MÜJDELENEN ŞAM

Şam diyarını mübarek kılan, mukaddes Şam topraklarına ve ehline kefil olan, Şam topraklarını mü’minlerin sığınağı ve özellikle ahir zamandaki savaşlarda karargâhı kılan Allah Azze ve Celle’ye hamd ederiz. Mekke’i Mükerreme’de Allah’ın dinine davet etmeye başlayan, Medine’i Münevvere’de cihad bayrağını yükselten, hayatının sonunda Tebük Seferi’ne çıkarak Arap Yarımadası’ndan sonra Şam bölgesine yönelen ve bu dünyadan refik’i a’la’ya irtihal edeceği esnada Usame ordusunu Şam sınırlarına göndererek âdeta Şam’ı fethetmeyi ümmetine hedef gösteren Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e salât ve selam olsun. Peygamber Efendimiz’in göstermiş olduğu bu hedefe bütün güçleriyle yönelen ve Bilâdu’ş-Şam’ı fethederek İslam memleketine dönüştüren ashab’ı kiram’dan Allahu Teâlâ razı olsun.

İmdi; biz bu makalemizde Şam hakkında vârid olan müjdeleri ele almaya çalışacağız. Umulur ki sıkıntıların zirveye çıktığı Şam bölgesi hakkında mü’min gönüllere bir teselli ve mübarek Şam topraklarını bu büyük musibetlerden kurtarmak için mü’min yüreklere bir teşvik olur.

Şam Diyarının Sınırları Neresidir?

Şam bölgesi kuzeyde Toros Dağları, güneyde Sina [...]

MÜJDELENEN ÜMMET

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdederiz ki, O şöyle buyurmuştur: “Sizler insanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, münkeri nehyeder ve Allah’a iman edersiniz.” (Âl-i İmrân; 110) Uyarıcı ve müjdeleyici olarak gönderilen Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun tertemiz ailesine, pâk ashabına ve kıyamete kadar ona tâbi olan muhlis mü’minlere salât ve selam olsun.

İmdi; biz bu makalemizde ümmet’i Muhammed’in mazhar olduğu gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi beklenen birçok müjdeye değinmeye çalışacağız. Burada değineceğimiz müjdeler özellikle İslam ümmeti ile düşmanları arasında gerçekleşen mücadele ve savaşlarda, İslam ümmetinin kazanacağı fetihler ve zaferlerle ilgili olacaktır. Gerçekleşmiş müjdelere değinmemizin sebebi, gerçekleşmesi beklenen müjdelerle ilgili yakîn sahibi olmamız ve bu hususta herhangi bir tereddüdün kalbimizde yer etmemesi içindir. Zira bu müjdelerin tamamını bize haber veren zât, Allah’tan haber alan Hz.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ve bu müjdelerin hepsini ondan bize nakleden kimseler, dinin tamamını bize nakleden güvenilir kimselerdir.

1- Müjdeleyen Peygamber

Bilinen bir [...]

İHLÂS’IN MAHİYETİ ve SEMERELERİ

Allah Azze ve Celle’ye hamd; Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun âline, ashâbına ve kıyamet gününe kadar kendisine tâbi olan mü’minlere salât ve selâm olsun.

İmdi; biz bu makalemizde ihlâs konusunda bir kaç mevzuya değinmeye çalışacağız. Allah Azze ve Celle bizlere, bütün işlerimizde ihlâs üzere hareket edebilmeyi kolaylaştırsın.

1- İhlâsın Hakikatı Nedir?

Rabbimiz Celle Celâluhu biz kullarına ihlası emrederek şöyle buyurmaktadır: “Kim Rabb’ine kavuşmayı istiyorsa, salih amel işlesin ve ibadette hiçbir şeyi Rabb’ine ortak koşmasın.” (Kehf: 110) Yani ihlas üzere, şeriata muvafık bir şekilde Rabb’ine ibadet etsin. Nitekim Fudayl b. İyad, Allah Teâlâ’nın: “Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk: 2) âyetini şöyle açıklamaktadır: “Daha ihlaslı ve daha doğru… Muhakkak ki amel ihlas üzere olup sünnete muvafık değilse kabul edilmez. Yine amel sünnete muvafık olup ihlaslı değilse kabul edilmez. Hem ihlaslı, hem de sünnete muvafık olursa, ancak o zaman kabul edilir.” 1 Demek ki en güzel [...]

DİNDE REFORMUN MAHİYETİ VE REFORMCULARIN HAKİKATİ

Din’i mübin’i İslam’ı kemale erdiren Allah’a hamdolsun. Allah’ın bu kâmil şeriatını en güzel bir şekilde tatbik eden ve ilâhî Kitab’ı tafsilatlı bir şekilde beyan eden Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, bu uğurda canlarını ve mallarını vererek ona yardım eden ehl-i beyt’e ve ashab’ı kiram’a salât ve selam olsun.

İmdi; Allah Azze ve Celle’nin insanlık için razı olduğu ve kemale erdirdiği İslam dini eksiksiz ve kusursuz bir hayat nizamıdır. Allah’ın Kitabı, Rasûlullah’ın Sünneti ve bu iki ana kaynak ışığında tesbit edilen diğer şer’i deliller, müctehidler tarafından derin bir incelemeye tâbi tutularak mükemmel İslam şeriatı beyan edilmiştir. Şer’i şerifin bünyesinde bulunan pek çok mes’elenin hükmü bizzat Kur’an ve Sünnet naslarıyla beyan edilmiştir. Diğer bir takım mes’elelerin hükmü de, ilmi ehliyet ve dini emanet sahibi olan İslam müctehidleri tarafından yine Kur’an ve Sünnet’in şahitlik ettiği diğer şer’i deliller ışığında açıklanmıştır. İslam tarihi boyunca her yeni bir mes’ele ortaya çıktığında, bu mes’elenin hükmü [...]

ASABİYETİN MAHİYETİ VE SEBEPLERİ

Âlemlerin Rabbi olan Allah Azze ve Celle’ye hamd olsun. Peygamber Efendimiz’e, onun âline, ashabına ve kıyamete kadar ona tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun.

İmdi; insanın hakkı reddetmesinin en önemli sebeplerinden biri de asabiyet duygularıdır. Asabiyet, insanın bâtılda ısrar etmesine ve kibirlenerek hakkı reddetmesine sebep olur. Asabiyet, insanın zulmeden kavmine yardımcı olmasına ve körü körüne ataların yoluna tâbi olmasına sebep olur. Bu kötü durumdan ve helak edici akıbetten sakınmak için asabiyetin mahiyetini ve sebeplerini iyi bilmek ve bu müzmin hastalıktan sakınmak gerekir. İşte biz de bu makalemizde bu konunun üzerinde durmaya çalışacağız. Allah Azze ve Celle, Ümmet’i Muhammedi her türlü asabiyet duygularından muhafaza eylesin!

1- Asabiyetin Mahiyeti ve Hakikati Nedir?

Asabiyetin en güzel tarifi, cahiliyye araplarının şu sözü olsa gerektir: “Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine/kavmine yardım et.” Burada dikkat çekilen husus, yardımın ve arka çıkmanın sebebinin akrabalık olması ve aynı kabileye mensup olunmasıdır. Yardım edilmesi talep edilen kişinin [...]

TARİHİ BİR VÂKIA OLARAK HARİCİLİK

İnsanları farklı mizaçlarda yaratan ve bütün insanlara hidayet yolunu beyan buyurduktan sonra herkes için seçmiş olduğu yolu kolaylaştıran Allah Azze ve Celle’ye hamdederiz. İfrat ve tefritten uzak olan sırat’ı müstakimde bizlere en güzel örnek olan Hz. Muhammed Mustafa’ya, onun dosdoğru yol üzerinde sebat eden âline, ashabına ve kıyamete kadar bu vasat yolda onlara tâbi olanlara salât ve selam olsun.
İmdi; insanlık tarihi dinde aşırıya kaçan ifrat ehli ve dini yaşamakta kusurlu davranan tefrit ehli olan gruplarla doludur. Bu gruplardan biri de İslam tarihinde “Hariciler” olarak isimlendirilen taifedir. Biz de bu makalemizde bu taifenin tarihi köklerini ve tarihi süreç içerisinde geçirdiği merhaleleri incelemeye çalışacağız.

1- Özel Bir İnsan Tipi Olarak Hariciler

İlk önce bir insan tipi olarak Harici karakterini inceleyelim: Genel olarak Hariciler, sert bir tabiata sahip yarı bedevi insanlardır. Sert ve katı mizaçları, dini yaşayışlarına olumsuz bir şekilde yansımış; bazı konularda aşırı derecede dindar görünmelerine rağmen diğer birtakım hususlarda dinin gereklerini [...]