Nebevi Hayat Dergisi – Hüseyin Kalender

ALLAH’A ADANMIŞ BİR ÖMÜR : ABDULLAH BİN MÜBAREK

Hamd; Gökleri direksiz yaratan, dağları yeryüzüne direk yapan, canlıların her türlü ihtiyacını gideren ve tek hükümran sahibi olan Allah’a mahsustur. Selamların en güzeli Allah’ın dostu ve elçisi, hak yolunun rehberi olan peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in, güzellikle ona tabi olan tüm muvahhid mü’minlerin üzerine olsun.
Tarihte; bütün hayatını Allah’a adayan insanlar pek nadirdir. Bu insanlar dünyayı ahirete götüren bir köprü kabul ederek, köprü ile uğraşmaktan ziyade köprüyü en güzel bir şekilde geçip ahirette rableri ile buluşmak için büyük bir iştiyakla çalışırlardı. İşte bunlardan bir tanesi de Abdullah ibni Mübarek’tir. Gerçekten Abdullah ibni Mübarek; ilmi ile amil bir şahsiyetti. Kalemler her ne kadar onu tarif etmekten aciz ise de gücümüzün yettiği kadarıyla onun hayatından bir parça demet sunmaya çalışacağız.

DOĞUMU YETİŞMESİ VE TAHSİLİ
Abdullah bin mübarek; tebeüt-tabiin’in ileri gelenlerinden, muhaddis, zahit, mücahit ve fakih biriydi. Hicri 118’de  (736 m.) devrin kültür merkezlerinden biri olan Merv (Türkistan’ın tarihi bir şehri)’de doğdu. Babası [...]

Şeyh ŞAMİL

KAFKASYA KAHRAMINI ŞEYH ŞAMİL
Hamd; gökte burçlar yaratan ve oraya ışık kaynağı bir güneş ve aydınlatıcı bir ay koyan, düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenler için, geceyle gündüzü birbiri ardınca getiren yüceler yücesi Allah’a mahsustur. Düşünüp ibret olarak Allah’a şükredenlerin efendisi ve piri olan Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e  dava arkadaşlarına ve kıyamete kadar Allah’ı tanıyıp da hakiki manada ona kul olmaya çalışanların üzerine olsun. Hayatını okuyacağımız bu örnek ve önder insan; Şehy  Şamil’de hayatın gerçek manasını idrak edip, Allah’a kul olma yolunda gücünün yettiği kadarıyla mücadele edenlerden birisidir. Kişinin idrak etmesi gereken en mühim ve önemli meselelerden biri de; bu dünyaya Allah’a kulluk yapması için gönderildiğinin farkına varmasıdır. Bunun farkına vardığı zaman dünyanın, eşyanın ve insanların kulu olmaktan kurtularak sadece Allah’a kul olur. Allah azze ve celleden niyazımız; bizi “kulluk” şuuruna eriştirmesidir.
DOĞUMU, YETİŞMESİ VE EĞİTİMİ
Şeyh Şamil; Dağıstanın Gimri köyünde dünyaya geldi.  Babası Avarlar’dan Muhammed, [...]

ŞEHİT ABDULAZİZ RANTİSİ

“Hamd; bir damla sudan bizleri yaratarak, vahdaniyet ve Rububiyetine şahidler kılarak, yüce kitabı Kur’an-ı Kerim’de ve şerefli elçisi Hz.   Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in dili ile kendisini bizlere tanıttıran, kendisini tanıyıp itaat edenlere cenneti, tanımayıp isyan edenlere de cehennemi va’deden yüce yaratıcı olan Allah’a mahsustur. Selamların en güzeli Rasûller kervanının piri ve önderi, alemlerin süsü ve güneşi olan Hz. Muhammad (s.a.v)’in temiz ailesinin ve kıyamete kadar kendisine “Muhammedi nuru” kandil yapan tüm muvahhidlerin üzerine olsun. Hayatını okuyacağımız  bu örnek ve önder insan, şehid Abdulaziz Rantisi de hakkıyla Allah’ı tanıyıp Muhammedi yola  başını ve kanını feda eden yiğitlerden bir tanesidir. Biz öyle hüsnü zan besliyoruz; inşaallah Allah katında böyledir.

DOĞUMU, YETİŞMESİ VE TAHSİL HAYATI
Abdulaziz, Ali, Abdullahhafiz Rantisi 23.10.1947 Filistinin Yebna köyünde (Askalan ve Yafa arasında) doğdu. Ailesi 1948 savaşından sonra Gazze şeridine sığındı ve Han Yunus kampına yerleştiler. Rantisi o zaman henüz altı aylık bir bebekti. Rantisi dokuz erkek ve [...]

HASAN EL-BASRİ

“Hamd, hakiki manada kendisini hamdedemediğimiz, cemal ve celal sıfatların sahibi olan Allah’a mahsustur. Selamların en güzeli ve temiz olanı, iki cihan güneşi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in, ashabının ve kıyamete kadar onların izinden giden tüm müslümanların üzerine olsun.
HASAN EL-BASRİ’NİN HAYATINA DAİR GENEL BİR BAKIŞ
Tabiin döneminden günümüze kadar müslümanlar tarafından en çok takdir edilen ve İslami oluşumlar üzerinde en güçlü ahlaki otoriteye sahip ender şahsiyetlerden biridir. Döneminde var olan hemen bütün İslami disiplinlerin künhüne vakıf olmuş, onları özümsemiş ve onlara yön vermiş bir önder olarak Hasan el-Basri gelecekte her biri farklı bir fırkanın-kurucu-babası- olacak olan alimlere hocalık yaparak hemen her tür İslami disiplin ve oluşumun geleceğini şekillendirmede etkin rol oynamıştır. Ölümünden sonra hayatı, fikirleri veya yaşam tarzı üzerine en çok araştırılan alimlerden biri olması, onun İslam dünyasındaki bu konumundan dolayıdır.
Hasan el-Basri, yaşadığı toplumda yalnızca bilgeliği ve ilim adamlığı cihetiyle değil, aynı zamanda ilmiyle amil yönüyle [...]

Ömer Muhtar (1858-1931)

Hamd; topluluklar içinden her asırda kandil gibi insanları ortaya çıkarıp, onlar vesilesiyle kullarına yol gösteren, Allah’a mahsustur. Salat ve selamların en güzel ve en temiz olanı âlemlere rahmet, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen kâinatın güneşi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in, ashabının ve kıyamete kadar nübüvvet kandiline yapışan kulların üzerine olsun.
MÜCADELE İLE GEÇEN BİR ÖMÜR;
Ömer Muhtar; ileri seviyede dini birikime sahip, kesin tavırlı bir huyu olan, dine ait hiçbir şeyi ihmal etmeyecek ve dinini her hangi maddi bir menfaat karşılığında satmayacak kadar üstün bir kişiliğe sahiptir. Hayatı boyunca hiçbir çıkar peşinde koşmayan bu örnek şahsiyetin her çağın toplumuna kazandıracağı değerli erdem ve tavırlarının bulunduğu aşikâr bir gerçektir. Ömer Muhtar kendisinden sonra çağa iz bırakan bir şahsiyettir.
DOĞUMU, YETİŞMESİ VE EĞİTİMİ;
Libya’daki cihadın öncüsü ve sembolü Ömer Muhtar, 1858 yılında Libya’da Barka sınırları içinde kalan defne bölgesinin Batman kasabasında, Muhtar b. Ömer isimli bir babanın ve bint [...]

MÜCAHİD ÂLİM İZZEDDİN EL-KASSAM

Hamd; bütün eksiklerden ve noksanlıklardan münezzeh olan, kendisi dışında her şeyin fani olduğu en yüce zat olan Allah’a mahsustur. Selamların en güzeli; en güzel hasletleri kendisinde toplayan efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, temiz aile efradına ve kıyamet saatine kadar en ince detayına kadar onların izinde giden tüm Mü’minlerin üzerine olsun.
Bu dünya da unutulup gitmek istemiyorsan okunacak bir kitap veya yazılacak bir iş yap demişler. Anlatacağımız bu örnek ve önder insan da belki okunacak bir kitap yazmamış fakat Filistin davasını zirveye taşıyarak çok önemli işler yapmıştır. Tabii ki o, bütün yaptıklarını unutulmamak için değil bilakis inancı ve davası uğruna yapmıştır. Batı da gelişen fen ve teknik karşısında birtakım imamların ayaklarını sarsılıp kaydığı bir dönemde yaşayan İzzeddin El – Kassam mevcut savrulmalardan etkilenmeden koca bir çınar gibi ayakta kalmış, insanları doğruya ve Hakk’a yönlendirmiştir. O İslam’ı bir bütün olarak ele almış ilim, amel, takva, cihad’ı bünyesinde toplamış, [...]