MÜSLÜMANLARI BEKLEYEN FELAKETLER

وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.” (Al-i İmran 104)

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.” (Al-i İmran 104)
Gerek İslam dinindeki gerekse günümüz Türkiye’sinde ki önemine binaen “Emri bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” konusu kendisini İslam dinine hizmete adamış her davetçi kardeşimizin üzerinde hassasiyetle durması gereken bir mevzudur.
Fitneyi daha çıkmadan önce önlemek gayesiyle İslam’ın emrettiği en önemli tedbirlerden biride  “Ma’ruf’u emretmek ve münkeri yasaklamak”  ibadetidir
İslam literatüründe “Emri bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” kavramı, “iyilikleri emretmek ve kötülüklere engel olmak” anlamına gelir.
Ma’ruf / iyilik; İslam Şeriatının emrettiği her şeydir. Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak; Allah ve Rasul’ünün emrettiği her şey ma’ruf / iyiliktir.
Münker / kötülük; İslam Şeriatının yasakladığı her şeydir. [...]

ONLAR KURAN’I DÜŞÜNMÜYORLAR MI?

اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا
ONLAR KURAN’I DÜŞÜNMÜYORLAR MI?Yoksa Kalpleri Kilitli mi?
(Muhammed Süresi 24)
Kıymetli Müslüman kardeşlerim! Yüce Rabbimizin bu ayetini hepimizin çok muntazam bir şekilde düşünmesi gerekir. Kur’an, Yüce Allah tarafından bizlere gönderilmiş bir hidayet kaynağıdır. Bizleri hem dünyada hem de ahirette efendilerin efendisi yapacak, iki diyarda da bizleri izzetli kılacak olan bir kitaptır. Yüce Allah kitabını “Mübarek”, “Şifa”, “Nur”, “Hidayet” ve “Furkan” gibi isimlerle isimlendirmiştir. Bu mübarek ve nur olan kitabın bizlere şifa olabilmesi ve bizleri hidayete ulaştırabilmesi için onu devamlı okumalı, düşünmeli ve tefekkür etmeliyiz. Zira Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“(Bu Kur’an) Ayetlerini iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Sad; 29)
Yine başka bir ayetinde şöyle buyuruyor: “Bu bir kitaptır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.” (İbrahim;1)
Kur’an’ı Kerim bu ve bunun benzeri [...]

Zühd Kitabı

Kitabın ismi: Kitabu’z-Zühd ve’r-Rekâik
Yazarı: Abdullah b. Mübarek
Çeviri: İshak Doğan
Yayın Evi: Armağan Kitaplar

Eser Abdullah b. Mübarek tarafından kaleme alınmıştır. Kitap Armağan Kitaplar tarafından basılarak okurlarımıza sunulmuştur. Kitap on bir bölüm ve 428 sayfadan oluşmaktadır.  Her bölüm okuyucuları takva ve zühde teşvik edecek başlıklar altında son derece zengin bir içeriğe sahiptir. Kitap özellikle mübarek Ramazan ayına yaklaştığımız bu güzel günlerde, her Müslümanın bilgilerini tazeleyip kendilerini salih amele teşvik etmesi bakımından oldukça güzel bir üsluba sahiptir.
Kitapta her konu ile ilgili birçok rivayetler zikredilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Amr b. Meymun el-Evdi’den rivayet edilmiştir; dedi ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir adama nasihat ederken şöyle buyurdu: “Beş şey gelmeden önce (şu) beş şeyin kıymetini bil:

İhtiyarlıktan önce gençliğin
Hastalıktan önce sağlığın
Fakirlikten önce zenginliğin
Vakitsizlikten önce boş vaktinin
Ölümünden önce hayatının

Ömer b. Zerr babasından rivayet ettiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allah Teâlâ, her söz söyleyen [...]

DAĞLAR ETEKLERİYLE YÜKSELİR

Dağlar, seven yürekler kadar yüce, sevilen yürekler kadar mağrurdur. Zirvesiyle ve eteğiyle, tepesiyle ve yaylasıyla, kıvrım kıvrım dağlar, sıra sıra dağlar, duran ve yanan dağlar… Başı pare pare dumanlı olanlar, alçak olanlar, yüksek olanlar… Yamaçları, sevmesini bilen yürekler gibi kekik kokularıyla, kardelenlerle dolu, zirveleri sevmeyi bilmeyen yürekler gibi sarp, soğuk ve ulaşılmaz… Belki de ulaşılmaz olmanın, yalnızlığın efkârındandır başlarının hep dumanlı oluşu… Dağlar yüce, mağrur ve heybetli… Dağları dağ yapan etekleridir. Çünkü dağlar etekleriyle yükselir. Eteklerindeki karlar serinletir dağların sıcak yüzünü… Eteklerindeki çiçeklerle neşelenir her bahar… Dağlar tutuşturur alevini bazen volkanların… Bazen paylaşır acısını çaresiz âşıkların… Kimi delip geçmek ister dağları Ferhat gibi… Kimi hayalleriyle en zirveye tutunmak ister… Bazen Olympos olur dağın adı… Bazen Ağrı… Sonsuzluk hissi verir bakınca Himalaya dağı gibi… Bazen Uhut olur dağın adı… Sevilir ve sevdirir kendisini usulca… “Uhut bizi sever, biz de Uhud’u…” (Buhârî, “Cihâd”, 71.) dedirtir sevenine… Sevilene sevildiğini bildirir her [...]

ANNE – BABALARIN DİKKATİNE! – 2

ÇOCUĞUMUZA YAKLAŞIMIMIZI DÜZELTMEK
A. ŞARTLI SEVGİ
Bedenin havaya, suya ve yemek yemeye ihtiyacı neyse, yavrularımızın yetişmesinde ve sağlıklı bir birey olmalarında sevgi o derece önemli bir etkendir. Allah Teâla,  anne ve babaların kalbine çocuk sevgisini yavruları daha doğmadan kalplerine koymuştur. Özelde anneler bu sevgi yoğunluğunu daha fazla yaşamaktadırlar. Çocuklarının eğitimini, ona karşı belirlenecek davranış şekillerini, istikbale doğru hayallerini daha o yokken yapan anne ve babalar, özlemle beklenen çocukları doğup büyümeye başladığı anda tutumları değişmektedir. Sevgi de azalma değil de sevgi biçimlerimiz değişmektedir.
Ama çocuk kalbi, her daim anne ve babaları tarafından sevilmek ve takdir edilmek ister. Bunu bazı şartlara bağladığımız zaman ise; ara açılmaya, iletişim sorunları yaşanmaya başlar;
Eğer’li Sevgi:
Tamamen menfaate dayalı bir sevgi biçimidir. “Eğer sözümü dinlersen seni severim. Uslu durursan seni severim” vb. sözler masum ve çocuğun iyiliğine yönelik gibi görünse de içten içe çocuğun duygularını tahrip eder.
Sürekli  bu sözcükleri duyan bir çocuk; sevginin [...]

MÜCAHİD ÂLİM İZZEDDİN EL-KASSAM

Hamd; bütün eksiklerden ve noksanlıklardan münezzeh olan, kendisi dışında her şeyin fani olduğu en yüce zat olan Allah’a mahsustur. Selamların en güzeli; en güzel hasletleri kendisinde toplayan efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, temiz aile efradına ve kıyamet saatine kadar en ince detayına kadar onların izinde giden tüm Mü’minlerin üzerine olsun.
Bu dünya da unutulup gitmek istemiyorsan okunacak bir kitap veya yazılacak bir iş yap demişler. Anlatacağımız bu örnek ve önder insan da belki okunacak bir kitap yazmamış fakat Filistin davasını zirveye taşıyarak çok önemli işler yapmıştır. Tabii ki o, bütün yaptıklarını unutulmamak için değil bilakis inancı ve davası uğruna yapmıştır. Batı da gelişen fen ve teknik karşısında birtakım imamların ayaklarını sarsılıp kaydığı bir dönemde yaşayan İzzeddin El – Kassam mevcut savrulmalardan etkilenmeden koca bir çınar gibi ayakta kalmış, insanları doğruya ve Hakk’a yönlendirmiştir. O İslam’ı bir bütün olarak ele almış ilim, amel, takva, cihad’ı bünyesinde toplamış, [...]