• 58-dergi-cikti-calismasi_Klasör-yazi-gorselleri-4
    Permalink Gallery

    KÜRESEL BİR VAKIA OLARAK; TÜKETİM ÇILGINLIĞI VE TASARRUF

KÜRESEL BİR VAKIA OLARAK; TÜKETİM ÇILGINLIĞI VE TASARRUF

Numunelerinden her gün küçüklü büyüklü yüzlercesine şahit olduğumuz tüketim meselesi, artık dünyanın ortak bir sorunu haline gelmiş durumda. Özellikle son asır Allah azze ve celle’nin o geniş arzının nasıl da daracık hale getirildiğinin ve gidilecek başka hiç bir yer yokmuşçasına insanların AVM’lerde istiflenir gibi nasıl da kümelendiğinin en bariz müşahede edildiği asır oldu. Yine bu asır, Allah’a kulluk yarışında kullanalım diye istifademize sunulan dünyanın geniş ama sınırlı nimetlerinin sınırsız arzular karşısında nasıl da hoyratça kullanıldığının en acı şekilde hissedildiği zaman dilimi oldu. Güneşin üzerine doğduğu yeni hiçbir gün olmadı ki suni ihtiyaçlar peyda etmesin. Her geçen gün bir öncesini, her yeni nesil de bir geridekini aratır oldu. İnsanın sınır tanımaz nefsi dağları yedi de doymadı. Doymayan nefisler çoğaldı, başkalarının malına tamah eder oldu ve kanlı savaşlar patlak verdi.

Bu durum elbette yeni değildi. İnsanoğlu ilk defa çılgınca, hesapsız kitapsızca tüketiyor değildi. Allah’ın ihsan ettiği engin nimetleri destursuzca heba edip yıkılan [...]

Yolumuz Dikenlidir Ayağını Seven Gelmesin!!!

Hak-batıl mücadelesinin tarihi, dünya tarihiyle eşdeğerdir. Dünya var olduğundan beri bu mücadele süregelmiş, iki yolun yolcuları da kendi davalarına davette bulunmuşlardır. Şeytan, dostlarıyla beraber insanı hakkın yolundan çıkarma mücadelesi vermiş, buna karşılık peygamber ve onlara tabi olan müslümanlar da insanlığı sürekli bir şekilde Allah’ın dinine davet etmiştir. Bu bakımdan peygamberler İslam davetinin öncüleri ve kendilerinden sonra gelecek davetçilerin lokomotifidirler. Bununla birlikte, zorluk ve imtihanlarla bezenmiş davet yolunun en çok sıkıntı çekenleri de onlar olmuştur. Kimi zaman bu yolda canlarını vermişler, kimi zaman yurtlarından çıkarılmışlar, kimi zaman da insanların tehdit ve alaylarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Maruz kaldıkları sıkıntılar bazen öyle noktalara ulaşmış ki bunun sonucunda bazıları «Ul’ül Azm» peygamberleri olarak isimlendirilmiştir. 

Allah azze ve celle dersler ve ibretler almamız için Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin mücadelelerinden detaylıca bahsetmiş; İslam davetini insanlara nasıl ulaştırdıkları, bu yolda ne gibi zorluklarla karşılaştıkları ve tüm bunlara karşı nasıl da sebatkar oldukları hususunda müşahhas örneklerle bizlere çok canlı [...]

BİR MUALLİM OLARAK RASÛLULLAH (SAV)

Tarih boyunca, yaşadığı zamana yön veren, etrafında kalabalık kitleler toplayan ve insanlığın gönlünü fetheden nice güçlü liderler çıkmıştır. Dikkate şayan bir husus vardır ki; bu liderlerin arzu ettikleri başarıya ulaşmalarının ardında onları güçlü, karizmatik ve etkili kılan vasıfları dar bir alanda toplana gelmiştir. Kimisi cesaretiyle, kimisi hitabetiyle kimisi de hikmet ve tecrübesiyle en üst basamağa sıçramanın yolunu bilmiştir. Ancak bunlar içinde öyle bir şahsiyet vardır ki; kâmil bir kimsede bulunması gereken tüm vasıfları kendinde toplamış, sadece küçük bir milletin değil koca bir insanlığın sevgilisi haline gelmiş ve tarihin tozlu sayfalarına gömülmek bir yana tüm zamanların en zirve adamı olma nimetine nail olmuştur. Bahsini ettiğimiz kimse elbette Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den başkası değildir. O’nun hayatını inceleyen bir kimse görecektir ki; Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kimi yerde cesur bir komutan, kimi yerde müşfik bir aile reisi, kimi yerde de sabırlı, hikmetli bir muallim olarak karşımıza çıkacaktır. Bu açıdan, [...]

CİHADI HZ. PEYGAMBER (SAS)’İN GÖZÜYLE OKUMAK

“Andolsun ki Allah’ın Rasûlü, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örnektir.” (1)

Allah celle celâluhu bizden kendisine kul olmamızı isterken, nasıl bir kul olmamız gerektiğini de rahmetinin tecellisi olarak gönderdiği, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in şahsında bizlere sunmuştur. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in görevi sadece, kendisine indirilen ilahi vahyi ulaştırmak değil, aynı zamanda bu ilahi emirler manzumesini pratik hayatta sergileyerek insanlara örnek olmaktır. Bu nedenle Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem bizler için her alanda en güzel örnek olmuştur. Karşımıza kimi yerde iyi bir muallim, kimi yerde iyi bir baba ve eş, kimi yerde iyi bir arkadaş, kimi yerde hikmetli bir davetçi, kimi yerde de cesur bir komutan olarak çıkmıştır. Biz bu yazımızda Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in hayatında cihadın yeri ve önemini ele alacağız inşallah.

İbn Kayyim el-Cevziyye, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hayatında cihadın dört aşaması olduğunu [...]

ALLAH’IN DİNDEKİ FİDANLARI; MUHLİSLER

21. yy’ın ezilen, hor görülen, her türlü zorbalığa maruz kalan ve kanı hiçe sayılan mazlum çocuğu biz Müslümanlar, üzerimizdeki kara bulutları dağıtamamanın aczini tüm zerrelerimizde hissedip üzüntüden bitap düşerken diğer yandan da en güçlünün yanında olmanın gururunu yine tüm zerrelerinde hisseden taraf olmalıyız. Zira öylesine yüce bir mabuda ibadet eden, öylesine doğru bir yola ölesiye baş koyan yolcularız ki bunun şerefini yaşamak en tabii hakkımızdır. Bu hak elbette şahsi özelliklerimizden değil, sarsılmaz dinimiz olan İslam’ın bize sunduğu izzetten dolayıdır. İnsanlık tarihine baktığımızda tüm gücü ve şaşasına rağmen yok olup giden, geride isimlerinden başka hiçbir şey bırakamayan onca millet, medeniyet görürüz. Ama Millet-i İslam’a göz kulak kesildiğimizde karşımızda metanet, dirayet, sabır ve selamet dolu bir geçmiş ve gelecek buluruz. Tarih boyunca nice milletler, başka milletlerin düşmanlıklarına hedef olmuş, ama bunların hiçbiri İslam’ın maruz kaldığı boyutlara ulaşamamıştır. Zira tüm insanlık, Hz. Peygamber’in(sav) önceden haber verdiği gibi aç kurtların yemek çanağına saldırdıkları [...]

  • ahmet
    Permalink Gallery

    İHYA’DAN İFSAD’A HAZİN BİR ÖYKÜ; İSLÂM MODERNİZMİ

İHYA’DAN İFSAD’A HAZİN BİR ÖYKÜ; İSLÂM MODERNİZMİ

A- Tarihi Arka Plan

Ağır mağlubiyetlerden sonra büyük hesaplaşmaların başlaması ve nefis muhasebesine gidilmesi sosyolojik bir gerçeklik olsa gerek. Bu olgu diğer milletlerde gerçekliğini ispat ettiği gibi İslâm Ümmeti içinde de yaşanan hadiseler neticesinde doğruluğundan şüphe edilemeyen bir gerçeklik makamına ulaşmıştır.
İslâm Modernizmi, Osmanlı’nın gerilemeye başlaması sebebiyle dahili sorunlarına çözüm üretememesi sonucu meydana gelen büyük hesaplaşmaların ve içe yönelik ağır eleştirilerin ürünü sayılabilecek bir mahiyet arz etmektedir.

18. yüzyıl, Avrupa için Rönesans ve Reformların meyvesini topladığı “Aydınlanma Çağı” olarak anılırken genelde İslâm Ümmeti özelde de Osmanlı Devleti için ise “Gerileme Dönemi” nin başlayıp tehlike çanlarının çalmaya başladığı zaman dilimine tekabül etmektedir. Osmanlı’nın ekonomik, askerî ve siyasî yönden gerilemeye başlamasıyla meydana gelen sorunları iç dinamikleriyle çözüme kavuşturamayan Müslümanlar, içinde bulundukları çıkmazdan Batıdaki bir takım hususları ithal ederek kurtulacaklarını düşünmüşlerdir. Islahat çalışmalarının başlaması, Tanzimat ve Islahat Fermanlarının ilan edilmesi, Meşrutiyet denemeleri, Avrupa’ya öğrencilerin gönderilmesi, tercüme faaliyetlerinin başlaması, Avrupa’nın bilim ve tekniğini alma [...]