• ibrahim
    Permalink Gallery

    İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

Şehadet Sana Yakıştı Hocam!

Beklediğin ve özlediğin şehadete sonunda kavuştun hocam. Şehadet haberine değil ama şehadetine etken olan olaya üzülüyoruz. Sana değil ama sana yapılan hainliğe, sıkılan kahpe kurşuna üzülüyoruz.

Özlüyoruz Hocam!

Özlüyoruz seni. Hem de hiç olmadığı kadar bu sefer. Alışamadık bir türlü gidişene. Bir yerlere koşuşturmanı özlüyoruz, elindeki dosyaları bir yerlerden bir yerlere götürürken şimdi göremiyor ve özlüyoruz hocam. Yürüyüşünü özlüyoruz yerleri titretircesine izzetli yürüyüşün var ya işte onu özlüyoruz. Hata yaptığımızda gözlerini kısıp gönüllere sirayet eden bakışını özlüyoruz hocam. Dertli olduğun günlerde gönlünden dudaklarına ulaşan ‘’Ya Selam’’ dediğini hatırlıyor ve özlüyoruz seni.

Seviyoruz Seni Hocam!

Günler geçti ama sevgimizden bir şey eksilmedi hocam. Hastane önündeki bekleyiş sürerken şehadet haberine sevinen Müslümanları görmeliydin. Dünya tüm genişliğine rağmen dar gelmiş ve senin haberinin tesiri üzerlerimize düşmüştü. Cenaze namazına katılan Müslümanları görmeli ve insanların hayatına bıraktığın izlerin birer şerit gibi zihinlerinden geçtiğine şahit olurdun. Kabre konuluşunu görmeliydin hocam. Gözlerden yanaklara süzülen yaşlara ve [...]

SAFİYE’DEN SOFİA’YA DEĞİŞEN KİMLİKLER

Yeni Dünya Düzeni parolası ile dünyayı dizayn etmeye çalışan egemen unsurlar sadece fiziki devlet sınırları ve sistemleri değiştirmeye çalışmamış; zihinleri ve fikirleri de bir değişim rüzgârına sokmuştur. Bu değişim rüzgârı kimliklerin DNA’sı ile oynanmasına ve yapay bir kimlik inşasının soyunulmasına kadar gitmiştir.

Kimliğimiz bir tahribata uğramış, değişimin ve dönüşümün çarkına terk edilmiştir. Tek beden üzerinden iki farklı isim ile nitelendirilmelere maruz bırakılmıştır. Kimlikler başkalaştırılmaya, yabancılaştırılmaya çalışılmıştır. Kimlik bunalımları hızlı bir şekilde yükselişe geçmiştir. Olmak istediği ile olması istenilenler arasında bocalayıp duranların yaşadığıdını görmekteyiz. Bunun en yakın örneğini Balkanlarda yaşanan soykırım ve soykırım sonucunda azınlık duruma düşürülen halkların tarihine göz attığımızda açık bir şekilde göreceğiz. Annelerinin isimleri Safiye olanlara yaşatılan katliamlar sadece bedenlerde kalmamış, kızlarının adlarına Sofia olarak yansıdığını görebilirsiniz.

Kimlik dediğimiz zaman isim ile fikrin örtüşmesidir uygun olan. Adı Hasan olup da fikirleri ve zihinleri Hans gibi çalışanlar gözümüzün önündeyken; kimlik tanımını tabi ki tanımlayamadık, algılayamadık, anlamlandıramadık, zihinlerimizde somutlaştıramadık. Kimlik [...]

  • ibrahim
    Permalink Gallery

    AYLAN BEBEK İLE ÜMRAN BEBEK ARASINA SIKIŞ(TIRIL)AN ÜMMET

AYLAN BEBEK İLE ÜMRAN BEBEK ARASINA SIKIŞ(TIRIL)AN ÜMMET

Bu ümmet nice badireleri atlatarak, nice zorluklara göğüs gererek kâh düşerek kâh şahlanarak bugünlere kadar gelmiştir. Bu ümmet, zindanların susturamadığı âlimlere şahit olduğu gibi yine bu ümmet kıyıya vuran Aylan bebek ve ambulansın içindeki Ümran bebeğe de şahit olmuştur. Bu ümmet yıllarca izzeti ve şerefi gördüğü gibi yine bu ümmet maalesef zilleti ve aşağılanmışlığı da görmüştür. Bu ümmet suskunların, miskinlerin, acizlerin, muhtaçların anavatanı iken yine bu ümmet zulmün, istikrarsızlığın, savaşın ve enkazın anavatanı haline dönüştürülmüştür. Bu ümmet yeryüzünün doğusuna-batısına-kuzeyine ve güneyine gözünü dikmişken şuan Aylan bebek ile Ümran bebek arasında sıkış(tırıl)an bir ümmet olmuştur. Bu ümmet hayallerini gerçekleştirmek için uğraşırken şimdi ise hayallerini çalanlarla uğraşırken kendini bulmuştur. Bunca olaydan sonra ise Suriye’de, Filistin’de, Afganistan’da çocuk olmak Paris’te, New York’da, Roma’da çocuk olmaya benzemez, benzeyemez. Daha anasının karnındayken babasını ve abilerini hiç göremeyecek olan bir çocuktan bahsediyoruz. Yapılan onca zulmü içinde biriktiren ve dışa vurmak için bekleyen çocuktan bahsediyorum. Evet, [...]

İNGİLTERE GÜNAH ÇIKARDI

İngiltere’de Tony Blair Hükümetinin 2003’teki Irak işgali öncesi ve sonrası aldığı kararlara yönelik en kapsamlı soruşturmanın bulgularını içeren ve İngiltere’nin ABD öncülüğündeki Irak istilasına katıldığını araştıran Chilcot Raporu açıklandı. Rapora adını veren eski diplomat ve Irak Soruşturma Komisyonu Başkanı John Chilcot, İngiltere’nin Irak Savaşı’nda ABD öncülüğündeki misyona destek vermesinin aceleci bir karar olduğunu ifade ederek, savaşa girme kararının Irak’ta silah bırakılmasına yönelik tüm barışçıl çözümler tükenmeden alındığını belirtti. Ayrıca raporda İngiltere’nin savaş sonrasında da Irak’a yönelik planlarının çözümsüz olduğunu ifade etti. Başta Tony Blair olmak üzere dönemin önde gelen isimlerinin eleştirildiği rapor 2 milyon 600 kelimeden oluşuyor.

Bundan tam 13 yıl önce 20 Mart 2013 tarihinde Emperyalist ABD kuvvetleriyle birlikte Irak’a giren İngiltere, yaklaşık 1,5 milyon insanın yurdundan edildiği ve 1 milyona yakın insanın ölümüyle sonuçlanan katliama imza atarak Müslümanların memleketini tanınmaz hale getirmiş, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürmüş, hapishanelerde halka işkence ettikten sonra arkalarında kan, gözyaşı, tecavüz, tarumâr edilen [...]

SURİYELİ MÜLTECİLER PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR

Bundan tam beş yıl önce (2011 yılında) Arap Baharının izdüşümü olarak Suriye’de meydana gelen halk ayaklanması şuan öyle bir hale geldi ki tüm dünyanın politikalarına ve siyasetine bulaşmış bulunmaktadır. Despot ve totaliter bir anlayışla ülkeyi yöneten Esad’ı istemeyen Müslüman halk ve dikta rejimini zorla kabul ettirmek isteyen taraflar arasındaki savaş, bölgesel arenadan uluslararası arenaya taşınmış ve bunun getirisi olarak da yoğun bir göç dalgası tüm dünyayı sarmış bulunmaktadır. Özellikle Avrupa ülkelerinin ikircikli ve çirkef tavrı burada da ortaya çıkmış, yurtlarından edilenlere yurt sağlamama konusunda elinden gelenleri artlarına koymadıklarına şahit olmuş bulunuyoruz. Bu eksen içerisinde ise Türkiye üzerine düşen görevi yapmış ve tam üç milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmıştır. (Sayfadaki tabloya bakabilirsiniz)

Tabloda da belirtmiş olduğumuz gibi Türkiye, yaklaşık üç milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmakta. Özellikle şer odaklarından Suriyelilere karşı oluşturulan nefret ve ötekileştirme söylemlerini halkımıza kanıksatmaya çalışanlar sonu alınamayacak bir fitili ateşlemek istemektedirler. Egemen medya durumu ne kadar flu [...]

SÖMÜRÜNÜN BAŞ AKTÖRÜNE BUMERANG ETKİSİ

Batı Dünyasının cilalı yüzü, Avrupa’nın imaj şehri, Moda’nın ve lüksün başkenti, Kapitalizmin yavru vatanı Paris’te gerçekleşen saldırı, boyutu ve etkileri bakımından Avrupa tarihine sarsıcı bir şekilde oturmuş bulunmaktadır. Fransa önce Charlie Hebdo ile İslam Ümmetinin Peygamberini hedef tahtasına oturtup, tüm dünyanın gözlerini kendi üzerine çekerken şimdi de Paris’te gerçekleşen saldırı ile dünya gündemine oturmuş bulunmaktadır. Özellikle saldırının G-20 zirvesinin hemen öncesinde olması ve gerçekleşen G-20 zirvesinin ağırlıklı konusu sözde terör olayları olması, duruma rastlantısal-tesadüfi bir bakış açısı ile bakılmamasının önemini arttırmaktadır.

Suriye Artık Dünya Meselesi

Allah Rasûlü’nün ‘’Şam’dan çıkacak bir fitne tüm dünyayı saracak’’ hadisine iman etmiş olan bizler, Paris’te yaşanan saldırıya hiç mi hiç rastlantısal bakamayız. Suriye’de yaşanan her gelişme artık olayların bölgesel bir arenadan çıkıp küresel bir arenaya taşındığını gözlerimizin önüne sermektedir. Bu olaylar bir dünya meselesi haline gelirken; yapılan komplo teorileri, gizli veya örtülü mesajlar, intikam nidaları Paris saldırılarının tuzu biberi olmaya başladı. Özellikle artık IŞİD’in Avrupa’nın [...]