57. SAYI (AĞUSTOS 2017)

İMTİHANIN HAKİKATİ VE HİKMETİ

Kullarını imtihan ederek, istikamet üzere sabır ve sebat gösterenlerle yolda dökülenleri, sâdık olanlarla yalancıları birbirinden ayıran Allah Azze ve Celle’ye hamd ederiz. İmtihan esnasında nasıl davranılması gerektiğini ve imtihanların başarıyla nasıl aşılacağını en güzel bir şekilde örnek olarak hayatlarıyla bizlere gösteren Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun âline ve ashabına salât ve selam olsun.

İmdi; bu makalemizde imtihanın hakikati, çeşitleri, hikmeti ve imtihan karşısında nasıl davranılması gerektiği üzerinde durmaya çalışacağız. Allah Azze ve Celle bütün imtihanlardan başarıyla çıkabilmeye bizleri muvaffak eylesin!

1- İmtihanın Hakikati

Kur’an-ı Kerim’de ve Sünnet’i Seniyye’de farklı tabirlerle ifade edilen imtihanın hakikati şudur ki; Allah Azze ve Celle belirli bir hikmet ve belli bir gaye ile yaratmış olduğu insanları, çeşitli yöntemlerle denemekte, sınamakta ve teste tâbi tutmaktadır. Kâh şiddetli musibetlerle, bazen de nimetlerle onları imtihan etmektedir. Böylece onlardan kendi rızasına uygun hareket edenleri, hevâlarına tâbi olanlardan; musibetleri de nimetleri de hikmete uygun bir şekilde karşılayarak musibet esnasında sabreden [...]

İmtihan Çeşitleri

Hamd, dünya hayatını bir imtihan alanı kılan ve insanı yaratıp başıboş bırakmayan Cenab-ı Allah’a,

Salat ve Selâm bilhassa kendisinin de maruz kaldığı imtihanlar karşısındaki tavizsiz ve iradeli bir duruş ortaya koyan ve imtihanların en şiddetli anlarında dahi güzel bir sabır sergileyen Peygamber efendimize,

Allahu Teâlâ’nın sonsuz lütfu, keremi ve mağfireti de imtihanların her çeşidine karşı sabredip Rabbine yönelen, çıkış ve kurtuluşu Allah’a yönelmekte arayan mümin ve muvahhid kullarının üzerine olsun.

Yaratılmışların gerçek durumunun ortaya çıkması için onların değişik şart ve ortamlarda bulunmaları, farklı hadiselerle denenmeleri gerekir. İşte İslam’da bunun karşılığı imtihandır.

İmtihan kelimesi, günlük kullanımda denemek, tecrübe etmek; kişinin başarısını veya başarısızlığını tartmak ve açığa çıkarmak için takip edilen yol ve yöntem anlamlarını içerir.

Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar ‘inandık’ deyince, fitneye uğratılmadan (denenmeden) bırakılacaklarını mı sandılar?”(Ankebut, 2)

Kur’an-ı Kerim’de bela ve fitne kelimeleriyle imtihan gerçeği açıklanmaktadır. Her iki kelimeyle Müslümanlara zorlukların, kolaylıkların, hayır ve şerrin, başarı ve başarısızlıkların, darlık ve servetin, işkencelerin, açlığın vs. [...]

Muhacirler Allah’ın Emanetidir

Suriye devriminin başlangıcından bu yana Türkiye’de muhacir olarak bulunan Suriyeli insan sayısı 3 milyon 551 bin 78 kişidir. (1)  Türkiye bu rakamlarla dünyada en çok Suriyeli muhacir ağırlayan ülkedir. Türkiye’yi, Lübnan ve Ürdün takip etmektedir. (2) Bu bağlamda dikkat çekmemiz gereken konulardan birisi Türkiye’de son dönemlerde özellikle bazı kesimin kışkırtmasıyla ‘Türkiye’de Suriyeli istemiyoruz.’ Veyahut ‘Suriyeli mülteciler evlerine gönderilsin.’ Başlıklı kışkırtıcı çalışmaları görüyoruz. Şunu söylememiz gerekir ki bizlerin Müslümanlar olarak bize sığınan hiçbir mazlum, mustazaf ve savaş mağduru kimseyi kabul etmeme, ülkelerine geri gönderme gibi bir lüksümüz yok. Ancak şunu deme hakkımız var: Suriyeli muhacirler bizim sorumluluğumuz altında, onları daha iyi nasıl yönetebiliriz, onları nasıl Türkiye kültürüne adapte edebilir gibi söylemlerde bulunabiliriz. Söylemiş olduğum bu iki durum arasında fark var. Nasıl ki bir aile reisi, aile bireylerinden birini evinden kovamazsa bizler de aynı şekilde muhacir kardeşlerimizi kovamayız fakat aile reisi aile bireylerine yön verir onlara yol gösterir. Biz Müslümanlarda aynı [...]

Brunei Darusselam

Her ay bir Müslüman beldesini ele aldığımız yazı dizimizin bu bölümünde dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan “Brunei Darusselam”a konuk olacağız. Brunei toprakları 1400’lü yıllardan itibaren İslam ile müşerref olur ve uzun yıllar Müslümanların kontrolünde kalır. Ancak 1400’lü yıllardan itibaren İspanya, Hollanda, İngiltere ve Japonya’nın sömürgesi ve tasallutu altında kalır. 1984 yılında bağımsızlığını ilan eden ülke, 2013 yılında Sultan Hasan El Boulkiah’ın İslam ceza hukukunun uygulanacağını ifade etmesiyle dünya kamuoyunda önemli bir ilgi görür. Şimdi gelin bu Müslüman beldesini biraz daha yakından tanıyalım.

Ülkenin Coğrafi ve Demografik Özellikleri

Bir Güneydoğu Asya ülkesi olan Brunei Sultanlığı, Endonezya ve Malezya topraklarının da yer aldığı Borneo adasının kuzeybatısında yer alan bir Müslüman beldesidir. Doğu batı ve kuzey sınırları Malezya’ya ait olan Sarawak eyaletine komşu olan ülkenin kuzeyinde ise Güney Çin Denizi yer alır.

Yaklaşık 450 bin kişilik nüfusu ve 5.765 kilometrekarelik toprağıyla dünyanın en küçük ülkeleri arasında yer alan Brunei ülkesindeki halkın yaklaşık yüzde 65’i [...]

ALLAH SEVDİĞİ KULLARINI İMTİHAN EDER

Merak ettiğimiz hususlardan biri de Allah’ın bizi neden imtihan ettiği konusu. Müslüman olarak imtihan kavramına inanıyoruz ama bu, sorular sormamıza engel olmuyor. Çünkü imtihan kimi zaman gerçekten de katlanması zor haller alabiliyor. İşkenceler, cinayetler, tecavüzler, savaşlar, zalimlikler, felaketler ve daha birçok şey…

İmtihan nedir?

İmtihan, köken olarak Arapça bir kelime ve sözlükte ‘Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonucunda deneyim kazandıran zor bir durum’ olarak tanımlanıyor. Diğer bir tanımıyla ‘bir işte başarı gösterip göstermemenin ölçülmesi, sınav’ olarak da karşımıza çıkıyor.

Yani imtihan olmanın doğasında bir zorlanma, ölçme ve başarı unsuru olduğunu söyleyebiliriz.

İmtihan bizim için beklenmeyen bir şey mi?

Allah Kur’an’da bizi imtihan edeceğini sürekli vurguluyor.  Esasında Kur’an okuduğumuzda verilen mesajların başında bu dünyanın geçici olduğu, asıl hayatın ahiret olduğu ve dünya hayatının sadece bir imtihan alanı olduğu bulunuyor. Lakin biz Müslümanlar bu durumu yeterince içselleştirebilmiş değiliz.

Bize verilen nimetlerin, bizim Allah’ı hatırlayıp şükretmemiz için olduğunu, bize gelen sıkıntıların ise yine Allah’ı hatırlayıp sabır etmemiz için olduğunu anlamadıkça bu konuda hala daha çok mesafe kaydetmemiz gerekiyor demektir.

Mü’minlerin [...]

Cemaat ve Cemaatleşme Üzerine Notlar

Bismillahirrahmanirrahim.

Geçen ay ki yazımızda ‘Cemaat olmanın önemi’ üzerinde durmuştuk. Bu ay ki yazımızda da yine cemaatleşme konusu üzerinde bazı notlarımızı aktarmaya devam edeceğiz inşallah.

Cemaat; her ne kadar topluluk, çokluk, kalabalık anlamına gelse de her topluluk, her kalabalık, her çokluk cemaat değildir. Cemaatle topluluğu, cemaatle çokluğu, cemaatle kalabalığı birbirinden ayıran çok önemli noktalar vardır.  

Cemaat mensupları rasgele tanışmış, aralarında inanç, amaç, ilke ve yöntem birliği olmayan, şartların mecburen bir araya getirdiği insanlar topluluğu değildir.

Bir topluluğun cemaat olabilmesi için,

İnancının açık ve net olması,
Amacının açık ve net olması,
Hedeflerinin açık ve net olması,
Amaç ve hedeflerini gerçekleştireceği Metodun/yönteminin açık ve net olması,
İlke ve prensiplerinin -müntesipleri nezdinde farklı yorumlara fırsat vermeyecek şekilde- açık ve net olması,
Teşkilatlanma usul ve kriterlerinin net olması,
Önlerinde; aynı inanca, aynı amaca, aynı ilkelere, aynı metoda inanmış; yetkin, salahiyetli ve basiretli bir önderin/emirin olması,
Mevcut lider ve topluluğun belli [...]