Nebevi Hayat Dergisi – Hakan Sarıküçük
  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 2-100
    Permalink Gallery

    TARTIDA VE ÖLÇÜDE EKSİK YAPMANIN BİR TOPLUMA OLAN ETKİSİ

TARTIDA VE ÖLÇÜDE EKSİK YAPMANIN BİR TOPLUMA OLAN ETKİSİ

Hamd, ölçü ve tartının Müslüman bir toplum için ne kadar mühim bir husus olduğunu Kur’an-ı Kerim’de müstakil bir sûre olan Mutaffifin sûresi ile bizlere bildiren Allah’a,

Salât ve selâm “Bizi aldatan bizden değildir” buyuran Rasûlullah aleyhisselâm efendimize,

Allah’ın sonsuz rahmeti, affı ve keremi; alırken ve satarken ilahi düsturlara uygun hareket eden ve Müslümanlara karşı müsamahakâr davranan müminlerin üzerine olsun.

Toplumları ayakta tutan, onlara değer kazandıran, aralarındaki birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren, onları birbirleri ile kaynaştıran bazı değerler vardır. Bu değerlere riayet etmek kardeşliği, sevgi ve saygıyı, her şeyden öte adalet duygusunu geliştirir. İşte bunlardan en önemli görülen hususlardan birisi de ölçü ve tartıda adaletli davranmaktır. Çok basit bir amelmiş gibi görünen bazı hususlar kardeşliğin temelini atma da bir tohum misali önemli görülen ve asla küçümsenmemesi gereken değerlerdir. Tohum da değersiz ve çok küçük bir şeydir fakat koca koca ağaçları ve birbirinden lezzetli meyveleri oluşturan da yine o tohumdur. Tohumun önemi oluşacak meyvenin [...]

MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİN OLUŞUMUNDA VERA VE ÖNEMİ

Hamd; “Kim, Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.  Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir…” (1) şeklinde buyurarak takvaya ve vera sahibi olmaya irşad eden Allah’a,

Salât ve Selâm; “Seni şüpheye düşüreni bırak, şüpheye düşürmeyene yönel” (2) buyuran Peygamber aleyhisselâm’a

Allah’ın lütfu ve keremi, rahmet ve mağfireti vera sahibi olma gayretiyle hareket eden, Allah’a ihlasla yönelen, şüpheli ve boş işlerden yüz çeviren müminlerin üzerine olsun.

Vera; Takva, sakınma, korunma, günahtan kaçma ve korkma, şüpheli olan şeylerden ve boş işlerden uzak kalmak demektir.

İbnu’l Esir’in açıkladığı üzere asıl itibariyle vera haramlardan kaçınmak manasına gelir. Ancak sonradan dini endişelerle mübah ve helal olan şeylerden de kaçınmak manasında kullanılmıştır.

Vera, dini hükümlere riayette titizlik manasına gelir.

Korku derecelerinin en düşüğü etkisi amellerde ortaya çıkan ve kişiyi haramlardan alıkoyan korkudur. Söz konusu korku haram olması mümkün olan bir şeyden kişiyi alıkoyarsa buna “vera” denilir.

Gereksiz şeyleri terk [...]

‘NİFAK’A SEBEP OLAN ETKENLER

Hamd, münafıkların tehlikesine dair Kuran’ın birçok yerinde bu meseleye dikkat çeken ve müslümanların tedbirli olmalarına dair ikazlarda bulunan Âlemlerin rabbi olan Allah’a;

Salât ve selâm, nifak ehlini ve onların özelliklerini ümmetine öğretip bu huylardan müslümanın uzak kalmasını bildiren Rasûlullah aleyhisselâm’a

Allahu Teâlâ’nın rahmeti ve ihsanı, nifaktan ve münafıklardan kaçınan, hiçbir şekilde onlara yanaşmayan ve sıratı müstakim çizgisinde Allah’ın rızası uğruna mücadele eden mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Hakikatte nifak; olduğu gibi görünmemek veya göründüğü gibi olmamaktır. Dış görünüşünün iç âlemini, iç âleminin ise dış görünüşünü yalanlamasıdır. Diğer bir tabirle ikiyüzlülük veya çokyüzlülüktür.

Dinî bir kavram olarak nifak “bir kapıdan İslâm’a girip diğerinden çıkmak” şeklinde de tanımlanmıştır. (1) Nifak mastarından türemiş bir sıfat olan münafık kelimesi ise sözlükte “inanmadığı halde kendisini mümin gösteren” kimse demektir.

Münafık; asli kimliğini saklayan, bazı zamanlarda zarureten bazı zamanlarda ise çekememezlikten dolayı İslam’a muhalif şer güçlerin emrinde hareket ederek ihanet etmek için Müslümanların arasına karışan, onların kardeşliğini ve birliğini, [...]

KUR’ÂN’IN TEFSİRİ VE TEFSİR ÇEŞİTLERİ

KUR’ÂN’IN TEFSİRİ

Hamd, “Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve onlar da belki düşünürler” (1) buyuran Allah’a,

Salât ve Selâm Kur’an’ı bizzat yaşantısıyla tefsir eden, Rabbinin buyruklarını en doğru şekilde ümmetine açıklayıp izah eden Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize,

Allah’ın rahmeti ve ihsanı da Kur’an’ın sahih yollarla yapılan tefsirine tabi olup ehlisünnete muhalif izah ve tefsirler ile heva ve heveslere dayanan açıklamalardan uzak durup Rasûlullah efendimizden sahih yollarla gelen izahlar doğrultusunda Kur’an’ı anlamaya çalışan mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Nazil olmaya başladığı andan günümüze kadar canlılığını ve tazeliğini muhafaza eden yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim, daha ilk günden itibaren aslı değişmeden olduğu hal üzere muhafaza edilen tek mukaddes kitaptır. Çünkü ilâhi koruma altındadır. Yüce Rabbimiz bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

“Hiç şüphe yok ki, Kur’ân’ı biz indirdik ve muhakkak ki onu, (tahrif ile tebdilden yani değişikliğe uğramaktan) biz koruyacağız.” (2)

Müslümanlar, nazil olduğu ilk dönemden itibaren Kur’ân’ı anlamak için [...]

ZAMAN BİR NİMETTİR İSRAF ETME

Hamd, çok kısa ve bir o kadar da hızla devam edip giden şu fani dünya âleminde başarıyı ve ebedi mutluluğu elde etmemizi sağlama hususunda bizlere hidayet yollarını ve bu yolların kılavuzları olan peygamberleri gönderen Rabbimiz Allah azze ve celle’ye,
Salât ve selâm, bizleri devamlı surette irşad eden ve vaktin önemine değinerek insanların büyük çoğunluğunun kadrini bilmediği zamanın iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dair nasihatlerde bulunan Peygamber efendimize,
Allahu Teâlâ’nın affı keremi ile sonsuz rahmeti ve ihsanı bu buyruklardan faydalanıp bu doğrultuda hayatını devam ettiren ve şu kısacık hayat maratonunu en güzel şekilde tamamlayan müminlerin üzerine olsun.
Zamanın kıymetini bilen insanlar onu faydalı işlerde kullanmak ve ömür sermayesinin dakikalarını ve saniyelerini bile israf etmemek mecburiyetinde olduklarını bilirler. Selefimiz bu hususta bizlere örnek olmuş, hayatlarını daima ahiretlerine yönelik hususların peşinde koşuşturarak değerlendirmişlerdir. İmkânlarının azlığına rağmen bu zamanımızda inanılması pek de mümkün gibi gözükmeyen birçok hususun altına imzalarını atmışlardır. Peygamber efendimizin “İki [...]

İmtihan Çeşitleri

Hamd, dünya hayatını bir imtihan alanı kılan ve insanı yaratıp başıboş bırakmayan Cenab-ı Allah’a,

Salat ve Selâm bilhassa kendisinin de maruz kaldığı imtihanlar karşısındaki tavizsiz ve iradeli bir duruş ortaya koyan ve imtihanların en şiddetli anlarında dahi güzel bir sabır sergileyen Peygamber efendimize,

Allahu Teâlâ’nın sonsuz lütfu, keremi ve mağfireti de imtihanların her çeşidine karşı sabredip Rabbine yönelen, çıkış ve kurtuluşu Allah’a yönelmekte arayan mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Yaratılmışların gerçek durumunun ortaya çıkması için onların değişik şart ve ortamlarda bulunmaları, farklı hadiselerle denenmeleri gerekir. İşte İslam’da bunun karşılığı imtihandır.

İmtihan kelimesi, günlük kullanımda denemek, tecrübe etmek; kişinin başarısını veya başarısızlığını tartmak ve açığa çıkarmak için takip edilen yol ve yöntem anlamlarını içerir.

Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar ‘inandık’ deyince, fitneye uğratılmadan (denenmeden) bırakılacaklarını mı sandılar?”(Ankebut, 2)

Kur’an-ı Kerim’de bela ve fitne kelimeleriyle imtihan gerçeği açıklanmaktadır. Her iki kelimeyle Müslümanlara zorlukların, kolaylıkların, hayır ve şerrin, başarı ve başarısızlıkların, darlık ve servetin, işkencelerin, açlığın vs. [...]