HALEP; İNSANLIK ve VİCDAN

Eğer sana İran yardım edecekse
Bize de Allah Yardım eder.
(Halep’te bir duvar yazısı)
Rusya ve İran destekli Suriye rejim güçleri Halep’e son dönemlerin en vahşi saldırısını başlattı. Halep’te havadan Rusya askeri uçaklarının bombalamaları karadan ise İran, Hizbullat ve Suriye rejim milislerinin saldırıları ile insanlık büyük bir soykırım ve katliamla karşı karşıya kalmakta. Son alınan bilgilere göre kuşatma altındaki yaklaşık yüz bin sivil, 8,6 kilometrekarede sıkıştı. Tüm dünyanın gözleri önünde bir insanlık trajedisi yaşanmaktadır.

Türkiye’nin özellikle diplomatik baskılarıyla sivillerin tahliyesine yönelik hamleleri İran ve rejim güçlerinin ateşkes ihlalleriyle siviller rehin alınıyor, işkence ediliyor, bombalanıyor ya da katlediliyor.

Elektrik, su ve yiyecek bulunmadığı Halep’te rejim güçlerinin rehin aldığı sivillerin nereye götürüldüğü ise bilinmiyor. Kendi kitlesini yalan bilgi ile yönlendiren, kendi halkını katletmekten çekinmeyen Esed’in ateşkes ihlaline şaşırmamak hatta güvenmemek gerekir.

Suriye’nin Halep kentinde tahliye konusu her geçen dakika güncelleniyor ve tablo değişiyor. İnsani koridor İdlib’e doğru açılmıştı. Ancak koridor bir türlü açık kalamıyor, [...]

ALİMİN ÖLÜMÜ ALEMİN ÖLÜMÜDÜR

İzzet ve yüceliğin tek sahibi, şeref ve kibriyada ortağı olmayan, övgüye, hamde ve yüceltilmeye layık olan, izzetin, arşın rabbi olan Allah’a hamd olsun. O Allah ki insanları denemek için darlığın ve bolluğun her çeşidini dağıtıp saçtı, yaptıklarının en güzelinin karşılığını ebediyet yurdunda onlara vermek için kullarını sıkıntı karşısında sabretmeye ve rahatlık esnasında şükretmeye teşvik etti. Bunun üzerine gevşeklik hastalığı uzuvlarda depreşmeye başladı. Birtakım insanlar bu hastalığı tedavi etmek için uyandılar, hazırlık yaptılar, arzuyu (heva) düşman saydılar, fani olanın fena bulmasından kaçarak bakiyi tercih ettiler.

Peygamberlerin efendisi olan Hz. Muhammed’e, onun değerli, hayırlı ve takva sahibi ashabına, hüküm alanında kıyamet gününe kadar onun şeriatını uygulayacak olanlara sayıp dökülemeyecek kadar çok salat ve selam ederim.

‘’Gerçek âlimler; insanlara, ana-babalarından daha hayırlıdırlar. Zira anne ve baba, çoğu zaman çocuklarını yalnız dünya tehlikelerinden korurlar. Dünyevî geleceklerini hazırlarlar. Âlimler ise, insanları âhiret azabından korurlar, uhrevî istikballerini hazırlarlar.”

Şuayp el Arnavut aslen “Albania” olan Arnavutludur. Babası Muharrem, [...]

MAHALLENİN ŞAŞKIN YAZAR ve SİYASİLERİ

Bismillahirrahmanirrahim

15 Temmuz ABD/Avrupa/FETÖ ortak darbesinin başarıya ulaşamamasının hemen akabinde özellikle bizim entel/dantel/sağcı/muhafazakâr yazarlarımız ve siyasilerimiz çıktıkları televizyon programlarında çok tuhaf değerlendirmelerde bulunmaya başladılar. Bu basiretsiz değerlendirmelerden bir tanesi de şu; “Efendim, 19 yıl önce yani 28 Şubat postmodern(!) darbe sürecinde Müslümanlara yapılan tutuklama, zulüm, işkence ve adaletsizlikler aslında Kemalist, ulusalcı, sosyalist zihniyetli komutanlar, bürokratlar, hâkimler ve siyasiler tarafından değil de işte bu Gülenciler/ Fetöcüler tarafından yapıldı.”
Maalesef burnunun ucundaki tehlikeyi dahi göremeyen, dostunu düşmanını ayırt etme ferasetinden yoksun, üstelik geçmişte Gülen hareketine methiyeler düzen, esen rüzgârlara göre yön alan bu saftirik yazar ve siyasilere bir çift sözümüz var.

Siz ne yapmak istiyorsunuz? Amacınız ne? Sizler, işi gücü Müslümanlarla uğraşmak ve zulmetmek olan o dönemin ve tüm dönemlerin militan zihniyetli Kemalist, ulusalcı ve sosyalist vampirlerini Müslümanların gözünde aklamaya, temizlemeye ve şirin göstermeye mi çalışıyorsunuz?

Kemalist rejim kurulduğu günden bugüne ‘irtica’ adı altında işi gücü İslam’la ve Müslümanlarla uğraşmak olduğunu bildiğiniz halde, [...]

AHLÂK, SONSUZ HAZİNE

Müslümanın bu dünyada da öbür dünyada da en büyük ve sonsuz hazinesi, sahip olduğu güzel ahlâk ve edebidir. Onun, yani insanın bütün değer ve kıymeti de ancak bu ulvî ve şerefli hazinesinin kıymet ve değeri kadardır. Nitekim Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber’in yüksek değerini ifade sadedinde âyet-i kerîmede; “Şüphesiz ki Sen, yüce bir ahlâk üzeresin” 1 buyurmuştur.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de; “Ben başka bir maksatla değil, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” 2 buyurarak vazifesini tarif etmiş ve bütün insanlık âlemine “üsve-i hasene”, yani mükemmel bir ahlâk nümûnesi olmuştur. Bu bakımdan ahlâk, dînin özünü teşkil etmiştir.

En Mükemmel Mü’min…

İnsanlık tarihi, peygamberlerin eşsiz güzellikteki nice ahlâkî davranışlarıyla doludur. Bunun en güzel misallerinden birisi şüphesiz Hazret-i Yusuf -aleyhisselâm-’dır. O, âyet-i kerîmede buyurulduğu üzere kendisine açık bir şekilde zulmetmiş olan kardeşlerine; “Bugün size başa kakma ve ayıplama yoktur, Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir.” 3 diyerek, insan nefsine en ağır [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

Hayatı

Osmanlı tarihinde daha sonraları döneminde sert mizacı, cesareti ve ataklığı sebebiyle Yavuz Selim adıyla anılan I. Selim, 10 Ekim 1470’de babası Osmanlı Sultanı II. Bayezıd’ın valilik yaptığı Amasya’da dünyaya geldi. Babası II. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları ailesinden Ayşe Hatun’du.
Şehzadeliğinin ilk zamanları Amasya’da geçen Selim, devrin önemli âlimlerinden Arap ve Fars Dili ile din ve fen dersleri aldı.

Osmanlı’da padişah oğullarının devlet idâresi ve askerî konularda eğitim alması için yapılan bir şehzâde uygulaması olarak Trabzon Sancağı’na gönderildi. Burada yaklaşık 24 yıl sancak beyliği yapan Şehzâde Selim, bu dönemde Gürcüler üzerine seferler düzenleyerek Kars, Ardahan, Erzurum ve Artvin’i Osmanlı topraklarına kattı.

Tarihçiler onun hayatından bahsederken şöyle der: “Onun en önemli özelliklerinden biri de askerleri içinde her dâim yer alması ve yemeği onlarla birlikte yemesidir.”

Şii Tehlikesi

İslam tarihi boyunca müslümanlara ihânet etmeyi adet haline getiren ve her seferinde müslümanları arkadan vuran, tarihin her döneminde İslam topraklarının Haçlı ve Siyonistler tarafından işgal edilmesinde önemli [...]

İHLÂS’IN MAHİYETİ ve SEMERELERİ

Allah Azze ve Celle’ye hamd; Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e, onun âline, ashâbına ve kıyamet gününe kadar kendisine tâbi olan mü’minlere salât ve selâm olsun.

İmdi; biz bu makalemizde ihlâs konusunda bir kaç mevzuya değinmeye çalışacağız. Allah Azze ve Celle bizlere, bütün işlerimizde ihlâs üzere hareket edebilmeyi kolaylaştırsın.

1- İhlâsın Hakikatı Nedir?

Rabbimiz Celle Celâluhu biz kullarına ihlası emrederek şöyle buyurmaktadır: “Kim Rabb’ine kavuşmayı istiyorsa, salih amel işlesin ve ibadette hiçbir şeyi Rabb’ine ortak koşmasın.” (Kehf: 110) Yani ihlas üzere, şeriata muvafık bir şekilde Rabb’ine ibadet etsin. Nitekim Fudayl b. İyad, Allah Teâlâ’nın: “Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk: 2) âyetini şöyle açıklamaktadır: “Daha ihlaslı ve daha doğru… Muhakkak ki amel ihlas üzere olup sünnete muvafık değilse kabul edilmez. Yine amel sünnete muvafık olup ihlaslı değilse kabul edilmez. Hem ihlaslı, hem de sünnete muvafık olursa, ancak o zaman kabul edilir.” 1 Demek ki en güzel [...]