BİR KISSA BİN ÖĞÜT

MANEVİYATIMIZIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER NELERDİR?

Değerli okuyucu kardeşim! Kıssadan hisseyi okuduktan sonra yazımıza devam edelim.
Bizler de hayatımız boyunca içimizde bu kavgaları yaşıyoruz. Ancak maalesef bir çoğumuz siyah köpeği besliyor ve bundan dolayı da manevi yaşantımızda buhran içindeyiz, açız, lezzet almıyor veya alamıyoruz .
Bu engelleri oluşturan faktörlerden bazıları şunlardır.

1- Kirli Kalp
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmaktadır ki;
“Kul bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şayet o günahı terk edip tevbeye yönelirse, kalbi cilâlanır. Böyle yapmaz da tekrar günahlara dönerse, siyah noktalar artırılır ve neticede bütün kalbini kaplar. Allahu Teâlâ’nın şu buyruğu gibi kalbi pas tutar;
“Hayır, doğrusu onların işleyip kazandıkları (kötü) ameller sebebiyle, kalplerinin üzeri pas tutmuştur.”(Mutaffifin; 14)
(İbni Mace, Zühd; 29)
Ne yazık ki işlediğimiz günahlar kalbimizi lekelemiş ve dönem dönem paslar olmuştur.
Allah kalplerimizi paklaştırsın.

2- Aslında bir hastalık olan tembellik (bilip yapmamak, çaba sarfetmemek)
Rasulullah’ın arkadaşları olan sahabiler şöyle derler; O bize şöyle dua etmemizi emrederdi: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, [...]

HİKMET LEM’ALARI

Seleme b. Dinar, talebeleri ve ıslah olunmayı arzulayan kimseler için hikmet bakımından adeta coşan bir pınar gibiydi.
Bu hususta (hikmeti anlatma bakımından) talebeleri ve kardeşleri arasında fark gözetmezdi. Bizimde yüreğimizi aydınlatacak, üzerimizdeki kasveti giderecek şu kıssası oldukça manidardır: Günün birinde Abdurrahman b. Cerir oğluyla beraber Ebu Hazim lakabıyla meşhur olan Seleme b. Dinar’ın yanına girip ardından selamlayarak onun için dua da bulundular. Seleme b. Dinar selamlarını alıp onları daha güzel bir şekilde selamlayıp ağırladı ve aralarında şöyle bir konuşma geçti: Abdurrahman b. Cerir, Ey Ebu Hazim! Kalplerimizi çepe çevre sarmış bu kasvetten, günahlardan nasıl arınabiliriz?
Ebu Hazim: Kalpler ne zaman ıslah edilirse o vakit (büyük) günahlar bağışlanır. Kul günahları terk etmeye yöneldiğinde hidayet yolları kendisine açılır.
Ey Abdurrahman! Sakın şunu unutmayalım ki, şu geçici dünya, sonsuz ebedi ahiretten bizi meşgul etmektedir. Sana verilen her nimet seni Allah’a yaklaştırmıyor ise bu senin için ahirette başına bir beladır. Bunun üzerine Abdurrahman’ın [...]

KALBİSELİM İLE ALLAH’A YÖNELMEK

Fadıl bin er-Rabî anlatıyor:
Müminlerin emiri Harun Reşit hac ettikten sonra bana uğradı hemen kalkıp kendisine iltifatta bulunarak ey müminlerin emiri! Neden zahmette bulundunuz bana haber gönderseydiniz, ben size gelirdim dedim.
Harun Reşit şöyle dedi: İçimde bir kuşku, bir sıkıntı var, kendisine soracağımız birileri buralarda var mı? Dedi. Bunun üzerine Sufyan-ı Uyeyne olduğunu söyledim ve beraber ona gittik. Kapısını çaldık, Sufyan-ı Uyeyne kapıyı açıp yanımdakinin kim olduğunu sordu. Müminlerin emiridir dedim. Sufyan-ı Uyeyne hemen Harun Reşit’e iltifatta bulundu. Harun Reşit: Bizim sana gelmemize sebep olan (içimdeki bu terginliği) asıl meseleyi konuşalım dedi ve ardından bir müddet konuştular. Harun Reşit ayrılacağı esnada Sufyan-ı Uyeyney’e sıkıntın var mıdır? Dedi. O da: “Evet dedi. Bunun üzerine Harun Reşit veziri Ebu Abbas’a Sufyan’ın sıkıntısını gidermesini istedi. Harun Reşit beklediği cevabı alamamıştı ve başka birilerinin olup olmadığını sordu. Veziri Ebu Abbas Abdurrezzak b. Hemmam’a gidelim dedi. Harun Reşit veziriyle birlikte Abdurrezak b. Hemmam’a gittiler. [...]

SÜFYAN SEVRİ’DEN ÖĞÜTLER

Süfyan-ı Sevri, Ali b. Hasan es- Sülemi’ye dünya ve ahirette kendisiyle saadet bulacağı şu öğütlerde bulunur:
Ey kardeşim! Nerede olursan ol dosdoğru ol, yalan söylemekten, ihanet etmekten ve bunları işleyen kimselerden uzak dur. Bilesin ki bunların hepsi günahtır. Ey kardeşim! Amelinde ve sözlerinde riyadan sakın, riya şirkin ta kendisidir. Kendini beğenmekten sakın, salih amelin içerisinde ucb’un (kendini beğenmek) yeri yoktur. Dinini ancak dini hakkıyla yaşayan kimselerden öğren. Dinine düşkün olmayanların misali tıpkı; yanında ilaçlar olduğu halde kendini tedavi edemeyen tabibe benzer.
Kendini tedavi edemeyen doktor başkasını nasıl tedavi edebilir, onlara nasıl nasihat edebilir? Kendi dinine düşkün olmayan başkası hakkında dini hususlarda hassas olabilir mi?
Ey kardeşim! Dinin canın, kanın kadar önemlidir nefsine merhamet et. Şayet günahları terk etmemekle nefsine merhamet etmezsen sana da merhamet olunmaz. Arkadaş edindiğin kimseler seni dünyaya zahit edip, ahirete yönlendirenlerden olsun.
Dünyalık peşinde giden bütün gayretini dünya işlerinde sarf eden kimselerden sakın, bunlar senin kalbini [...]

AHİRETİ DÜNYAYA TERCİH ETMEK

Şakik b. İbrahim el –Belhi anlatıyor. Kendisine arkadaşlık yapan Hatem el-Esam’a şöyle sorar: “Bizimle kaldığın bu müddet içerisinde bizden ne öğrendin.” Hatem el-Esam şöyle der: “Sizden şunları öğrendim”;
1- İnsanların haline baktım gördüm ki her insanın geçici olan dünyalık şeylere sonsuza kadar kalacakmış gibi bağlandıklarını gördüm. Kabre konulduğunda sevdiği bu şeylerin kendisinden ayrıldığını gördüm. Bende iyiliklerimi kendim için sevilen şey kıldım ki, kabirde benimle beraber olsun.
2- Allah’ın şu buyruğunu düşündüm: “Her kimde Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehyetmiş ise, onun varacağı yer muhakkak cennetir.” (Nâzi’ât, 40).  Nefsimi hevadan alı koymak için gayret gösterdim ta ki Allah’a itaat üzere olsun.
3- İnsanların haline baktım, her birinin yanında kendisine değer verdiği ve koruduğu şeylerin olduğunu gördüm. Daha sonra Allah’ın şu  buyruğunu hatırladım: “Yanınızdakiler tükenir, Allah’ın yanındaki bakidir.” (Nahl, 96).  Her ne zaman yanımda değerli bir şey olduysa onu Allah yolunda sarf ettim ki  benim için Allah yolunda baki [...]

Mükemmel Bir Tevekkül Dersi

Dubai’de zengin bir adam yemek yedikten sonra evinden dışarı yürüyüşe çıkar. Biraz yürüdükten sonra iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer, mescidin bir köşesinde bir adamın hıçkırarak ağladığına şahit olur. Dayanamaz ve o adamın neden ağladığını sorar. 5.000 riyal (yaklaşık 2.000 TL) borcunun olduğunu ve bu sıkıntıdan kurtulmak için Allah’a yalvardığını söyler. Zengin olan iş adamı, bu rakamın kendisi için sorun teşkil etmeyeceğini bildirir. Ve cebinden 5.000 riyal çıkarıp verir. Para ile birlikte olası ikinci bir ihtiyaç durumunda kendisini araması için kartvizitini adama uzatır. Adam parayı alır ama kartı iade eder. Sebebini sorması üzerine, ömür boyu unutamayacağı şu harika sözü işitir; “İkinci kez ihtiyaç hissettiğimde yine Allah’a yalvaracağım seni aramayacağım, çünkü seni bana gönderen, senden başkasını da gönderir!” Sübhanallah!!!
O kıssayı dinledikten sonra uzun uzun düşündüm ve bazı dersler çıkardım. O adam, Allah’ı görür gibi iman etmiş ve ihsan derecesini yakalamış. O kartviziti almamakla Allah’a olan tevekkülünü [...]