ÇOCUKLAR NEDEN KORKAR?

Korku, her insanda potansiyel olarak var olan, yaşamın devamlılığı için gerekli olan istemsiz savunma davranışıdır. Korku olmazsa insan da olmaz. Bütün korkulardan arınmış biri toplum için potansiyel bir tehlikedir.

Korku, aslında kişiyi tehlikelere karşı hazır hale getiren bir çeşit uyarı olması nedeniyle gerekli ve faydalı bir düzenektir. Sorun olan korkular, bu doğal sınırların aşılmış olmasıdır. Aslen dünyada korkmayan insan yoktur. Ancak akıl sağlığı yerinde olmayan insanlar ve tehlikeyi algılayacak olgunluğa ulaşmamış küçük çocuklar korkmazlar. Korkusuz olarak isimlendirilen insanlar, aslında korkusuz değil, korkuyu kontrol edebilen insanlardır. Onlara korkusuz demek yerine cesur demek daha doğru olacaktır.

Okul öncesi çocuklarda gözlemlenen korkular çocuktan çocuğa farklılık gösterir.

Çocuk korkuları iki gruba ayrılır: Geçici uyum korkuları ve Öğretilmiş korkular.

1- Uyum Sırasında Yaşanan Geçici Korkular

Yeni doğan bir bebek “anneden ayrılma endişesi” adında bir çeşit korku yaşar. Alışık olduğu ana rahmini terk eden bebek, gözlerini açtığı yeni hayata hemen uyum sağlayamaz. Aniden ortaya çıkan ışıktan, kapı sesinden, insan bağırmasından, [...]

HER DUANIN BİR KARŞILIĞI VARDIR

Yeryüzündeki tüm nimetler adedince Rabbimize hamd ederiz. Salat ve selam Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, hidayeti ve inayeti tüm mü’min kullarının üzerine olsun.

Çocuk yetiştirip terbiye etmek dünyanın en zor işidir. Gönüllerimizin süruru evlatlarımızı büyütürken en doğru metotlarla ve en güzel bir şekilde onları terbiye etmek en büyük arzumuzdur. Kimi zaman bu konuda yeterince başarılı oluruz, kimi zaman da yeterli olamadığımız anlar olur. Bazen bilgi, donanım, heyecan ve isteğimizin dorukta olduğu zamanlarda kendimizi fazla kasmadan bile birçok sorunun üstesinden rahatlıkla geldiğimizi müşahede ederiz. Bazen de bu konulardaki eksikliklerimiz ve bizi yoran, üzen ve dumura uğratan hayat şartları sebebiyle en ufak bir problemin bile altında kaldığımızı hissederiz. Aslında bu insan olmamız hasebiyle gayet doğaldır. Bu sebeple her konuda olduğu gibi çocuk konusunda da kendimizi fazla kasmadan yol almak işimizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Belli zamanlarda denizlerde vuku bulan med-cezir misali hayatımız içerisindeki gel-git’ler sebebiyle çocuklarımızın eğitiminde aksaklıkların olmasını [...]

İSLÂM’DA ÇOCUKLARI CEZALANDIRMA VE DÖVME

“Ceza pedagojik bir mecburiyettir.”
İslam’a göre çocuk eğitiminde ve terbiyesinde yumuşaklık, merhamet, adalet ve şefkat gibi olumlu duyguları ön plana çıkararak çocuğa yaklaşmak esastır. İbni Ömer radıyallahu anh’dan rivayete göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Her ağacın bir meyvesi vardır. Kalbin meyvesi de çocuktur. Çocuğuna merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. Allah’a yemin ederim ki cennete ancak merhametli olanlar girer. Ashab: “Ya Rasûlallah! Hepimiz merhametliyiz.” deyince Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden birinizin merhameti (sadece) arkadaşına değil, aksine tüm insanlara merhametli olmasıdır.” (Bezzar)

Çocuk anne karnına düşer düşmez, anne babanın onunla imtihanı başlayacak ve bu durum anne babanın hayatının sonuna kadar devam edecektir. Kimi zaman onları büyütürken, kimi zaman onları kötülüklerden, yanlışlardan korumaya çalışırken, kimi zaman da onlara doğruyu eğriyi öğretip İslam ile terbiye etmeye çabalarken, kimi zaman da çevrenin bu konudaki hatalı tutumlarını tolere ederken ebeveyn olarak muhtelif zorluk ve imtihanlardan geçiyoruz ve evlatlarımız hayatta olduğu [...]

ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL İSİMLER VERİN

Dünyaya gelen çocuğa yapılacak ilk iyilik ve ikram, onu güzel bir isim ve künye ile süslemektir. Çünkü ilk duyulduğunda güzel isim, insan psikolojisi üzerinde belli bir etki bırakır. Nitekim Allah, kullarının kendisine en güzel isimler ile dua etmelerini emretmektedir. (1) (bk. Araf Sûresi 180. ayet, İsra Sûresi 10. ayet)

İsim sahibiyle bir ömür boyu bütünleşir. O kişi görülünce ismi, ismi duyulunca da hemen o kişi zihinde canlanır. Bu yüzden bir ömür boyu kendisiyle bütünleşeceği bilinen, hatta ölümünden sonra da varlığını sürdürecek olan, kıyamet gününde de huzura onunla çağırılacağı zikredilen ismin güzel ve hayırlı olması gerekir. Çocuklara konulan isimler, niyetlerimizi, duygularımızı ve nereye ait olmayı istediğimizi en iyi belli eden özelliklerimizdendir. Onlar aynı zamanda bizim şuur derecemizi gösterir. (2)

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem çocuklarının isimlerini seçerek koymuştur. Kendisinden sonra torunlarından Muhammed bin El-Hanefiyye’ye hürmet ve tazim için Muhammed adı verilmiştir. Sahabe, güzel isim koymakla alakalı hadisleri o kadar tatbik etmeye [...]

HALEP İÇİN DUA VAKTİ

Halep yangın yeri…

Halep; kanın, gözyaşının oluk oluk aktığı, çocukların anlamsızca baktığı, kadınların acımasızca tecavüzlere maruz kaldığı, cesetlerin yığınla çoğaldığı, ümmetin kafasına bile takmadığı hayalet şehir artık…

Zalim aklına eseni yapar, çocukların bile saçlarını ağartan zulümler yağar şehrin her bir yanına…

Tek bir umudu kalmıştır kimsesiz yetimlerin… Otobüslere bindirilirken zulümlerden kurtulmanın sevinci ile anavatanından kopmanın verdiği acıyı unutur günahsız ana kuzuları…

Çamurların içinden ekmek kırıntıları toplarken tertemiz cennet kuşları; tüm dünyada Müslümanlar yemeği boğazına takılmadan iştahla yer, tıka basa doyurur karnını…

Binlerce tonluk enkazın altından bebeler acı içinde kıvranarak çıkarılırken; eğlenceye dalmış nefisler çayını yudumlayarak seyreder, aldığı son model ekranlardan, bir damla bile gözyaşı dökmeden hem de…

Zallâmların ırzlarına geçmemesi için intihar etmenin fetvasını ararlar çaresiz kadınlar!

Halep ağlar; dünya susar… Kanlar nehir gibi akar; dünya susar… Halep muhasaraya alınır, aç susuz bırakılır; dünya susar… Şehrin her yanından yardım çığlıkları gökleri sarsar; dünya susar… Halepli adam enkazın arasından çıkardığı Kur’an’ı kaldırır, “İşte Kitabımız Kur’an! Onu hiç [...]

İSLÂM’DA KIZ ÇOCUĞUNUN FAZİLETİ

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun âline ve ashabına olsun. Allah’ın selâmı, yeryüzündeki tüm Müslümanların üzerine olsun.

Kız çocuklarından hoşlanmamak, onları sevmemek veya onları her fırsatta incitmek cahiliye adetlerindendir. İslâm, bu konuda insanların düşünce yapılarını sağlıklı bir yapıya kavuşturmuş; kadınların erkeği tamamlayan, bir takım hak ve görevleri olan Allah’ın yarattığı varlıklar olduğunu ifade etmiştir.

Kız çocuğu ile yetim; şefkat, merhamet ve korumaya diğer çocuklardan daha çok muhtaçtır. Çünkü bunlar zayıflık, güçsüzlük ve eziklik duygusu ile yaşarlar. Aksi iddia edilse de klasik ve çağdaş tüm cahili toplumlar, onların haklarını çiğnemiştir. Allah’ın kanununun uygulanmadığı her coğrafyada, bu iki zayıfa zulüm ve haksızlık yapılır. Cahiliye, cahiliyedir; kılık değiştirerek ruh ve yapısıyla tekerrür eder. (1)

Eski ve klasik cahiliye; herkesin gözü önünde, hiç utanmadan zulüm sancağını kaldırıyor ve teşhir ediyordu. Kız çocuklarına ikinci sınıf insan muamelesi yapılıyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu; hatta bazı toplumlarda insan [...]