PAYLAŞMAK BEREKETTİR, CİMRİLİK İSE MAHRUMİYETTİR

Kullarını hem nimetlerle hem de mihnetlerle imtihan eden Allah azze ve celle’ye hamd olsun. Nimete mazhar olmak esnasında şükretmenin ve mihnete maruz kalmak esnasında da sabretmenin en güzel örneğini ortaya koyan Peygamber Efendimiz’e, onun âline, ashabına ve etbâına salât ve selam olsun!

İmdi; Allah azze ve celle Kur’an-ı Kerim’de farklı üsluplarla kullarına öğüt vermektedir. Bu üslupların en başta geleni de yaşanmış olaylardan ders çıkarmak ve ibret almak (kıssadan hisse almak) üslubudur. İşte bu maksatla peygamberlerin hayatları ve bizim ümmetimizden önceki ümmetlerde yaşanmış birtakım kıssalar bize anlatılmaktadır. Bizim burada üzerinde duracağımız kıssa “Ashabu’l-Cenne (Bağ sahipleri) kıssası” olarak bilinen kıssadır. İlk önce Kur’an-ı Kerim’de geçtiği gibi kıssayı arz edeceğiz, sonra da bu kıssadan hissemize düşen ders ve öğütler üzerinde durmaya çalışacağız.

Ashabu’l-Cenne Kıssası

Allah azze ve celle şöyle buyurmaktadır:

“Onları, tıpkı bağ sahiplerini sınadığımız gibi sınadık. Onlar sabah olur olmaz bağlarının ürününü devşireceklerine dair yemin etmişlerdi.

Onlar “Allah dilerse” diyerek bir istisna da yapmamışlardı.

Onlar uyurken Rabbin [...]

  • Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE İNSANLIK ADALETTEN MAHRUM KALMIŞTIR

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE İNSANLIK ADALETTEN MAHRUM KALMIŞTIR

Kâinat sarayını adalet temeli üzerine kuran ve semâvat ile arzı adalet ile ayakta tutan Allah azze ve celle’ye hamdolsun. İlahî adalet sistemi olan şeriat-ı ğarrayı eksiksiz bir şekilde tatbik ederek mükemmel bir adalet numunesini bütün insanlığa gösteren Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun âline ve ashabına salat ve selam olsun.

İmdi; adalet her şeyi yerli yerince koymak ve layık olduğu yere yerleştirmektir. Her hak sahibine hakkını vermektir. Hukuk karşısında herkese eşit muamele edilmesidir. Bunların aksi ise, zulümdür. Zulüm; üç kısma ayrılmaktadır: şirk, küfür ve nifakta olduğu gibi insanlarla Allahu Teâlâ arasında hâsıl olan zulüm. İnsanın, Allah azze ve celle’nin zât, sıfat ve ef’alinin hakkına tecavüz ettiği bu durumlarla ilgili olarak Yüce Mevla şöyle buyurmaktadır: “…Allah’a şirk koşma; Çünkü şirk kesinlikle çok büyük bir zulümdür.” [1]  “Kâfirler ise, onlar zalimlerin ta kendileridir.” [2] İkincisi; kişinin diğer insanlara zulmetmesidir. Üçüncüsü de; kişinin kendi nefsine zulmetmesidir.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bi’setinden önce bütün [...]

  • Permalink Gallery

    ÖLEN MÜSLÜMANIN, YAŞAYAN MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDEKİ HAKKI: CENAZE NAMAZININ HÜKMÜ, FAZİLETİ VE HİKMETİ

ÖLEN MÜSLÜMANIN, YAŞAYAN MÜSLÜMANLAR ÜZERİNDEKİ HAKKI: CENAZE NAMAZININ HÜKMÜ, FAZİLETİ VE HİKMETİ

Kimin daha güzel amel edeceğini ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yaratan, hayatı bahşetmekle en büyük bir nimeti lütfeden ve ölümü var etmekle bütün varlıklar üzerinde kudretini ilan eden Allah Teâlâ’ya hamdolsun. Hayatın da ölümün de ahkâmını, hakikatlerini ve hikmetlerini biz insanlara tafsilatlı bir şekilde öğreten Allah’ın Rasûlüne, onun âl ve ashâbına salât ve selâm olsun!

İmdi; biz bu makalemizde özet bir şekilde cenaze namazının hükmü, fazileti, hakikati ve hikmeti üzerinde durmaya çalışacağız.

Cenaze Namazının Hükmü:

Cenaze namazı farz-ı kifâye olan bir namazdır. Dört mezhep âlimleri de bu hususta ittifak etmişlerdir. Buna göre ölen her Müslümanın –âlimlerin çoğunluğuna göre şehitler hariç- muhakkak cenaze namazının kılınması gereklidir. Bu, ölen Müslümanın hayatta kalan Müslüman kardeşleri üzerindeki en önemli hakkıdır. Şayet ölen bir Müslümanın cenaze namazını hiç kimse kılmamış olursa, bütün Müslümanlar günahkâr olurlar. Bir kişi de olsa bazı Müslümanlar tarafından cenaze namazının kılınması ile diğer bütün Müslümanlar günahkâr olmaktan kurtulurlar.

Gıyabi cenaze namazının kılınabileceğine delil [...]

  • Permalink Gallery

    ŞİRKTEN SONRA EN BÜYÜK GÜNAH: HAKSIZ YERE CANA KASTETMEK

ŞİRKTEN SONRA EN BÜYÜK GÜNAH: HAKSIZ YERE CANA KASTETMEK

İnsanı fıtrat üzere yaratan ve fıtratını koruduğu sürece onun canını koruma altına alan Allah azze ve celle’ye hamdolsun! Haksız yere bir Müslümanı öldürmenin en büyük günahlardan olduğunu beyan eden Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun pak âline, ashâb-ı kirâmına ve kıyamete kadar ona tâbi olan müminlere salât ve selâm olsun!

İmdi; Haksız yere bir Müslümanı öldürenin hükmünü ve katili felakete sürükleyen ne kadar büyük bir günah olduğunu beyan etmek çok önemlidir. İslam’ın can emniyetine verdiği önemi ve insanın en büyük sermayesi olan canını koruma altına almak için aldığı tedbirleri beyan etmek son derece önemlidir. Özellikle de öldürme olaylarının arttığı, can emniyetinin rafa kaldırıldığı, Müslümanların aziz canlarının artık pek büyük bir kıymet kabul edilmediği ve çeşitli sebeplerle Müslümanların birbirlerini boğazladığı günümüzde bunun önemi daha büyüktür.  

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ümmetinin bölünüp parçalanacağını, yetmiş küsur fırkaya ayrılacağını ve bunlardan bir tanesi hariç hepsinin batıl ve ifrat üzere olacaklarını ve cehennemliklerin [...]

İSLÂM’DA YETİM VE YETİM HAKLARI

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Yetim olarak büyüyen iki cihan güneşi Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun pâk âline, ashab-ı kirâmına ve kıyamete kadar ona tabi olan sâdık mü’minlere salât ve selâm olsun.

İmdi, biz bu makalemizde özet bir şekilde yetimin tarifi ve bazı hakları üzerinde durmaya çalışacağız. Allah azze ve celle ümmet-i Muhammed’in bütün yetimlerini koruyup gözetsin ve onları bütün şer odaklarının şerlerinden muhafaza buyursun!

1- Yetim Kime Denir?

Yetim; babasını kaybeden ve daha ergenlik çağına girmemiş bulunan çocuktur. Ergenlik çağına girince, hüküm bakımından yetimliği sona ermiş olur. Zira böyle bir kişi, mükellef bir kişi kabul edilir. Artık onun hakkında yetimlik hükümleri geçerli olmayıp, ergen olmuş mükellef kimselerin hükümleri geçerlidir.

İbni Kesir yetimleri şöyle tarif etmektedir: “Yetimler; geçimlerini temin edecek bir kimsenin bulunmadığı, kendileri daha küçük ve zayıf durumda olup, ergen olmadıkları ve kazanmaya güç yetiremedikleri halde babaları vefat etmiş bulunan kimselerdir.” 1

Hz. Ali radıyallahu anhu dedi ki: “Rasûlullah sallallahu [...]

ÂDİL DEVLET BAŞKANI

Hamd olsun âlemlerin Rabbi Allah’a! Din (duruşma ve hesap verme) gününün hâkimine! Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım isteriz. Doğru yola ilet bizi: Nimet (hidayet) verdiklerinin yoluna, gazaba uğramayan ve dalalete düşmeyenlerin. (Âmin!) Salât ve selam olsun peygamberlerin efendisine ve ümmetin rehberine! Hayatını, hayatı verene tevekkül ederek O’na kulluk çerçevesi içinde yaşayan ve kendisinden sonra gelecek bütün yöneticilere sırat-ı müstakimi gösteren siyasetli Muhammed’e! Ümmeti idare etmekte nübüvvet yolunu takip eden raşid halifelere ve bu konuda onlara yardımcı olan bütün ashab-ı kiram ve sadık mü’minlere de salat ve selam olsun! 

İmdi; bu makalemizde ümmetin istikameti için hayat suyu konumunda olan âdil devlet başkanının faziletinden bir nebze de olsa bahsedeceğiz. Çünkü ümmetin ıslah edilmesi ve istikamet üzere yürüyebilmesi için bir taraftan rabbani âlimlere, diğer taraftan âdil devlet başkanına zaruret derecesinde ihtiyaç vardır. Bu iki hayat unsuruna su ve ekmekten daha fazla muhtacız. Zira ümmetin dünyevi ve uhrevi saadetinin teminatı, hidayet rehberi [...]