Nebevi Hayat Dergisi – Ebubekir Eren

SABRIN İMANDAKİ YERİ BAŞIN BEDENDEKİ YERİ GİBİDİR

İzzet ve yüceliğin tek sahibi, şeref ve kibriyada ortağı olmayan, övgüye, hamde ve yüceltilmeye layık olan, izzetin, arşın rabbi olan Allah’a hamd olsun. O Allah ki insanları denemek için darlığın ve bolluğun her çeşidini dağıtıp saçtı, yaptıklarının en güzelinin karşılığını ebediyet yurdunda onlara vermek için kullarını sıkıntı karşısında sabretmeye ve rahatlık esnasında şükretmeye teşvik etti. Bunun üzerine gevşeklik hastalığı uzuvlarda depreşmeye başladı. Birtakım insanlar bu hastalığı tedavi etmek için uyandılar, hazırlık yaptılar, arzuyu (heva) düşman saydılar, fani olanın fena bulmasından kaçarak bakiyi tercih ettiler. Onları övmeye, yerin ve göğün rabbinin şu kavli yeter: “sıkıntı ve hastalık anında sabredenler…” (1)

Peygamberlerin efendisi olan Hz. Muhammed’e, onun değerli, hayırlı ve takva sahibi ashabına, hüküm alanında kıyamet gününe kadar onun şeriatını uygulayacak olanlara sayıp dökülemeyecek kadar çok salat ve selam ederim.

Sabrın Önemi Ve Fazileti

Bil ki, kulun dünyada karşı karşıya geldiği her olay iki çeşitten birine girer. Birincisi, kişinin arzusuna uygun olan, ikincisi [...]

SATIMI HARAM OLAN ŞEYLER NEDİR?

Hamd bizleri yoktan var eden ve beni âdemi mahlûkat içerisinde şerefli kılan, bizleri rahmet ayı olan ramazana kavuşturan, fıtrat üzere kalmaya muvaffak kılan, er rahman, er rahîm sıfatlarına sahip olan Allah’adır. Salat ve selam peygamber efendimiz Muhammed  sallallahu aleyhi ve sellem’e, pak ailesine ve Ona kıyamete kadar ihsan ile tabi olan ashabına, etbaına dır.  

Pis (Necis) Olan Şeylerin Hükmü

Yenilmesi veya içilmesi ayetle veya sahih hadisle kendi özündeki bir zarardan dolayı yasaklanmış olan şeylere “necis (pis)” denir. Şarap, domuz veya murdar ölmüş hayvan eti ve kan bunlar arasında sayılabilir. Kur’an ı kerimde şöyle buyrulur; “Allah, size leşi, kanı, domuz etini ve Allah’ tan başkası adına kesilen hayvanların etini haram kıldı.” (1)

Cabir bin Abdullah radıyallahu anh’den rivayet edilen hadis bunların satışının da aynı hükümde olduğunu belirtir. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur; “Şüphesiz Allah ve Rasûlü, şarabın, leşin, domuzun ve putların satışını yasak kılmıştır. Kendisine “Ey Allah’ın Rasûlü! Murdar hayvanın iç [...]

İSLAM’DA FİTRE

Hamd bizleri yoktan var eden ve beni âdemi mahlûkat içerisinde şerefli kılan, bizleri rahmet ayı olan Ramazana kavuşturan, fıtrat üzere kalmaya bizleri muvaffak kılan, er-rahman, er-rahîm sıfatlarına sahip olan Allah’adır.

Salat ve selam Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, pak ailesine ve ona kıyamete kadar ihsan ile tabi olan ashabına, etbaınadır.  

Fitrenin Sözlük Manası

Ramazan ayının sonunda gücü yeten Müslümanın ödemekle yükümlü olduğu sadaka.
Sözlükte “yaratmak, icat etmek; kesmek, yarmak, ikiye ayırmak” manalarına gelen “fatr” kökünden türeyen fıtr kelimesi, oruca son vermeyi, orucu açmayı (iftar) ifade eder. Bundan dolayı ramazan bayramına “îdü’l-fıtr” denildiği gibi ramazan ayını yaşamanın, onun mükâfat ve bereketinden faydalanmanın bir şükran belirtisi olarak verilen sadakaya da “sadakatü’l-fıtr (sadaka-i fıtr) veya zekâtü’l-fitr” denilir. Bu tamlama kısaltılmış olarak fıtra ve Türkçe ’de fitre şeklinde kullanılmaktadır.

Fitrenin Hikmeti

Bütün ibadetlerde olduğu gibi fitrede de ferdî-içtimaî, maddî-mânevî hikmetler vardır. Bu konuda İbn Abbas şöyle der: “Rasûlullah fitreyi, oruç tutanı anlamsız ve çirkin [...]

  • ebubekir
    Permalink Gallery

    “NAMAZ” BÜTÜN ÜMİTLERİN BİTTİĞİ YERDE BİR ÜMİT KAYNAĞIDIR

“NAMAZ” BÜTÜN ÜMİTLERİN BİTTİĞİ YERDE BİR ÜMİT KAYNAĞIDIR

Namaz kul ile Allah arasında bir bağ ve buluşmadır. Namaz kalbin kuvvet aldığı, ruhun Allah’a bağlılığını hissettiği, nefsin dünya hayatının değerlerinden daha üstün değerler bulduğu manevi bağdır. Namaz günümüzde dahi Allah yolunun yolcuları için bir azık, sahrada susuz kalmışlar için bir pınar ve bütün ümitlerin bittiği yerde bir ümit kaynağıdır. Bu kaynak, her mü ‘minin elini uzatabileceği bir hazine olarak devam edip gitmektedir.

Cemaatle namaz kılmanın fazileti:

Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah  sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu;

“Kişinin cemaatle beraber kıldığı namazı, evinde ve çarşısında tek başına kıldığı namazdan  yirmi beş  kat(daha hayırlı)dır.

Bunun sebebi kişi abdest aldığında abdestini güzelce alırsa, daha sonra sadece namaz için mescide doğru çıktığında attığı her adımıyla bir derece yükselir ve bir hatası silinir. Daha sonra namaz kıldığında mescidde bulunduğu müddetçe  melekler onun için: ‘Allah’ım ona salat eyle, Allah’ım ona rahmet eyle’ diye dua ederler ve bu kişi namazı beklediği müddetçe  namazdaymış gibidir.” (1)

Osman Bn. Affan [...]

  • ebubekir
    Permalink Gallery

    SELEFİ SALİHİNİN DİLİN AFETLERİNDEN ENDİŞE DUYMALARI

SELEFİ SALİHİNİN DİLİN AFETLERİNDEN ENDİŞE DUYMALARI

İnsanoğlu söylemiş olduğu her sözün, amelinden sayıldığını bilseydi konuşmak yerine susmayı tercih ederdi. İnsan amelleriyle ve sözüyle karşılığını ahirette alacağı ekini bu dünyada ekmektedir. Kıyamet gününde ekmiş olduğu ekinin karşılığını alacaktır. Hayır, hasenat ve güzel ameller işleyen karşılığında mükâfat alacaktır. Günah ve çirkin amelleri işleyen karşılığında ceza alacaktır. Selefi salihinin dillerine yönelik endişeleri pek büyük idi. Hz. Ebubekir dilinden tutarak “beni bu hale sen getirdin.” derdi.

İbni Abbas radıyallahu anh dilinden tutarak “yazık sana hayır konuş mükâfatlanırsın. Kötülük konuşma güvende olursun. Şayet bunları yapmaz isen sonunda pişman olursun” derdi.
Hasan-ı Basri şöyle der: “İnsanın dili bedenin emiridir. Şayet dil bedenin azalarına yönelik hataya meyil etse azaların hepsi cinayete duçar olurlar. Dil iffetli olursa bütün azalar güvende olurlar.”
Yersiz ve faydasız konuşmak insanın maneviyatını söndürür. İnsanın kalbini katılaştırır. Ve böylece insan Rabbinden uzaklaşır. Zira Allah’a en uzak olanlar, kalbi katı olanlardır. Hz. Ömer der ki; “Kim çok konuşursa hatası çoğalır, [...]

RAHMAN’IN VAKARLI KULLARI

Hamd, Allah’a aittir. Salat ve selam Peygamber Efendimize, ailesine, ashabına ve kıyamet gününe kadar kendisine tabii olanların üzerine olsun.

Allah azze ve celle kendisine gereği gibi iman eden ve teslimiyet gösteren kullarını şöyle nitelendirir:

“Rahmanın has kulları yalan yere şahitlik etmezler. Boş sözlerle karşılaştıkları zaman vakar (ağırbaşlılık) ile geçip giderler.” (1)

“O mü’minler ki boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.” (2)

İbn Hibban sahih’inde, Ebu Zer’den Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu rivayet eder; “Hz. İbrahim’e indirilen suhuf (sayfalar) içinde şunlarda vardı; akıllı kimsenin üzerine düşen şudur, aklına yenik düşmemeli ve vaktini şöylece bölümlere ayırmalıdır:

Vaktinin bir bölümünü Rabbine ibadet ve yakarış için ayırmalı.

Bir bölümünü nefsini hesaba çekmek için ayırmalı.

Bir bölümünü Allah’ın yaratıklarını ve sanatını tefekküre ayırmalı.

Bir bölümünü de yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını giderebilmek için ayırmalı. Yine akıllı kişi şu üç şey için gayret eder, harekete geçer:

Ahiretine azık hazırlamak.

Dünyalık geçimini sağlamak.

Haram olmayan bir lezzetten yararlanmak.

Akıllı kimse, içinde bulunduğu zamanı basiretle değerlendirir, kendi [...]