ASABİYETİN MAHİYETİ VE SEBEPLERİ

Âlemlerin Rabbi olan Allah Azze ve Celle’ye hamd olsun. Peygamber Efendimiz’e, onun âline, ashabına ve kıyamete kadar ona tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun.

İmdi; insanın hakkı reddetmesinin en önemli sebeplerinden biri de asabiyet duygularıdır. Asabiyet, insanın bâtılda ısrar etmesine ve kibirlenerek hakkı reddetmesine sebep olur. Asabiyet, insanın zulmeden kavmine yardımcı olmasına ve körü körüne ataların yoluna tâbi olmasına sebep olur. Bu kötü durumdan ve helak edici akıbetten sakınmak için asabiyetin mahiyetini ve sebeplerini iyi bilmek ve bu müzmin hastalıktan sakınmak gerekir. İşte biz de bu makalemizde bu konunun üzerinde durmaya çalışacağız. Allah Azze ve Celle, Ümmet’i Muhammedi her türlü asabiyet duygularından muhafaza eylesin!

1- Asabiyetin Mahiyeti ve Hakikati Nedir?

Asabiyetin en güzel tarifi, cahiliyye araplarının şu sözü olsa gerektir: “Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine/kavmine yardım et.” Burada dikkat çekilen husus, yardımın ve arka çıkmanın sebebinin akrabalık olması ve aynı kabileye mensup olunmasıdır. Yardım edilmesi talep edilen kişinin [...]

TARİHİ BİR VÂKIA OLARAK HARİCİLİK

İnsanları farklı mizaçlarda yaratan ve bütün insanlara hidayet yolunu beyan buyurduktan sonra herkes için seçmiş olduğu yolu kolaylaştıran Allah Azze ve Celle’ye hamdederiz. İfrat ve tefritten uzak olan sırat’ı müstakimde bizlere en güzel örnek olan Hz. Muhammed Mustafa’ya, onun dosdoğru yol üzerinde sebat eden âline, ashabına ve kıyamete kadar bu vasat yolda onlara tâbi olanlara salât ve selam olsun.
İmdi; insanlık tarihi dinde aşırıya kaçan ifrat ehli ve dini yaşamakta kusurlu davranan tefrit ehli olan gruplarla doludur. Bu gruplardan biri de İslam tarihinde “Hariciler” olarak isimlendirilen taifedir. Biz de bu makalemizde bu taifenin tarihi köklerini ve tarihi süreç içerisinde geçirdiği merhaleleri incelemeye çalışacağız.

1- Özel Bir İnsan Tipi Olarak Hariciler

İlk önce bir insan tipi olarak Harici karakterini inceleyelim: Genel olarak Hariciler, sert bir tabiata sahip yarı bedevi insanlardır. Sert ve katı mizaçları, dini yaşayışlarına olumsuz bir şekilde yansımış; bazı konularda aşırı derecede dindar görünmelerine rağmen diğer birtakım hususlarda dinin gereklerini [...]

İSLAM’A GÖRE TİCARETİN BAZI ESASLARI

Geceyi dinlenme yeri ve gündüzü de çalışıp rızık temin etme zamanı kılan Allah Azze ve Celle’ye hamd olsun. Allah’ın dinini beyan etmekle mükellef olan Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, bu uğurda ondan hiçbir yardımı ve fedakârlığı esirgemeyen âline, ashabına ve güzellikle onlara tâbi olan selefi salihine salât ve selam olsun.

İmdi; ticaret yapmak, rızık temin etmenin yollarından biri olduğu için önemle üzerinde durulması gerekir. Çünkü insan için en temel ve hayati mesele, temin edilen rızkın ve bedeni besleyen gıdanın helal ve meşru olması konusudur. Zira beden hem ruhun kalıbı, elbisesi hem de bineği ve şu hayat seferinin sahası olan dünyayı katetme vasıtasıdır. Dolayısıyla bedeni besleyen gıdanın ruh üzerinde muhakkak büyük tesiri olacaktır. Helal yollardan elde edilen ve meşru bir şekilde alınan gıda, ayrı ayrı çiçeklerden Allah’ın lütfu ve keremi ile topladığı ürünleri bala çeviren bal arısı misalinde olduğu gibi, beden ve ruh için bir şifa kaynağı ve âzâlarda salih [...]

BİR MÜSLÜMAN RAMAZAN AYINI NASIL GEÇİRMELİDİR?

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. Allah’ın Rasûlü’ne, onun âline, ashabına ve kıyamete kadar ona tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun.

Kur’an-ı Kerim’in Ramazan ayında nazil olması ve Allah Teâlâ’nın ezeli kelamında onu diğer aylardan ayırarak övmesi, onun diğer aylardan üstün ve farklı olduğunun bir işaretidir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “O Ramazan ayı ki, Kur’an onda indirilmiştir. (O Kur’an) insanları hidayete erdirmek, doğru yolu ve hak ile bâtılı ayırdeden hükümleri açıklamak üzere indirilmiştir.” (Bakara: 185) İşte bu ve daha başka sebeplerden dolayı Ramazan ayı her şeyi ile diğer aylardan farklı değerlendirilmiştir. Kendisine özel ibadetlerin bulunması, yapılan ibadetlerin mükâfatının diğer zamanlardan kat kat fazla olması bu ayın değerini daha farklı kılmaktadır. Bütün bunlardan dolayı Ramazan ayını ganimet bilmeli, ondan faydalanabildiği kadar faydalanmalıdır. Hz. Âişe validemiz anlatıyor: “Allah’ın Rasûlü, (ibadet hususunda) diğer aylarda göstermediği gayreti Ramazan ayında gösterirdi. Ramazan’ın son on gününde de diğer zamanlarda göstermediği şekilde gayret ederdi.” (1)

Bu ay rahmet [...]

  • mahmut
    Permalink Gallery

    MEŞRÛ İHTİLÂF RAHMET, YERİLMİŞ OLAN TEFRİKA İSE AZAPTIR YA DA İHTİLÂF FIKHINI KAVRAMAK

MEŞRÛ İHTİLÂF RAHMET, YERİLMİŞ OLAN TEFRİKA İSE AZAPTIR YA DA İHTİLÂF FIKHINI KAVRAMAK

İnsanları farklı diller ve mizaçlar üzere yaratan, doğruyu bulmaları için onlara kitaplar indiren ve peygamberler gönderen Allah Teâlâ›ya hamd olsun. İlâhî rahmete nâil olan ve hidayet yoluna rehberlik eden Peygamber Efendimiz’e, onun pak âline, fedakâr ashabına ve kıyamete dek onun gösterdiği sırat’ı müstakim üzere bulunan mü’minlere salât ve selam olsun.

İmdi; İhtilâf fıkhını kavramak, meşrû olan İhtilâfı mezmûm (yerilmiş) olan tefrikadan temyiz etmek, meşrû olan İhtilâfın hikmetlerini, sebeplerini ve İhtilâf âdabını bilmek en önemli konulardan biridir. Bundan dolayı bizler de bu makalemizde bu önemli konunun bazı yönlerini aydınlatmaya gayret göstereceğiz. Bir makalede böylesi önemli bir konuyu bütün detaylarıyla açıklamak mümkün değildir. Bir nebze de olsa bu önemli konuyu aydınlatmaya muvaffak olabilirsek, kendimizi bahtiyar addederiz. Gayret bizden, tevfîk ise Allah Teâlâ’dandır.

1- Allah Teâlâ Bizlere Vahdeti Emretmiş, Tefrikadan ise Nehyetmiştir

Evvela bilinmesi gerekir ki, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’i Seniyye’de en fazla üzerinde durulan ve farklı üsluplarla sürekli vurgulanan emirlerden biri de ümmet arasında [...]

  • mahmut
    Permalink Gallery

    ASHAB’I KİRÂMA MUHABBET VE HÜRMET DİNDİR, SAHÂBEYE BUĞZEDENLER ZINDIKTIR

ASHAB’I KİRÂMA MUHABBET VE HÜRMET DİNDİR, SAHÂBEYE BUĞZEDENLER ZINDIKTIR

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder, Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun pak olan âline ve ashabına, kıyamete kadar onların yoluna tâbi olan mü’minlere salât ve selam ederiz.
İmdi; Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’in bizim üzerimizdeki en büyük haklarından biri de onun tertemiz ashabını ve pak olan arkadaşlarını tanımak, onlara muhabbet beslemek ve onlara hürmette asla kusur etmemektir. Onlar için Allah’ın rızasını ve mağfiretini talep etmek, bizim o güzide ashaba karşı en önemli sorumluluklarımızdandır. Çünkü bu din’i mübin’i İslam’ı Peygamber Efendimiz’den alarak, âzami derecedeki bir emanetçi titizliğiyle bizlere ulaştıran yegâne vasıta ve hakkın âdil şahitleri onlardır. İşte onların bu hassas konumları ve makamlarından dolayıdır ki, tarih boyunca kötü niyet sahibi olan paslı yürekler sürekli onlara kin gütmüş ve kem gözler sürekli onlara hasetle bakmıştır. Şu halde bu münafık ve zındıklara karşı sahâbe’i kirâmı savunmak, onların mis kokulu güzel hayatlarını ve hatıralarını her tarafa yaymak ve onlara âzami [...]