• cihan
    Permalink Gallery

    HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

Hayatı

Osmanlı tarihinde daha sonraları döneminde sert mizacı, cesareti ve ataklığı sebebiyle Yavuz Selim adıyla anılan I. Selim, 10 Ekim 1470’de babası Osmanlı Sultanı II. Bayezıd’ın valilik yaptığı Amasya’da dünyaya geldi. Babası II. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları ailesinden Ayşe Hatun’du.
Şehzadeliğinin ilk zamanları Amasya’da geçen Selim, devrin önemli âlimlerinden Arap ve Fars Dili ile din ve fen dersleri aldı.

Osmanlı’da padişah oğullarının devlet idâresi ve askerî konularda eğitim alması için yapılan bir şehzâde uygulaması olarak Trabzon Sancağı’na gönderildi. Burada yaklaşık 24 yıl sancak beyliği yapan Şehzâde Selim, bu dönemde Gürcüler üzerine seferler düzenleyerek Kars, Ardahan, Erzurum ve Artvin’i Osmanlı topraklarına kattı.

Tarihçiler onun hayatından bahsederken şöyle der: “Onun en önemli özelliklerinden biri de askerleri içinde her dâim yer alması ve yemeği onlarla birlikte yemesidir.”

Şii Tehlikesi

İslam tarihi boyunca müslümanlara ihânet etmeyi adet haline getiren ve her seferinde müslümanları arkadan vuran, tarihin her döneminde İslam topraklarının Haçlı ve Siyonistler tarafından işgal edilmesinde önemli [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    ABİDU’L HARAMEYN FUDAYL BİN İYAD (RAHİMEHULLAH) (725-803)

ABİDU’L HARAMEYN FUDAYL BİN İYAD (RAHİMEHULLAH) (725-803)

İslam’da dünya-âhiret dengesi esastır. Hatta âhiret her daim dünyanın önünde yer alır. İşte İslam’ın âhiret öncelikli dünyaya bakışına zühd denir.
Selef-i salihin neslinden günümüze kadar zühd sahibi insanlar bitmemiştir ancak azalmıştır. (Allah sayılarını arttırsın). İşte onlardan biri de etbâu’t tâbiin neslinin önde gelenlerinden biri olan Abidu’l Harameyn (onun 40 yıl boyunca Kabe’de ilk rekatı kaçırmadığı rivayet edilir) olarak adlandırılan Fudayl bin İyad’tır.

Hayatı

Ebu Ali künyeli Fudayl bin İyad’ın(r.h) Horasan’ın Merv bölgesinden Semerkand’ta hicri 107(m.725) yılında doğduğu ve sonraları Ebiverd’de yetiştiği söylenir.
Fudayl b. İyad’ın isminin anlamı, sonraki yıllarında tam da ismine yaraşır bir hayat olarak “çok faziletli ve erdemli” demektir.

Gençlik yıllarında güçlülüğüyle ön plana çıkmış ve Merv ile Ebiverd arasında bir çete kurarak eşkiyâlık yapan Fudayl b. İyad, bu esnada çetesiyle hem namazlarını kılıyorlar hem de Kur’an okuyordu.

Eşkiyâlıktan Abidliğe

Fudayl b. İyad, Merv ile Ebiverd arasında eşkiyâlık yapar ancak eşkıyâlığında bile belli ahlâki özellikleri kendisinde bulundururdu. Örneğin; Soygun yaptığı kafilede [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    BASRALILAR’IN İMÂMI: HASAN BASRİ –RAHİMEHULLAH- (641-728)

BASRALILAR’IN İMÂMI: HASAN BASRİ –RAHİMEHULLAH- (641-728)

Abidlerin sultanlarından olan ve Ebu Said künyeli Hasan Basri(r.h), tabiin devrinin büyüklerindendir. Hz. Ömer’in hilâfetinin bitmesine iki yıl kala h.21(m. 641) senesinde doğmuş, Medine de büyümüştür. Babasının adı Yesar’dır. Hıristiyan olan Yesar’ın hicretin 12.yılında Halid b. Velid ile Karyanus kumandalarındaki orduların arasında vuku bulan Vak’atu’s-Sinyi’de esir düşmüş ve onun Zeyd b. Sabit’in hizmetine girdiği rivayet edilir. Annesi Neyyir de mü’minlerin annesi Ümmü Seleme‘nin azatlısıdır. Hasan Basri(r.h), mü’minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a)’ın evinde büyüdü. Ümmü Seleme annemizin Hasan Basri(r.h) için şöyle dua ettiği rivayet edilir: “Ya Rabbi! O’nu dinde fakîh kıl ve insanlara sevdir.“ (1)

Ömrünü ilme ve insanlara Allah korkusunu anlatmaya, zulmün karşısında her zaman dik durmaya adayan Hasan Basri(r.h), 14 yaşında hafız olmuştur. Yine bu yaşlarda Basra’ya gitmiş ve orada ilmi ve hitabeti ile halk arasında itibar görmüştür. Onun bu etkili hitabetini İmam Cafer-i Sadık(r.h) şöyle aktarmıştır: “Sözü Peygamber’in sözüne benziyor.” (Tehzib, 2/265)

Onun haksızlığa karşı çıkmasının bir örneği Yezid’in halifeliğinin sahih olmadığını açıkça [...]

İSTANBUL’UN FATİHİ: FATİH SULTAN MEHMET (1432-1481)

Rasûlullah(sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”  (Ahmed b. Hanbel, Müsned  IV/335; Buhâri, Tarihu’l-Kebir, I/81; Tarihu’s-Sağîr I/306; Bezzâr, Müsned, c. II, s. 308; Taberâni, Mu’cemu’l-Kebir II/38; Hakim, Müstedrek, IV/422; Heysemİ, Mecmeu’z-Zevâid, VI/219)

“Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın ya ben seni alırım!”

Doğumu

Osmanlı Sultanı II. Murad’ın ve Hümâ Hatun’un oğlu olan ve Osmanlı sultanları arasında II. Mehmet olarak anılan Fatih Sultan Mehmet,  1432 yılının 29 Mart’ı 30 Mart’a bağlayan gece Edirne’de doğdu.

Her Osmanlı şehzadesinde olduğu gibi Mehmet de çocukluğunun bir müddetini anne-babasının yanında geçirdikten sonra hem askeri hem de eğitimsel olarak kendini yetiştirmesi için Bursa’ya gönderilir. Burada 10 yaşına kadar kalan Mehmet, daha sonra devlet yönetimini öğrenmesi ve deneyim kazanması için Manisa sancakbeyliğine atanmasıyla Manisa’ya gider. Eğitimi için ise daha sonra Osmanlı şeyhülislamı olacak Molla Gürâni1 görevlendirilir.

Onun Molla Gürâni’ye öğrenci oluşu ile ilgili şöyle bir [...]

KORKUSUZ ALİM SAİD BİN CÜBEYİR RAHİMEHULLAH (665-713)

Hayatı

Tabiin devrinde yetişen müctehid imamlarından olan Said b. Cübeyr(r.h), 665 yılında Kûfe’de doğdu.

Künyesi Ebu Abdullah veya Ebu Muhammed’dir. Abdullah b. Said ve Abdulmelik b. Said adlı iki oğlu olduğu bilinir. Kendisi Esed bin Huzeymeoğullarından Vâbile bin Hârisoğullarının âzadlı kölesiydi.

Önceleri Kûfe kâdılarından Abdullah ibn Utbe bin Mesud’un kâtibiyken daha sonra Ebu Bürde bin Musa el-Eş’ari’nin yanında bir süre kâtiplik yaptı. Bir ara Fırat Nehrinin suladığı arazinin öşürlerini toplamakla görevlendirildi.

İlmi Şahsiyeti Ve Takvası

Tabiin nesli hakkında İmran b. Husayn’den rivayet edilen hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenlerdir, sonra da bunları takip edenlerdir.” [İmrân (r.anh) dedi ki: “Kendi asrını zikrettikten sonra iki asır mı, üç asır mı zikretti bilemiyorum.]” (Buhari, Şehâdat 9, Fedâilu’l-Ashâb 1, Rikak 7, Eymân 27; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 214; Tirmizi, Fiten 45, Şehâdât 4; Ebu Dâvud, Sünnet 10; Nesâi, Eymân 29)
Tabiinden olup övgüye nâil olma şerefine mazhar [...]

KAFKASYANIN II. ŞAMİL’İ VE EFSANE KOMUTAN: ŞAMİL BASAYEV (1965-2006)

Hayatı
Şâmil Selmanoviç Basayev, 14 Ocak 1965’te Çeçenistan’ın Vedeno Bölgesi›nin Vedeno Köyü’nde doğdu. Şâmil Basayev’in ailesi Rus İhtilali‘nden(6 Kasım 1917) sonra Çeçenistan’dan Kazakistan’a sürgün edilmiş ancak 1957’de Kruçev döneminde yurtlarına geri dönebilmişti.

İlkokul ve liseyi kendi köyünde okuyan Şâmil, üniversiteyi okumak için Moskova’ya gider. 1987 yılında Moskova’da Makina Mühendisliği Bölümü’nü bitirir. Bu eğitimden sonra 1989-1991 yılları arasında İstanbul’da eğitim gördü.

1991 yılının ortalarında Komünist Rusya yıkılmış, yerine Rusya Federasyonu kurulmuştu. 1991 yılında, bağımsızlığına kavuşan Çeçenistan’a döndü ve Rusların gizli örgütleri ile mücadele etmek için kurulan özel birlikleri yönetti. Bu birlikler içinde Rusya’ya karşı Afganistan Savaşı’nda mücadele etmiş tecrübeli mücahitlerde vardı. Yine bu yılda Çeçenistan’da yaşanan insanlık dramını dünyaya duyurmak için bir Rus uçağını Ankara’ya kaçırdı ve böylelikle dünya kamuoyu onu tanımış oldu.

Mücadele İle Geçen Yıllar

1994 yılında Rusya, Çeçenistan’ı işgal etti. Bu işgal üzerine Çeçenlerin lideri Dudayev’in emrinde Ruslara savaşmaya başlayan Şâmil, bu mücadelede Ruslara büyük kayıplar verdirdi. 1994-1996 yılları arasında [...]