31. SAYI (HAZİRAN 2015)

ORUÇ VE ARINMA

Hamd bizleri üç aylara kavuşturan Allah’adır. Salat ve selam mahlûkatın ve beşerin efendisi Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme, ailesine ve ashabı kiramına olsun.

Malumdur ki ibadetler birçok gaye, maksat ve hedefler için meşru kılınmıştır. Kuran-ı Kerim’i incelediğimizde her bir ibadetin belli bir maksadı gerçekleştirmek için yer aldığını açıkça görebiliriz. Ramazan ayında orucun farz kılınmasının temel maksadı takvayı insanların yüreklerine aşılamasıdır. “Ey iman edenler oruç sizden öncekilere yazıldı ( farz kılın)ğı gibi sizin üzerinize de yazıldı. Takva sahibi olasınız diye.” (1) Oruç tutmakta gözetilen asıl maksat budur. Kişi gereği gibi takva sahibi olabilmesi için oruçla beraber diğer bazı maksatlar ve hedefler şart koşulmuştur. Bu maksatlar yerine geldiğinde orucun temel maksadı yerine gelmiş olur. Bunlardan biri olmadığında oruçtan beklenilen maksat gerçekleşmiş olmaz. Oruçla beraber yapmamız gereken diğer hususlar şunlardır:

1- Ramazan Orucuyla Beraber Tövbeyi Yenilememiz

İnsanoğlu yapısı itibari ile beşer olmasından dolayı hata etmeye pek müsaittir. Efendimizin belirttiği gibi “Her Âdemoğlu hata işleyebilir. Hata [...]

RAMAZAN GAFLETTEN KURTULMA AYI

İnsanlık, Rabbinden gafil olunca, karanlıklara gömülür, enkaz altında kalır. Kendi sözleri, kendi düşünceleri, kendi çareleri kurtarmaz insanlığı…

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömüverir. İşte bu kendi çaresidir.

“ Yoksulluk kaygısıyla evlâtlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkınızı veren biziz. Onları öldürmek ağır bir suçtur.” (İsra; 31)
İnsan, Rabbinden gafil olunca, helvadan putlar yapar, acıkınca putlarını yer. Her yıl kanun yapar, canı sıkılınca değiştirir.

“İbrahim dedi ki: Siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” (Saffat; 95)

İnsan, Rabbinden gafil olunca, “faiz de tıpkı ticaret gibidir” der. Haksız yere birbirlerinin mallarını yer, kendilerini kârda sayarlar. Oysa faiz evleri yıkar. Faizle aldığı parayı ödeyemeyenler canına kıyar, nice aileler evsiz kalır, nice evler babasız…

Yöneticiler, Rabbinden gafil olunca, faizi helal sayar.

“Eğer böyle yapmazsanız Allah ve Resulü tarafından açılmış bir savaşla karşı karşıya olduğunuzu bilin. Eğer faizciliğe tevbe ederseniz ana sermaye sizin olur. Böylece ne haksızlık etmiş ve ne de haksızlığa uğramış olursunuz.” (Bakara; 279)

İnsanlar, Rabbinden gafil olunca, Allah ve [...]

ASRIMIZIN MUHTAÇ OLDUĞU HALİFE: ÖMER BİN ABDULAZİZ

“Dağlar üzerine buğday dağıtın, Müslüman bir ülkede aç kuş kaldı denilmesin.”
“Benden size hakka muhalif bir emir ulaştığında onu yere çarpınız ve sadece hakka sarılıp tutununuz.”
(Ömer bin Abdülaziz)

Allah Onu Ümmete Hazırlıyor

Hz. Ömer radıyallahu anh her zaman olduğu gibi geceleri Medine’nin sokaklarında dolaşıyor ve insanların ihtiyaçlarını öğrenip gidermeye çalışıyordu.

Yürüyürken bir ara yoruldu ve bir evin yanında dinlenmek için durmuştu. Durduğu evden sesler yükseliyor. Konuşma gecenin bir yarısında bir anneyle kızı arasında geçiyordu. Koyunlarından bolca sağdıkları süte su katma hususunda konuşuyorlardı. Anne kızından süte su katmasını istiyor, böylece o günün ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilecekleri geliri elde edebileceklerini söylüyordu. Bu konuşma Ömer’in dikkatini çekti ve konuşulanlara iyice kulak kabarttı.
Anne kızına: “Kızım, süte biraz su katıştır.” dedi.
Kız: “Mü’minlerin emiri bize süte su katıştırmamızı yasakladığı hâlde süte nasıl su katarım?” diyerek annesinin bu isteğini yerine getirmeyi reddetti.
Anne: “Herkes süte su katıştırıyor, sen de katıştır. Hem biz süte su katıştırırsak [...]

  • esma-köse
    Permalink Gallery

    RAMAZAN EĞLENCELERİ EŞLİĞİNDE TUTULAN ORUÇSUZ İMSAKLAR

RAMAZAN EĞLENCELERİ EŞLİĞİNDE TUTULAN ORUÇSUZ İMSAKLAR

Günler geçtikçe isme gösterilen hürmetin öze gösterilmediği şu dünyada namazsız minarelere dönüştürülen ibadethanelerimiz gibi oruçsuz imsaklara dönüştürülmüş ramazanlara şahitlik etmek ruhuma ağır geliyor. Minareler midir camileri ibadethane yapan yoksa içinde ikame edilen namazlar mı? İçinde ibadet edilmeyen bir cami ibadethane olabilir mi? Bize göre bir ay ancak Allah’ın ve Resulünün özel kılması ile ayrıcalık kazanır. Allah ve Resulü bir ayı özelleştirdiğinde ise artık onun normalleştirilmesi ya da Allah’ın sınırlarının dışında özellik yüklenmesi mümkün değildir. Yani Allah’ın özellik yüklediği şeyler Allah’a göre şekil aldığında özeldir. Eğer toplum ya da anlayışlar yeni ayrıcalıklar yüklüyorsa bu bir ibadet değil, örf olmuş olur. Örfün ise Allah’ın hükümleri hiçe sayıldığında kazandıracağı bir şey olmadığı gibi kaybedişlere sebep olması kaçınılmazdır. Örf ancak Allah’ın dediğine uygun olduğunda masum kabul edilir. Yoksa bir Müslüman için şekil verici tek etken Allah’tır. Allah’ın dışında şekil vericilerin olduğu toplumların Müslüman ismini ne kadar hakettiğini düşünmemiz lazımdır. Ramazanın yanında eğlence kelimesinin [...]

DEMOKRASİ; BİR TEVHİD VE KULLUK SINAVIDIR

Bismillahirrahmanirrahim

Türkiye olağan üstü olaylar eşliğinde bir seçim dönemine daha girdi. Seçim döneminde konuşmak diğer zamanlarda konuşmaktan daha zor. Çünkü ilmi ve akli münazaralar yerini hissi tartışma ve münakaşalara bırakıyor. “Sen – Ben” “Biz – Siz” kavgaları giriyor araya. Ülke içindeki siyasi kutuplaşmalar, insanları ”YA SEV YA TERKET” duygusal moduna sokuyor.

Öncelikle şunu söylemek isteriz ki; Allah’a ait olan bu toprakların gerçek sahipleri, yine Allah’a iman eden ve onun hükmüne razı olan mü’minlerdir. Dolayısıyla inancından, düşüncesinden, fikrinden dolayı bu ülkeyi terk etmesi gereken birileri varsa, onlar bu ülkenin Allah’a inanan ve onun dininin yücelmesi uğruna çalışan Mü’minleri değildir.

Allah’ın mülkünde Allah’a başkaldıran, onun hükümlerine isyan eden, tevhid inancını ve İslami yaşam tarzını sulandıran ve her kerameti kendinden bilen kibirli zatların fokurdamalarına aldırış etmeden, hak bildiğimizi, hak ölçüsüne uymaya çalışarak, adaletli bir şekilde dile getirmeye gayret edeceğiz.

Yaratan Allah’ın Düzeni mi; Yaratılan İnsanın Düzeni mi?

Demokrasi; insanların nasıl yaşayacaklarını, neleri yapıp neleri yapmayacaklarını yine insanların [...]

ORUCUN HİKMET VE GAYESİ

Hamd; Oruç gibi bir ibadeti kulları için karşılığını sadece kendisinin vereceği hesapsız bir ecir kapısı kılan Allahu Teâlâ’ya;
Salât ve selâm ise farz kılındığı andan itibaren sadece farz olan kısmıyla yetinmeyip orucun sünnet veya diğer bir tabirle mendub olan durumlarını hem öğreten hem de bizzat uygulayan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize, Allah’ın af ve mağfireti de Rabbinin emirlerini ve Rasûlünün sünnetini baş tacı edinip oruç emirlerini farz ve nafileleriyle birlikte yerine getirmeye özen gösteren müminlerin üzerine olsun.

Ramazan orucu hicretten bir buçuk yıl sonra Şaban ayının onunda farz kılınmıştır.

Oruç kelimesi Farsça “rûze” kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça ifadesiyle “savm ve sıyam” kelimesi sözlükte bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek manalarına gelir. Orucun hikmetleri gerçek manasıyla Rabbimiz katında malum olan bir husustur. Bizlerin tespit edebildikleri ise belki de bunların bir zerresini bile teşkil etmeyecektir. Yine de gücümüz ve kasır olan bilgilerimizle orucun hikmetlerinden şöylece bahsetmemiz mümkündür:

Oruç [...]