HASAN HOCAEFENDİ HAKKINDA NE DEDİLER

Sadrettin Hocaefendi (İskender Ağa Camii Emekli İmam Hatibi)

Bu Yolda; “İlmini İcra, Ömrünü İfnâ ve Cismini İbla” Etti

ocamızı 90’ lı yıllarda tanıdığımda onun simasında, sözlerinde, tavırlarında, fikirlerinde, ideallerinde, insani-İslami ilişkilerinde; ilmi bir vakar, asalet, edep, ifrat ve tefritten uzak bir denge, itidal, kaynaklara delilleriyle vukufiyet, insanın kalbine ve kafasına feyizle nüfuziyet müşahede ettim.

Başka değil, sadece ve sadece “ilim; tebliğ, cihad ve rızayı bari içindir” niyet ve gayesiyle İslami ilimleri tahsil edip onların muallimliğini yaptığı bütün tanıyanlarca müsellemdir.

Metinlere ve pratik Arapçaya vukufiyetine rağmen ne mütercimliğe ne diplomasiye ne ticarete ve ne de ticari firmaların dolgun maaş tekliflerine asla iltifat etmediğine bizzat şahidimdir.

Çeşitli Kur’an kurslarında ve görev yaptığım İskender Ağa Camii dâhil değişik mescitlerde, İlim Yayma ve Fetih Talebe Yurtlarında, İmam Buhari Vâkfı gibi vakıf ve derneklerde, çeşitli ders halkalarında yıllarca adeta ilmek ilmek, ilim, irfan ve şuur dokudu. Beynini akıttı, kafasını yordu, sağlığını ve kalbini tahrip etti. “İlmini icra, ömrünü ifna ve [...]

HAYRA ANAHTAR, ŞERRE KİLİT OLAN BİR ÖMÜR

Nebevi Hayat Dergisi: Hasan hocamla nerede nasıl tanıştınız?

Hasan hoca ile kısa dönem -dört aylık- askerlik dolayısıyla bulunduğum Antalya’da Mart 1981’de tanıştım. İlk beraberliğimiz orada başladı ve daha sonra yıllarca devam etti. Antalya’da ayrı bölüklerde olsak da müsait olduğumuz her an birlikte vakit geçirir ve gelecekte ne yapabiliriz, birlikteliğimizi nasıl devam ettirebiliriz, diye konuşur ve kendimize göre planlar yapardık.

Müslümanların birlik olmaları, ümmetçi olmalarını çokça konuşur ve neyi, nasıl yapabiliriz konusunu sürekli gündeme getirirdik. 3 ay 22 gün boyunca eğitim harici -çarşı izni çıksa bile çarşıya çıkmaz- bütün zamanımızı birlikte geçirmeye çalışırdık. Askerlik bittikten sonra birlikte gezilerimiz başladı; Bingöl, Malazgirt/Muş ve İstanbul’a…

Askerde tanıştığımız asker arkadaşlarımızla birlikte olmaya çalışır, onları ziyaret eder ve askerlikte edindiğimiz kardeşlik hukukunu güçlendirerek devam ettirmeye çalışırdık. Bu görüşmelerimiz uzun bir süre de devam etmiştir.

Hasan hoca cesurdu, kalbi, yüreği daima İslam coğrafyasındaki işgallere, katliamlara karşı direnen Müslümanlarla birlikte idi. Mücadeleci idi. Tam anlamıyla bir hareket, bir dava adamı [...]

Grup Diriliş Vakti Şimdi İmanları Tazeleme Zamanı

Bu ay Nebevi Hayat Dergisi olarak, ezgileriyle gönül dünyamızı harekete geçiren Grup Diriliş Vakti ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Grup adına Erkan PERVER bizimleydi;

Nebevi Hayat: Grup Diriliş Vakti ne zaman kuruldu ve gayesi nedir?

Grup diriliş vakti 2008 yılının sonlarında kuruldu. Kuruluş gayesi yürek coğrafyamız diye adlandırdığımız, İslam coğrafyasın da yaşananları, ümmetin gözyaşlarını, hüzünlerini, dökülen mazlum kanlarını, acıları başta yaşadığımız coğrafyada sonrasında tüm dünya Müslümanları arasındaki İslam kardeşliğimizin pekişmesine, kardeşlik bağlarımızın daha da kuvvetlenmesine vesile olmaktır.

Nebevi Hayat: Grup Diriliş Vakti’nin kuruluşundan bu yana serüvenini kısa olarak anlatır mısınız? Grup diriliş vakti neler yaptı?

Grubumuz 2008 yılının sonlarında kuruldu demiştik. 2010 yılında ise ilk albümünü “Vazgeçmeyiz Bu Davadan” adlı neşid albümünü çıkardı. Normalde sadece bu albümdeki parçaların okunması bile sadece en az 2 ya da 3 ay sürerken biz bu dönem de kardeşlerimiz amatör olması ve ilk kez stüdyo ortamı görmelerine rağmen Ramazan ayında oruçlu iken 2 günde 4’er saat toplam 8 saat gibi [...]

  • Taysir-Süleyman
    Permalink Gallery

    FİLİSTİN HAPİSHANELERİNDEN 20 YILLIK ESARETİN RÖPORTAJI

FİLİSTİN HAPİSHANELERİNDEN 20 YILLIK ESARETİN RÖPORTAJI

İstanbul’da geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ‘Mescid-i Aksa Kan Ağlıyor‘ Programına katılan ve 20 sene boyunca İsrail hapishanelerinde kalmış olan Filistin doğumlu Taysir Süleyman ile yaptığımız röportajı siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz.

Günde Manşet: Öncelikle bize İsrail hapishanelerinde 20 sene boyunca kalmanızın nedenini anlatır mısınız?

Taysir Süleyman: Bismillah. Benim hapishaneye girmemin sebebi; işgalci İsrail devletine karşı onlara mukavemet eden Müslümanlarla birlikte mücadeleye katılmamdan dolayıdır. Yani bu Siyonist işgalcilerin karşısında durmak için, birkaç silahlı grubun içinde bulunduğum içindir. Ve bazı operasyonlarda bulunarak hem onların askerlerini hem de oranın ihtilalcılarından bazılarını öldürmek nasip oldu ve bundan dolayı beni aldılar ve hapse koydular.

Günde Manşet: İsrail Hapishanelerinde gördüğünüz muamele nasıldı? Biz Müslümanlara bu konuda bilgi verir misiniz?

Taysir Süleyman: Bize çok kötü muamelelerde bulunuyorlardı. Bize her türlü işkenceyi ve her türlü sıkıntıları çektiriyorlardı. Öyle ki hapishanelerde sorgulama esnasında ölümler meydana geliyordu. Yani öyle şartlar var ki İsraillilerin bize yaptığı işkence de Filistinli mahkum ölümle hayat arasında çok ince bir [...]

Batılıların Demokrasisine İhtiyacımız Yok!..

Yemen’de devrim süreci başladıktan kısa bir süre sonra siz de devrimcilerin saflarına katıldınız. Devrime destek vermenizin temel sebebi neydi?
Ali Abdullah Salih anayasa da benim, kanun da benim anlayışına sahip bir yöneticiydi. Ülkeyi Yemenlilerin çıkarlarına göre değil; yabancıların çıkarlarına göre yönetiyordu. Müslüman bir yöneticinin yerine getirmesi gereken sorumlulukları hiçbir şekilde yerine getirmiyordu. Ali Abdullah Salih’le çok görüştük ve ona yaptığı yanlışları terk etmesi için tavsiyelerde bulunduk.
-Ali Abdullah Salih tavsiyelerinize nasıl karşılık verdi?
Sözde tavsiyelerimize dikkat edeceğini söylüyordu. Fakat iş uygulamaya gelince yine aynı hataları tekrarlıyordu. Tunus ve Mısır’da ayaklanmalar başlayınca Yemenli ulemalar olarak bu ayaklanmaların Yemen’e de sıçrayacağını tahmin ettik. Çünkü bu ülkelerde yaşanan sıkıntıların bir çoğu Yemen’de de yaşanıyordu.  Ali Abdullah Salih’e çıkıp aynı olayların Yemen’de de tekrarlanacağını, gençlerin isyan edeceklerini, kan dökmeden yönetimi bırakmasını söyledik. Fakat Ali Abdullah Salih Yemenli âlimlerin bu tavsiyesini dinlemedi. Hatta devlet televizyonunda beni kendisini destekliyormuşum gibi göstermeye çalıştı. Ben de bunun [...]

  • abdülhamit-yasin
    Permalink Gallery

    ŞEYH AHMET YASİN’İN OĞLU (Abdülhamit Yasin) BABASINI ANLATIYOR

ŞEYH AHMET YASİN’İN OĞLU (Abdülhamit Yasin) BABASINI ANLATIYOR

Siz sürekli Şeyh Ahmet Yasin’le birlikteydiniz. Hatta Şeyh’in şehadet anında da O’nun yanındaydınız. Bize Şeyh’in son gecesini ve şehadet anını anlatır mısınız?

Babam son gecesini evinin yanındaki mescidde sabaha kadar ibadet yaparak geçirdi. Birlikte yatsı namazına gittik. Yatsı namazından sonra çoğu zaman yaptığı gibi nafile namaz kılmaya başladı. Namaza bazen ara veriyor ve bu aralarda mesciddeki gençlere nasihatlerde bulunuyordu. Gece geç saatlerden itibaren Şeyh’in evinin etrafında ve mescidin üstünde Apaçi helikopterleri uçmaya başladı. Sabah namazını da birlikte mescidde kıldık. Bazı gençler Şeyh’e Apaçi helikopterlerin kendisini hedef alabileceğini ve bu yüzden mescidden çıkmaması gerektiğini söylediler.

Şeyh gençlerin bu isteğine nasıl cevap verdi?

Şeyh gülerek; “Ne güzel, biz zaten Rabbimize sürekli olarak şehadet için dua ediyoruz.” dedi. Apaçiler daha önce de çoğu kez Şeyh’e korku verebilmek için O’nun üstünden uçmuşlardı. Fakat Şeyh asla İsrail Savaş uçaklarından korkmuyordu ve uçaklar üzerinde uçmaya başladığı andan itibaren gülümsemeye başlıyor ve “Belki bu sefer şehid oluruz” diyordu. Şeyh [...]