İNCELEME VE ARAŞTIRMA

  • Hüseyin-Kalender
    Permalink Gallery

    “FARZ NAMAZLA-RINDAN SONRA TOPLU BİR HALDE VE SESLİ ZİKİR YAPMANIN HÜKMÜ”

“FARZ NAMAZLA-RINDAN SONRA TOPLU BİR HALDE VE SESLİ ZİKİR YAPMANIN HÜKMÜ”

Zifiri karanlıkları ilmin nuru ile aydınlatan Allah’a hamd olsun. Pratik hayatı ile karanlık ortasında ilim çırasını yakan Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e, pak ve temiz ailesine, güzide sahabesine ve kıyamet saatine kadar bu ilim meş’alesini taşıyan tüm mü’min ve Müslümanların üzerine olsun.
Üzerinde inceleme yapacağımız mes’ele önceki âlimler arasında ihtilaflı olduğu gibi günümüzde de ilim ehli arasında ihtilaflı bir meseledir. Kimi ilim ehli namazdan sonra sesli ve toplu bir şekilde Allah’ı zikretmenin haram, bidat olduğunu savunurken kimileride bunun caiz olduğunu savunmaktadır. Meselinin ihtilaflı olmasının ana sebebi Allah Rasulünden bu mesele hakkında farklı farklı hadislerin rivayet edilmiş olmasıdır. Bunun için meseleyi dört başlık altında incelemeye çalışacağız. Bütün doğrular Allah’tan hata ve kusurlar da nefsimdendir. 1-) Sessiz zikrin caiz olmadığını ifade eden deliller ve bu delillerin münakaşası. 2-) Sesli zikrin caiz olduğunu ifade eden deliller ve bu delillerin münakaşası 3-) Toplu halde Allah’ı zikretmenin caiz olduğunu ifade eden deliller. 4-) [...]

Rebiu-l Evvel Ayı… Kutlu Doğumdan Bir Parça

Gökyüzünde bir ay… Etrafını bürüyen kızgın, kara bulutlara rağmen yüzünü göstermeye çalışıyordu… Işığa hâmile kapkaranlık bir dünya vardı.. Nebînin doğumuna az bir zaman kala müjde ve muştu dolu akisler vardı… Bütün bir beşeriyet canı dudağında ve herkesin umudu gelecek son kurtarıcıdaydı.. Bu devrin adı Cahiliyeydi… Ancak ilmin zıddı olan bir cehalet değil, iman ve inancın karşılığı olan küfrün mürâdifi cahiliyet…

O, elli bin türlü câhilî âdeti göğüsleye göğüsleye bir zulmet çağını ışık asrı haline getiriyordu. Bu sözlere Cafer İbni Ebî Talib’in, Necaşi karşısında söylediği sözler bir isbattı: “Ey Melik, biz kan içer, leş yer, zina eder, hırsızlık yapar, adam öldürür ve yağmacılıkla iştigal ederdik.. Kavi/güçlü zayıfı ezer ve insanlık adına utandırıcı daha neler neler yapardık…” derken, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den evvel insanlığın nasıl üst üste karanlıklar içinde bulunduğuna dikkati çekiyordu. Evet bu toplulukta, bir damla suda kıyametler koparılırdı.. Böyle bir topluma güneş gibi doğup yirmi üç yılda daveti [...]

EVRİME SON DARBE HZ. HAVVA HİPOTEZİ

“Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık.” (Hucurât; 13)
Geçmişten bugüne insanlar ilk oluşumunu merak etmiş ve bunun üzerine çeşitli fikirler ortaya koymuşlardır. En fazla nüfuz bulan teori ise evrim olmuş temelde tesadüfe dayalı yaratılış odak noktalarının yönlendirmesiyle birlikte büyük taraftar toplamıştır. Ama son dönemlerde Hz. Havva hipotezi ile birlikte evrim teorisi de ömrünü tamamlamak üzeredir.
Ekim 1987′de Chicago’da Amerika Antropoloji Enstitüsünde Rebecca Cann, aylardır süren araştırmasını “Havva Hipotezi” diye özetliyordu. Rebecca Cann, yakınlarda keşfedilen bir biyolojik gerçekten yola çıkarak, hücrenin küçük bir organeli olan mitokondri DNA’sının, hücre çekirdeğindeki DNA’dan farklı olduğunu tespit etti. Çekirdekteki DNA, nesiller boyu yeni yeni kombinezonlara girerken, mitokondri DNA’sı hiç kombinezonlara girmeden, aynen aktarılıyordu. Yani, bir annenin mitokondri DNA’sı, çekirdek DNA’sı gibi babanın DNA’sına karışmıyor; kendi çocuklarına aynen geçiyordu. Mitokondri DNA’sını olduğu gibi aktarmaktaydı. O halde, şu andaki kız çocuklarının mitokondri DNA’larına bakılarak, Hz. Havva’ya kadar gidilebilir mi?

Ve Rebecca Cann, doğuma hazırlanan [...]