Hayat bir koşuşturmaca. Ya dünyevî istek ve arzular peşinde ya da ilahi rıza peşinde. Ya fâni dünyanın aldatıcı lezzetleri peşinde ya da bâki dünyanın gerçek lezzetleri peşinde. Ayetlerden anlaşıldığı üzere Rabbimiz bizlere hayır işlerine koşmayı hatta müsabaka edercesine birbirimizle yarışmamızı emretmektedir ki bu koşuyu başarı ile tamamlayanlar dünya ve ahirette mutlu ve mesut olacak kimselerdir. Dolayısıyla her Müslümanın bu hayır yarışından ne kastedildiği, niçin bu yarışa katılması gerektiğini, nereye koşacağını, kiminle koşacağını, koşarken nelere dikkat edeceğini iyi bilmelidir. Çünkü bu soruların cevaplarını iyi bilmeyen bir yarışçının yanlış yollara girmesi, yolda kalması kaçınılmazdır. Büyüklerimiz “usul olmadan vusul olmaz” derler, yani bir işe başlamadan önce onun nasıl yapılacağı belirlenmeli ki hedefe varılabilsin.

Hayatımızda yapmamız gereken en önemli yarış, hayır yollarında Allah için yapmış olduğumuz yarıştır. Çünkü dünyevî hedefler uğruna yarış yapıldığında bunların zarar ve ziyanı bu dünyada kalır. Bir Müslümanın ticareti ters giderse bedelini bu dünyada öder, zararı ahiret hayatına yansımaz. Ama [...]