• hakan
    Permalink Gallery

    RÖNESANS, REFORM HAREKETLERİ VE İSLAM DÜNYASINA ETKİLERİ

RÖNESANS, REFORM HAREKETLERİ VE İSLAM DÜNYASINA ETKİLERİ

Hamd, bu dini en yüce ve en mükemmel kılan Allah’a;

Salât ve Selâm, şeriatın emirlerini eksiksiz olarak tebliğ eden, dini hususlarla ilgili en ufak meseleleri hem pratiğiyle hem de nasihatleriyle ümmetine öğreten Rasûlullah aleyhisselâm’a;

Allah’ın affı ve mağfireti selefin yoluna en güzel şekilde tabi olan ve İslam’a gönül veren mümin ve müminatın üzerine olsun.

Yüce Rabbimiz “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.” (1) buyurarak dinin artık yeni bir tecdide ve reforma ihtiyaç duymayacağını bizlere açık bir şekilde bildirmiştir. Yine “…Allah size kolaylık ister, zorluk istemez…” (2) ve “…Allah din de size hiçbir zorluk yapmadı…” (3) ayetleri ile dinin kolay ve pratiği olan bir din olduğunu ve insanların yaşantısını tamamıyla kuşatacak bir özellikte bulunduğunu bizlere bildirmektedir.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de: “Allah birtakım farzları emretmiştir. Sakın onları ihmal etmeyin. Bir kısım da yasaklar, sınırlar koymuştur, sakın bunları aşmaya kalkmayın. Bazı [...]

KAVMİYETÇİLİĞİN İSLÂM ÜMMETİNE ZARARLARI

Hamd; müslümanları tek bir ümmet kılan ve onları şeytanın safına tabi olmaktan sakındıran Allah’a,

Salât ve Selâm ise; Tüm İslâm dışı sistemlere karşı duran ve İslam sancağının altında toplanmayı emreden efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselâm’a;
Allah’ın affı ve mağfireti ise sadece İslâm’a mensup olmakla övünen ve diğer tüm batıl fikirlerden ve ideolojilerden uzak duran müminlerin üzerine olsun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin bu ümmete yaptığı en büyük nasihatlerden biri de vefat edeceği zamana yakın, veda hutbesi diye bilinen ve ümmeti için en çok endişe ettiği hususlarla ilgili olarak verdiği nasihatlerdir.

Bu nasihatler içerisinde konumuzla ilgili olarak verdiği mesajlar gözden uzak tutulmaması gereken esaslardır. Nitekim şöyle buyurmaktadır Rahmet Peygamberi:

“Ey İnsanlar, Rabbiniz birdir. Hepiniz, Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise, topraktandır. Allah katında en şerefli olanınız, takvâca en ileri olanınızdır. Arabın Arab olmayan üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Arab olmayanın da Arab üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Siyahın beyaz üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyazın da siyah [...]

TEKFİRİN ŞARTLARI VE ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Hamd, bizleri vasat bir ümmet kılıp aşırılıklardan sakındıran Allah’a;

Salât ve selâm ise müslümanlara tekfir hususunda önemli nasihatlerde bulunup onları ikaz eden ve dikkatli davranmaya teşvik eden efendimiz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e,

Allahu Teâlâ’nın affı ve mağfireti ise buyruklarına ve Rasûlünün sünnetine uyan ve tekfir hususunda naslara göre hareket eden müslümanların üzerine olsun.

Yüce Rabbimiz Kur’an’ı Kerim’inde “Müminler ancak kardeştirler”1 şeklinde buyurarak müminler arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğini bildirmiştir. Kişinin kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek manada imana eremeyeceğini bildiren peygamber efendimiz Medine-i Münevvere’ye yerleştiği andan itibaren ilk iş olarak Ensar ve Muhacir arasındaki kardeşlik müessesesini tesis etmiş ve bunu müminlerin kalplerine yerleştirmek için büyük bir gayret göstermiştir.

Kardeşlik ilişkilerine dikkat etmemek, çekememezlik, kin, buğz, hased, zamanla kişileri birbirlerine yabancı hale getirir ve iki tarafı da birbiri hakkında ileri geri konuşmaya sevk eder. Bu muamelenin devam etmesi zamanla düşmanlığa ve iki tarafında birbirlerinin kanlarını helal görmelerine sebebiyet verir. Müminler [...]

ŞEYTAN VE MİSYONU

Hamd; Cennetten, rahmetten, af ve mağfiretten Kovulmuş olan Şeytan’dan kendisine sığınmamızı bildiren Allahu Teâlâ’ya,
Salat ve Selâm; Şeytan ve avânesine karşı türlü ikazlarıyla bizleri uyaran Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimize,
Allah’ın lütuf ve keremi de Şeytana karşı her zaman ve ortamda “euzu billahi” diyerek Allah azze ve celle’ye sığınan muvahhid kullarının üzerine olsun.
Şeytan Kimdir?

Bu soruya verilecek en güzel cevap sanırız ki şu âyeti kerimedir:

“Muhakkak ki şeytan, sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman edinin. O, taraftarlarını ancak çılgın alevli ateşin yaranı olmaya çağırır.” (1)

Allah’a isyan ederek kibirlenip böbürlenen ve insan neslinin ilk ferdi Âdem aleyhisselâm’a secde etmeyen İblis, ilk şeytandır, şeytanların atasıdır.

“Şeytan” kelimesi ise; azgınlıkta, şer ve kötülükte emsalsiz olan, şerir ve inatçı anlamına gelen her azgına verilen bir cins isimdir. Şeytanlar, tercih edilen görüşe göre cinlerin bir kısmıdır ve bazı değerler bakımından meleklerin karşıtıdır. Zira melekler hayır işler, iyiliği emreder [...]

SABIR; PASİFLİK, ZİLLET VE MİSKİNLİK MİDİR?

Hamd, “Muhakkak ki, Allah sabredenlerle beraberdir.” (1) şeklinde buyurarak sabredenlerle birlikte olduğunu yüce kitabında bildiren Allah’a;
Salât ve Selâmlar, sabredenlerin piri, efendileri ve liderleri olan, sabrı en fazla olarak vasfedilen ve “Sen de azim sahibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret.” (2) Buyurulmak suretiyle övgüye mazhar olan Peygamberlere, özellikle de hadisleriyle bizlere sabrın faziletini defalarca bildiren ve “…Kim sabretmek isterse, Allah ona sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ihsanda bulunulmamıştır.” buyuran Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allah’ın hesapsız ecri ise, karşılaştıkları musibet ve engeller karşısında sabreden mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Sabır kelimesi Kur’an’da 104 yerde zikredilmektedir. Sabır, ümmetin icmâsıyla farz olup imanın yarısıdır İmanın diğer yarısı da şükürdür.

‘Sabır’ kelimesi sözlükte; Darlıkta kendini tutmak, kontrol etmek demektir. Sabır, aklın ve şeriatın gerektirdiği durumlarda nefse hâkim olmaktır. Acıya katlanmak, o acıya dayanmak ve karşı koymak sabır olarak tanımlanır.

Terim anlamı ise: İslâm’ın emir ve yasaklarını tatbik ederken, imtihan [...]

TİCARET AHLÂKIMIZ NASIL OLMALIDIR?

Hamd, lütfundan aramayı bildiren Allah’a,

Salat ve Selam ise;  “Emin (güvenilir) doğru sözlü tüccar, Nebiler, Sıddıklar ve Şehitlerle beraberdir.” (1) Buyuran efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allahu Teâlâ’nın lütfu ve keremi ile affı ve mağfireti de ticaretlerinde İslami esaslara riayet eden mümin kullarının üzerine olsun.

“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi aldığı şeyin haram mı helal mi olduğunu umursamayacaktır. (2) şeklinde buyurulan bir zamanda yaşıyoruz. Allah’ın ayetlerine ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine ittiba ve itibarın azaldığı, insanların az bir dünya metaı uğruna helal haram sınırlarına riayet etmeden yaşadıkları böyle bir zamanda, ticaretinde dürüst, Allah’tan korkan, sözüne sadık, malını satmak için yalandan kaçınan insanlar bir hayli azalmış, bunun yerine yaptığı her şeyin kendine mubah olduğu fetvasınca nefsinin hevâsına tabi olan insanlar türemiştir.
Oysa müslüman olduğu halde İslam’ı sosyal yaşantıdan uzaklaştırıp nefsinin derinliklerine hapseden insanlar, Kur’an ve sünnette yer alan ticaret ile ilgili ayet ve hadislerden habersiz bir [...]