İFTAR VE SAHURUN FAZİLETİ

Hiç şüphesiz orucun maddi (sıhhi) ve manevi faydaları vardır.

Faydalar, ferdi o ameli yerine getirme hususunda teşvik eder. Artık ibadetlerin maddi faydaları anlatılarak insanlar teşvik edilmekte ancak bu sefer niyetlerin yönü Allah rızasından çok sağlığa iyi geldiği için yapılır hale gelerek değişmektedir. Elbette ki orucun, sahurun ve iftarın faydaları çoktur ancak dikkat dağılmaması düşüncesiyle biz sadece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in teşvik edici sözlerine dikkatlerimizi toplayarak sadece manevi boyuttan nazar ettik.

SAHURUN FAZİLETİ

Peygamber Efendimiz  sallallahu aleyhi ve sellem  şöyle buyuruyor:

تَسَحَّرُوا فَإِنَّ في السّحُورِ بَركَةً

“Sahur yapınız, zira sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyâm, 45)

Bir başka hadiste ise:

“Sahur yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler.” (Müsned, 3-44)

Amr İbnu’l-Âs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bizim orucumuz ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli fark, sahur yemeğidir. “ [...]

KADININ KOCASI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Genellikle bir takım problemler aileler içinde meydana gelir ve bunlar ailede huzursuzluğa yol açar. Evvela huzursuzluğun sebebini, kaynağını bulmak önemlidir mutlu olabilmek için.

Evlilikte Stres Kaynakları

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu konuda şunu söyler:
Uzun ilişkiler karşı tarafın eksikliklerini abartır, üstünlüklerini küçümser.”
(“Bizim hanım anlamaz” gibi)
Aile terapistlerine en çok sorulan soru şudur: “Evliliğin yıkılmasını neye bağlıyorsunuz? Ekonomik sıkıntılar mı? Konuşamamak mı? Parasızlık mı? Kıskançlık mı? Sadakatsizlik mi? İlgisizlik mi? Eğitimsizlik mi? Kişilik çatışması mı?…”
Bunların çoğu birer belirtidir. Gerçek sebep sevgi, saygı ve güven bağlarını zayıflatan herhangi bir şeydir. Evliliği bir arada tutan harcın malzemeleri sevgi, saygı ve güvenden oluşur.

1- İLGİSİZLİK

Sevgi bir ateştir. Sürekli yakılması ve beslenmesi gerekmektedir. İlgilenilmediğin de ateş nasıl sönerse sevgi ateşi de öyle söner gider.

Sevgiyi ateşleyen birinci şey ilgidir. Ateşe değer vermektir, bakımını yapmaktır.

Herkesin yaşadığı bir evi vardır. Evi yıkılmaktan, yıpranmaktan korumak için sürekli bakım ve ilgi gerekir. Bırakılırsa ev dağılır. Tamiri ertelenirse bozulmalar başlar.

Bir [...]

YILBAŞINI KUTLAYAMAYIZ

Yılbaşı Hristiyanların bayramıdır, Müslümanların bayramı değildir öyleyse biz onların bayramını kutlayamayız.
ÇÜNKÜ;
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o onlardandır.” (Ebu Dâvud)
Biz Hristiyanlara benzeyemeyiz. Ailemizi, çocuklarımızı Hristiyanlara özendirip havai fişekler atarak, mumlu pastalar keserek, partiler düzenleyerek, onlar gibi kutlayarak, onlar gibi olamayız.
ÇÜNKÜ BİZ MÜSLÜMANIZ..
Hiç bir Hristiyan, Müslümanların ramazan, kurban bayramını kutlamadığı gibi, bir Müslüman da onların bayramlarını kutlayamaz. Ancak bu hadise onların bizim bayramlarımızı kutlamadığından değil, dinimiz bize nehyettiği için kutlayamayız.
Peygamberimiz, gayrimüslimlerin bayramlarını kutlamayı biz Müslümanlara yasaklamıştır.
Biz en doğru din olarak İslam’ı kabul etmiş Müslümanlar olarak, nasıl olurda Hristiyanların noel diye adlandırdıkları bayramlarını kutlayabiliriz!. Kutlayamayız.
ÇÜNKÜ BİZ;
Hak olan İslam’a mensubuz, onların batıl dinleri olan Hristiyanlığı kabul etmediğimiz gibi onların bayramlarını da kutlayamayız.
Günümüzde Müslüman toplumların başına gelen en büyük musibetlerden biride hiç şüphesiz Yahudi, Hristiyan ve diğer toplumlardan oluşan insanlara uymaları, onlara benzemeleri ve onları örnek almalarıdır. [...]

BİZ HACDAN NE ANLARIZ?

Dikkat çekici bir başlık ile sayın okuyucumu bu sayfaya çekmek istedim. Bilindiği gibi Hacca gidenlere “Hacı” denir. Ancak ülkemizde istismar aracı olarak kullanılır, “ben üstelik hacca da gittim” diye. Dalga geçme unsuru olarak ta kullanılır. “Hacııı” diye. Ve birde hacca gidip nasiplenmemiş kimselerin yaptığı hatalardan dolayı yerilen insana karşı kızgınlık sözcüğü ile “Birde hacca gitmiş” sözü ile. Ancak dinimiz bize haccın önemini farklı bir değerde sunar. Halbuki; Hac ibadeti tüm Müslümanların, yediden yetmişe güç yetirebilenlerin biran önce gitmeleri elzem olan, şiarların yakinen yaşandığı kutsal bir mekanda cereyan eder.
Hac Neden Bu Kadar Önemlidir?
ÇÜNKÜ; Hac; insanların kirlenmiş kalplerine bir format, tembelleşmiş zihinlerine bir silkeleniş… Yıpranmış şuurlarına bir diriliktir. İnsanı zinde tutar. Hayatın tuzaklarına, nefsinin bitmez tükenmez heva ve heveslerine karşı müminin bu ibadet vesilesiyle kendini savunma, koruma melekesini kuvvetlendirir.
Bir asker için acemi birlik ile usta birlik ne ise, ne kadar gerekli ise, güç yetirebilen her bir mümin için [...]

Sahabelerin Dilinden ve Hayatından SILA-İ RAHİM

İbn-i Mesud radıyallahu anh sabah namazından sonra (camide) bulunanlarla oturur ve:
“Allah’a yemin ederim, yakınlarıyla ilişkisini kesen aramızda barınamaz. Çünkü biz Rabbimize dua ederiz, gökyüzünün kapıları (rahmet kapıları) ise yakınlarıyla ilişkisini kesene kapalıdır. (Dualarımızın kabulüne engel olur.)” derdi.”

Sahabeler hayatlarıyla ve sözleriyle sıla-i rahimi tavsiye etmişlerdir…
İbn-i Ebi Cemre radıyallahu anh;
“Sıla-i rahim mal ile, bir işe yardım etmekle, bir zararı kaldırmakla, akrabadan gelecek eziyet ve ilgisizliğe güler yüzlü olmakla ve dua etmekle olur.” (Buhari-Edebü’l-Müfred)
Hicretin yedinci senesinde Mekke’de kuraklık ve kıtlık baş göstermişti. Allâh Rasûlü, kendisine yirmi senedir amansız bir şekilde düşmanlık eden Mekkelilere, altın, arpa ve hurma göndererek yardımda bulundu. Ebû Süfyân, bunların hepsini teslim alıp Kureyşlilerin fakirlerine dağıttı.
“İNSAN, İHSÂNA MAĞLUPTUR.” İkram ve ihsan, düşmanın bile düşmanlığını yumuşatır. Allâh Rasûlü’nün Mekke fukarâsına yaptığı bu infâkı dolayısıyla;
Ebû Süfyân bile, kalbindeki katılık ve düşmanlık azaldığı için:“Allâh, kardeşimin oğlunu hayırla mükâfatlandırsın! Çünkü O, akrabâlık hakkını gözetti!” diyerek [...]

GENÇLİĞİN İMANINI ÖZENTİ İLE ÇALDILAR

Kötü yolların ve ona özenti veren her şeyin yollarını kesebilen en iyi merci devlettir. Ancak şu anki devlet ve devletler bataklıkta boğazına kadar batmış insan konumunda olduklarından bunu indirgeyerek bu görevi İslami kurumlar, Müslüman topluluklar ve fertler olabildiğince çabalamalıdırlar.
Hayatı hercümerç olmuş, telef olmuş şuursuz ve bilinçsizce sarf edilmiş insan yığınının özellikle gençlik güruhunun özenti duydukları genellikle şu şıklardan biridir.
a-Avrupa-Amerika halkının yaşam biçimi, modası. Konuşmada, giyimde, müzikte, özenti.
b-Yurd dışı artist/şarkıcıların yaşam biçimi
c-Yurd içi artist/şarkıcıların yaşam biçimi
d-Sorumsuzca tüm İslami ve etik değerleri yıkarak yaşayan medyatik şahsiyetler gibi yaşama hırsı. Örneğin nikâhsız evlenme, yuva kurma, dost edinme, eroin kullanma, dikkat çekme adına her türlü dengesiz davranışa özenme.
ÖZENTİYİ TEŞVİK EDEN YOLLAR
1. TELEVİZYON KANALLARI;
a) Diziler; Çete kurmaya, adalet dağıtmaya, zulme, insanın aklına gelmeyecek biçimde adam öldürmeye, ihanete, yalancılığa, hayâsızca giyinmeye, karı-koca aldatmalarına, akraba arası sapıklıklara, güvensizliğe, fuhşa, dayılanmaya, kolay para kazanma yollarına hırsızlığa teşvik eden diziler [...]