BENİ ŞEYTANA BIRAKMA

Allah’ın rahmetinden kovularak cennetten çıkartılmış olan şeytana güvenmek, insanoğlunun en büyük hatasıdır. “Bir insan nasıl olur da şeytana güvenir?” demeyin. Hayatını, onun dürtüleri ve nefsinin istekleri üzere sürdürüp, neslini de onların ellerine teslim eden kişi sayısı az mıdır? Kur’an’da insanları çoğunun sapıklık yolunu seçtikleri beyan edilmiştir. Kur’an’ın ‘apaçık düşman’ diye tanımladığı şeytan, her an faaliyettedir ve ruhları henüz tertemiz olan çocuklarımız, onun için körpe kurbanlardır. Onun çocuğa yaklaşma serüveni, anne baba ilişkiye girmeden önce başlar, ölene kadar kaydırmak için gayreti devam eder. Buhari’de geçen bir hadiste peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

(Cinsel ilişkiden önce) “Allah’ın adıyla. Allah’ım bizi şeytandan ve şeytanı da bize ihsan edeceğin şeylerden ( çocuklardan) uzaklaştır” der de bir çocukları olursa, şeytan ona ebediyen zarar vermez.”

Şeytan asla boş durmaktan hoşlanmaz. Ama bizim boş durmamızdan acayip keyif alır. Ve bunu sağlamanın yollarını arar. Hiç pes ettiği görülmemiştir. Soldan, sağdan, önden, arkadan, yani zayıf bulduğu her yönden [...]

LÜTFEN BANA BAĞIRMA

Çocuklar, anne babalarının bağırarak söylediklerini işitmez, önemsemez ve anlamazlar. Bağırmak, öfkeden ileri gelir. İnsan da öfkelendiğinde ne dediğinden habersizdir. İnsan öfkelenince ona öfke duygusu hâkim olur ve öfkesi oranında karşısındakinden uzaklaşır. İşte bu yüzden muhatabının kalbinden uzaklaştığını hissettiğinden dolayı, bağırarak ona sesini duyurmaya çalışır. Buradan çocuklara bağırmanın sebebinin öfke olduğu sonucu çıkmaktadır. Öyleyse sorunumuz, öfke duygusuna yenilmemizdir. Bu sebeple kendisine nasihat etmesini isteyen bir sahabeye peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “Öfkelenme” buyurmakla yetiniyor. Zira öfke öyle bir zehirdir ki kişiyi hâkimiyeti altına aldı mı, başkalarına zarar verdirmeden bırakmaz. Öfke anında insan, ne yaptığının farkına bile varmaz. Hatta kimi zaman telafisi çok zor sonuçlar doğuran işler bile yaptırır insana. Hele ki karşısındaki aciz, sana karşılık bile vermeye güç yetiremeyen küçük insancıklar grubundan bir yavrucak ise.

Bağırmak, çocuklarımıza ve bize hiçbir fayda sağlamaz. Üstelik çoğu pişmanlıkla sonlanır bağırış çağırışlarımızın. Peki, her şeyi hakkıyla işiten Rabbimizin bağıranın sesini neye benzettiğini biliyor muyuz?

“Gerçekten en [...]

KUR’ÂN’I MUHÂFAZA EDEN HÂFIZLAR YETİŞTİRMEK

Kur’an-ı Kerim’i inzal buyurarak bizlere büyük ihsanda bulunmuş olan latif olan Allah’a hamd ederek başlıyoruz. Bu kutsal kitabın üzerine indiği şerefli peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e salat ve selam olsun. Onun yolundan ayrılmayan, her biri birer yıldız gibi yol göstericilerimiz olan sahabeye, peygamberin değerli ailesine ve Allah’a şirk koşmadan iman eden tüm Müslümanlara selam olsun.

Kur’an, kullarının her daim iyiliğini isteyen merhametliler merhametlisi Rahman olan Allah tarafından bizlere, bu kısa ve geçici dünya hayatında rehberlik edip sırat-ı müstakim’e iletmek için gönderilen mukaddes, çok değerli, mucizevi kitaptır. O olmadan ne yolumuzu bulabilir, ne de Rabbimizin razı olduğu yola erişip cenneti kazanabiliriz. Kur’an yolumuzu aydınlatan bir nur, yanıldığımızda ıslah eden bir nasihatçi ve Rabbimize yakınlaşmamız ve onun sevgi ve rızasına nail olabilmemizin asıl membaıdır.

“Çocuğa verilen bilgi taşa yazılmış gibidir, yetişkine verilen bilgi ise suya yazılmış gibidir.” Çocukluk yılları verilen eğitim sürecinde,-özellikle de ilk yedi yaş dönemi-  insanın aklına kazınan bilgiler, ileri ki [...]

ÇOCUKLARIN BEDENSEL GELİŞİMİ VE SPOR

İnsanoğlunu hem ruhsal hem de bedensel yönlerden mükemmel yaratan Rabbimiz Allah’a hamd olsun. Manevi ve fiziksel ihtiyaçlarımızı en iyi şekilde bildiğinden, bizleri onları temin etmeye yönlendirmede vesile kıldığı hidayet rehberi peygamberimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun ailesine, ashabına, salat ve selam olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, hidayeti ve inayeti tüm hayatını İslam üzerine bina etmiş Müslüman kardeşlerimin üzerine olsun.

Oyun, çocukta doğuştan gelen bir tabiat ve Allah’ın onda yarattığı bir içgüdüdür. Bunun temelinde çocuğun fiziksel gelişiminin mükemmel bir tarzda tamamlanması yatmaktadır. Çünkü insan yavrusu, canlılar arasında en uzun süre içinde gelişimini tamamlayan varlıktır. Kasların ve tüm bedenin gelişimi çocukluk döneminde gerçekleşir. Artık o dönemden sonra kas, kemik, göğüs, ciğer ve diğer uzuvların daha sağlam ve daha kuvvetli bir şekilde gelişmesi zorlaşır. Bu dönemden sonra bir insanın aktif bir sporcu veya atletik bir vücuda sahip olamayacağı dikkate alınırsa onun “çocukluk dönemi spor yapmadan ben vücudumu sağlam ve atletik bir [...]

Ismarlama Çocuk

Ellerimizdeki ve yeryüzündeki tüm nimetler sebebiyle, sahip olduğu tüm isim ve sıfatlar adedince merhametin membaı olan Rabbimize hamd-u senalar olsun ve onun kullarına duyduğu sonsuz acıma ve merhameti nedeniyle alemlere rahmet olarak gönderdiği sevgili nebisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e salat-u selamlar olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, inayeti, hidayeti ve muhabbeti bütün Müslümanların üzerine olsun.

Merhamet varlığın özü, sevginin temeli ve güzelliklerin ana kaynağı olan Hak Teâlâ’nın kullarına bahşettiği kaliteli, sağlam ve doğru bir yaşam için zaruri bir fıtri duygudur. Merhamet ve acıma duygusunun içinden çekildiği hiçbir şey yoktur ki o şey çirkinleşmesin. Fazla dozda verilip olması gerekeni aşan merhamet ise, merhamet değil olsa olsa bunun failinin içini rahatlatmak için uydurduğu bir kılıftır. Bu nev’i den olan bir tutum ise hem sahibine hem de muhatabına zayiat vermeye sebep olan bir zulüm çeşididir diyebiliriz. Zira zulüm bir şeyi yerli yerine koymamaktır.

Müslümanın hayat taşının temeli ve merkezini oluşturan nasslar ve insan deneyimleri, [...]

SEN DEĞİŞİRSEN O DA DEĞİŞİR

Denizlerdeki kum taneleri adedince Rabbimize hamd olsun. Salat ve selam Fahr-i Kâinat efendisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, inayeti ve hidayeti tüm Müslümanların üzerine olsun.

Olaylara bakış açısı herkesin farklı farklıdır. Aynı yerde aynı şekilde vuku bulan bir vakıa bile farklı bakış açısına sahip iki kişi tarafından farklı görülüp farklı yorumlanabilir ve dolayısıyla bu tavırlara farklı yansıyacaktır. Özellikle geniş ailelerde yaşanan bazı problemlerde eşlerin birbirine, gelinin kaynanaya ve ya kaynananın geline ya da eltilerin birbirine ve yahut ta insanlar arası ilişkilerde kişilerin birbirine bakışının yanlış olması sebebiyle sıkıntılar, içinden çıkılmaz hale gelebilmektedir.

Hal bu ki su-i zannın oldukça yaygın olduğu günümüzde en büyük ihtiyacımız hüsn-ü zandır. İnsanlarla ilişkilerimizde emin olmadığımız konularda ön yargısız yaklaşıp yaşamadığımız şeyleri yaşamışız gibi düşünmeden olaylara olumlu taraflarıyla bakabilsek belki de kocaman bir sorunmuş gibi gördüğümüz şeyleri sorun olarak bile görmemeye başlayacak ve hayatımız daha yaşanabilir ve huzurlu olacaktır.

Birçok şey [...]