• İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 2
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYA İLİM SAHASINDA NELER KAYBETTİ?

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYA İLİM SAHASINDA NELER KAYBETTİ?

Hamd “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” [1] buyurup ilmin önemine dikkat çeken Rabbimize,

Salât ve Selâm “Allah, hakkında hayır dilediği kimseye din hususunda büyük bir anlayış verir.”[2] buyurarak ilme ve alimin faziletine dair bir çok hadisi şerifi ile teşvikte bulunan ve hayatı ilim membaı olan Rasûlullah aleyhisselâm’a

Allahu Teâlâ’nın bağış ve ihsanları da ilmin ehemmiyetini kavrayıp hayatını Müslümanlara fayda verecek çalışmalarla geçiren ve geriye sadaka-i cariye türünden eserler bırakma gayreti içinde olan müminlerin üzerine olsun.

“De ki: Ey Rabbim! İlmimi artır.” [3] ayetinde de görüleceği üzere Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’e ilmin dışında herhangi bir şeyi kendisine artırması için dua etmesini emretmemiştir. Çünkü ilim bitip tükenmeyen bir hazinedir. Sadece sahibine değil başka insanlara ve hatta bütün canlılara da fayda verir. Hak ile bâtılı ayırmanın en önemli vasıtası ilimdir. İlmin artması insan için bir yük değil, tam aksine onu yücelten bir fazilettir. İnsanın ilmi ve bilgisi arttıkça tevâzuu da artar; kişi birtakım [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 3
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE DÜNYA MERHAMETTEN NE KAYBETTİ?

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE DÜNYA MERHAMETTEN NE KAYBETTİ?

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasûlullah’a, O’nun aline ve ashabına olsun.

Ortadoğu’daki iç karışıklıklar vesilesiyle bölge insanı canını korumak için dünyanın medeniyet merkezlerine akın etmeye başlayınca, batı medeniyetinin gerçek yüzü ortaya çıktı. Gerçekte insanlar filmlerde izlediği gibi bir karşılama beklerken sınır bölgelerine çekilen tel örgülerle karşılaştılar. Oysa filmler, dağın başında bir hayvan dahi kalsa helikopterle oraya kurtarma operasyonu yaptırıyor veya bir hayvan yaralansa ona en iyi imkânları gösteriyordu. Elbette bu filmleri izleyen halklar bir sıkıntı esnasında yurdundan olursa ilk olarak bu merhametli(!) medeniyete sığınacaktı.

Özellikle Akdeniz’i aşarak Avrupa’ya ulaşma gayretinde olanların şişme botlarını demirlerle delme görüntüleri, sahile vuran bebek cesetleri, kucağında çocuğunu taşırken çelme ile düşürülen göçmen manzaraları sadece gözler önünde cereyan eden, basına sızması engellenemeyen hadiselerdi. İşin özünde insanlar çok daha berbat olaylar yaşamakta, insanlığın onuru ve itibarı ayaklar altında çiğnenmektedir.

Dünyaya hâkim olan temel düşünce her alanda olduğu gibi merhamet ve merhametten yoksun olma konusunda da [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 4
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYA EKONOMİK YÖNDEN NELER KAYBETTİ?

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYA EKONOMİK YÖNDEN NELER KAYBETTİ?

İslâm tarihinde Müslümanların belini büken, zihinlerde travmaya dönüşen, yüreklerde acı bir geçmiş olarak yerini alan birçok hadise vardır. Hz Osman ve Ali efendilerimizin şehit edilmesi, Müslümanlar arasında ilk kanların aktığı Cemel Vakıası ve Sıffin Savaşı, ehli beyte kıyım yapılan Kerbela olayı, liyakatsiz ve ihlassız yöneticilerin düşmandan daha fazla verdiği zararlar, Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgal edilmesi, kasıp kavuran Moğol istilası ve son olarak ta Müslümanları devletler bazında temsil eden Osmanlı’nın yıkılışı… Bu olayların her birini tek bir cümleye sığdırmak kolay olsa da imanlı, izzetli hür yüreklere sığdırmak hiç te kolay değildir. Zira bu hadiselerin her biri nice gözyaşı ve cana mal olmuş büyük hadiselerdir. Bunlar arasında bir önem sıralaması yapmaksızın sadece oluşturduğu tahribat açısından değerlendirecek olursak belki de akla ilk gelen Moğol istilaları olacaktır. Sadece İslâm âlemini değil tüm dünyayı saran büyük tehlike Moğollar; Orta Asya, Çin ve Sibirya ovalarından tutun Doğu Avrupa’ya kadar birçok yere ayak basmış, gerilerinde yağmalanmış [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE İNSANLIK ADALETTEN MAHRUM KALMIŞTIR

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİ İLE İNSANLIK ADALETTEN MAHRUM KALMIŞTIR

Kâinat sarayını adalet temeli üzerine kuran ve semâvat ile arzı adalet ile ayakta tutan Allah azze ve celle’ye hamdolsun. İlahî adalet sistemi olan şeriat-ı ğarrayı eksiksiz bir şekilde tatbik ederek mükemmel bir adalet numunesini bütün insanlığa gösteren Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e, onun âline ve ashabına salat ve selam olsun.

İmdi; adalet her şeyi yerli yerince koymak ve layık olduğu yere yerleştirmektir. Her hak sahibine hakkını vermektir. Hukuk karşısında herkese eşit muamele edilmesidir. Bunların aksi ise, zulümdür. Zulüm; üç kısma ayrılmaktadır: şirk, küfür ve nifakta olduğu gibi insanlarla Allahu Teâlâ arasında hâsıl olan zulüm. İnsanın, Allah azze ve celle’nin zât, sıfat ve ef’alinin hakkına tecavüz ettiği bu durumlarla ilgili olarak Yüce Mevla şöyle buyurmaktadır: “…Allah’a şirk koşma; Çünkü şirk kesinlikle çok büyük bir zulümdür.” [1]  “Kâfirler ise, onlar zalimlerin ta kendileridir.” [2] İkincisi; kişinin diğer insanlara zulmetmesidir. Üçüncüsü de; kişinin kendi nefsine zulmetmesidir.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bi’setinden önce bütün [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 5
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYANIN AHLAKİ AÇIDAN KAYIPLARI

MÜSLÜMANLARIN GERİLEMESİYLE DÜNYANIN AHLAKİ AÇIDAN KAYIPLARI

Müslümanların gerilemesiyle batı dünyasında; Öğretmenler örnek olmayı kaybetti. Yöneticiler adaletli olmayı. Anneler; kocalarına karşı sadakati, çocuklarına karşı şefkatli olmayı kaybettiler. Babalar otoriteyi, korumacılığı ve saygı duyulmayı kaybettiler. Kız çocukları hayâlı ve iffetli olmayı, böylelikle hainlerin gözleri ve azalarından azat olunmayı ve bunun neticesinde de mutlu ve huzurlu bir yuva kurma hayalini kaybettiler. Erkek çocukları onuru, haysiyeti, ciddiyeti, saygıyı ve sorumluluğu kaybetti. Dedeler ve nineler geçmiş tecrübelerini torunlarına aktarma umutlarını kaybettiler…

İslâm, yönetim olarak ikiye ayrıldığı zamandan itibaren gerilemeye başlamıştır. Bu ikiye ayrılış din ile siyasetin ayrılma durumudur. Bu ayrılma sebeplerinden ise en önemlisi İslâm devletlerinin başına ve önemli mevkilere ehliyetsiz, liyakatsiz, sorumlulukların idrakinden aciz olan kişilerin gelmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu kişiler hem dini hem de ahlaki terbiyeden yoksun olmaları, İslâm’ın ahkâmını ve talimatlarını derince kavrayamamaları, cahiliye kalıntılarının temizlenmemesi, felsefi akımlardan etkilenmeleri, Allah yolunda cihattan geri durmaları, konulara sığ bakarak daha geniş bir çerçeveden bakamamaları gibi birçok olumsuzluklara sahiptirler. İşte bu kişiler [...]

  • İmam Buhari - Nebevi Hayat Dergisi - Görsel 2
    Permalink Gallery

    MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİ ÜZERİNDEKİ HAKLARINDAN; SELAM VERMEK

MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİ ÜZERİNDEKİ HAKLARINDAN; SELAM VERMEK

Hamd, en güzel isimlere sahip olan ve bu isimlerin arasında kendisini es-Selâm olarak vasfeden Allah’a;

Salat ve Selâm “Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.”  [1] buyuran ve selâm vermenin şekline göre on, yirmi veya otuz sevap kazanılacağını bildirerek[2] selâmı çoğaltmaya teşvik eden Rasûlullah aleyhisselâm’a;

Allahu Teâlâ’nın selâmı, bereketi ve mağfireti de selâmın adabına riayet ederek yaygınlaştırmaya çalışan mü’minlerin üzerine olsun.

Dinimiz, hayırlı işlerde acele etmeyi ve birbirimizle yarışmayı tavsiye eder. Selâm da bu hayırlardan biridir. Bu sebeple önce davranan daha çok sevap kazanır. Çünkü o Allah’ın adını daha önce anmış, karşıdakine daha önce dua etmiş ve hayırlı bir ameli başlatmanın sevâbını daha önce kazanmıştır. Birbiriyle karşılaşan iki kişiden daha üstün sayılanı ve Allah’a daha yakın olanı hayırda öne geçendir. Diğer taraftan aralarında birtakım dargınlık ve kırgınlık, hata ve kusur varsa, selâma ilk başlayan bunları bağışlama büyüklüğünü de [...]