Davet ve Cihad Önderleri

  • gokyuzu
    Permalink Gallery

    Şemsü’l-Eimme (İmamların Güneşi): İmam Serahsî –rahimehullah- (1009 – 1090)

Şemsü’l-Eimme (İmamların Güneşi): İmam Serahsî –rahimehullah- (1009 – 1090)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.” (Buhari, Rikak 1)

Rabbâni âlimlerimiz ve İmam Serahsî’nin rahimehullah hayatının özeti bu hadistir. Âlimlerimiz ve önderlerimiz; hayatlarını bu hadis üzere inşâ ederek, sağlıklarını ve vakitlerini Allah yolunda harcadı ve bu iki nimeti nimetin kadr-u kıymetini en üst seviyede yaşadılar. Onlar adeta bedenlerini ve zamanlarını Allah yoluna fedâ ettiler.

İmam Serahsî, bizlere çok büyük örneklik göstererek bu hayata gözlerini yumdu. Hayatını adeta şu sözü yaşayarak bizlere öğretti: “İmkânsızsanız, imkan sizsiniz.”

Yusuf aleyhisselâm’ın hayatını okuduğumuzda onun zindana atılmasını ve zindanı adeta bir medreseye dönüştürdüğünü öğreniriz. Ancak Allah bizlere tarihin her döneminde Yusuf aleyhisselâm gibi zindanı medreseye dönüştüren kimseler olduğunu göstermiştir. İmam Serahsî de zindanı medreseye dönüştüren imamlarımızdan biridir.

İnsanın İslâm’ı öğretmesine hapishane kuyularında cezâlandırılmasının dahî engel olamayacağını bizlere öğreten bir imamdır, İmam Serahsî.

Asıl özgür olanın Rabbi ile bağı güçlü olan kimse olduğunu bizlere öğretendir, İmam [...]

  • Çalışma Yüzeyi 8
    Permalink Gallery

    Dinin Güneşi: İbnu’l Kayyim el-Cevziyye -rahimehullah- (1292-1350)

Dinin Güneşi: İbnu’l Kayyim el-Cevziyye -rahimehullah- (1292-1350)

Talebesi İbn Receb (rahimehullah), hocası İbn Kayyim’den söz ederken, ilimdeki derecesini ifade etmek için “Dinin güneşi, şeyhimiz” ifadesini kullanmıştır.

Hayatı

Asıl adı Ebu Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ebu Bekr b. Eyyüb ez-Zürâî ed-Dımaşkî el-Hanbelî olan İbnu’l Kayyim el-Cevziyye, babası Şam’daki el-Cevziyye medresesinde Kayyim (1) olduğu için İbnu’l Kayyim el-Cevziyye diye meşhur olmuştur. İbn Kesir (rahimehullah), Cevziyye medresesi için dönemin medreselerin en iyisi olduğunu söyler.

İki oğlundan küçüğüne nisbetle “Ebu Abdillâh” künyesini alan İbnu’l Kayyim, 7 Safer 691 (29 Ocak 1292) tarihinde Dımaşk’ta doğmuştur.

İbnu’l Kayyim’in yaşadığı dönemde Haçlı savaşları sonrası ve zayıflayarak da olsa süren Moğol saldırıları sebebiyle İslâm dünyasında oldukça karışık, çalkantılı ve hükümdarlar arası çekişmelerin yaşandığı bir dönemdir. İzzüddîn İbni Abdüsselâm gibi İbn Teymiyye ve İbnu’l Kayyim da yöneticileri yaptıklarından dolayı uyarmıştır.

İbnu’l Kayyım kitaplarında da toplumda tedaviye muhtaç hastalık olarak gördüğü hatalı vaziyetlere dikkat çekiyordu. Bu istikrarsız şartlar muvacehesinde, ülkede dini durum da kötüye gitmekteydi. Emir ve sultanların çoğu kötü örnek [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    ASRININ ALLÂMESİ: EBU’L FEREC ABDURRAHMÂN İBNÜ’L CEVZÎ (RAHİMEHULLAH) (1117-1200)

ASRININ ALLÂMESİ: EBU’L FEREC ABDURRAHMÂN İBNÜ’L CEVZÎ (RAHİMEHULLAH) (1117-1200)

Doğumu

Ebu’l Ferec künyeli tefsir, hadis ve tarih âlimi Abdurrahmân İbnü’l Cevzî rahimehullah, büyük dedesi Câfer el-Cevzî’ye ait “el-Cevzî” lakabından dolayı İbnü’l Cevzî diye meşhur oldu. Cevze, Basra’nın bir mahallesi ya da Dicle kenarında bulunan bir yerin adıdır. İbnü’l-Cevzi’nin dedesi, söz konusu yerde ikamet ettiği için ona el-Cevzî denilmiştir.

İbnü’l Cevzî’nin doğum tarihi ihtilaflıdır. 1114 diyenler olduğu gibi 1116, 1117 diyenlerde vardır. Kendisi bir yazısında şöyle demiştir: “Doğum tarihimi araştırmadım. Ancak, babam 1120 (h.514) senesinde vefât etmişti. Annem, babamın vefâtında benim üç yaşlarında olduğumu söyledi.” Bu sözlerinden onun 1117 yılında doğduğu söylenmiştir.

İslam tarihçileri soyunun Hz. Ebubekir’e radiyallahu anh dayandığını söyler.

İlmi Şahsiyeti

İbnü’l Cevzî, beş yaşına gelince halası tarafından Ebü’l-Fadl bin Nâsır Mescidi›ne götürülmüş ve küçük yaşta Kur’ân-ı Kerim’i ezberlemiştir. Kendisi o günlerini şöyle anlatır: “Hocam Nâsır, beni küçüklüğümde birçok âlime götürdü. Onlardan ilim dinletti. Dinlediğim âlimlerin hepsinden bana icâzet aldı. Hocalarımın büyüklüklerini bilen, onların hallerine vâkıf olan arkadaşlarıma, hocalarımın her birinden bir [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    MÜBÂREK OĞLU MÜBÂREK: ABDULLAH BİN MÜBÂREK (RAHİMEHULLAH) (736-797)

MÜBÂREK OĞLU MÜBÂREK: ABDULLAH BİN MÜBÂREK (RAHİMEHULLAH) (736-797)

Mübarek Baba

Kaynaklarda babası Mübârek b. Vâzıh’ın Beni Hanzele’den zengin bir tüccarın bahçesinde bekçilik yaparak geçimini sürdürdüğü kaydedilmiştir.

Bir gün bahçe sahibi ekşi bir nar getirmesini ister. O da gidip bir nar getirir ancak ekşi değil tatlı çıkar. Bahçe sahibi ikinci defa ekşi bir nar getirmesini emreder. Onun getirdiği nar yine tatlı çıkınca, bahçe sahibi ona ekşi değil de tatlı nar getirmesinin sebebini sorar. O ise şöyle cevap verir: “Ben hangi ağacın narının tatlı, hangisinin ekşi olduğunu bilmiyorum.” Bunun üzerine bahçe sahibi: “Şimdiye kadar bu narların tadına hiç bakmadın mı?” diye hayretini belirtir. İbnu’l Mübârek: “Bana narların tadına bakmam hususunda müsaade vermediniz. Benim görevim bahçeyi beklemek ve korumaktır” der.

Bahçe sahibi bu durumdan oldukça etkilenir ve onu kızı ile evlendirir. Bu evlilikten Abdullah b. Mübârek dünyaya gelir. Kayınpederinin zengin olmasından dolayı pek çok malın miras yoluyla ona geçtiği de ifade edilmektedir. (1)

Doğum

Asıl adı Ebu Abdirrahman Abdullah b. Mübârek b. Vazıh [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

HADİM-İ HAREMEYN-İ ŞERİFEYN (MEKKE VE MEDİNE’NİN HİZMETKÂRI): YAVUZ SULTAN SELİM (1470 – 1520)

Hayatı

Osmanlı tarihinde daha sonraları döneminde sert mizacı, cesareti ve ataklığı sebebiyle Yavuz Selim adıyla anılan I. Selim, 10 Ekim 1470’de babası Osmanlı Sultanı II. Bayezıd’ın valilik yaptığı Amasya’da dünyaya geldi. Babası II. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları ailesinden Ayşe Hatun’du.
Şehzadeliğinin ilk zamanları Amasya’da geçen Selim, devrin önemli âlimlerinden Arap ve Fars Dili ile din ve fen dersleri aldı.

Osmanlı’da padişah oğullarının devlet idâresi ve askerî konularda eğitim alması için yapılan bir şehzâde uygulaması olarak Trabzon Sancağı’na gönderildi. Burada yaklaşık 24 yıl sancak beyliği yapan Şehzâde Selim, bu dönemde Gürcüler üzerine seferler düzenleyerek Kars, Ardahan, Erzurum ve Artvin’i Osmanlı topraklarına kattı.

Tarihçiler onun hayatından bahsederken şöyle der: “Onun en önemli özelliklerinden biri de askerleri içinde her dâim yer alması ve yemeği onlarla birlikte yemesidir.”

Şii Tehlikesi

İslam tarihi boyunca müslümanlara ihânet etmeyi adet haline getiren ve her seferinde müslümanları arkadan vuran, tarihin her döneminde İslam topraklarının Haçlı ve Siyonistler tarafından işgal edilmesinde önemli [...]

  • cihan
    Permalink Gallery

    ABİDU’L HARAMEYN FUDAYL BİN İYAD (RAHİMEHULLAH) (725-803)

ABİDU’L HARAMEYN FUDAYL BİN İYAD (RAHİMEHULLAH) (725-803)

İslam’da dünya-âhiret dengesi esastır. Hatta âhiret her daim dünyanın önünde yer alır. İşte İslam’ın âhiret öncelikli dünyaya bakışına zühd denir.
Selef-i salihin neslinden günümüze kadar zühd sahibi insanlar bitmemiştir ancak azalmıştır. (Allah sayılarını arttırsın). İşte onlardan biri de etbâu’t tâbiin neslinin önde gelenlerinden biri olan Abidu’l Harameyn (onun 40 yıl boyunca Kabe’de ilk rekatı kaçırmadığı rivayet edilir) olarak adlandırılan Fudayl bin İyad’tır.

Hayatı

Ebu Ali künyeli Fudayl bin İyad’ın(r.h) Horasan’ın Merv bölgesinden Semerkand’ta hicri 107(m.725) yılında doğduğu ve sonraları Ebiverd’de yetiştiği söylenir.
Fudayl b. İyad’ın isminin anlamı, sonraki yıllarında tam da ismine yaraşır bir hayat olarak “çok faziletli ve erdemli” demektir.

Gençlik yıllarında güçlülüğüyle ön plana çıkmış ve Merv ile Ebiverd arasında bir çete kurarak eşkiyâlık yapan Fudayl b. İyad, bu esnada çetesiyle hem namazlarını kılıyorlar hem de Kur’an okuyordu.

Eşkiyâlıktan Abidliğe

Fudayl b. İyad, Merv ile Ebiverd arasında eşkiyâlık yapar ancak eşkıyâlığında bile belli ahlâki özellikleri kendisinde bulundururdu. Örneğin; Soygun yaptığı kafilede [...]