• Çalışma Yüzeyi 8-100
    Permalink Gallery

    ARAKAN MÜSLÜMANLARI KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR HALKIN HİKÂYESİ

ARAKAN MÜSLÜMANLARI KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR HALKIN HİKÂYESİ

Burma, yeni adıyla Myanmar’da katliam, vahşet, etnik temizlik, Müslüman kıyımı son zamanlarda en üst seviyeye ulaştı. Ordu-budist çete destekli katliamların başında ise Myanmar’da insan hakları için mücadele! ederken 15 yıl hapis yatan ve ardından Nobel Barış Ödülü kazanan Aung San Suu Kyi var. Nobel barış ödüllü Aung San Suu Kyi katliamlara sessiz kalmak ve destek çıkmakla suçlanıyor. Şöyle bir gerçek var ki Nobel barış ödülü alanların çoğu batı destekli ve bu ödülü kitleleri uyutmak veya kendi adamlarını iktidara getirmek için kullandıkları bir yöntem.

Arakan’da Zulüm Nasıl Başladı?

Rohingya’da Müslüman azınlığa karşı başlatılan soykırım, Budist Rahiplerin 3 Müslüman gencin üzerine attıkları iftiranın alevlenmesi ile başladı.  Öncelikle 3 kişilik bir Budist Rahip grubu, 26 yaşındaki Burmalı bir kadına tecavüz edip ardından onu öldürdüler. Kadına tecavüz eden 3 kişiden birisi, kendisinin erkek arkadaşıydı ve kısa süre önce kadın tarafından terk edilmişti. Fakat aynı kadına tekrar geri dönmek istemesine rağmen, kadın tarafından reddedildi. Bunun ardından [...]

Muhacirler Allah’ın Emanetidir

Suriye devriminin başlangıcından bu yana Türkiye’de muhacir olarak bulunan Suriyeli insan sayısı 3 milyon 551 bin 78 kişidir. (1)  Türkiye bu rakamlarla dünyada en çok Suriyeli muhacir ağırlayan ülkedir. Türkiye’yi, Lübnan ve Ürdün takip etmektedir. (2) Bu bağlamda dikkat çekmemiz gereken konulardan birisi Türkiye’de son dönemlerde özellikle bazı kesimin kışkırtmasıyla ‘Türkiye’de Suriyeli istemiyoruz.’ Veyahut ‘Suriyeli mülteciler evlerine gönderilsin.’ Başlıklı kışkırtıcı çalışmaları görüyoruz. Şunu söylememiz gerekir ki bizlerin Müslümanlar olarak bize sığınan hiçbir mazlum, mustazaf ve savaş mağduru kimseyi kabul etmeme, ülkelerine geri gönderme gibi bir lüksümüz yok. Ancak şunu deme hakkımız var: Suriyeli muhacirler bizim sorumluluğumuz altında, onları daha iyi nasıl yönetebiliriz, onları nasıl Türkiye kültürüne adapte edebilir gibi söylemlerde bulunabiliriz. Söylemiş olduğum bu iki durum arasında fark var. Nasıl ki bir aile reisi, aile bireylerinden birini evinden kovamazsa bizler de aynı şekilde muhacir kardeşlerimizi kovamayız fakat aile reisi aile bireylerine yön verir onlara yol gösterir. Biz Müslümanlarda aynı [...]

KATAR KRİZİ VE TÜRKİYE

Katar krizi bu yılın en önemli siyasi, ekonomik, sosyal ve diplomatik olayı. Körfez ülkelerinin diplomatik ilişkilerini Katar ile kesmeleri, dünya gündemini bir anda Katar’a yöneltti. Doğalgaz üretimi sayesinde kişi başına düşen 130 bin dolarlık gelirle dünyanın en zengin ülkesi olan Katar, bir anda İsrail’in abluka uyguladığı Gazze gibi kendini tecrit altında buldu. Bu tecrit Ortadoğu’da dengelerin yeniden değişmesini ve oyun kurucuların kimler olduğunu ortaya çıkaracak gibi gözüküyor.

Katar Krizi Nasıl Ortaya Çıktı?

Uzun zamandır gergin temeller üzerine oturan Katar-Körfez ülkeleri ilişkilerinde Pandora kutusu sonunda açıldı. Süreci hızlandıran olay, ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 Mayıs 2017 tarihinde Suudi Arabistan’ı ziyaret edip uzun vadede 110 Milyar Dolar değerinde silah anlaşması imzalaması ile başladı. Toplantı sadece Amerika için değil, bölgede gücünü etkin olarak göstermek isteyen Suudi Arabistan için de büyük önem taşıyordu. Zira Suudi Arabistan bu imza karşılığında Amerika’nın sınırsız manevra desteğini kazanıyor ve aynı zamanda Mısır’daki pozisyonunu da güçlendiriyordu. Sisi’nin Amerika gezisinin dışında, Suudi Arabistan’daki [...]

Adalet Üzerine

Türkiye 15 Temmuz gecesi başarısız darbe girişimiyle karşı karşıya gelmiş ve büyük bir felaketi atlatmış. Başarısız darbe girişiminden önce kamuoyunda merkez sağdan, ulusalcılara, milliyetçilerden, sosyalist sol hareketlere kadar her kesimden insanın methettiği Gülen hareketi, meğerse ülkeyi kendi cemaatinin ve liderinin çıkarına göre yönetiyormuş. Başarısız darbe girişimiyle Adalet›in önemini bir kez daha anlamış olduk. İşin gerçeği demokratik sistemde adalet arayışına girmek, adalet ile yönetilmeyi beklemek abesle iştigal olacak ama Müslüman fertlerin adaleti istemeleri kendi yaşamlarını bu doğrultuda çizmeleri gerekmektedir.

Demokratik sistemlerde adaletin olması zor olacak nedeni parlamentolar belli bir siyasal grubun, partinin yönetimindedir. Bu siyasal parti kendi menfaat ve çıkarlarına uygun yasa çıkartır ve o yasaları kendi çıkarlarına göre tatbik eder. Çünkü siyasal partileri denetleyen ve gözetleyen yine kendi seçmiş oldukları yargı mensuplarıdır. Ülkeyi yönetenler ister dini söylemleri dilinden düşürmeyen muhafazakâr bir parti olsun, ister eşitlik, halkların kardeşliği kavramlarını düşürmeyen sosyalist bir parti olsun bu değişmez çünkü sistemin kaynağı, temeli, çıkış [...]

  • Çalışma Yüzeyi 11
    Permalink Gallery

    ASRIMIZIN PERDE ARKASI MAŞALARINI OYNATAN FİRAVUN ROCKEFELLER

ASRIMIZIN PERDE ARKASI MAŞALARINI OYNATAN FİRAVUN ROCKEFELLER

Medya organlarına 20 Mart 2017’de ünlü Rockefeller ailesinin lideri David Rockefeller’in öldüğü haberi düştü. O andan sonra tüm dünyanın gözleri bir kez daha bu ailenin üzerine çekildi. Kısmi de olsa Rockefeller ailesi ile ilgili bilgiler paylaşıldı veya tekrardan hatırlandı. Bu yazımızda Rockefeller ailesine değineceğiz.

1800’lü Yıllara Dayanan Bir Hanedanlık

Rockefeller ailesi özellikle ABD’de etkili olmuş olan bir ailedir. Hanedanlığın kurucusu 1839-1937 arasında yaşayan Amerikalı sanayici ve petrolcü John Davison Rockefeller’dir. Köy kilisesinde ayin eşyası muhafızıyken, bir ticarî işletmeye muhasebeci olarak giren John Davison Rockefeller daha sonra kendisi girişimci oldu. Petrol endüstrisinin vaat ettiği geleceği ilk sezenlerden biri olan John Davison, madencilik ve çelik işleriyle uğraştı. İç savaş sırasında şirketleri gelişti. 1862’de kimyager Samuel Andrews’ın petrolü rafine etmenin daha iyi ve ucuz bir yolunu keşfettiğini duydu. John Davison, şirketini satarak parasını Andrews’la birlikte Standard Oil Company adında yeni bir şirkete yatırdı. 1863’te ilk petrol rafinerisini kurdu. Bu aşamadan sonra John Davison petrol taşımacılığında [...]

  • ibrahim
    Permalink Gallery

    İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

İSLAM’IN MERT YİĞİTLERİ ZAFERE, ZAFER İSE ŞEHADETE ULAŞIR

Şehadet Sana Yakıştı Hocam!

Beklediğin ve özlediğin şehadete sonunda kavuştun hocam. Şehadet haberine değil ama şehadetine etken olan olaya üzülüyoruz. Sana değil ama sana yapılan hainliğe, sıkılan kahpe kurşuna üzülüyoruz.

Özlüyoruz Hocam!

Özlüyoruz seni. Hem de hiç olmadığı kadar bu sefer. Alışamadık bir türlü gidişene. Bir yerlere koşuşturmanı özlüyoruz, elindeki dosyaları bir yerlerden bir yerlere götürürken şimdi göremiyor ve özlüyoruz hocam. Yürüyüşünü özlüyoruz yerleri titretircesine izzetli yürüyüşün var ya işte onu özlüyoruz. Hata yaptığımızda gözlerini kısıp gönüllere sirayet eden bakışını özlüyoruz hocam. Dertli olduğun günlerde gönlünden dudaklarına ulaşan ‘’Ya Selam’’ dediğini hatırlıyor ve özlüyoruz seni.

Seviyoruz Seni Hocam!

Günler geçti ama sevgimizden bir şey eksilmedi hocam. Hastane önündeki bekleyiş sürerken şehadet haberine sevinen Müslümanları görmeliydin. Dünya tüm genişliğine rağmen dar gelmiş ve senin haberinin tesiri üzerlerimize düşmüştü. Cenaze namazına katılan Müslümanları görmeli ve insanların hayatına bıraktığın izlerin birer şerit gibi zihinlerinden geçtiğine şahit olurdun. Kabre konuluşunu görmeliydin hocam. Gözlerden yanaklara süzülen yaşlara ve [...]