Nebevi Hayat Dergisi – İSLAM COĞRAFYALARI

MÜSLÜMAN COĞRAFYALARININ EN BATI’DAKİ ÜLKESİ: FAS

Müslüman Coğrafyaları yazı dizimizin bu bölümünde Türkçede “Fas” ismi ile anılan kuzeybatı Afrika ülkesine konuk olacağız. Her ne kadar Türkçede bu isimle anılsa da asıl adı “el Memleket-ül Mağribiyye”dir. Ülke, Müslümanlar arasında ise “Mağrib” ismi ile anılır. Müslüman tarihçiler tarafından ise “el Mağrib el Aqsa” yani “en uzak batı” şeklinde isimlendirilir. Bu isimlendirme hiç şüphesiz, ülkenin Müslüman Coğrafyalarının en batısında yer alması sebebiyle uzun yıllar kullanılagelmiştir. Ülke batılılar tarafından ise “Morocco” ismiyle anılır. Kuzey Afrika ülkeleri arasında Cebelitarık boğazına sahip olmakla ön plana çıkan ülke bu yönüyle Afrika ve Avrupa arasında köprü vazifesi görmektedir. Bölgenin bu özelliği İslam’ın Avrupa’ya yayılmasında da anahtar bir rol icra etmiştir.

Ülkenin Genel Özellikleri

Afrika’nın kuzeybatısında yer alan ülke, batı ve kuzeybatısında Atlas Okyanusuna, kuzeyde Akdeniz’e, güneyde Batı Sahra topraklarına, güney ve güneydoğuda ise Cezair’e komşudur. Cebelitarık boğazına hâkim stratejik bir konumda yer alan ülke bu yönüyle Avrupa’ya en yakın Afrika Müslüman beldelerinden biri olarak [...]

KUZEY AFRİKA’DA BİR MÜSLÜMAN BELDESİ: TUNUS

Müslüman Coğrafyaları yazı dizimizin bu bölümünde kuzey Afrika’nın önemli ülkelerinden biri olan Tunus’a konuk olacağız. Her ne kadar bölgedeki diğer ülkelerle ve yine Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu Orta Doğu’daki diğer Müslüman beldeleri ile pek çok ortak özelliklere sahip olsa da Tunus kendine has bir takım özellikleri ile bu ülkelerden önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bu farklılıklardan belki de en önemlisi, özellikle de modern dönemde dinin toplumsal ve siyasal hayata etkisinin bahsedilen ülkelere oranla daha az oluşudur. Fransız sömürgesinden Burgiba öncülüğünde kurtulmasının hemen ardından batı tarzı laik bir yönetim sistemi ve yeni toplumsal reformlarla dini ve kültürel geçmişinden önemli ölçüde farklı bir noktaya gelen ülke bu yönüyle Türkiye’ye benzetilmektedir. Hatta Habib Burgiba Tunus’un Atatürk’ü olarak lanse edilmekte ve her iki ülkede gerçekleşen batı tarzı reform hareketleri birbirine önemli ölçüde benzetilmektedir.

Tunus ayrıca, 2010 yılında başlayan ve hızla yayılarak pek çok Arap ülkesinde önemli ölçüde yaygınlaşan “Arap Baharı”nın da başladığı ülke olması bakımından [...]

MAĞRİBTE BİR MÜSLÜMAN BELDESİ; CEZAYİR

İslam coğrafyaları yazı dizisinin bu bölümünde Kuzey Afrika’nın önemli ülkelerinden biri olan Cezayir’e uzanacağız. Kuzey Afrika’nın Mağrib olarak da bilinen kuzeybatısında yer alan ülke, bölgede İslam’ın yayılmasında lokomotif görevi gören önemli bir Müslüman beldesidir. Ancak ülke ismi uzun yıllardır hâkim olan kargaşa ve kaosla birlikte anılmaktadır. Bu yazıda ülke, coğrafi ve demografik özelliklerinden tarihsel arka plana kadar geniş bir perspektifte ancak özlüce tanıtılacaktır.

Ülkenin Genel Özellikleri

Resmi adıyla Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, 2 milyon kilometrekareden büyük olan yüzölçümüyle Kuzey Afrika’nın en büyük ülkesidir. 38 milyona yaklaşan nüfusa sahip olan ülke kuzeydoğuda Tunus, doğuda Libya, güneydoğuda Nijer, güneybatıda Moritanya ve Mali, batıda ise Fas ve Batı Sahra ile komşudur. Kuzey Cezayir ve Güney Cezayir olmak üzere iki ana bölgeye ayrılan ülke topraklarında nüfusun büyük bir bölümü coğrafi şartların daha uygun olduğu kuzey bölümde toplanmıştır. Kuzeyde Akdeniz iklimi etkinlik gösterirken Güney kısımlarda ise çöl iklimi hakimdir. Ülke halkının yaklaşık %78’lik bir kısmını [...]

İSTANBUL’UN FATİHİ: FATİH SULTAN MEHMET (1432-1481)

Rasûlullah(sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”  (Ahmed b. Hanbel, Müsned  IV/335; Buhâri, Tarihu’l-Kebir, I/81; Tarihu’s-Sağîr I/306; Bezzâr, Müsned, c. II, s. 308; Taberâni, Mu’cemu’l-Kebir II/38; Hakim, Müstedrek, IV/422; Heysemİ, Mecmeu’z-Zevâid, VI/219)

“Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın ya ben seni alırım!”

Doğumu

Osmanlı Sultanı II. Murad’ın ve Hümâ Hatun’un oğlu olan ve Osmanlı sultanları arasında II. Mehmet olarak anılan Fatih Sultan Mehmet,  1432 yılının 29 Mart’ı 30 Mart’a bağlayan gece Edirne’de doğdu.

Her Osmanlı şehzadesinde olduğu gibi Mehmet de çocukluğunun bir müddetini anne-babasının yanında geçirdikten sonra hem askeri hem de eğitimsel olarak kendini yetiştirmesi için Bursa’ya gönderilir. Burada 10 yaşına kadar kalan Mehmet, daha sonra devlet yönetimini öğrenmesi ve deneyim kazanması için Manisa sancakbeyliğine atanmasıyla Manisa’ya gider. Eğitimi için ise daha sonra Osmanlı şeyhülislamı olacak Molla Gürâni1 görevlendirilir.

Onun Molla Gürâni’ye öğrenci oluşu ile ilgili şöyle bir [...]

KATLEDİLEN ÂLİMLERİN ÜLKESİ: ÇAD

İslam Coğrafyaları yazı dizimizin bu bölümünde mustazaf bir orta Afrika ülkesi olan (bu günkü adıyla) Çad Cumhuriyeti’ne uzanacağız. Aşağıda yer alan haritada da görüleceği üzere sınırları cetvellerle çizilmiş izlenimi veren Afrika ülkelerinden biri Çad Cumhuriyeti. Diğer Orta Afrika ülkeleri gibi Çad Cumhuriyeti de şanlı bir İslami geçmişin ardından Afrika’nın ufuklarını karanlık bulutlar gibi kaplayan sömürgeci batılı güçlerin vahşet senaryolarının aymazca gerçekleştirildiği bir İslam coğrafyası. Kan, gözyaşı ve çetin imtihanların, akıl almaz katliamların yaşandığı mazlum bir coğrafya. Her fırsatta özgürlüklerin, hak ve hürriyetlerin yegâne savunucusu olarak gösterilen batının karanlık yüzünü gözler önüne seren bir Müslüman beldesi. Akif’in “Medeniyet denilen maskara mahlûku görün! Tükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün!” dizelerini haklı çıkaran garip Coğrafya.  

Ülkenin Genel Özellikleri

Çad Cumhuriyeti, Orta Afrika olarak anılan bölgede yer alan, kuzeyinde Libya, batısında Nijer, Nijerya ve Kamerun, güneyinde Orta Afrika Cumhuriyeti, doğusunda ise Sudan’ın yer aldığı bir Sahra ülkesidir. 1.284.000 kilometre karelik geniş bir alana yayılan ülkenin [...]

DOĞU TİMOR / TİMOR LESTE

İslam coğrafyaları yazı dizisinin son üç yazısını Endonezya bölgesine yapmış olduğumuz seyahate ayırmıştık. Bu yazımızda ise, binlerce yıldır aslında Endonezya toprağı olan ancak batılı sömürgeciler tarafından zamanla Hristiyanlaştırılarak bağımsız bir devlet statüsü kazandırılan Doğu Timor’a konuk olacağız.

Bugün Doğu Timor olarak bilinen bölge Güney Asya’da yer alan ve geçmişte halkının büyük çoğunluğunun Müslüman olduğu Timor adasının doğu kısmında yer alır. Adanın batı kısmı ise günümüzde Endonezya sınırları içerisinde kalmıştır. 14,609 km² yüz ölçümüne sahip olan Doğu Timor’un başkenti ise Dili’dir. Yaklaşık bir milyon nüfusa sahip olan ülkenin yaklaşık %95’lik bir kısmını Hristiyan Katolikler oluşturmaktadır. Geri kalan yüzdelik dilimin ufak bir bölümü ise Müslümanlara aittir. Ancak bölgede Müslüman nüfusun bu denli az olması, batılı sömürgecilerin bölgede uyguladığı sistematik ve zorunlu göç stratejileri, bölgeye dünyanın farklı yerlerinden gelen Katoliklerin yerleştirilmesi ve misyonerlik gibi faaliyetler sonucunda meydana gelen bir durumdur.

Doğu Timor’un Tarihine Kısa Bir Bakış ve Tarihsel Sorunlar

Endonezya adaları 16. Yüzyıldan itibaren batılı emperyalist [...]