İSLÂM’DA YETİM VE YETİM HAKLARI

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Yetim olarak büyüyen iki cihan güneşi Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun pâk âline, ashab-ı kirâmına ve kıyamete kadar ona tabi olan sâdık mü’minlere salât ve selâm olsun.

İmdi, biz bu makalemizde özet bir şekilde yetimin tarifi ve bazı hakları üzerinde durmaya çalışacağız. Allah azze ve celle ümmet-i Muhammed’in bütün yetimlerini koruyup gözetsin ve onları bütün şer odaklarının şerlerinden muhafaza buyursun!

1- Yetim Kime Denir?

Yetim; babasını kaybeden ve daha ergenlik çağına girmemiş bulunan çocuktur. Ergenlik çağına girince, hüküm bakımından yetimliği sona ermiş olur. Zira böyle bir kişi, mükellef bir kişi kabul edilir. Artık onun hakkında yetimlik hükümleri geçerli olmayıp, ergen olmuş mükellef kimselerin hükümleri geçerlidir.

İbni Kesir yetimleri şöyle tarif etmektedir: “Yetimler; geçimlerini temin edecek bir kimsenin bulunmadığı, kendileri daha küçük ve zayıf durumda olup, ergen olmadıkları ve kazanmaya güç yetiremedikleri halde babaları vefat etmiş bulunan kimselerdir.” 1

Hz. Ali radıyallahu anhu dedi ki: “Rasûlullah sallallahu [...]

ÂDİL DEVLET BAŞKANI

Hamd olsun âlemlerin Rabbi Allah’a! Din (duruşma ve hesap verme) gününün hâkimine! Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım isteriz. Doğru yola ilet bizi: Nimet (hidayet) verdiklerinin yoluna, gazaba uğramayan ve dalalete düşmeyenlerin. (Âmin!) Salât ve selam olsun peygamberlerin efendisine ve ümmetin rehberine! Hayatını, hayatı verene tevekkül ederek O’na kulluk çerçevesi içinde yaşayan ve kendisinden sonra gelecek bütün yöneticilere sırat-ı müstakimi gösteren siyasetli Muhammed’e! Ümmeti idare etmekte nübüvvet yolunu takip eden raşid halifelere ve bu konuda onlara yardımcı olan bütün ashab-ı kiram ve sadık mü’minlere de salat ve selam olsun! 

İmdi; bu makalemizde ümmetin istikameti için hayat suyu konumunda olan âdil devlet başkanının faziletinden bir nebze de olsa bahsedeceğiz. Çünkü ümmetin ıslah edilmesi ve istikamet üzere yürüyebilmesi için bir taraftan rabbani âlimlere, diğer taraftan âdil devlet başkanına zaruret derecesinde ihtiyaç vardır. Bu iki hayat unsuruna su ve ekmekten daha fazla muhtacız. Zira ümmetin dünyevi ve uhrevi saadetinin teminatı, hidayet rehberi [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel -100
    Permalink Gallery

    İNSANLIK BÜNYESİNİ SARAN EN TEHLİKELİ KANSER: ZİNA VE SEBEPLERİ

İNSANLIK BÜNYESİNİ SARAN EN TEHLİKELİ KANSER: ZİNA VE SEBEPLERİ

“Ey insanlar! Sizi tek bir nefis (Âdem)den yaratan, eşini de ondan var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın (dünyaya) yayan Rabbinize karşı takvalı olun. Kendisi adına birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah’(a âsi olmak)tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının! Nitekim Allah sizi hakkıyla denetleyendir.” (Nisâ, 1) buyurarak üzerimizdeki lütfunu hatırlatan ve bu büyük nimetin kadrini bilmemizi isteyen Allah Teâlâ’ya hamd olsun. Aynı şekilde “Kendi (cinsi)nizden size kaynaşacağınız eşler yaratıp, aranıza sevgi ve merhamet koyması da O’nun ayetlerindendir. Düşünen bir toplum için elbette bunda nice ayet (ibretler) vardır.” (Rûm, 21) buyurarak, zina bataklığına düşmemenin çaresini bizlere gösteren Allah azze ve celle’ye hamd ederiz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun tertemiz Ehl’i Beyt’ine, pâk ashabına ve kıyamete kadar onlara tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun!

İmdi; bu makalemizde zina hastalığından ve bu büyük günahın sebep olduğu felaketlerden bahsedeceğiz. Bu hastalıktan korunmak için İslam’ın ortaya koyduğu tedbirlere de özetle değinmeye çalışacağız. Allah [...]

MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN OLUŞUMUNDA MA’RİFETULLAH

Bütün varlıkları, hassaten insanları ve cinleri sadece kendisini tanımaları ve kendisine hakkıyla kullukta bulunmaları için yaratan, kitaplar indirerek ve peygamberler göndererek kullarına kendisini tanıtan ve nasıl kulluk yapacaklarını öğreten Allah Azze ve Celle’ye hamd ederiz. İnsanlık âlemi içinde O’nu en iyi tanıyan ve O’ndan en fazla korkan Hz.Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e, kulluk yolunda ona tabi olan âline, ashabına ve etbâına salat ve selam olsun.

İmdi; Allahu Teâlâ, insanları ve cinleri sadece kendisine kullukta bulunmaları için yarattığını bizlere bildirmiştir. O’na hakkıyla kulluk yapabilmek için, öncelikle O’nu hakkıyla tanımak ve O’na hakkıyla iman etmek gerekir. Bundan dolayıdır ki, bütün peygamberlerin ilk daveti tevhid olmuştur. Zira tevhid; Zâtı, isimleri, sıfatları ve fiilleriyle Allah’ı tanımak ve O’na iman etmektir. O’nu her şeyden fazla sevmek ve sadece O’ndan korkmaktır. Sadece O’ndan ummak ve sadece O’na tevekkül etmektir. Fayda verenin de zararı defedenin de sadece O olduğunu bilerek, ancak O’na dua etmektir. O’nun izni [...]

NİFAK HASTALIĞI ve MÜNAFIKLIĞIN ALAMETLERİ-1

Samimi olanları yalancılardan ayırmak, sadık olanların değerini ve sahtekâr yalancıların da değersizliğini ortaya çıkarmak için kullarını çetin imtihanlara tabi kılan Allah Teâlâ’ya hamd ederiz. Hayatı boyunca kâfirlere ve münafıklara karşı cihad eden, kılıcıyla kâfirleri dize getiren ve burhanıyla münafıkları susturan Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve selleme, bu yolda canları ve mallarıyla ona destek olan âline, ashabına ve kıyamete kadar onların yolunu takib eden mü’minlere salat ve selam olsun.

İmdi, nifak hastalığı ve münafıkların özellikleri mevzusu, Kur’an-ı Kerim’in en fazla üzerinde durduğu konuların başında gelmektedir. Çünkü İslam ümmeti için en tehlikeli düşman, münafıklardır. Zira bizden gibi gözükerek, Ümmeti Muhammed’in bünyesini içeriden çürüten bu sinsi düşman güruhun farkına varmak çok zordur ve pek çok Müslüman da onların zahirlerine bakarak, hilekâr tuzaklarına kapılmaktadırlar. Bundan dolayı bu konunun üzerinde ciddiyetle durulmalı ve münafıkların özellikleri açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Böylece Allah’ın izniyle samimi Müslümanlar, onların sinsi tuzaklarından sakınırlar. Biz de bu maksatla bu [...]

ASRIN HASTALIĞI: İSRAF

Her işi hikmetli olan ve her şeyi yerli yerince yaratan Allah Azze ve Celle’ye hamd ederiz. Hayatını zühd ve kanâat ile sabır ve şükür ile anlamlandıran; cimrilik ve israftan şiddetle sakınan ve sakındıran Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e; hayatlarını onun hayat tarzına göre şekillendiren ve onun hayat tarzına uymayan çirkin hasletlerden şiddetle kaçınan pâk Ehli Beyt’ine, ashâbı kiramına ve kıyamete kadar gelecek bütün muttaki mü’minlere salât ve selam olsun.
İmdi; asrımızın en büyük ve en korkunç hastalıklarından birisi de israftır. Hayırda cimri, şehevi arzuları ve nefsâni hırsları tatmin etmekte aşırı derecede müsrif bir insanlık nesliyle karşı karşıyayız. Günümüz toplumları genel olarak zekât, infâk, hayır ve hasenât konularında çok hesâbi ve cimri davranan ve fakat keyfi harcamalara gelince sınır tanımayan, moda ve lüks uğruna israfı âdeta bir yaşama tarzı olarak benimsemiş bulunan müsriflerden oluşmaktadır. Eğer bugün dünyanın birçok bölgesinde açlık, işsizlik, perişanlık ve sefâlet hüküm sürüyorsa; bunun en büyük [...]