Konularına Göre Yazılar

İSLAM DEVLETLERİNDE YETİM OLMAK

Asrısaadette Yetim Çalışmaları

Asrısaadette yetimlerin gözetilmesi ve barınması için gereken olanakları bizzat devlet başkanı sıfatıyla Hz. Peygamber gerçekleştiriyor ya da gerçekleşmesi için teşvikte bulunuyordu. Hz. Peygamber 10 yıl yönettiği gerçek sosyal devletin adaletini yüzyıllar boyunca diğer İslâm devletlerine örnek teşkil edecek şekilde uygulamış ve uygulatmıştır. Asr-ı Saadet’te, yetim çocukların desteklenmesi kimi zaman çocuğun yakınları tarafından kimi zaman da İslâm devletinin görevlendirdiği aileler tarafından yapılmıştır. Hz. Peygamber,  sahabelerini ve onlardan sonra gelen ümmeti, yetimler konusunda bir hayli teşvik etmiş ve pratikte de örnek olmuştur. Bunlara birkaç örnek verecek olursak;

İçinde yetim bulunup da ona orada güzel davranılan evi en hayırlı bir ev, kötü davranılan evi ise en şerli ev olarak niteleyerek yetimleri evler içinde barındırmaya teşvik etmiştir. Yetime merhametli olana, onunla tatlı ve yumuşak konuşana, kıyamet gününde Allah’ın azap etmeyeceğini belirterek yetimlere uzanan dilleri ve davranışları törpülemiştir. Hz. Peygamber, Yemen halkına Amr b. Hazm ile gönderdiği, farzlar, sünnetler ve diyetleri anlatan mektubunda [...]

PARÇALARI BİRLEŞTİRMEK

Bismillahirrahmanirrahim

İslâm dininin nüfus ve coğrafi olarak büyüme hızı diğer bütün dinlere göre daha hızlıdır. Başka dinlerden İslâm’a geçiş oranı oldukça yüksek olmasına mukabil İslâm dininden diğer dinlere geçiş oranı ise hayli düşüktür. 

Son 30 yıldır Avrupa ve Amerika’da özellikle kültürlü/eğitimli tabaka içerisinde İslâm dinine yöneliş çok hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Şayet bu yükselişe karşı önlem alınmazsa gelecekte başta Avrupa olmak üzere Amerika’da İslâm’ın büyük bir güç ve potansiyel haline gelmesi kaçınılmazdır.

Bu durum Haçlı Emperyalist dünyayı ciddi olarak ürkütmektedir. Bu hususta Avrupa ve Amerika’da ciddi makaleler kaleme alınmış ve eylem planları ortaya koyulmuştur.

İslâmofobi

Amerika ve Avrupa’da İslâm dinine olan sempatiyi yok etmek, bir ön yargı ve düşmanlık oluşturarak halk arasında hızla artan İslâm dinine yönelişi yavaşlatmak Haçlı Batının en büyük hedeflerinden biridir.

İşte bu yüzden Avrupa ve Amerika’da bilinçli olarak İslâmofobi körüklenmektedir. Kavram olarak İslâmofobi; İslâm veya Müslümanlara karşı duyulan önyargı, nefret, düşmanlık ve korku olarak tarif edilebilir.

İslâmofobi, 1980 yıllarından günümüze kadar [...]

OPTİK İLMİNİN ÖNCÜSÜ İBNU’L HEYSEM (965-1040)

Bilim tarihi çalışmalarının kurucusu ve 20. yüzyılın önde gelen bilim tarihçilerinden George Sarton, “Bilim Tarihi” adlı eserinde İbnu’l Heysem için şunları yazar: “…İbnu’l-Heysem, tüm zamanların en büyük Müslüman fizikçisi ve optik dehâsıydı. İster İngiliz ister İranlı olsun, bilim insanlarının hepsi bu çeşmeden kana kana içmiştir. Bacon’dan Kepler’e kadar tüm Avrupa düşünce dünyasında muazzam bir etki bırakmıştır…”

Asıl adı “Ebu Ali Hasan bin el-Hasan İbn Heysem” olan İbnu’l Heysem, 965 yılında Basra’da (Irak) doğdu. Batı’da yaptığı çalışmalar ile takip edilen bir üne sahip olmuş ve “Alhazen (Batıda el-Hasan ismi böyle okunduğundan)” adıyla anılmıştır. Kendisine ayrıca “Ptolemaeus Secundus” (İkinci Batlamyus; Arapçada “Batlamyus-i Sani”) lakabı da verilmiştir. Hayatı hakkında çok fazla bilgi yoktur.  

İlim yolunda Bağdat ve Kahire gibi devrin ilim merkezlerine ilmi seyahatlerde bulunan İbnu’l Heysem, seyahatler dolayısıyla elde ettiği ilmi birikimi eserler yazarak kayda almıştır.

İlmi Birikimi

Fizik bilimi ve optik alanında çalışmalar yapan İbnu’l Heysem, özellikle optik alanında yaptığı çalışmalardan dolayı “optiğin [...]

ANNE-BABALI YETİMLER

Yalnızlıktır, itilip kakılmaktır, sahip çıkılmamaktır kimse tarafından yetimlik…

Üzülmektir, teselli bulamamak ve kalbin büyüdükçe boşluğunun da büyümesidir yetim olmak…

Etrafının kalabalık olup, kimsesiz gibi büyümektir yetimlik…

Yetim olmak, anne babanın yokluğu değil, varlıkları içinde yoklarmış gibi büyümektir…

Bugün acırız anne babasını kaybetmiş yetimlere. Ama asıl acınacak olan, anne babası yanındayken yetim gibi yaşayan, öyle muamele gören kendi evlatlarımızdır da farkına varmayız. İnsan kendi dibinde olanları daha zor görür ya, ondan belki de bu yaşananlar. Ama her geçen gün, çocuklarımızı ihmal ettiğimiz, bize ve şefkatimize ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmadığımız anlarda, terk ediyoruz onları yetimlik hissiyatına aslında…

Günün tüm saat ve dakikalarında gardiyan misali çocukların başında olmaktan bahsetmiyorum. Sürekli yanlarında durup, arkadaş edinmelerine bile fırsat vermeden, her şeylerine müdahil olmak da değil mesele… Meramım odur ki, ihtiyaç duyduklarında ve yanlarında olmamız gereken zamanlarda çocuklarımızı yalnızlık çukuruna terk etmemektir. Ve dahi, onları kendi hallerine bırakmadan yanlışlarını düzeltmeye üşenmemek, doğru yaptıkları şeyler de “yine mi” demeden onları desteklemeye [...]

KÜRESEL SAVAŞLARIN BAŞLANGIÇ NOKTASI: KIRIM-2

Hamd, yerin ve göğün yaratıcısı olan, gücün ve kuvvetin gerçek sahibi Allah Teâlâ’yadır. O ki vaadini yerine getirendir. Salat ve selam Efendimiz, Komutanımız Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, ailesine ve ashabına olsun.

Bizler nice zamanlar nice bedeller ödedik. Tarihsel süreci değerlendirdiğimizde hulafa-i raşidin döneminin sonlarına doğru, Emeviler, Abbasiler ve bunlardan sonra kurulan İslam devletlerinin en büyük hatalarından bir tanesi siyasi kararlar verirken zaman zaman Kur’an ve Sünnet merkezli değerlendirmeden kendilerini alıkoymalarıdır. Şunu iyi bilmek gerekir ki planlamadaki incelik, uygulamadaki ustalık ve sağlıklı bir değerlendirme, parlak bir zafer ve açık bir başarıdır… Bu yazımızda Kırım harbinin Sinop’tan Kırım’a intikaline, savaş içerisinde Viyana görüşmeleri, savaş bitiminde Paris Kongresi ve Paris Anlaşması ve bu süreç içerisinde Payitahtta ilan edilen Islahat Fermanının nasıl da kıdemli sömürücülerin kendi çıkarları uğruna dizayn edildiğine gelin hep birlikte şahitlik edelim.

Sinop katliamından sonra İngiltere ve Avrupa’nın başlıca endişesi Rusya’nın, Karadeniz’i denetim altına alması, İstanbul’u tehdit etmesi ve bu [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 12
    Permalink Gallery

    KUR’AN’I KERİM’İ EZBERLEYENLER DERHAL BUHARİ EZBERİNE BAŞLATILIYOR

KUR’AN’I KERİM’İ EZBERLEYENLER DERHAL BUHARİ EZBERİNE BAŞLATILIYOR

Nebevi Hayat Dergisi olarak bu ay ki Röportajımızı Arakan’da ve diğer muhtaç bölgelerde yardım çalışmalarında bulunan İmam Buhari Vakfı’na bağlı Sosyal Birimler ile gerçekleştirdik. Bu sayımızda Daru’s Selâm Yetimhanesi üzerine konuştuk.

Turhan Bey öncelikle bizlere kendinizi tanıtabilir misiniz?

Tabi… 1984 İstanbul doğumlu aslen Malatyalıyım. Şu an Nebevi Hayat yayınları bünyesinde yayın koordinatörlüğü görevini yürütmekteyim. Topluma faydasını umduğumuz eserleri hazırlayıp mücessem bir hale gelmesi için gayret gösteriyoruz.

Bizlere bu yetimhanenin tarihinden bahsedebilir misiniz?

Arakandaki mazlum ve mustazaf kardeşlerimizden habersiz değildik. Zaten onların derdiyle derleniyorduk. Malum olaylar vuku bulup kardeşlerimiz muhacir olarak Bangladeş topraklarına hicret ettiklerinde yayından fırlayan ok misali derhal oraya intikal ettik. Bir takım temel yardımları ifa ederken bir yandan da kalıcı ve etkili neler yapabiliriz diye istişarelerde bulunuyorduk. Nitekim sahada en çok dikkatimizi BM ve benzeri resmi kurumlar çatısı altında yardım kuruluşu kılığında gelip misyonerlik çalışmaları yürüten ve oradaki neslimizi, bizden ümmeti Muhammed’den ve İslam’dan koparmaya çalıştıklarını gördük. Buna karşılık biz de gücümüz [...]