HALEP; İNSANLIK ve VİCDAN

Eğer sana İran yardım edecekse
Bize de Allah Yardım eder.
(Halep’te bir duvar yazısı)
Rusya ve İran destekli Suriye rejim güçleri Halep’e son dönemlerin en vahşi saldırısını başlattı. Halep’te havadan Rusya askeri uçaklarının bombalamaları karadan ise İran, Hizbullat ve Suriye rejim milislerinin saldırıları ile insanlık büyük bir soykırım ve katliamla karşı karşıya kalmakta. Son alınan bilgilere göre kuşatma altındaki yaklaşık yüz bin sivil, 8,6 kilometrekarede sıkıştı. Tüm dünyanın gözleri önünde bir insanlık trajedisi yaşanmaktadır.

Türkiye’nin özellikle diplomatik baskılarıyla sivillerin tahliyesine yönelik hamleleri İran ve rejim güçlerinin ateşkes ihlalleriyle siviller rehin alınıyor, işkence ediliyor, bombalanıyor ya da katlediliyor.

Elektrik, su ve yiyecek bulunmadığı Halep’te rejim güçlerinin rehin aldığı sivillerin nereye götürüldüğü ise bilinmiyor. Kendi kitlesini yalan bilgi ile yönlendiren, kendi halkını katletmekten çekinmeyen Esed’in ateşkes ihlaline şaşırmamak hatta güvenmemek gerekir.

Suriye’nin Halep kentinde tahliye konusu her geçen dakika güncelleniyor ve tablo değişiyor. İnsani koridor İdlib’e doğru açılmıştı. Ancak koridor bir türlü açık kalamıyor, [...]

MİLLİYETÇİLİK AKIMLARI VE KURUCULARI

Milliyetçilik, milletin çıkar ve değerlerini tüm öteki çıkar ve değerlerin üstünde tutan siyasi hareket ve teorilerinin genel adıdır. Milliyetçi teorilerde, toplumu ilgilendiren her türlü düşünce ve hareketin meşruiyeti, millete bağlılık ve sadakatte aranır. (1) Milliyetçilik akımında en üstün kabul edilen değer kendi ideolojisini hâkim kılmak ve milliyetçi bir devleti kurmaktır.

Milliyetçilik akımı özellikle fikri yapısını, temellerini 19.yüzyılda alsa da kökeni 1789 Fransız ihtilaline dayanır. Fransız ihtilalinin getirmiş olduğu ulus – devlet, halk, eşitlik gibi kavramlar milliyetçilik akımlarının temelini oluşturur.

Milliyetçilik, Liberalizm, Sosyalizm, Anarşizm gibi modernleşme dönemine ait batılı ideolojilerden biridir. İslam ülkeleri, tarihinin hiçbir döneminde İslam Fıkhı ve İslami yönetime alternatif bir ideoloji meydana getirmemiştir. Belirttiğimiz tüm bu ideolojiler batı menşeilidir, patentleri batıya aittir. Belli bazı dönemlerde İslam ülkelerini etkisi altına almış Birinci Dünya savaşının akabinde ulus devletler kurulmuştur.

Milliyetçilik akımı evrensel fikirlere sahip değildir. Diğer Millet ve toplulukları etkisi altına alamayıp kuşatamadığından dolayı faşist bir yapıya bürünür. Egemen olduğu her dönemde [...]

ÜNİVERSİTELİ MÜSLÜMAN GENÇLERE TAVSİYELER

Geçen haftalarda ÖSYM, sınava giren öğrencilerin üniversite tercihlerini açıkladı. Tercih sonuçlarında kimi öğrenciler istedikleri üniversite ve bölüm geldiğinden dolayı sevindi. Kimileri öğrenciler ise istedikleri üniversite ve bölüm gelmediğinden dolayı üzüldü. Bu iki sonuç grubu kendi çalışmalarının neticesi ile karşılaştı. Yıl boyunca çalışan, hedefine koşan öğrenci mutlu oldu. İstediğini elde etti.

Hedefine ulaştı. Şu da unutulmamalıdır ki maraton daha yeni başlıyor.

Bu yazımızda üniversiteye adım atarken kendilerini bekleyen tehlikelere karşı Müslüman gençlere yol rehberi tadında birkaç tavsiye vereceğiz.

Müslüman gençler, hayatınızın tek amacı Allah’ın rızasını kazanmak olsun. Üniversite kurumunu amaç haline getirmeyin. Üniversiteyi Allah’a yaklaştıracak bir araç olarak görün. Peki, üniversite nasıl amaç haline getirilir. Maalesef gençler farkında olmadan hayatının tek merkezi olarak üniversitesini ve okuduğu bölümü görüyor. Olmazsa olmaz olarak görülüyor. Hâlbuki en iyi bölüm dahi olsa bizim inancımıza ters ise elimizin tersi ile itebilmeliyiz.

Müslüman gençler, üniversitenize gittiğiniz ilk andan itibaren İslami kimliğinizi ve kişiliğinizi belirtiniz. Çevrenizdeki insanlar sizin kırmızıçizgilerinizin olduğunun [...]

SOSYAL MEDYA İLİŞKİLERİMİZ

Müslümanlar bugün batının etkisi, baskısı ve hegemonyası altındadır. Bugün kitle iletişim araçları olarak kullandığımız (Facebook, twitter, instagram, youtube vs.) Batı uygarlığından, İslam medeniyetine gelmektedir. Batılı devletler, sosyal medya araçlarıyla kendi doğrularını, kendi seküler yaşayışlarını ve değerlerini Müslüman ülkelere dayatmakta. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna Batılılar karar vermektedir. Aynı zamanda sosyal medya araçlarıyla tahrif edilmiş kültürünü Müslüman topluluklara empoze etmektedir.

Tarihi süreç içerisinde özellikle haçlı seferleri ile İslam dünyası üzerindeki emellerine ulaşamayan Batı, kitle iletişim araçlarının gelişmesi, internet ve sosyal medya ile birlikte modern haçlı seferlerini kültür emperyalizmi üzerinden sürdürmektedir. Günümüzde kültür emperyalizmi, batılıların İslam dünyası üzerinde hâkimiyet kurma metotlarının başında gelmektedir. (1)

Günümüzde haberleşme ve medya vasıtalarını incelediğimizde; Bütün dünyayı örümcek ağı gibi saran beş emperyalist ülkenin haber ajansları; ABD’den United Press Internaional (UPI), Associated press (AP), İngiltere’den Reuters, Fransa’dan Agance France Presse (AFP) ve Rusya’dan (TASS) günde 40 milyon kelime ile haber dolaşımının %97’sini sağlayarak dünyayı haber bombardımanına tutmaktadır. (2)

Başka [...]

İRAN’IN SURİYE HESAPLARI

Suriye devriminin başlangıcından bu yana Suriye üzerinde mutabakata varılmış değil. Türkiye’nin, ABD’nin ve diğer ülkelerin çabaları sonuç vermemiş ve uzun sürede çözülecek gibi durmuyor. Her yapının kendi çıkarlarına göre bir Suriye algısı var. Bu da sorunu çözmekten ziyade dış güçlerin politikaları Suriye’ye dair sorunları arttırıyor. Şöyle bir durum da vardır ki özelde Ortadoğu coğrafyasının genelde tüm dünya halklarının açlık, yoksulluk, sefalet, çıkar üzerine kurulu ilişkiler, insani değerlerin kaybolması, savaşlar, katliamlar… Tamamıyla batılı devletlerin politikalarından, ideolojilerinden kaynaklanmaktadır.

Egemen güçler, iktidarlar, hegemonya (1) ve işbirlikçiler Suriye politikasında samimiler mi yoksa yüzyılın en büyük tiyatrosunu mu çeviriyorlar? (2)
Tüm dünyanın bildiği her bir vakıada yeniden tecrübe ettiği gibi bir tiyatro ile karşı karşıya İslam ümmeti. İran’ın batı ile işbirliğini Müslümanları sırtından hançerlemelerini, hainliklerini kimse unutmuş değil.

Suriye cihadı tüm dünyaya İran’ın gerçek yüzünü gösterdi. İran 1979 İslam Devriminden! Sonra İran, İslam coğrafyasına iyi bir imaj bıraktı ve İran, devrimi propaganda aracına döndürdü. Dönemin insanlarının [...]

HALEP DÜŞERSE

Suriye tarihi Esad ailesinin kanlı katliamlarıyla meşhur bir tarih.
Hafız Esad iktidara geldikten sonra diktatör tavırları halk tarafından benimsenmedi ve bir halk hareketi başlatıldı. Hafız Esad, halkı sindirme girişimlerinde bulundu. Ve sonrasında da 1982 yılında 30.000 insanın öldüğü Hama katliamını gerçekleştirdi. Hafız Esad, halkı baskıyla, şiddetle, ölümle sindirdi, iktidarını şiddetle pekiştirdi.
Babasının yolundan giden, usta çırak misali ustasını geçen Beşşar Esad ise aynı şekilde baskıcı, totaliter yönetimini sürdürdü.  Suriye, 2011 yılına gelindiğinde ise Dera’da başlayan halk ayaklanmasına sahne oldu. Yine şiddeti seçen Beşşar ailesi, halkının üzerine bu sefer bombalar yağdırdı. Suriye halkı yılmadı, mücadelesine devam etti.  Mazlum Suriye halkını İslam ümmeti destekledi, yanlarında durdu. Ve dünyanın dört bir yanından gelen Mücahidler mazlumların yoldaşları oldu.
Halk devrimin ilk yıllarından itibaren Esad’ı, avaneleri, yardakçıları yalnız bırakmadı. İran ve Hizbullat para ve militan yardımında, Rusya ise maddi ve teknik anlamda destek sağladı. Tüm bu desteklere rağmen Muhaliflerin direnişi kırılamadı ve Muhalifler ilerlemeye [...]