19. SAYI (HAZİRAN 2014)

HİLÂL’İN GÖRÜNMESİ

Bu konuda Hz. Ebu Hureyre, Hz. Ömer’in oğlu Abdullah, Hz. Abbas’ın oğlu Abdullah, Hz. Cabir, Hz. Aişe, Hz. Huzeyfe, Hz. Ömer, Hz. Enes, Hz. Ebu Bekre ve Hz. Ta’lik b. Ali gibi pek çok sahabî, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘den birçok hadis rivayet etmişlerdir.
Günümüzde önemli bir mesele olması sebebiyle, özetle şunları zikretmekte fayda mülahaza edilmiştir.
Ramazan Orucunun Başlangıç ve Bitiş Tarihlerinin Ancak Hilâl’in Görülmesiyle Tesbit Edileceğini Belirten Hadisler:
a. Ebu Hureyre radıyallahu anh, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu söyler: “Ramazan orucunu, hilâli gördüğünüzde tutun. Hilâli gördüğünüzde açın. Şayet hava kapalı olursa, (ayın tesbitine mani olursa) otuzu sayın.”(1)
Diğer bir rivayette “…Sayıyı otuza tamamlayın.”(2)
Başka bir rivayette: “Hilâli görmedikçe orucu tutmayın. Hilâli görmedikçe orucu bozmayın. Hilâli gördüğünüzde orucu tutun. Hilâli gördüğünüzde orucu açın. Şayet hava kapalı olursa, (Hilâlin görülmesine engel olursa) otuz günü sayın.”(3)
b. Abdullah b. Abbas radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in [...]

GEÇMİŞ ÜMMETLERDE ORUÇ

Âlemlerin Rabbi olan Allahu Teâlâ’ya hamd; öncekilerin ve sonrakilerin seyyidi olan Peygamber efendimize, onun âline, ashabına ve etbâına salât ve selâm olsun.
İnsan melek ile hayvan arası, ruh ile bedenden oluşan bir varlıktır. Ruh, insanı melekûti âleme doğru yüceltirken; bedenin hayvanî özellikleri olan yeme, içme ve cinsel arzuları tatmin etmek insanı esfele doğru çeker. İnsanın bu iki yönünün de dengeli bir şekilde beslenmesi ve aralarında mükemmel bir uyumun sağlanması gerekir. Yoksa insanın bedeni özellikleri ve nefsanî arzuları şiddetli bir şekilde bastırılıp, sadece ruhî hazları doyurulacak olursa; işte o zaman ruhbanlık ortaya çıkar ki, bu da pek çok fitnelere ve ahlâkî bozulmalara sebebiyet verecektir. Hıristiyan rahip ve rahibeleri bunun en açık örneğidir. Diğer taraftan insanın ruhu ihmal edilerek aç bırakılır da sadece hayvanî olan bedenin istek ve arzuları yerine getirilecek olursa; o zaman da bencil, obur, hayatı sadece mutfak ile tuvalet arasından ibaret sanan, midesini ve şehvetini her şeye önceleyen [...]

RAMAZANI BAYRAM BİLMEK

Ramazan ayını daha çok fazilet ve ikram ile ayrıcalıklı kılan, Ramazan ayı gibi bir ayı biz kullarına lutfeden, mağfiret ve rızasına imkân tanıyan, Ramazan ayını ecirlerin ve faziletlerin artmasına vesile kılan Allah’a hamdolsun. O’na hamdeder; Oruç, gece namazı ve Kadir gecesi gibi ibadetlerle bu ayı şereflendiren Allah’a zatına yaraşır bir hamdle mahlûkatının sayısınca hamdederiz. Kulu ve Habibi olan ve ümmet için en mükemmel örneği oluşturan efendimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e de salâtu selâm ederiz ki O, Ramazanı en güzel şekilde ihya eden, en iyi namaz kılan ve oruç tutan, en takvalı bir şekilde gece kalkan ve teheccüd kılandır. Allah O’na, ailesine, karanlığı aydınlatan ışıklar ve insanlara yol gösteren hidayet önderleri olan sahabilerine salât ve selâm eylesin.
Bu mübarek ayda Allah’ın emrettiği ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in açıkladığı şekilde oruç tutmak ve bayram yapmak, akıllara ve kalplere güçlü şekilde tesir eden bir mesaj konumundadır. Bu mesajı; Allahu Teâlâ’ya [...]

Nefsin Esâretinden Kurtulmanın Adı; İTİKÂF

Son asırda teknolojik gelişme ve ilerleme sonucu, her geçen gün hızlanan cihazların, incelen ve hafifleşen teknolojik aletlerin günlük yaşamı kolaylaştırdığı, ülkeler arasındaki her türlü mesafelerin kısaldığı, her şeyin âdeta elimizi uzattığımızda dokunabileceğimiz kadar yakınımıza geldiği bir zamandayız… Koca dünya, sanki küçücük bir köye dönüşmüş, bu köyün ucundaki bir çığlık veya bir davul sesi, ânında öbür ucundan duyulur hâle gelmiştir. Globalleşen bir dünya da insanlar da artan ve yankısının tüm dünyada hissedildiği tek sıkıntı; ‘rûhî bunalımlardır’. Dikkat ettiğimizde insanlık artık mutlu olamıyor. Eskiden bir kuru ekmekle, soğan yiyen toplumların eriştiği saadete envâi çeşit yemeklerle erişilemiyor. Önceleri bir odalı evde, kaynana ve kayınbabasıyla oturanlar şimdiler de üç odalı bir evde otursalar da huzuru yakalayamıyorlar. Televizyon, telefon, bilgisayarın olmadığı neşeli aile toplantıları artık tarihte kaldı. Teknoloji, yaşam standartları, refah arttı; huzur, güven, sekînet kayboldu. Sokaklar artık ‘insanın, insan kurdu’ olduğu ortamları andırıyor.
Şimdi bizler, on dört asır sonra, kibritini İslamsız bir hayatla, [...]

RAMAZAN MUHASEBESİ

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ifadesi ile “Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerimize düşmüş”(1) bulunmaktadır. Her yolculuğa yapılan hazırlık ve kontroller gibi bu manevi yolculuk için de hazırlıklar yapmalı ve yolculuğun istenilen doğrultuda tamamlanması için gerekli kontrolleri ihmal etmemeliyiz. İslam dünyasının ve müslümanların içinde bulunduğu bunca hengame ve kargaşa içersinde, selamet durağına varması ve insanlık için deruhte etmesi gereken önderlik vazifesini hakkıyla ifa etmesi, Rabbi ile olan bağının istenilen düzeyde olması ile alâkalıdır. Bunun için de Ramazan ayı kaçırılmaması gereken fevkalâde bir fırsattır. Gönüllerimizi siyah noktalarla kasvetli bir kömüre çeviren ve neredeyse tutuşmasına vesile olacak olan günahlarımızdan arınmak için fırsat… Kendisine karşı hukukumuzu tam bilmediğimiz alemlerin Rabbini tanımak için fırsat… Oruç ibadetinin sıradan bir diyet programı olmayıp yüce manaları muhtevi olduğunun farkına varabilmek için fırsat… Mukabelelerin rida ve cübbelerden riya dökülsün diye yapılmayıp Kur’an’ın hayatımıza müdahale etmesi gerektiğini öğrenmemiz için fırsat… Kadir Gecesi’ni TV karşısında öldürmek yerine yaklaşık [...]

ORUÇ ÇEŞİTLERİ

Hicretten bir buçuk sene sonra şaban ayının onuncu günü farz kılınan oruç, İslam’ın beş temel esasından biridir. Oruç, Müslümanların hayatında önemli bir ibadettir. Oruç kulluğun tüm bedenle hissedildiği, günahların bağışlanmasına vesilen olan muazzam bir sabır eğitimidir. Ramazan ayının yaklaşması münasebetiyle orucun ele alınacağı birçok yazı içerisinde biz de orucun çeşitlerini aktarmaya çalışacağız. Oruç; farz, vacip(1) ve nafile olmak üzere üçe ayrılır. Öte yandan belirli zamanlarda ve durumlarda oruç tutulması yasaklanmış veya dinen hoş görülmemiştir.
Farz Oruçlar
Farz oruç denince Ramazan orucu kastedilir. Zaten tayin edilmiş, önceden belirlenmiş olan oruç da budur. Mazeretli veya mazeretsiz olarak tutulamadığı zaman, Ramazan ayının dışında kaza edilmesi de aynı şekilde farzdır.(2) Bu duruma göre, bir kimse yolculuktan, hastalığının ağırlaşmasından dolayı ya da kadınlar için hayız nifas gibi bir mazeretten dolayı oruç tutmaz veya bozarlarsa, tutmadıkları gün sayısınca başka günlerde oruç tutmaları farzdır.(3)
İmam Şafiî’ye göre bir Ramazan ayına ait kaza orucunu, diğer Ramazan gelmeden [...]