ZAMANIN DEĞİŞMESİYLE FETVALAR DEĞİŞİR Mİ?

İslam nizamı,  kaide ve kurallar üzerine bina edilmiş, Allah’ın bütün insanlar için gönderdiği evrensel bir dindir. Yüce Mevlâ’nın yeryüzündeki halifeleri olan peygamber varisleri ve rabbâni alimler, biz insanların hayatı daha  yaşanır ve  Allah’ın istediği şekle daha uygun olsun diye kur’ân ve  sünnet ışığında bir takım kaide ve kurallar belirlemişlerdir.

Hayatın her alanıyla muhatap olan insanın karşısına farklı zaman ve mekanlar da farklı sorunlar çıkmaktadır. İnsan her karşılaştığı meselenin ve problemin çözümünü direk olarak ve birebir yüce kitabımız Kurân-ı Kerim’de ve Efendimiz’in sünnetinde bulamadığından dolayı  ancak dolaylı yollar ile bu sorunların çözümüne ulaşabilmektedirler. Eski dönemlerde yaşamış müctehitlerin zamanında olmayan bir çok mesele ve sorun günümüzde hayatını İslam’a göre yaşamaya çalışan insanların bir çoğunun zihinlerini meşgul etmektedir.

İşte tam bu sırada fazilet sahibi Alimlerimiz devreye girer ve insanların çıkmaza girdiği, tıkandığı anlarda Şeriatın maksadına, ruhuna ve gayesine ters düşmeyecek şekilde fetvalar vererek onların yollarını belirlenen kaide ve kurallar ışığında açarlar. Bu kaide ve [...]

KURBAN İBADETİ (Kurban Adanmaktır)

Allah’a yakınlaşmak anlamına gelen “kurban” ibadeti; kurban olarak kesilmesi uygun olan hayvanın, ibadet niyetiyle usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Kurbanın başlıca, udhiyye kurbanı (kurban bayramında kesilen kurban), adak kurbanı, akika kurbanı ve Hac ile ilgili olarak kesilen hedy kurbanları gibi kısımları vardır. Kurban, Allah Teâlâ’ya yakınlaşmak gayesi ve ibadet kastı ile Kurban Bayramı günlerinde kesilen özel hayvana denir.
Kurban, hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Meşruiyeti Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Kitab ve Sünnet’ten delilleri şunlardır: “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser, 2) “Hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse bizim mescidimize yaklaşmasın.” (İbn-i Mâce, Edahi 2; Ahmet bin Hanbel, Müsned II, 231)
Kurban ibadetinin pek çok hikmeti ve amacı vardır. Kurban sadece et yardımı amaçlı bir ibadet değildir. Bu ibadetin özü Allah’a yaklaştıran maddi bir fedakarlık ve O’nun emrine bir bağlılıktır. Kur’an‐ı Kerim kurban ibadetinin eski millet ve topluluklar tarafından yerine getirilen bir ibadet olduğunu [...]

ZEKÂT VE HİKMETLERİ

Sözlükte; artma, çoğalma, arıtma, bereket ve övme anlamlarına gelen zekât, İslam’ın üzerine bina edildiği beş temel esastan birisidir. Fıkıh literatüründe tarifi ise; belli bir malın belli kısmını Allah’ın belirlediği belli bir sınıfa veya belli bir şahsa temlik etmektir. Şeriatta elden çıkarılan mala zekât adının verilmesi; geride kalan malı ziyadeleştirmesi (çoğaltması) ve afetlerden koruması dolayısıyladır.
Allah celle celâluhu şöyle buyuruyor: “Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir.” (Tevbe/103)
İnsanoğlu gözünü dünyaya ağlayarak açar ve üzerinde bir parça dahi elbisesi olmaz. Allah celle celâluhu hikmetinin tecellisi gereği dünyada hiçbir şeyi olmayan insanoğluna çeşit çeşit nimetler bahşetmiştir. İnsan hayatının bütün alanını düzene koyan Allah celle celâluhu insanoğlunun kazandığı mallarını nasıl ve nerede harcayacağını, kimlere vereceğini ve kimlere vermeyeceğini belirtmiştir. Allah celle celâluhu zengin ve mal varlığı olan kullarıyla bereketli ve bol kazançlı [...]