SOSYAL MEDYA İLİŞKİLERİMİZ

Müslümanlar bugün batının etkisi, baskısı ve hegemonyası altındadır. Bugün kitle iletişim araçları olarak kullandığımız (Facebook, twitter, instagram, youtube vs.) Batı uygarlığından, İslam medeniyetine gelmektedir. Batılı devletler, sosyal medya araçlarıyla kendi doğrularını, kendi seküler yaşayışlarını ve değerlerini Müslüman ülkelere dayatmakta. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna Batılılar karar vermektedir. Aynı zamanda sosyal medya araçlarıyla tahrif edilmiş kültürünü Müslüman topluluklara empoze etmektedir.

Tarihi süreç içerisinde özellikle haçlı seferleri ile İslam dünyası üzerindeki emellerine ulaşamayan Batı, kitle iletişim araçlarının gelişmesi, internet ve sosyal medya ile birlikte modern haçlı seferlerini kültür emperyalizmi üzerinden sürdürmektedir. Günümüzde kültür emperyalizmi, batılıların İslam dünyası üzerinde hâkimiyet kurma metotlarının başında gelmektedir. (1)

Günümüzde haberleşme ve medya vasıtalarını incelediğimizde; Bütün dünyayı örümcek ağı gibi saran beş emperyalist ülkenin haber ajansları; ABD’den United Press Internaional (UPI), Associated press (AP), İngiltere’den Reuters, Fransa’dan Agance France Presse (AFP) ve Rusya’dan (TASS) günde 40 milyon kelime ile haber dolaşımının %97’sini sağlayarak dünyayı haber bombardımanına tutmaktadır. (2)

Başka [...]

TİCARET AHLÂKIMIZ NASIL OLMALIDIR?

Hamd, lütfundan aramayı bildiren Allah’a,

Salat ve Selam ise;  “Emin (güvenilir) doğru sözlü tüccar, Nebiler, Sıddıklar ve Şehitlerle beraberdir.” (1) Buyuran efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e;

Allahu Teâlâ’nın lütfu ve keremi ile affı ve mağfireti de ticaretlerinde İslami esaslara riayet eden mümin kullarının üzerine olsun.

“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi aldığı şeyin haram mı helal mi olduğunu umursamayacaktır. (2) şeklinde buyurulan bir zamanda yaşıyoruz. Allah’ın ayetlerine ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine ittiba ve itibarın azaldığı, insanların az bir dünya metaı uğruna helal haram sınırlarına riayet etmeden yaşadıkları böyle bir zamanda, ticaretinde dürüst, Allah’tan korkan, sözüne sadık, malını satmak için yalandan kaçınan insanlar bir hayli azalmış, bunun yerine yaptığı her şeyin kendine mubah olduğu fetvasınca nefsinin hevâsına tabi olan insanlar türemiştir.
Oysa müslüman olduğu halde İslam’ı sosyal yaşantıdan uzaklaştırıp nefsinin derinliklerine hapseden insanlar, Kur’an ve sünnette yer alan ticaret ile ilgili ayet ve hadislerden habersiz bir [...]

“YA SABIR” ALLAH’IN ES-SABUR (ÇOK SABREDEN) İSMİ

Yüce Allah’ın sabır sıfatı, kulların sabrından farklıdır. O’nun sabrı tam bir kudrete sahiptir. Kulların ise gücü, kuvveti sınırlıdır. Yüce Allah, sabretme nedeniyle hiçbir acı ve üzüntü duymaz, hiçbir yönden noksanlığı bulunmaz. Kullar ise sabrettiklerinde acı, üzüntü ve sıkıntı duyabilirler.
Yüce Allah’ın sabrı ile kulların sabrı arasındaki fark, Allah’ın diğer isim ve sıfatları ile kulların arasındaki fark gibidir. Örneğin, Allah (celle celaluhu)’nun diri olması ile kulların diri olması, O’nun bilmesi ile kulların bilmesi, O’nun işitmesi ile kulların işitmesi arasındaki fark gibidir.

Kullarının O’nu uygun olmayan her türlü şeye nispeti, sıfatlarını zedelemeleri, ayetlerini yalanlamaları, isyan, küfür ve şirk koşmaları, peygamberlerini yalanlamaları ve bütün bunlara sabrı, ilminin ve kemalinin büyüklüğündendir. Çünkü O, aynı zamanda El- Halim’dir. Yani günahları bağışlayan ve cezalandırmada acele etmeyen, öfkesine yenilmeyen, cezalandırmaya gücü olduğu halde bağışlayan, sabrı ilminden olandır. Sebepsiz olarak değil, bilgisi kendisinde saklı olan sebepler dâhilinde sabredendir.

“Âdemoğlu beni yalanlıyor, bu ona yakışmaz. Âdemoğlu bana uygun olmayan sözler [...]

İSLAM’A GÖRE TİCARETİN BAZI ESASLARI

Geceyi dinlenme yeri ve gündüzü de çalışıp rızık temin etme zamanı kılan Allah Azze ve Celle’ye hamd olsun. Allah’ın dinini beyan etmekle mükellef olan Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e, bu uğurda ondan hiçbir yardımı ve fedakârlığı esirgemeyen âline, ashabına ve güzellikle onlara tâbi olan selefi salihine salât ve selam olsun.

İmdi; ticaret yapmak, rızık temin etmenin yollarından biri olduğu için önemle üzerinde durulması gerekir. Çünkü insan için en temel ve hayati mesele, temin edilen rızkın ve bedeni besleyen gıdanın helal ve meşru olması konusudur. Zira beden hem ruhun kalıbı, elbisesi hem de bineği ve şu hayat seferinin sahası olan dünyayı katetme vasıtasıdır. Dolayısıyla bedeni besleyen gıdanın ruh üzerinde muhakkak büyük tesiri olacaktır. Helal yollardan elde edilen ve meşru bir şekilde alınan gıda, ayrı ayrı çiçeklerden Allah’ın lütfu ve keremi ile topladığı ürünleri bala çeviren bal arısı misalinde olduğu gibi, beden ve ruh için bir şifa kaynağı ve âzâlarda salih [...]

SATIMI HARAM OLAN ŞEYLER NEDİR?

Hamd bizleri yoktan var eden ve beni âdemi mahlûkat içerisinde şerefli kılan, bizleri rahmet ayı olan ramazana kavuşturan, fıtrat üzere kalmaya muvaffak kılan, er rahman, er rahîm sıfatlarına sahip olan Allah’adır. Salat ve selam peygamber efendimiz Muhammed  sallallahu aleyhi ve sellem’e, pak ailesine ve Ona kıyamete kadar ihsan ile tabi olan ashabına, etbaına dır.  

Pis (Necis) Olan Şeylerin Hükmü

Yenilmesi veya içilmesi ayetle veya sahih hadisle kendi özündeki bir zarardan dolayı yasaklanmış olan şeylere “necis (pis)” denir. Şarap, domuz veya murdar ölmüş hayvan eti ve kan bunlar arasında sayılabilir. Kur’an ı kerimde şöyle buyrulur; “Allah, size leşi, kanı, domuz etini ve Allah’ tan başkası adına kesilen hayvanların etini haram kıldı.” (1)

Cabir bin Abdullah radıyallahu anh’den rivayet edilen hadis bunların satışının da aynı hükümde olduğunu belirtir. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur; “Şüphesiz Allah ve Rasûlü, şarabın, leşin, domuzun ve putların satışını yasak kılmıştır. Kendisine “Ey Allah’ın Rasûlü! Murdar hayvanın iç [...]

TiCARETiN YÜZ AKLARI; TÜCCAR SAHABİLER

Nebevi tedrisatın ilk talipleri olan Ashab-ı Kiram, tarih içinde öncesi olmayan ve tekrarı da neredeyse imkansız olan büyük bir zaman diliminin mimarlarından olmuştur. Cahiliyenin karanlığında ömürlerinin bir kısmını heba etmiş olan bu insanlar, İslam’ın kendilerine sunduğu aydınlık sonrasında mükemmel bir noktaya gelmişler, kıyamete kadar var olacak olan ümmet-i Muhammed›in en gözde fertleri olma şerefine ermişlerdir. Şimdi onlardan geriye kalan tek şey sadece isimleri değil, bizim için örneklik teşkil edecek muhteşem numunelerle dolu tertemiz hayat hikayeleridir. Onlardan geriye öylesi anılar kaldı ki; her karesi almamız gereken nice ibretler, çıkarmamız gereken nice derslerle doludur. İmanlarının tadını almış ve iliklerine kadar hissetmiş bu insanlar, İslam’ı hayatlarının her anına şahit tutmuşlar, sadece namazlarında, oruçlarında değil tüm davranışlarında İslam’ın rehberliğinde bir hayat yaşamışlardır. Bu insanların örnekliğini sadece birkaç kareden ibaret kılmak onlara yapılacak büyük bir haksızlık olacaktır. Dolayısıyla, onların kıymetini taktir edebilmek için namazlarını, zekatlarını anlamak kadar aile hayatlarını, muamelatlarını ve ticaretlerini de anlamaya [...]