Cehalet Özrü

Cehaletin mazeret olması meselesinde iki hususa değinilecektir.
Birinci Husus: Cehaletin mazeret olduğunun delilleri
Cehaletin genel olarak mazeret olduğuna dair Kur’ân-ı Kerîm’de birçok ayet zikredilmiş, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den de pek çok hadis varit olmuştur.

1. Ayetler
“Biz, bir peygamber göndermedikçe, azap ediciler değiliz.”(1) “Eğer biz, onları Muhammed’den önce bir azapla helak etseydik, muhakkak ‘Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de zelil ve rüsva olmadan önce, ayetlerine uysaydık ya’ derlerdi.”(2) “Allah … müjdeleyen ve uyaran peygamberler gönderdi ki, peygamberler geldikten sonra insanların Allah’a karşı herhangi bir bahaneleri kalmasın. Allah, her şeye galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(3) “… Bu Kur’ân, kendisiyle sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için bana vahyolunmuştur…”(4) “Cehennem, öfkesinden parçalanacak bir hale gelir. Cehenneme her topluluk atıldığında zebanileri onlara ‘Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?’ diye soracaklardır. Onlar da ‘Evet, bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz yalanlamıştık ve Allah hiçbir şey indirmedi. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik’ diye cevap [...]

MODERN CAHİLİYYE İLE KADİM CAHİLİYYENİN MUKAYESESİ

“…Gerçekten insanların çoğu fasıktırlar. Onlar hâlâ cahiliyye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Yakîn sahibi (hakka kesin inanan) bir toplum için kimin hükmü Allah’ın hükmünden daha güzel olabilir?”
(Mâide, 50)

İnsanı yaratan, ona beyan etme kabiliyeti bahşeden, Kur’an-ı Kerim’i inzâl buyurup öğreten Allah Azze ve Celle’ye hamdederiz.

İlim hazinesi olan Kur’an-ı Kerim’i şerh ve tefsir ederek, ümmetinin cehaletten kurtulmasına vesile olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, sırat-ı müstakimde yol işaretleri ve hidayet yıldızları olan âline, ashabına ve güzel bir şekilde bunlara tâbi olan mü’minlere salât ve selam olsun.
İmdi; Cahiliyye nedir? Modern cahiliyye ile İslam öncesi kadim cahiliyye arasındaki benzer yönler nelerdir? Modern veya kadim tüm cahiliyyelerde dini anlayış nasıldır? Bu makalemizde Allah’ın izniyle bu hususları özetle anlatmaya gayret sarfedeceğiz.
Cahiliyye Nedir ve Cahiliyyede Dini Anlayış Nasıldır?
Öncelikle şunu ifade edelim ki, cahiliyye, bütün peygamberlerin ortadan kaldırmak ve yoketmek için mücadele etmekle muvazzaf olarak gönderildikleri toplumsal yapının adıdır. Bu itibarla cahiliyye, inkâr etmek ve [...]

Modern Cahiliyenin Aileye Etkileri

Giriş
Aile, hiç şüphesiz insan yaşamının en temel toplumsal formu, insani gelişimin özüdür. İnsanoğlu yeryüzündeki imtihan sürecine aile formunda başlamış ve diğer toplumsal kurumlar da bu özden neşv-ü nema bulmuştur. Yüce Allah (cc.) Hz. Adem’i yaratmakla birlikte, eşini de yaratmış(1) ve böylelikle hem fert için bir sığınak hem de toplum için bir yuva olarak aile doğmuştur. Bu durum, ailenin insanlık için oluşturulmuş ilahi bir nimet olduğu gerçeğini tüm açıklığıyla gözler önüne serer. Bu durumun doğal bir sonucu olarak, yeryüzünde değişik biçimler de olsa hiçbir toplumda yahut hiçbir dönemde aile kurumunun olmadığına şahit olunmamıştır. O halde, ilahi kaynağı gereği ailenin yapısı ve işleyişi ile ilgili kurallar tanzim etme yetkisi de zorunlu olarak yüce Allah’ındır. Gerek modern gerek geleneksel kodlara sahip olsun İlahi nizam dışında hiçbir düşünce, ideoloji ya da anlayışın ailenin temel kanunları hakkında bir söz söyleme ve kurallar ihdas etme yetkisi yoktur. Bu doğrultuda, aile bireyleri arasındaki ilişkilerin İslam(2) [...]

  • adsız
    Permalink Gallery

    MODERN CAHİLİYE VE SÜRÜNGEN DELİĞİNE GİRMEYİ İSLAM’IN İZZETİNE TERCİH EDEN TAKLİT BUDALALARI

MODERN CAHİLİYE VE SÜRÜNGEN DELİĞİNE GİRMEYİ İSLAM’IN İZZETİNE TERCİH EDEN TAKLİT BUDALALARI

İlk emri ile cahiliye düşüncesine savaş açmış, onun sistemlerini çökertmek için hamle yapmış, bu konuda hatır-gönül dinlemeden en ufak bir cahiliye davranışına müsamaha göstermeyen bir dinin mensuplarıyız. Yüce Allah’ın huzurunda verdiği söz gereği bıkmadan usanmadan çabalayan iblis ve avenelerinin en çok önemsedikleri şey ise bu yüce dinin ilk emrini unutturmaya çalışmak ve bunun neticesinde cahiliye düşüncesinin ne demek olduğunun farkında olmayan yığınları diledikleri mecralara sürüklemek olmuştur. Allah azze ve celle’nin belirlemiş olduğu yaşam biçiminin dışındaki her türlü davranış, hareket, durum ve tutum manasına gelen cahiliye, belirli bir zaman dilimine has olmayıp her asır ve çağda, her zaman ve zeminde rastlanılabilecek bir olgudur. Teknoloji ve fennin çılgın bir şekilde ilerleyişi, insanoğlunun bilim ve teknikte akıl almaz mesafeler katetmesi bile cahiliye düşüncesine engel olamamakta belki de “asr-ı saadet” öncesinde yaşanan “asr-ı cehalet”i yeni versiyonlarıyla ve daha maharetli bir şekilde insanlığa sunmaktadır. Âd ve Semûd kavimleri, mükemmel sayılabilecek sanat eserleri ortaya koymuşken, [...]

ÇOCUKLARLA İLETİŞİM KURABİLMENİN YOLLARI -2

ÇOCUKLARA SÖZ GEÇİREBİLME

Çocuklara söz geçirebilmek ve onlarla iletişime geçebilmek büyük bir beceri gerektirir. Bu beceriyi kazanabilmek için öncelikle bunun yollarını bilmemiz gerekmektedir. Bununla beraber bu bilgileri uygulamak için de her insanda farklı derecelerde olan irade, kararlılık ve beceri gibi hünerlere ihtiyaç vardır. İşte bundan dolayı onlara söz geçirebilmek bir sanattır. Bununla ilgili güzel bir hikaye anlatılmaktadır:

“Bu konunun uzmanı bir doktor haylaz çocukları olan bir eve gitmiş. Anne-baba söz dinlemez çocuklarından bahsederek kendisinden yardım istemişler. Uzman, çocuğu çağırmış. Çocuk durmadan soru sormaktaymış. ”Siz hep mi böyle konuşuyorsunuz? O çorabı nereden aldınız?” vs. Uzman her soruya gayet normal cevaplar vermiş, bir taraftan aileye “Kızmayacaksınız, sükunetle çocuğu dinleyeceksiniz ve benim gibi cevaplar vereceksiniz.” demiş. Ama çocuğun soruları bitmek bilmemiş. Uzman dayanamayarak bağırıp çağırmaya başlamış.”

Bilgi olmadan sanat da olmaz. Ama her şey bilgiyle de alakalı değildir. Fıtrattan gelen özellikler insanın iradesi dışında bir olaydır.

Anne babalar ve eğitmenler sakın korkmasınlar! Çocuklarla iletişime geçmek [...]

YILBAŞINI KUTLAYAMAYIZ

Yılbaşı Hristiyanların bayramıdır, Müslümanların bayramı değildir öyleyse biz onların bayramını kutlayamayız.
ÇÜNKÜ;
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o onlardandır.” (Ebu Dâvud)
Biz Hristiyanlara benzeyemeyiz. Ailemizi, çocuklarımızı Hristiyanlara özendirip havai fişekler atarak, mumlu pastalar keserek, partiler düzenleyerek, onlar gibi kutlayarak, onlar gibi olamayız.
ÇÜNKÜ BİZ MÜSLÜMANIZ..
Hiç bir Hristiyan, Müslümanların ramazan, kurban bayramını kutlamadığı gibi, bir Müslüman da onların bayramlarını kutlayamaz. Ancak bu hadise onların bizim bayramlarımızı kutlamadığından değil, dinimiz bize nehyettiği için kutlayamayız.
Peygamberimiz, gayrimüslimlerin bayramlarını kutlamayı biz Müslümanlara yasaklamıştır.
Biz en doğru din olarak İslam’ı kabul etmiş Müslümanlar olarak, nasıl olurda Hristiyanların noel diye adlandırdıkları bayramlarını kutlayabiliriz!. Kutlayamayız.
ÇÜNKÜ BİZ;
Hak olan İslam’a mensubuz, onların batıl dinleri olan Hristiyanlığı kabul etmediğimiz gibi onların bayramlarını da kutlayamayız.
Günümüzde Müslüman toplumların başına gelen en büyük musibetlerden biride hiç şüphesiz Yahudi, Hristiyan ve diğer toplumlardan oluşan insanlara uymaları, onlara benzemeleri ve onları örnek almalarıdır. [...]