TEKFİRİN ŞARTLARI VE ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Hamd, bizleri vasat bir ümmet kılıp aşırılıklardan sakındıran Allah’a;

Salât ve selâm ise müslümanlara tekfir hususunda önemli nasihatlerde bulunup onları ikaz eden ve dikkatli davranmaya teşvik eden efendimiz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e,

Allahu Teâlâ’nın affı ve mağfireti ise buyruklarına ve Rasûlünün sünnetine uyan ve tekfir hususunda naslara göre hareket eden müslümanların üzerine olsun.

Yüce Rabbimiz Kur’an’ı Kerim’inde “Müminler ancak kardeştirler”1 şeklinde buyurarak müminler arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğini bildirmiştir. Kişinin kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek manada imana eremeyeceğini bildiren peygamber efendimiz Medine-i Münevvere’ye yerleştiği andan itibaren ilk iş olarak Ensar ve Muhacir arasındaki kardeşlik müessesesini tesis etmiş ve bunu müminlerin kalplerine yerleştirmek için büyük bir gayret göstermiştir.

Kardeşlik ilişkilerine dikkat etmemek, çekememezlik, kin, buğz, hased, zamanla kişileri birbirlerine yabancı hale getirir ve iki tarafı da birbiri hakkında ileri geri konuşmaya sevk eder. Bu muamelenin devam etmesi zamanla düşmanlığa ve iki tarafında birbirlerinin kanlarını helal görmelerine sebebiyet verir. Müminler [...]

ŞEYTAN VE MİSYONU

Hamd; Cennetten, rahmetten, af ve mağfiretten Kovulmuş olan Şeytan’dan kendisine sığınmamızı bildiren Allahu Teâlâ’ya,
Salat ve Selâm; Şeytan ve avânesine karşı türlü ikazlarıyla bizleri uyaran Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimize,
Allah’ın lütuf ve keremi de Şeytana karşı her zaman ve ortamda “euzu billahi” diyerek Allah azze ve celle’ye sığınan muvahhid kullarının üzerine olsun.
Şeytan Kimdir?

Bu soruya verilecek en güzel cevap sanırız ki şu âyeti kerimedir:

“Muhakkak ki şeytan, sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman edinin. O, taraftarlarını ancak çılgın alevli ateşin yaranı olmaya çağırır.” (1)

Allah’a isyan ederek kibirlenip böbürlenen ve insan neslinin ilk ferdi Âdem aleyhisselâm’a secde etmeyen İblis, ilk şeytandır, şeytanların atasıdır.

“Şeytan” kelimesi ise; azgınlıkta, şer ve kötülükte emsalsiz olan, şerir ve inatçı anlamına gelen her azgına verilen bir cins isimdir. Şeytanlar, tercih edilen görüşe göre cinlerin bir kısmıdır ve bazı değerler bakımından meleklerin karşıtıdır. Zira melekler hayır işler, iyiliği emreder [...]

SABIR; PASİFLİK, ZİLLET VE MİSKİNLİK MİDİR?

Hamd, “Muhakkak ki, Allah sabredenlerle beraberdir.” (1) şeklinde buyurarak sabredenlerle birlikte olduğunu yüce kitabında bildiren Allah’a;
Salât ve Selâmlar, sabredenlerin piri, efendileri ve liderleri olan, sabrı en fazla olarak vasfedilen ve “Sen de azim sahibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret.” (2) Buyurulmak suretiyle övgüye mazhar olan Peygamberlere, özellikle de hadisleriyle bizlere sabrın faziletini defalarca bildiren ve “…Kim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ihsanda bulunulmamıştır.” buyuran Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allah’ın hesapsız ecri ise, karşılaştıkları musibet ve engeller karşısında sabreden mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Sabır kelimesi Kur’an’da 104 yerde zikredilmektedir. Sabır, ümmetin icmâsıyla farz olup imanın yarısıdır İmanın diğer yarısı da şükürdür.

‘Sabır’ kelimesi sözlükte; Darlıkta kendini tutmak, kontrol etmek demektir. Sabır, aklın ve şeriatın gerektirdiği durumlarda nefse hâkim olmaktır. Acıya katlanmak, o acıya dayanmak ve karşı koymak sabır olarak tanımlanır.

Terim anlamı ise: İslâm’ın emir ve yasaklarını tatbik ederken, imtihan [...]

TİCARET AHLÂKIMIZ NASIL OLMALIDIR?

Hamd, lütfundan aramayı bildiren Allah’a,

Salat ve Selam ise;  “Emin (güvenilir) doğru sözlü tüccar, Nebiler, Sıddıklar ve Şehitlerle beraberdir.” (1) Buyuran efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allahu Teâlâ’nın lütfu ve keremi ile affı ve mağfireti de ticaretlerinde İslami esaslara riayet eden mümin kullarının üzerine olsun.

“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi aldığı şeyin haram mı helal mi olduğunu umursamayacaktır. (2) şeklinde buyurulan bir zamanda yaşıyoruz. Allah’ın ayetlerine ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine ittiba ve itibarın azaldığı, insanların az bir dünya metaı uğruna helal haram sınırlarına riayet etmeden yaşadıkları böyle bir zamanda, ticaretinde dürüst, Allah’tan korkan, sözüne sadık, malını satmak için yalandan kaçınan insanlar bir hayli azalmış, bunun yerine yaptığı her şeyin kendine mubah olduğu fetvasınca nefsinin hevâsına tabi olan insanlar türemiştir.
Oysa müslüman olduğu halde İslam’ı sosyal yaşantıdan uzaklaştırıp nefsinin derinliklerine hapseden insanlar, Kur’an ve sünnette yer alan ticaret ile ilgili ayet ve hadislerden habersiz bir [...]

  • hakan
    Permalink Gallery

    RAMAZAN AYININ KAZANDIRACAĞI TAKVA BİLİNCİ VE ŞUURU NASIL ELDE EDİLİR?

RAMAZAN AYININ KAZANDIRACAĞI TAKVA BİLİNCİ VE ŞUURU NASIL ELDE EDİLİR?

Hamd, Ramazan ayını müminler için bir fırsata dönüştüren Allah’a;

Salât ve selâm Ramazan’ın mümin gönüllere kazandırdığı bilinç ve şuurun en güzel öğretmeni ve uygulayıcısı olan Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allah azze ve celle’nin affı, rahmeti, keremi ve lütfu bu mübarek aydan bereketlenen ve hakkıyla bu aydan faydalanabilmenin yollarını araştıran mümin kullarının üzerine olsun.  

Ramazan ayının fazileti ile ilgili pek çok hadis duymuş veya okumuşuzdur. Bu aya yönelik sarfedilen sözleri ve bu ayın diğer aylara nazaran “11 ayın sultanı” olduğu şeklindeki övgüleri işitmeyenimiz neredeyse yoktur. Yine bu ayın Müminler için yüce Rabbimize olan kulluğumuzu daha bir fazla sergilediğimiz bir ay olduğunu, bu ayda mü’min kulun önüne çıkan her türlü engelleyici şeytanların zincirlere vurulduğunu hepimiz biliriz. Bu söylediklerimiz iyice düşünüldüğünde bu ihsanın ve lütfun yüce Rabbimiz katından müminlere tahsis edildiğini, hayır ve bereket kapılarının sonuna kadar açıldığını ve pek mübarek bir ayı idrak ettiğimizi hemen fark ederiz. Nitekim Ramazan ayı Rablerinin [...]

MEZHEPSİZLİKTE BİR MEZHEPTİR

Hamd bize bir peygamber göndermekle bizi küfür bataklığından kurtaran Allah’a;

Salat ve Selam ise ümmetine pek düşkün olan ve onların sıkıntıya düşmesi kendisine pek ağır gelen efendimiz, önderimiz, rehberimiz, canımızdan ve tüm sevdiklerimizden bize daha sevimli olan Hz. Muhammed aleyhisselam’ın üzerine olsun.

Günümüzün en tehlikeli hastalıklarından bir tanesi de İslam’ın en önemli ikinci kaynağı olan sünneti inkâr etme hastalığıdır. Hadislere olan güveni ortadan kaldırıp yerine hevanın ve nefsani arzuların hâkim kılınmaya çalışılmasıdır. Kur’an’ı tefsir eden sahih kaynakları gözardı edip Kur’an’ın tahrif edilmeye çalışılması faaliyetidir.

Bugün bu mesele dikkatlice mülahaza edilecek olursa, Peygamber Aleyhisselam’ın peygamberliğini kendilerinden gelmediği için reddeden ve biz bize indirilene tabi oluruz diyen Yahudilerle, Kur’an bize yeter deyip peygamber aleyhisselâm’a Allah’ın verdiği peygamberlik misyonunu yakıştıramayanlar peygamber aleyhisselam’ı itibarsızlaştırma hususunda temelde aynı çizgi üzerinde yürümektedirler.

Dikkat edilecek olursa her meslek erbabı kendi mesleğinde uzman olup bu mesleğin ilmini en güzel bir şekilde tahsil etmiştir. Doktor, mühendis, öğretmen gibi her bir [...]