55. SAYI (HAZİRAN 2017)

AFRİKA SÖMÜRÜLÜRKEN “BİZ” TÜKENİYORUZ

Afrika bir zamanlar İslâm ümmetinin hâkimiyetinde iken şu an ki durumdan çok üstün bir yaşam içerisindeydi. Hatta hayatın birçok alanında ilerlemeler kaydedilmişti. Afrika’da, İslâm’ın etkisiyle ilerleyen insanlık  1924’de İslâm hilafetinin yıkılışına kadar devam etti. Hilafet makamı kaldırıldıktan sonra Müslümanlar başsız kaldılar. Böylelikle Afrika’yı ele geçiren sömürgeci Avrupalılar, bu kıtadaki tüm ilerlemeleri, maalesef durdurdular. Asırlar içerisinde Afrika’da, kazanılan, kaydedilen, hayatın birçok alanlarındaki ilerlemeler, tıpkı Endülüs de olduğu gibi Avrupalıların elleriyle yerle bir edildi. Avrupa’nın amacı insanları medenileştirmek ya da teknolojik açıdan ilerletmek değil aksine köleleştirmek, sömürmek ve teknolojik ve birçok alanda kendine bağımlı kılmaktır.

Dünyada Müslümanlar söz sahibi olmadığı sürece insanları güdüp ellerindekini yağmalayan güçler hep var olacak ve toplumlar arasındaki alakalar sadece menfaat üzerine kurulmaya devam edecektir. Avrupalıların dünya zenginliklerini elde edebilmek için uyguladığı sömürgecilik durmayacaktır, işgaller bitmeyecektir. Müslümanlar uluslararası arenadan kaybolduğundan beri, dünyanın hali hiç değişmemiştir. Hilafet yıkıldığından beri Müslümanlar ve diğer milletler adalete hasret kalmışlardır. Avrupa’nın ve daha [...]

İffetli Kadına İftira Atmak

İslâm’da zina etmek suç ve cezayı gerektirdiği gibi, zina ile itham etmek de suç ve cezayı gerektiren bir haram olarak zikredilmiştir. Nur suresi 4. ayetin tefsirinde Seyyid Kutup rahimehullah şöyle demiştir:

“İffetli, köle olmayan evli, dul veya bekâr kadınları kesin bir kanıt olmaksızın zina etmekle suçlayan dilleri serbest bırakmak, suçsuz bir erkek veya suçsuz bir kadını bu iğrenç suçla lekelemek isteyen, sonuçta da elini kolunu sallayarak gezen iftiracılara geniş bir imkân hazırlar.”

Yani Allah celle celaluhu, zinayı haram kıldığı gibi, zinayla iftira etmeyi de yasaklamış, toplumda bu ahlaka sahip olan kimselerin önünü kesmiş ve ahlaklı kadın ve erkekleri koruma altına almıştır. Bu koruma, akrabaların, kavminin, yakınlarının koruması değil, Allah celle celaluhu’nun korumasıdır. İffetli kadınlar ve iffetli erkekler Allah’ın yasasıyla, hükmüyle korunmuşlardır.

Zina suçunun iftira yolu ile dahi konuşulması, toplumda yayılması, meşruluk kazanmasına ve buna meyledenlere cesaret kazandırmasına sebep olacağından dolayı, Allah celle celaluhu zinanın önünü kesecek, o yolu tıkayacak, insanlık için rahmet [...]

Adalet Üzerine

Türkiye 15 Temmuz gecesi başarısız darbe girişimiyle karşı karşıya gelmiş ve büyük bir felaketi atlatmış. Başarısız darbe girişiminden önce kamuoyunda merkez sağdan, ulusalcılara, milliyetçilerden, sosyalist sol hareketlere kadar her kesimden insanın methettiği Gülen hareketi, meğerse ülkeyi kendi cemaatinin ve liderinin çıkarına göre yönetiyormuş. Başarısız darbe girişimiyle Adalet›in önemini bir kez daha anlamış olduk. İşin gerçeği demokratik sistemde adalet arayışına girmek, adalet ile yönetilmeyi beklemek abesle iştigal olacak ama Müslüman fertlerin adaleti istemeleri kendi yaşamlarını bu doğrultuda çizmeleri gerekmektedir.

Demokratik sistemlerde adaletin olması zor olacak nedeni parlamentolar belli bir siyasal grubun, partinin yönetimindedir. Bu siyasal parti kendi menfaat ve çıkarlarına uygun yasa çıkartır ve o yasaları kendi çıkarlarına göre tatbik eder. Çünkü siyasal partileri denetleyen ve gözetleyen yine kendi seçmiş oldukları yargı mensuplarıdır. Ülkeyi yönetenler ister dini söylemleri dilinden düşürmeyen muhafazakâr bir parti olsun, ister eşitlik, halkların kardeşliği kavramlarını düşürmeyen sosyalist bir parti olsun bu değişmez çünkü sistemin kaynağı, temeli, çıkış [...]

AFFEDİLMEYEN EN BÜYÜK GÜNAH ALLAH’A ŞİRK KOŞMAK

Kullarını tevhid fıtratı üzere yaratan ve şirkten sakınmaları için onlara kitaplar indiren ve peygamberler gönderen Allah Teâlâ’ya hamd olsun. Hayatını tevhidi tahkik ve şirki izale etmeye vakfeden Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, diğer bütün peygamberlere, onların âl ve ashâblarına ve kıyamete kadar onların izinden yürüyen mü’minlere salât ve selâm olsun.

İmdi; biz bu makalemizde Allah’a şirk koşmanın mahiyeti, kısımları, sebepleri ve vahim sonuçları üzerinde durmaya çalışacağız. Allah azze ve celle bizleri gizli – açık, küçük – büyük her türlü şirkten muhafaza buyursun.

1- Şirkin Tarifi

Şirk; şirket ile aynı kökten türemiş olup ortak olmak ve ortak kılmak anlamını ifade eder. Buna göre Şer’î ıstılahta şirk; kulun, Rubûbiyyetinde, İlâhiyyetinde veya sıfatlarında Allah azze ve celle’ye denkler, benzer ve ortaklar kabul etmesidir. Diğer bir ifadeyle kulun, Zâtında, sıfât veya fiillerinde Allah azze ve celle’ye denk tuttuğu ortaklar kabul etmesidir.

Göklerde, yerde ve bu ikisinin arasında bulunan her şeyin mülkü sadece Allah azze ve celle’ye [...]

  • gokyuzu
    Permalink Gallery

    Şemsü’l-Eimme (İmamların Güneşi): İmam Serahsî –rahimehullah- (1009 – 1090)

Şemsü’l-Eimme (İmamların Güneşi): İmam Serahsî –rahimehullah- (1009 – 1090)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.” (Buhari, Rikak 1)

Rabbâni âlimlerimiz ve İmam Serahsî’nin rahimehullah hayatının özeti bu hadistir. Âlimlerimiz ve önderlerimiz; hayatlarını bu hadis üzere inşâ ederek, sağlıklarını ve vakitlerini Allah yolunda harcadı ve bu iki nimeti nimetin kadr-u kıymetini en üst seviyede yaşadılar. Onlar adeta bedenlerini ve zamanlarını Allah yoluna fedâ ettiler.

İmam Serahsî, bizlere çok büyük örneklik göstererek bu hayata gözlerini yumdu. Hayatını adeta şu sözü yaşayarak bizlere öğretti: “İmkânsızsanız, imkan sizsiniz.”

Yusuf aleyhisselâm’ın hayatını okuduğumuzda onun zindana atılmasını ve zindanı adeta bir medreseye dönüştürdüğünü öğreniriz. Ancak Allah bizlere tarihin her döneminde Yusuf aleyhisselâm gibi zindanı medreseye dönüştüren kimseler olduğunu göstermiştir. İmam Serahsî de zindanı medreseye dönüştüren imamlarımızdan biridir.

İnsanın İslâm’ı öğretmesine hapishane kuyularında cezâlandırılmasının dahî engel olamayacağını bizlere öğreten bir imamdır, İmam Serahsî.

Asıl özgür olanın Rabbi ile bağı güçlü olan kimse olduğunu bizlere öğretendir, İmam [...]

SİHİR VE HÜKÜMLERİ

Hamd, Müminleri, tehlikeli olup kendilerine zarar gelmesi mümkün olacak hususlardan nehyeden ve onları hayr yollarına sevk eden Allah’a, Salât ve selâm, sihrin tehlikesini, sihir yapan kişilerin dünyevi ve uhrevi hükümlerini beyan edip bu hususlarda ikazda bulunan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e, Allahu Teâlâ’nın affı ve keremi ve o sonsuz mağfireti sihirden ve sihirbazlardan uzak durup takvalı ve itaat eden kulların safında yer alan mümin ve müminatın üzerine olsun.

Sihir kelimesinin Arapça’da birbirine yakın birçok manası vardır. Bunların en meşhurları şunlardır: Kandırmak, aldatmak, yanıltmak, hile yapmak, göz boyamak, oyalamak, avutmak, yalanı doğru göstermek, gizemli davranmak, tesir altına almak, cezbetmek, iradeyi bağlamak, aciz düşürmek vb…

Istılahî manasına gelince: Sihir büyü yapanın bazı sözler söyleyerek veya bazı maddeleri birbirlerine karıştırarak yahut görülmeyen şer güçlerle yardımlaşarak olağanüstü bir durum meydana gelmesine sebep olmasıdır.

Her ne kadar Mutezile Fırkası ve Ehl-i Sünnet’ten bazı âlimlere göre sihir sadece aldatmadan ibaret ise de Ehl-i Sünnet’in cumhuruna göre büyünün aldatıcı [...]