeyi başarmanın eseri vardır. Hele yatsı vaktinde kılınacak teravih namazını beklemek en zor şey olur çocuklarımız için. Ramazandan [...]

DAVET YOLUNDA BİR DEĞER OLARAK MÜSLÜMAN KADIN

Bedir ehlinden ve Ensardan olan Ebû Mes’ûd Ukbe İbni Amr radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu:
“Bir iyiliğe öncülük eden kimseye o iyiliği yapanın ecri gibi sevap vardır.” (Müslim-Ebu Davud)
Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyurdu:
“İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez. Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de, kendisine uyanların günahı gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.” (Müslim-Ebu Davud)
Biz bu ve buna benzer her hadis veya ayeti erkeklere okur, onlara öğütler ve amel etmeleri için teşvikte bulunuruz. Halbuki bu ayet ve hadisleri hayatlarına yazmış, iliklerine kadar bu işi benimsemiş Müslüman kadınları gözlerimiz görmez, kalplerimiz bu anlamdaki faziletlerini takdir etmez olmuştur. Çünkü bize göre davet erkeğin işidir. Eğer Müslüman kadın davet organizasyonun içinde ise bunu kocasına, babasına, abisine borçludur; haliyle ortaya çıkan teşekkür ve [...]

Cennete Açılan 2 Kapı

İbni Abbas radıyallahu anh;
“Bir Müslüman sevabını Allah’tan bekleyerek, Müslüman olan anne ve babasına iyi davranırsa, Allah, onun için cennetten iki kapı açar. Şayet birine iyilik ederse Allah, ona bir kapı açar. Şayet onlardan birini kızdırırsa onun rızasını alıncaya kadar Allah ondan razı olmaz.”
İbni Abbas bu nasihatlerde bulunduktan sonra orada bulunanlardan şöyle bir soru soruldu:
Ana-Baba çocuklarına zulmetseler de mi? İbni Abbas şöyle cevap verir;
Ana-Baba çocuklarına zulmetseler de. (Buhari; Edebü’l Müfred)
Annelerimiz, insanlığın mübarek hamalları… Zayıf bedeninde boş ve faydasız bir şey yerine, yeryüzünün halifesi ve eşrefi mahlûkatı taşımaktadır. İleride yetişecek âlimlerin, abidlerin, adaletli yöneticilerin, cesur komutanların, Muhsin davetçilerin, yeryüzünün salihlerinin ilk barınağı, onları sıkıntıları ile ilk yüklenenidir. Doğumdan önce ve doğumdan sonra evlatlarının rızık depolarıdır annelerimiz. Merhametin temsili, yavrularının ilk muallimi…
Babalarımız, yavrularının etrafında aşılmaz kaleler… Evlerinin manevi direkleri, varlıkları ile güven veren şahsiyetlerdir. Zamanlarını ve güçlerini yavrularının gelişimi için zekât olarak harcayan, göz aydınlığı çocukları [...]