• m-sabri
    Permalink Gallery

    Ateşlerde İbrahim’in Sularda Musa’nın Karanlıklarda Yunus’un Her Zaman ve Zeminde Müminlerin Umudu: DUA

Ateşlerde İbrahim’in Sularda Musa’nın Karanlıklarda Yunus’un Her Zaman ve Zeminde Müminlerin Umudu: DUA

Zâtı ile kâim olan, hiçbir şeye muhtaç olmayan yegâne varlık Allah azze ve celle’dir. O’ndan başka her şey varoluşunda, varlığını devam ettirmesinde hep muhtaç konumdadır. İnsanoğlu da O’nun yarattığı bir varlıktır ve muhtaçtır. İnsanın kendisini müstağni görmeye çalışması beyhude bir çaba ve acziyetini ispat ile neticelenmesi muhakkak bir durumdur. Söz gelimi Firavun, kendi mülkü ve tasarrufu altında olduğunu iddia ettiği sular tarafından boğulmuş ve âleme ibret bir şekilde acizliği ömrünün son anında bile bütün gerçekliğiyle hissetmiştir. İnsanın yeryüzünde taşkınlık yapmasının sebebini de “kendini müstağni görme” hastalığı ile izah etmiyor mu ilk inen surenin ayetleri? “Hayır! Doğrusu insan azgınlık eder. Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.” (Alak 6-7)

İnsan muhtaç bir varlıktır ve bu ihtiyaç halini kimi zaman iliklerine kadar hisseder. Varoluş safhasından dünyadaki vazifesini tamamlayıp yaptıklarının hesabını vermek üzere Rabbinin katına çıkıncaya kadar hep bir şeylere muhtaç olarak hayatını devam ettirir. Çeşitli merhalelerden geçerek Allah celle celâluh’un eşsiz kudretine delalet eden [...]

İBLİS’İN SAZANLARI: BOŞLUKTAKİLER

Çeşitli gelişmelerin baş döndürücü bir hızla yaşandığı, ortaya çıkan yeni duruma insanların intibak sağlayamadan yeni bir durumun zuhur ettiği, kitlelerin istediği ve arzuladığı değil de insanlığa hep sorun teşkil etmiş düşünce yapılarının arkasındaki karanlık tiplerin hayat dizayn etmeye çalıştığı, değerlendirmesini bile yapmakta zorlandığımız bir zamanın içersinde yaşıyoruz. Madde ve eşyadaki görselliğin iyiden iyiye arttığı, buna bağlı olarak davranışlarda ruhu olmayan ve öze değil de sadece göze hitap etmeye çalışan bir durumun söz konusu olduğu endişe ve ibretle izlenilen bir vaziyet halini almış gibi gözükmektedir.
Kendisine bahşedilen irade nimetinden dolayı diğer varlıklardan farklı bir konumda olan insanoğlunun yaşanan bu hızlı gelişmelere bağlı olarak icat etmiş olduğu en küçük eşyada bile görselliğe önem verdiğini müşahede ediyoruz. Kişisel ve tüzel kimliklere zarar gelmemesi ve sorumluluk alanlarının sınırlarının bilinmesi için üretilen bir eşyanın kendi hacminden büyük tanıtım ve kullanım kılavuzu olabilmektedir. İstenilen şartlar doğrultusunda yapılmayan kullanımlardan dolayı sorun çıkabileceği ve bundan kullanıcının mesul [...]

  • YARADILANI-SEVMEK
    Permalink Gallery

    YARADILANA ADALETLİ DAVRANIRIZ YARADANDAN ÖTÜRÜ, MÜSLÜMANLARI SEVERİZ İMANIMIZDAN ÖTÜRÜ

YARADILANA ADALETLİ DAVRANIRIZ YARADANDAN ÖTÜRÜ, MÜSLÜMANLARI SEVERİZ İMANIMIZDAN ÖTÜRÜ

أوثَقُ عُرَى الإِيمانِ الحُبُّ فِي اللهَ وَ البُغضُ فِي اللهِ
أفضَلُ الأَعمالِ الحُبُّ فِي اللهِ وَ البُغضُ فِي اللهِ

Ebu Zerr radıyallah’u anhu’nun aktardığına göre Rasûlullah sallallah’u aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Amellerin en üstünü Allah için sevmek, Allah için nefret etmek (kin) tutmaktır.” (1)

Cennette her türlü nimet ile mükerrem olan insanoğlu, ilahi bilgi ve hikmet doğrultusunda dünyaya gönderilmiş ve artık kendisi için yeni bir süreç başlamıştır. Cennete kıyasla zahmet, zorluk, darlık, yokluk ve sıkıntılarla dolu bir âleme yani dünyaya gelmişti artık Âdemoğlu. Mahza nimetlerin yerini, kimi zaman tâkat sınırlarını zorlayan meşakkat ve ıstıraplar almıştı. Dilediği gibi istifade edebileceği cennet nimetlerinin yerini dilese bile belki elde edemeyeceği geçici dünya lezzetleri aldı.

Merhametin kaynağı ve merhametlilerin en merhametlisi, Rahman ve Rahim olan âlemlerin Rabbi, “Mükerrem kıldım, ruhumdan üfürerek yarattım, en güzel surette var ettim” buyurduğu insanoğluna zulmedecek değildi elbette. Zira O, kullarına asla zulmetmeyendi. Adaletin kaynağı olan ve mutlak adil olan [...]

  • YÜCEL
    Permalink Gallery

    İMANINI NE KADAR KORURSAN KIYAMET GÜNÜ O KADAR KORUNURSUN

İMANINI NE KADAR KORURSAN KIYAMET GÜNÜ O KADAR KORUNURSUN

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم   :جَدِّدُوا إِيمَانَكُمْ . قِيلَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ ! وَكَيْفَ نُجَدِّدُ إِيمَانَنَا ؟ قَالَ : أَكْثِرُوا مِنْ قَوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem: “İmanınızı yenileyiniz.” buyurdu. Denildi ki “Ya Resûlallah, imanımızı nasıl yenileyebiliriz?” Buyurdu ki: “Lâ ilâhe illallâh sözünü çok söyleyiniz.” (İmam Ahmed)
Rahmeti gazabını geçmiş, merhametinin sınırı olmayan, merhametin kaynağı bir Rabbin kullarıyız. Yeryüzü dolusunca hata işlemiş olsak bile af dilediğimizde affeden, günahlarımız semanın bulutlarına ulaşacak kadar çok olsa dahi bağışlanmayı dilediğimizde günahlarımızı önemsemeyip bağışlayan Erhamü’r-Râhimîn’in kullarıyız. Hz. Yunus’a ilk etapta zorluk çıkarmış, ona iman etmemiş ve vazifesinde ümitsizlik sebebi olmuş Ninova ahalisini tövbe ettikleri için bağışlayan, Kitab-ı Mübininde onları hayır ile anan merhametli Rahman’ın kullarıyız. (1) Hz. Hamza gibi bir devleti yere yığma cürümünde bulunan Vahşi’ye bile kapısını kapatmayan, “Benim rahmetimden ümit kesme sakın zira Ben, af [...]