Davet ve Cihad Önderleri

  • cihan
    Permalink Gallery

    BASRALILAR’IN İMÂMI: HASAN BASRİ –RAHİMEHULLAH- (641-728)

BASRALILAR’IN İMÂMI: HASAN BASRİ –RAHİMEHULLAH- (641-728)

Abidlerin sultanlarından olan ve Ebu Said künyeli Hasan Basri(r.h), tabiin devrinin büyüklerindendir. Hz. Ömer’in hilâfetinin bitmesine iki yıl kala h.21(m. 641) senesinde doğmuş, Medine de büyümüştür. Babasının adı Yesar’dır. Hıristiyan olan Yesar’ın hicretin 12.yılında Halid b. Velid ile Karyanus kumandalarındaki orduların arasında vuku bulan Vak’atu’s-Sinyi’de esir düşmüş ve onun Zeyd b. Sabit’in hizmetine girdiği rivayet edilir. Annesi Neyyir de mü’minlerin annesi Ümmü Seleme‘nin azatlısıdır. Hasan Basri(r.h), mü’minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a)’ın evinde büyüdü. Ümmü Seleme annemizin Hasan Basri(r.h) için şöyle dua ettiği rivayet edilir: “Ya Rabbi! O’nu dinde fakîh kıl ve insanlara sevdir.“ (1)

Ömrünü ilme ve insanlara Allah korkusunu anlatmaya, zulmün karşısında her zaman dik durmaya adayan Hasan Basri(r.h), 14 yaşında hafız olmuştur. Yine bu yaşlarda Basra’ya gitmiş ve orada ilmi ve hitabeti ile halk arasında itibar görmüştür. Onun bu etkili hitabetini İmam Cafer-i Sadık(r.h) şöyle aktarmıştır: “Sözü Peygamber’in sözüne benziyor.” (Tehzib, 2/265)

Onun haksızlığa karşı çıkmasının bir örneği Yezid’in halifeliğinin sahih olmadığını açıkça [...]

KORKUSUZ ALİM SAİD BİN CÜBEYİR RAHİMEHULLAH (665-713)

Hayatı

Tabiin devrinde yetişen müctehid imamlarından olan Said b. Cübeyr(r.h), 665 yılında Kûfe’de doğdu.

Künyesi Ebu Abdullah veya Ebu Muhammed’dir. Abdullah b. Said ve Abdulmelik b. Said adlı iki oğlu olduğu bilinir. Kendisi Esed bin Huzeymeoğullarından Vâbile bin Hârisoğullarının âzadlı kölesiydi.

Önceleri Kûfe kâdılarından Abdullah ibn Utbe bin Mesud’un kâtibiyken daha sonra Ebu Bürde bin Musa el-Eş’ari’nin yanında bir süre kâtiplik yaptı. Bir ara Fırat Nehrinin suladığı arazinin öşürlerini toplamakla görevlendirildi.

İlmi Şahsiyeti Ve Takvası

Tabiin nesli hakkında İmran b. Husayn’den rivayet edilen hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenlerdir, sonra da bunları takip edenlerdir.” [İmrân (r.anh) dedi ki: “Kendi asrını zikrettikten sonra iki asır mı, üç asır mı zikretti bilemiyorum.]” (Buhari, Şehâdat 9, Fedâilu’l-Ashâb 1, Rikak 7, Eymân 27; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 214; Tirmizi, Fiten 45, Şehâdât 4; Ebu Dâvud, Sünnet 10; Nesâi, Eymân 29)
Tabiinden olup övgüye nâil olma şerefine mazhar [...]

KAFKASYANIN II. ŞAMİL’İ VE EFSANE KOMUTAN: ŞAMİL BASAYEV (1965-2006)

Hayatı
Şâmil Selmanoviç Basayev, 14 Ocak 1965’te Çeçenistan’ın Vedeno Bölgesi›nin Vedeno Köyü’nde doğdu. Şâmil Basayev’in ailesi Rus İhtilali‘nden(6 Kasım 1917) sonra Çeçenistan’dan Kazakistan’a sürgün edilmiş ancak 1957’de Kruçev döneminde yurtlarına geri dönebilmişti.

İlkokul ve liseyi kendi köyünde okuyan Şâmil, üniversiteyi okumak için Moskova’ya gider. 1987 yılında Moskova’da Makina Mühendisliği Bölümü’nü bitirir. Bu eğitimden sonra 1989-1991 yılları arasında İstanbul’da eğitim gördü.

1991 yılının ortalarında Komünist Rusya yıkılmış, yerine Rusya Federasyonu kurulmuştu. 1991 yılında, bağımsızlığına kavuşan Çeçenistan’a döndü ve Rusların gizli örgütleri ile mücadele etmek için kurulan özel birlikleri yönetti. Bu birlikler içinde Rusya’ya karşı Afganistan Savaşı’nda mücadele etmiş tecrübeli mücahitlerde vardı. Yine bu yılda Çeçenistan’da yaşanan insanlık dramını dünyaya duyurmak için bir Rus uçağını Ankara’ya kaçırdı ve böylelikle dünya kamuoyu onu tanımış oldu.

Mücadele İle Geçen Yıllar

1994 yılında Rusya, Çeçenistan’ı işgal etti. Bu işgal üzerine Çeçenlerin lideri Dudayev’in emrinde Ruslara savaşmaya başlayan Şâmil, bu mücadelede Ruslara büyük kayıplar verdirdi. 1994-1996 yılları arasında [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    ÜMMETİN ÂLİMİ VE ABİDİ: SÜFYAN ES-SEVRİ (rahimehullah)

ÜMMETİN ÂLİMİ VE ABİDİ: SÜFYAN ES-SEVRİ (rahimehullah)

Asıl adı Süfyan bin Said bin Mesruk el-Kûfi olan Süfyan es-Sevri(r.h), 713(h.95) senesinde Kufe’de doğdu. Künyesi Ebu Muhammed veya Ebu Abdullah’tır. Dedelerinden Sevr’e nispetle es-Sevri diye anılır.

Babası tabiinden Saîd bin Mesruk, Kufe’nin meşhur muhaddislerindendir. Ebû Hanife’nin hocalığını yapmış, çokça hadis rivayet etmiş, Kütüb-i Sitte yazarlarınca da sika bir ravi olarak kabul edilen birisidir.

Annesi de tabakat kitaplarında adı geçen zühd ve vera sahibi saliha bir kadındır.

Süfyan es-Sevri(r.h), Resulullah’ın(sallallahu aleyhi vesellem) buyurduğu; “İnsanların en hayırlısı, benim asrım(daki ashabım)dır. Sonra onlara yakın olan (tabiîn)lerdir. Sonra da onlara yakın olan (tebe-i tabiin)lerdir.”1  tebe-i tabiindendir.

Abdestsiz gezmediği rivayet edilmiştir.

Ölümü hatırladığında kendinden geçer, insanlara; “Ölüm gelmeden önce ona hazırlanın!” derdi.
Ölüm ve ahiret hazırlığı hakkında şöyle derdi: “Bir yerde kalabalık toplansa da bir tellal çıkıp: “Bugün akşama kadar yaşayacağım diyebilen ayağa kalksın!” dese bir tek kişi bile ayağa kalkamaz. Hayret edilecek şeydir ki aynı insanlara, “İçinizden ölüme hazırlık yapmış olanlar ayağa kalksın!” denilse yine bir tek [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    İLİM SEVDALISI BİR İMAM: İMAM AHMED B. HANBEL (780-855)

İLİM SEVDALISI BİR İMAM: İMAM AHMED B. HANBEL (780-855)

Onu tanıyanlardan biri bir yolculuk esnasında elinde yazı hokkası ve kalemi, işittiklerini yazarken gördüğünde şöyle der: “Rivayet ettiklerin pek çok, ezberlediklerin kâfi. Bir Kufe’ye bir Basra’ya, ne zamana kadar bu(yeter artık!)” dediğinde, ilim sevdalısı İmam Ahmed ona şöyle cevap verir: “Hokka ve kalem ile mezara kadar(Ben mezara kadar ilim peşindeyim).”

Hayatı

İmam Ahmed adıyla ve Ebu Abdullah künyesiyle meşhur olan Ahmed b. Muhammed b. Hanbel(r.h), h.164(m.780) yılında Bağdat’ta dünyaya geldi.

Dedesi Hanbel b. Hilal, Emeviler devrinde Serhas’a vali oldu. Abbasiler’in kurulma devresinde, onların safına geçti. Abbasiler devrinde de Serhas’a vali olmaya devam etti.

Babası Muhammed asker, annesi ise cömert bir kimseydi. Ahmed, daha küçük yaşlarda babasını ve dedesini kaybeder. Daha küçük yaşta öksüz kalınca, bakımını annesi üstlenir.  Babasının bıraktığı bir evin kira ücretiyle ömrünü kıt kanaat bir şekilde yaşar. Abbasi sultanlarından Mütevekkil’in kendisine kese kese altın teklifini red ederek, ömrünün sonuna kadar mütevazı bir hayat sürdü.

Maddi zorluklar içinde bir ömür süren İmam Ahmed(r.h), başından geçenler [...]

SÜNNETİN MUHAFIZI İMAM: İMAM ŞÂFİİ (767-820)

Bir gün, rivâyet ettiği bir hadis ile amel edip etmediğinin sorulması üzerine İmam Şâfii titreyip sarsıldı ve ona; “Be adam! Resulullah’tan hadis nakledip de gereğince hükmetmezsem bu yer beni taşır mı, bu gökyüzü beni altında barındırır mı? Elbette onunla amel ediyorum! Onun her sünneti, benim için doyumsuz bir lezzettir, başım gözüm üstünedir!” diye cevap verdi.

Allah yeryüzünden âlimleri hiç bir zaman eksik bırakmamıştır. Bu âlimlerin üstlendikleri en önemli görev, İslam’ın asıllarına riayet ederek toplumun canlı ve diri kalmasını sağlamaktır. Onlar Kur’an, Sünnet ve sahabenin(Allah hepsinden razı olsun) İslam anlayışını toplumlara aktarmış ve toplumlar aydınlanmış, kalpleri diri kalmış ve mutluluk o topluma hakim olmuştur. Bu hakkı insanlara öğretebilmek için önce kendileri hakkı öğrenmiş ve öğrenme uğruna binbir çileler çekmiştir. Kimileri yazacak bir kağıt dahi bulamadığı anda kağıt alabilmek için tek olan elbiselerini satmak durumunda kalmıştır.

İmam Şâfii de ilmin bu çileli yoluna baş koymuş ve ilim uğruna belde belde gezerek [...]