FAŞİZM

Faşizm (fascism/faschismus) kavramının kökenleri Latince “Fasces”, İtalyanca “fascio” kelimeleri oluşturmaktadır. Bu kelimeler, antik Roma döneminde büyük yetki ve güce sahip olan üst bürokratların sembolü olan “balta ve değnek demeti” anlamına gelmektedir. “Değnek Demeti” faşist İtalya döneminde 1926’dan sonra resmi devlet arması olarak kabul edilmiştir.(1)
Faşizmin genel tanımlamasını zorlaştıran bir hususa sözün başında değinmemiz gerekir. Bu da Marksizm, sosyalizm, liberalizm gibi ideoloji ve sistemlerden biraz farklı olarak, faşizmin belirli bir kaynağının, belirli bir ideologunun bulunmayışıdır. Sosyalizm, komünizm ve libelarizm akımlarını düşünürken, ister istemez, Eflatun, Proudhon, Marx gibi isimler akla gelmektedir. Faşizm için aynı şeyi söylemek biraz zordur. Her ne kadar, faşizmin gelişmesi ve ortaya çıkmasında,  Hitler ve Mussolini’nin, düşük bir fikri düzeyde ortaya attıkları bazı felsefe kırpıntıları ve düşünceleri rol oynadıysa başlı başına fikri bir akım olması için yeterli olmamıştır.
Faşizm kavramını dar ve geniş manada ele alarak tarihi sürecinden ve genel özelliklerinde yola çıkarak bir sonuca varmaya çalışacağız. [...]

MİLYON BİRİNCİ: CEVHER DUDAYEV

Ona soruyorlar:
– Cevher Dudayev, Çeçenler’in kaç generali var?
Cevher Dudayev gülüyor:
– Her çeçen generaldir! İnanmazsanız gidin, bulduğunuz ilk Çeçen’e “Sen general misin?” diye sorun. O zaman anlarsınız… Evet, her çeçen generaldir; ben sadece milyon birincisiyim! 1

Cevher Dudayev, 23 Şubat 1944 yılında Sibirya’ya sürgüne gönderildiğinde henüz bebekti. On üç kardeşin en küçüğüydü. Cevher Dudayev ve yakınları Kazakistan steplerini yurt tutmak zorunda kalmışlardı. Ailesiyle birlikte bu uçsuz bucaksız topraklarda açlık, sefalet ve mahrumiyet içerisinde hayatının 13 yılını geçirdi. 1957 yılında yurduna döndüğünde ortaokul çağındaydı. 1966 yılında Tambov Uzak Menzilli Uçakçılık Yüksek Okulunu mühendis-pilot olarak bitirdi. 1974 yılında Yuri Gagarin Hava Kuvvetleri Akademisi’ni bitirerek kurmay subay oldu.  Birçok görevde bulundu. Kızıl orduda tümgeneralliğe kadar yükselen ilk Müslüman oldu.2 Estonya ve diğer Baltık ülkelerindeki isyanları zor kullanarak bastırması istendiğinde, “Toprağı için, vatanı için mücadele eden insanlara bomba atmam” diyerek kendisine verilen görevi reddetti. Bu olaydan sonra Rus ordusunda ‘Asi General’ olarak [...]

ORYANTALİZME KISA BİR BAKIŞ

Oryantalizmin amaçlarına, ilgilendiği konulara veya oryantalist olarak nitelenen şahısların ait olduğu topraklara göre birkaç farklı tanım yapılabilir. Kelime olarak Doğu Bilimi veya Doğu Dünyası Bilimi ya da Şark Bilimi anlamına gelen oryantalizm; genel anlamıyla, bir bütün olarak Doğu’nun dili, dini, edebiyatı, tarihi, folkloru ve uygarlığını inceleme işine oryantalizm, bu alanda çalışma yapan, uzmanlaşan bilim adamlarına da oryantalist denir. Arapçada ise istişrak, bu işle meşgul olana müsteşrik deniyor.(1)
Din unsuru açısından bakıldığında oryantalizm, Hristiyanların İslam dünyasını çeşitli nedenlerle araştırmasıdır. Ama bu tanımla sınırlamak mümkün değildir. Hemen belirtelim ki bu sahada otorite sayılan Edward Said’e göre oryantalizm, Doğu’yu araştırma, öğretme, yazıya dökmedir.(2) Sonuç olarak genel kullanım “din ve batı-doğu” esasına göre yapılmaktadır. Orientalist kelimesi ilk olarak 1779’da İngiltere’de, 1799’da ise Fransa’da kullanılmaya başlanmış, 1838 yılında Fransız Dil Akademisi’nin sözlüğüne girmiştir.(3)
Oryantalizm çalışmalarının ne zaman başladığı oryantalizm araştırmacıları tarafından net olarak cevaplanamamıştır. Bazı yazarlar, İslam’ı Hristiyanlığın sapık bir kolu olarak gören [...]