BİR LİDER OLARAK RASÛLULLAH (SAV)

İslam’ın son Resul ve nebisi olan Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem; İyi bir kul, iyi bir baba, iyi bir arkadaş ve kardeş, iyi bir koca, iyi bir akraba olduğu gibi eşsiz liderliğiyle de tarih ve eşya üzerinde etki bırakmış ve bırakmaya devam etmektedir. O, adil bir devletin, kusursuz bir sistemin, yıllarca özlemini duyacağımız ilahi bir nizamın ve “benzerine az rastlanırdı” bile diyemeyeceğimiz, benzersiz bir kardeşlik müessesesinin lideriydi. Bir insan, bir lider için hangi beklentiyi taşıyorsa hepsi fazlasıyla en kemal derecesinde onun kişiliğinde ve hayatında bulabilir. Hatta lider kelimesinin tanımını yapacak olursak karşılığının Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem olduğunu görürüz.

Allah Teâlâ, O’nu kulları arasından seçerek, kulları ile kendi arasında elçi kılmıştır. Elbette ki Allah’ın elçisi her insandan üstün özelliklere ve niteliklere sahiptir. O, bütün insanları Allah’ın yoluna sevk eden ve bilmediği şeyleri açıklayan ve hayat içerisinde pratik olarak uygulatan ve uygulayan her peygamber gibi aynı zamanda da zamanının [...]

RASÛLULLAH (SAV)’İN MİZAH (ŞAKA) ANLAYIŞI

İslam âlimlerine göre mizah ve şakalaşma hususunda insanlar üç sınıftır:

1. Mizaha dalan ve ömrünün çoğunluğunu böyle geçirenler

2. Şakalaşmayı sevmeyerek, her dâim ciddiyeti esas alan ve neredeyse hiç latife yapmayanlar

3. Orta yollu davranarak yeri geldiğinde şakalaşan, yeri geldiğinde de ciddi olanlar.

Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’in hayatımızın her alanında bizlere örnek olduğunu Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki sen, pek büyük (en güzel) bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 4)

Mizah (şaka) hususunda da bizlere örneklik göstermiş ve üçüncü sınıftaki kimselerden olmamız gerektiğini bizlere öğretmiştir. O sallallahu aleyhi ve sellem bazen şakalaşır, yeri geldiğinde de ciddiyetini gösterirdi.

Mizahın hayatımızdaki yeri hakkında şöyle bir benzetmede bulunulmuştur: “Mizahın hayatımızdaki yeri, yemekte tuzun misali gibidir. Yemek ne tuzsuz ne de çok tuzlu olmalıdır.”

İslam dini, Allah’ın razı olduğu bütün davranışları salih amel olarak niteler. Bu hususta dinimizde gülmenin de salih amele dönüşebileceğini Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle ifade etmiştir: “İki çeşit gülme vardır: Bir gülüş vardır, Allah [...]

ALLAH YOLUNDA CİHAD ETMEKLE VAZİFELİ BİR PEYGAMBER

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Şirki ortadan kaldırıp Allah’ın kulları arasında tevhid dinini muhkem bir şekilde yerleştirmek için bütün gücüyle Allah yolunda cihad eden Peygamber Efendimiz’e, bu hususta onun en büyük yardımcıları olan ve Allah’ın dini uğrunda canları ve mallarıyla cihad eden âline ve ashabına ve bu yol üzerinde kıyamete kadar onlara tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun.

İmdi; biz bu makâlemizde kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün mücahidlerin rehberi ve komutanı olan Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in cihadından, kendi zamanındaki mücahidlerin rehberi ve komutanı olmasından bir nebze olsun bahsetmeye çalışacağız. Allah Azze ve celle’den niyazımız şudur ki, Peygamber Efendimiz’i örnek alan ve onun yolunda ilerleyen büyük komutanları İslam ümmetine lütfetsin!
Öncelikle bilinmesi gerekir ki, İslam dininin zirvesi cihaddır. Herhangi bir şahsiyetin yüceliği, cihadın kısımlarını ve mertebelerini ne kadar gerçekleştirdiği ile orantılıdır. İbni Kayyim el-Cevziyye rahimehullah, cihadın dört mertebesi olan nefisle cihad, şeytanla cihad, kâfirlerle cihad [...]

RASÛLULLAH (SAV)’İN SABRI, KONUŞMASI VE TEVAZUSU

Hz Aişe annemiz, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakı hakkında şöyle demiştir:

“Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakı Kuran’dı. Darılırsa Kur’an darıldığı için darılır, beğenirse Kur’an beğendiği için beğenirdi. Kendi nefsi için intikam almazdı. Kızması ve beğenmesi Allah’ın rızası içindi.” (Buhari, Müslim)

Anlıyoruz ki, kim, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yolunu takip etmek isterse, kim O’nun ahlakı ile ahlaklanmak isterse darılmalarını ve küskünlüklerini Allah’ın yüce kitabı olan Kuran’a göre ayarlasın. Yani Allah’ın hoşlanmadığından o da hoşlanmasın, Kuran’ın kabul edip beğendiğini o da beğensin, böylece yakınlaştığımız sadece Allah’ın rızası olur.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakından, sadece Allah’ın rızasını arayan bir kul örnekliğini görüyoruz. Ve Taif’te yaşananlar geliyor aklımıza… Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem risaletin 10. yılının sonlarında Şevval ayında Taif’e gitti. Taif’te 10 gün kaldı.

Ne yazık ki Taifliler, Mekkeli müşrikleri aratmadı, O’na hakaret edip kovdular. Yüzüne karşı; “Allah senden başka Peygamber olarak gönderecek birini bulamadı mı?” dediler.

Çocuklarını, kölelerini kışkırtıp Rasûlullah [...]

HER DUANIN BİR KARŞILIĞI VARDIR

Yeryüzündeki tüm nimetler adedince Rabbimize hamd ederiz. Salat ve selam Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, hidayeti ve inayeti tüm mü’min kullarının üzerine olsun.

Çocuk yetiştirip terbiye etmek dünyanın en zor işidir. Gönüllerimizin süruru evlatlarımızı büyütürken en doğru metotlarla ve en güzel bir şekilde onları terbiye etmek en büyük arzumuzdur. Kimi zaman bu konuda yeterince başarılı oluruz, kimi zaman da yeterli olamadığımız anlar olur. Bazen bilgi, donanım, heyecan ve isteğimizin dorukta olduğu zamanlarda kendimizi fazla kasmadan bile birçok sorunun üstesinden rahatlıkla geldiğimizi müşahede ederiz. Bazen de bu konulardaki eksikliklerimiz ve bizi yoran, üzen ve dumura uğratan hayat şartları sebebiyle en ufak bir problemin bile altında kaldığımızı hissederiz. Aslında bu insan olmamız hasebiyle gayet doğaldır. Bu sebeple her konuda olduğu gibi çocuk konusunda da kendimizi fazla kasmadan yol almak işimizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Belli zamanlarda denizlerde vuku bulan med-cezir misali hayatımız içerisindeki gel-git’ler sebebiyle çocuklarımızın eğitiminde aksaklıkların olmasını [...]

  • ibrahim
    Permalink Gallery

    İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

Şehadet Sana Yakıştı Hocam!

Beklediğin ve özlediğin şehadete sonunda kavuştun hocam. Şehadet haberine değil ama şehadetine etken olan olaya üzülüyoruz. Sana değil ama sana yapılan hainliğe, sıkılan kahpe kurşuna üzülüyoruz.

Özlüyoruz Hocam!

Özlüyoruz seni. Hem de hiç olmadığı kadar bu sefer. Alışamadık bir türlü gidişene. Bir yerlere koşuşturmanı özlüyoruz, elindeki dosyaları bir yerlerden bir yerlere götürürken şimdi göremiyor ve özlüyoruz hocam. Yürüyüşünü özlüyoruz yerleri titretircesine izzetli yürüyüşün var ya işte onu özlüyoruz. Hata yaptığımızda gözlerini kısıp gönüllere sirayet eden bakışını özlüyoruz hocam. Dertli olduğun günlerde gönlünden dudaklarına ulaşan ‘’Ya Selam’’ dediğini hatırlıyor ve özlüyoruz seni.

Seviyoruz Seni Hocam!

Günler geçti ama sevgimizden bir şey eksilmedi hocam. Hastane önündeki bekleyiş sürerken şehadet haberine sevinen Müslümanları görmeliydin. Dünya tüm genişliğine rağmen dar gelmiş ve senin haberinin tesiri üzerlerimize düşmüştü. Cenaze namazına katılan Müslümanları görmeli ve insanların hayatına bıraktığın izlerin birer şerit gibi zihinlerinden geçtiğine şahit olurdun. Kabre konuluşunu görmeliydin hocam. Gözlerden yanaklara süzülen yaşlara ve [...]